Yatırımda etki dalgası büyüyor

23 Ağustos 2022
Üretimde döngüsel ekonomiyi esas alan adımlar atan şirketlerin yeni yatirım programlarının odağında artik 'etki yatırımları' yer alıyor. İş dünyası çevre ve sosyal değerleri öne alan yatirım anlayışıyla geleceğe hazırlanırken, bu paradigma değişikliği etki yatırımı alanını da hızla büyütüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

21 Ağustos – 3 Eylül 2022 tarihli sayıdan

Birleşmiş Milletler'in (BM) 2015 yılında ilan ettiği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile dünya genelinde yatırım anlayışında yeni bir döneme de girilmiş oldu. İş dünyası sürdürülebilirlik için çevre ve sosyal değerleri öne alan yatırım anlayışıyla geleceğe hazırlanırken, bu paradigma değişikliği etki yatırımı modelini de hızlandırdı.

BM'nin 2050 yılına kadar tamamlanması beklenen sürdürülebilir kalkınma amacı ve buna bağlı hedeflere ulaşmayı planlayan şirketler de yatırım gündemlerinde çevre ve sosyal etkileşimi yüksek alanlara daha fazla yer açmaya başladı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Sürdürülebilir tarım, teknoloji, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, erişilebilir sağlık ve eğitim hizmetleri gibi alanlar etki yatırımlarında ön plana çıkarken BM Kalkınma Programı'nın (UNDP) hazırladığı bir raporda bu konuya ışık tutuyor.

UNDP, Mart 2021'de yayınlandığı "SKA Türkiye Yatırımcı Haritası" çalışmasında Türkiye için öncelik-lendirilen dokuz sektöre işaret ediliyor. Rapora göre bu sektörler teknoloji ve iletişim, ulaşım, yenilenebilir enerji ve alternatif enerji, eğitim, sağlık hizmetleri, yiyecek ve içecek, tüketim ürünleri, altyapı ve finans olarak sıralanıyor.

Etki yatırımı alanının 2,3 trilyon dolara ulaştığı tahmin edilirken, artık iş dünyasının rekabette öne çıkmasının en önemli yolunun ise bu alana yatırımdan geçtiği de ifade ediliyor.

ENERJİYE 50 MİLYON DOLAR


Çevreci yaklaşım üretim biçimlerini, tüketici tercihlerini, ticaretin yönünü belirleyici bir unsur olarak ön plana çıkarken, geleceğin ekonomisinde güçlü bir şekilde yer almak isteyen şirketler de yatırım planlarını bir bir açıklıyor. Arçelik, sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin merkezine koymuş durumda.

2021 yılında, uluslararası piyasalarda 350 milyon Euro tutarında beş yıl vadeli yeşil tahvil ihracı gerçekleştiren Arçelik, Türkiye'den uluslararası piyasalara, yeşil tahvil ihracı gerçekleştiren ilk reel sektör şirketi oldu.

2050 yılına kadar tüm operasyonlarında net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen Arçelik, bu hedefe ulaşmak için yol haritasını da çıkardı. Küresel çapta tüm üretim tesisleri için elektrik tedarikini yüzde 100 yeşil elektrik kaynaklarından sağlamak üzere harekete geçen şirket, üretimde ürün başına su çekimini ise yüzde 45 oranında azaltmayı hedeflediğini duyurdu.

Geri dönüşümde de önemli ölçüde yer alan şirket, Türkiye'de 15 milyon kişiyi daha iklim dostu bir yaşam tarzı benimseme konusunda bilinçlendirmeyi ve kadın çalışan yüzdesini toplam iş gücünde yüzde 35 artırma hedefiyle etki yatırımlarında anlamlı bir başlangıç yapmış durumda.

2030 yılına kadar üretim tesislerinde öz tüketime yönelik 50 MW yenilenebilir enerji sistemi kurmayı hedefleyen şirket, minimum 50 milyon dolarlık yatırım yapılacağını açıklıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OFİSLERİ KURDU


Kurumsal sürdürülebilirlik stratejisini geliştirmek ve sürdürülebilirlik konusunu grupta ortak bir gündem haline getirmek için Doğanlar Holding de kurumsal sürdürülebilirlik projesine başladı.

Holding ve grup şirketlerinde sürdürülebilirlik ofisleri kuruldu. Sıfır atık ve yeşil elektrik kullanımı öncelikli konular arasına alındı. Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, üretim tesislerinde çevresel göstergeleri iyileştirmek adına sıfır atık uygulamaları ve yeşil elektrik kullanımı için harekete geçtiklerini anlatıyor.

Bu doğrultuda sadece enerjide 2022 yılı için 30 milyon dolar yatırım hedefi belirlediklerini aktaran Doğan, "Bunun yarısından fazlasını hayata geçirdik ve yeni projelerimizle yatırımlarımız devam ediyor" diyor.

Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda stratejik adımlar atan şirketlerden biri de Söktaş. Şirket, tekstil sektörünün en önemli hammaddesi pamuk üretimi başta olmak üzere, yeryüzündeki kaynakların kullanımı, toprak ve su kirliliği, su ve enerji tüketimlerinin azaltılması, zararlı kimyasalların kullanımının bırakılması konularını çalışması gereken en öncelikli alanlar olarak belirledi.

Bu yıl başında kömür tüketimini bıraktıklarını açıklayan Söktaş CEO'su Muzaffer Turgut Kayhan, ihtiyaçları olan enerjiyi doğal gaz ve çeşitli tarımsal üretimlerin yan ürünleriyle sağladıklarını ifade ediyor.

CİRODAN YÜZDE 16 PAY


Karaca Genel Müdür Yardımcısı Erkut Baloğlu özellikle geri dönüşümde önemli adımlar attıklarını belirtiyor. Üretimde sürdürülebilirlik adına önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Baloğlu, bu yıl 7 milyar TL ciroya ulaşması beklenen şirketin cirosunun yüzde 16'sıyla sürdürülebilir alanlara yatırım yapmayı planladığını kaydediyor.

Baloğlu, "Örneğin alüminyumdan yapılmış eski ürünleri geri dönüştürerek tencere yaptık. Dünyadaki örnekleri en fazla yüzde 90 geri dönüşüm oranına ulaşabilirken AR-GE ekibimiz tencerelerin kulplarını da geri dönüştürerek yüzde 100 geri dönüşüm oranına ulaştı" diyor.

Yakın zamanda geri dönüşümlü malzemelerden ürettikleri yerli üretim tencere takımlarını satışa çıkaracakları bilgisini de veren Baloğlu, "Diğer bir çalışmamızda halı ürün grubunda oldu. Dünyanın en önemli çevre sorunlarından biri olan plastik konusuna eğildik ve plastik pet şişeleri dönüştürüp halı üretiminde kullanmaya başladık" diye konuşuyor.

ORGANİK BİTKİ BAZLI PROTEİN


Yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra akıllı sulama alanında da yatırımlar yapan Tiryaki Agro, kullandığı enerjinin yüzde 66'sını yenilenebilir enerji yatırımlarından karşılıyor. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu, toprak, çevre ve sağlığı koruyan sürdürülebilir tarım uygulamalarından biri olan organik tarım konusunda dünyanın en büyük tedarik zinciri yöneticisi olduklarını söylüyor.

Organik bitki bazlı protein üretimi yatırımına hazırlandıklarını aktaran Tiryakioğlu, "Organik pazarahizmet edecek buğday glüteni üretimi yatırımı da yapacağız. Yaklaşık 150 milyon dolarlık bu iki büyük yatırımla sürdürülebilirlik anlamında sağladığımız katkıyı daha da artıracağız" diyor.

Bitki bazlı içerikleri ve atık yağları yakıta dönüştürme konusunda da hem yatırım hem de AR-GE çalışmaları olduğunu kaydeden Tiryakioğlu, bitkisel atıklara ve tarım ürünlerine katma değer kazandırarak da sürdürülebilir bir gelecek için fayda sağlayacaklarına inandıklarını söylüyor.

DEPARTMAN KURDU


Şubat ayında gerek ürün tasarımı gerek tesis ve operasyonlara yönelik yeni girişimlerde bulunan Sapro ise Sürdürülebilirlik Departmanı'nı kurdu.

Sürdürülebilirlik perspektifini; şirketin tüm değerlerine entegre olacak şekilde güncellediklerini ifade eden Sapro Genel Müdürü Murat Gönül, sürdürülebilirlikte en büyük yatırımı 20 milyon Euro tutarla biyoçözünebilir kumaş üreten makine alanında yaptıklarını iletiyor.

Gönül, bu yıl ayrıca güneş enerjisine de yaklaşık 2 milyon Euro tutarında yatırım yapacaklarını dile getiriyor. Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu ise teknolojik çözümlerin yanı sıra yeni yatırımlarında sürdürülebilirliği merkeze aldıklarını kaydediyor.

Sivas Nuri Demirağ OSB'de 15 milyon Euro yatırımla kurulacak fabrikayı da bu prensiple inşa ettiklerini dile getiren Aydoğdu, şöyle konuşuyor: "Ekolojik dengeyi koruma üzerine yürüttüğümüz çalışmalar, yeni fabrikamızın inşasında da devam ediyor. 2022 bütçesinde sürdürülebilirlik için plana dahil edilen toplam miktar 2 milyon 250 bin dolar olarak belirlendi."

PLASTİK KULLANIMINI SIFIRLAYACAK


Boyner Grup; 2013 yılından bu yana sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk, üretim ve tedarik aşamasındaki etik değerleri kapsayan sürdürülebilirlik raporunu yayınlıyor. Boyner, en somut adımı Boyner Cadde mağazasında attı. Boyner, bu mağazada kullanılan malzeme ve objelerin birçoğunu geri dönüşümden elde etti.

2023'e kadar plastik tüketimini 11.5 ton azaltmayı taahhüt ettiklerini aktaran Boyner Grup ve Boyner Büyük Mağazacılık Kurumsal İletişim Direktörü Oya Uzun, ofis ve mağazalarında plastik kullanımını tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediklerini söylüyor.

Öte yandan İyiliğe Dönüştür projesiyle şimdiye kadar 176,1 ton tekstil atığını geri dönüşüme kazandırdıkları bilgisini de veren Uzun, 64 ton tekstil atığının enerjiye dönüştürüldüğünü söylüyor.

TOHUM ISLAHINA GİTTİ


Sürdürülebilirlik konusunu pek çok açıdan ele alan şirketlerden biri olan Mey Diageo, üretimden tüketiciye uzanan tüm süreçte yeni adımlar attı. Şirket, anasonun ıslah edilerek kalitesinin artırılması için Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'yle birlikte çalışıyor.

Öte yandan son bir yılda, sürdürülebilirliğe katkı sağlayan SKA'larla hizalı 67 projeyi hayata geçiren şirket, su stresi yaşanan dört bölgede toplam 40 bin 653 metreküp kullanılan suyun yerine konması amacıyla proje başlattı. Mey Diageo Tedarik Zinciri Direktörü Kürşat Apan, "Merkez ofis dahil olmak üzere tüm lokasyonlarımızda sıfır atık hedefine ulaştık ve 1.295 ton CO2 salımını engelledik.

Ambalaj tedarikçilerimizle hayata geçirdiğimiz projeler kapsamında 346 ton cam ve 11 ton kâğıt/karton atığını önledik. Ambalaj azaltım ve toprağa sıfır atık projelerimizle yaklaşık 749 kişinin bir yıllık sera gazı salımına denk gelen miktarı önledik" diyor.

30 MİLYON DOLAR YATIRIM


Petlas markasıyla lastik sektöründe faaliyet gösteren AKO Grup ise enerjide güneş enerji santraline yatırım yaparak temiz elektrik enerjisi üretimi gerçekleştiriyor. Şirket, enerji yatırımlarının yanı sıra tesiste kullanılan suyun geri kazanımı için yapılan yatırımlarla günde 2 bin 300 ton atık suda yüzde 70'lere varan bir tasarruf sağladı. AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, "Üretimin yanında doğal kaynakların sürekliliğinin sağlanması ve gelecek nesillere aktarımı için yasal yükümlülüklere prensiplerine uyumlu yatırımlarımız sürüyor. Bunun için 30 milyon dolarlık yatırım yaptık" diyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KONUSUNDA İŞ DÜNYASINA REHBER OLDU


İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) 2004 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş, sürdürülebilirlik alanında iş dünyasına rehberlik eden, sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneği.

SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, bugün derneğin çatısı altında, Türkiye'nin GSYH'nın yüzde 20'sini temsil eden ve 800 bin kişiye istihdam sağlayan 25 farklı sektörden 100 üye şirket bulunduğunu söylüyor.

Edin'in verdiği bilgiye göre SKD Türkiye, ülkemizin net sıfır emisyon hedefine, kadın istihdamının güçlendirilmesine, sürdürülebilir tarım ve su yönetimi, sürdürülebilir finans ve sürdürülebilirlik raporlaması konularına katkı sağlayacak çalışmaları hayata geçirdi.

Edin, "SKD Türkiye olarak sürdürülebilir kalkınmada stratejik önem taşıyan konularda yaratıcı ve yapısal çözümler ortaya koymak amacıyla yuvarlak masa buluşmalarına başladık. İlk oturum Sabancı Holding'in ev sahipliğinde yerinde enerji üretimi başlığında oldu. Sürdürülebilir enerji için Türkiye'nin önündeki riskler ve fırsatlar ortaya konuldu" diyor.

FUAT TOSYALI TOSYALI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÜRETİMDE YENİ MODELLERE YÖNELDİ


Tosyalı Holding de uzun bir süredir sürdürülebilirliği ana gündem de tutuyor. Önümüzdeki beş yıllık süreçte de böyle olacağını aktaran Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı; teknoloji, inovasyon, döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı başta olmak üzere sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara devam edeceklerini söylüyor.

Son 2-3 yılda sürdürülebilirlik konusunda fikri sınai hakları kendilerine ait, 100'ün üzerinde AR-GE projesine imza attıklarını ifade eden Tosyalı, bu projelerle çelik fabrikasının karbon salımını yüzde 30 azalttıklarını iletiyor. Tüm yatırımlarda sürdürülebilirlik odaklı olan en yeni teknolojileri kullandıklarını belirten Tosyalı, özellikle üretimde temiz enerjiye yöneldiklerini kaydediyor.

Cezayir'deki tesislerinde yeni bir yıllık 4 milyon ton kapasite ile yassı çelik üretimi yatırımına başladıklarını anlatan Tosyalı, bu yatırım tamamlandığında yüzde 100 hidrojen ile çalışma kabiliyetine sahip olacaklarını iletiyor. Tosyalı, "Dünyada hidrojen ile çalışabilen böyle bir teknolojiye yatırım yapan sayılı şirket var ve Türk firması olarak da bu yatırımı yapan ilk biz olacağız.

Diğer taraftan İskenderun Sarıseki'de, yine en gelişmiş teknolojileri kullandığımız büyük bir yatırım yapıyoruz. Bu tesis ile daha düşük elektrik enerjisi tüketimi sağlayan Quantum Furnace teknolojisinin Türkiye'deki ilk kullanıcısı Tosyalı olacak" diyor.

EVREN SEZER PWC TÜRKİYE ŞİRKET ORTAĞI, ESG PLATFORM LİDERİ "CSO ATAYAN ŞİRKETLERİN REKABET GÜÇLERİ DAHA FAZLA"


"Günümüzün en önemli zorluğunun dünyamızı sürdürülebilir hale getirmek olduğu su götürmez bir gerçek. İklim değişikliğiyle mücadele etmek, sosyal adaletsizliği sona erdirmek ve kapsayıcı bir liderlik yaklaşımı benimsemek; tüm dünyadan şirketlerin çıktığı uzun ve zorlu ESG yolculuğunun bir parçası.

Bin 640 şirket özelinde yaptığımız çalışmaya göre sürdürülebilirlik yaklaşımlarıyla ilgili çarpıcı sonuçları var. Araştırmaya katılan şirketlerin neredeyse yüzde 50'sinin kısmen yetkilendirilmiş bir sürdürülebilirlik yöneticisi varken, yüzde 30'unun ise tam yetkilendirilmiş yöneticileri bulunuyor. 2021 yılında görevlendirilen Chief Sustainability Officer (CSO)'ların sayısı, önceki beş yılda görevlendirilen CSO'ların tamamından fazla.

Coğrafi olarak bakıldığında ise Asya-Pasifik ve Ortadoğu'da yüzde 14 olan yönetici atama oranı Avrupa'da yüzde 37 ve Kuzey Amerika'da yüzde 48 olarak görülüyor. CSO pozisyonu olan şirketlerin ESG performansları daha yüksek, dolayısıyla rekabet güçleri daha fazla olduğunu gözlemliyoruz."