Yeni pazar arayışı

01 Eylül 2019

Bir yandan ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı, diğer yandan Brexit ve Ortadoğu'daki belirsizlikler küresel ticarette endişelere neden oluyor. Son dönemde en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerinde baş gösteren yavaşlama işaretleri, büyüme performansını ihracata bağlayan Türkiye açısından tehlike çanları çaldırıyor.





ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr





Bu nedenle, geçtiğimiz yıllarda alternatif bölgelere yönelmeye başlayan ihracatçıların yeni pazar arayışı hızlanmış durumda. Uzak Asya'dan Afrika'ya, Rusya'dan Latin Amerika'ya yeni dönemin ihracat stratejilerini sizler için araştırdık.





Türkiye'nin geleneksel ihracat pazarı olan ve toplam ihracatının yaklaşık yüzde 50'sini gerçekleştirdiği Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde baş gösteren ekonomik yavaşlama ve Brexit belirsizliği, son yıllarda alternatif bölgelere yönelmeye başlayan ihracatçıların yeni pazar arayışını hızlandırıyor.





Tabloları görmek için görsellere tıklayın.













Bu noktada Türkiye'nin bindelik seviyelerde pazar payı aldığı Çin ve Hindistan gibi dev pazarlar iştah kabartıyor.





Bununla birlikte başta ABD ve Meksika olmak üzere Amerika kıtası ve elbette küresel yatırımcıların gelecek açısından en büyük yatırım potansiyeline sahip olduğunu düşündüğü Afrika kıtası da hedef pazar arayışlarında gündeme geliyor.





Ekonomist Dergisi olarak, Türkiye ihracatının itici gücü konumundaki sektörlerin yeni pazar arayışlarını ve stratejilerini araştırdık.





OTOMOTİVDE ABD VE RUSYA KRİTİK
Türkiye ihracatının lideri olan otomotiv sektörü, son bir yılda ekonomide yaşanan küçülmeden en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) verilerine göre, yılın ilk yarısında toplam otomotiv üretimi yüzde 13 azalırken, toplam pazar da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 daraldı.





Otomotiv ihracatında başlıca pazarlarının yüzde 75-80 aralığında AB olduğunu dile getiren Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, AB'deki ekonomik durgunluk emarelerinin otomotiv pazarında da görülmeye başladığını söylüyor.





AB binek otomobiller pazarının ocak-mayıs döneminde yüzde 2,1 daraldığını, bu daralmanın Hollanda pazarında yüzde 10,3'ü bulduğunu dile getiren Çelik, otomotivde bir an önce yeni pazarlarda büyümeye çalışmak gerektiğini vurguluyor. Bu noktada, dünyanın otomotiv merkezlerinden olan ABD'ye yapılan ihracatın 1 milyar dolar gibi düşük bir miktar olduğunu ifade ediyor.





Çelik, "ABD ile birlikte Rusya pazarı da bizim için artık çok önemli. Bunların yanı sıra, dünyanın en büyük otomotiv pazarı olan Çin endüstrimiz için önemli bir pazar. Ayrıca Mısır, Meksika ve Fas da AB dışında yakın gelecekte daha fazla adımızı duyuracağımız pazarlar olacak" diye konuşuyor.





Bu arada Çin de iç tüketimi artırmak üzere kolları sıvadı. Çin hükümeti otomobil satışlarını desteklemek üzere iç tüketimi artırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapmaya hazırlanıyor.









ÇELİKTE HEDEF UZAK ASYA
Türkiye'nin önde gelen ihracat kalemlerinden biri olan çelikte de geleneksel pazarların yanında alternatif pazarlara olan ilgi artıyor. Çelik Federasyonu Başkanı Namık Ekinci, Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Amerika gibi sektörün ihracatının yüksek olduğu bölgelerde ortaya çıkan korumacılık önlemlerine dikkat çekiyor.





Yeni dönemde ihracatın fazla olmadığı Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Güney bölgelerine yönelmeyi hedeflediklerini de kaydediyor.





Ekinci, "Dünyanın 10'uncu büyük çelik ihracatçısı olan Türk çelik sektörünün bugüne kadar giriş yapmadığı pazar söz konusu değil. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı dönemsel olarak ihracat yapamadığımız bazı ülkeler olabiliyor" diyor.





Örneğin Filipinler'e birkaç yıl önce bin tonun altında gerçekleşen Amerika bölgelerine yönelmeyi hedeflediklerini de kaydediyor. Ekinci, "Dünyanın 10'uncu büyük çelik ihracatçısı olan Türk çelik sektörünün bugüne kadar giriş yapmadığı pazar söz konusu değil.





Ancak çeşitli nedenlerden dolayı dönemsel olarak ihracat yapamadığımız bazı ülkeler olabiliyor" diyor. Örneğin Filipinler'e birkaç yıl önce bin tonun altında gerçekleşen çelik ihracatının artık 135 bin tonu aştığına işaret ediyor. Ekinci, yeni dönemde Güneydoğu Asya'da Sri Lanka, Malezya, Tayvan ve Myanmar'ı hedefe aldıklarını kaydediyor.





Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan da geleneksel ihracat pazarlarında oyun dışı kalan Türkiye'nin yeni dönem hedef pazarlarını Latin Amerika, Güneydoğu Asya ve Batı Afrika bölgeleri olarak sıralıyor.





Nijerya, Gana, Fildişi Sahili, Senegal, Kamerun ve Angola'ya çelik ihracatını artırmak için farklı bir lojistik planı yapma ihtiyacı duyan çelik ihracatçıları, bu amaçla Batı Afrika ülkelerinde faaliyet gösterecek bir şirket kurmaya karar verdi. 'Heybe Line' adıyla kurulan lojistik şirketine ortak olan ihracatçılar, ürünlerini Batı Afrika'ya uygun navlun maliyetleriyle taşıyabilecek.





MAKİNECİLER RUS ORTAK ARIYOR
Avrupa'nın en büyük altıncı makine üreticisi olan Türkiye'nin yıllık makine ihracatı son 10 yılda yüzde 60 arttı ve 2018 sonunda 16 milyar dolara ulaştı. Bugüne kadar ihracatının yüzde 50'den fazlasını Avrupa Birliği ülkelerine yapan Türkiye'nin makine ihracatçıları yeni dönemde gözünü Rusya pazarına dikmiş durumda.





Sektör temsilcileri, yeni dönemde hem Rusya'ya makine ihracatında yaklaşık 10 milyar dolarlık artış sağlamayı hem de Rus şirketlerle ortak üretim ve ihracat yapmayı amaçladıklarını belirtiyor. Bu amaçla Rusya'daki i ortaklarıyla görüşmeler yoğunlaştı.





Yeni dönemde Rusya'daki endüstriyel dönüşümün ortağı olmayı hedeflediklerini kaydeden Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, "Rus sanayinin teknolojide stratejik çözüm ortağı olmayı arzuluyoruz" diyor.





Karavelioğlu, Rusya'nın halihazırda yıllık 9 milyar dolarlık makine ihracatına karşılık 45 milyar dolarlık makine ithalatı yaptığına dikkat çekiyor. Kutlu Karavelioğlu, "Rusya'nın mühendislik bilimlerindeki ilerlemesi ile Türkiye'nin KOBİ sektörlerindeki deneyimi birbirini tamamlayacaktır.





Tasarımcı mühendisler ve fikri olan girişimcileri bir araya getirecek yatırım altyapısını oluşturmak ve özellikle üniversiteler düzeyinde ortak projeler geliştirmek, geleceğe dönük stratejik hamleler olacaktır" şeklinde konuşuyor.





SAVUNMANIN GÖZÜ GÜNEY AMERİKA'DA
2018 yılını yüzde 20 artışla tamamlayan ve 2 milyar dolar sınırını aşan savunma sanayi ihracatında da Türkiye'nin geleneksel ticari partnerlerinden farklı bir alıcı kitlesinin oluştuğu dikkati çekiyor.





Savunma Sanayi İhracatçıları (SSI) Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, geleneksel pazarları olan Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Yakın Asya ülkelerindeki temel stratejilerinin kalıcı ve istikrarlı bir satış ağı oluşturmak olduğunu söylüyor.





Aliş, Uzakdoğu, Afrika ve Güney Amerika ülkeleri olarak belirledikleri hedef pazarlarda ise coğrafi bölgelere göre temel ihtiyaç duyulabilecek ürün ve hizmetlerini tanıtarak referans oluşturmaya yönelik satışlar gerçekleştirmek istediklerini kaydediyor.





Latif Aral Aliş, "Sanayimizin en güçlü yönlerinden biri ürünlerimizin operasyonlarda veya zorlu testlerde gösterdikleri üstün performans olmuştur.





Bu performansı tecrübe eden müşterilerimizin oluşturduğu referanslar, hedef pazarlarımızda daha kolay tanınmamıza ve daha fazla müşteriye ulaşmamızda her zaman itici güç olacak" diye konuşuyor.





KİMYADA MISIR VE İSRAİL FAKTÖRÜ
Kimya sektörü, temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 artışla 1,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2019 yılını istikrarlı bir şekilde geçirdiklerini söyleyen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, kimyanın yedi aylık ihracatının ise 11,7 mil-yar dolara ulaştığını kaydediyor.





Pelister, yeni dönemde kimya sektörüne büyük etki eden petrokimya gibi alt sektörlerde doğrudan ve yerleşik yatırımların artacağına inandıklarını ifade ediyor.





Adil Pelister, "Önümüzdeki süreçte, her pazara özel olarak çeşitlendirilmiş ürünlerimiz ve yeni pazarlara açılma stratejimizle birlikte kimya ihracatını zirveye taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diyor. Kimya sektörü açısından AB dışında öne çıkacak pazarları ise ABD, Mısır, Irak ve İsrail olarak sıralıyor.





YAŞ MEYVE-SEBZE ÇİN YOLCUSU
Mevsim etkilerinden en çok etkilenen ve lojistik sıkıntılar nedeniyle ihracatta yakın coğrafyalara bağımlı olan yaş meyve-sebze ihracatçıları da yeni dönemde cesur adımlarla alternatif pazarlara yoğunlaşacak.





Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Başkanı Cafer Aşkar, bugüne kadar geleneksel pazarları olan Rusya ve AB ülkelerinin yanında artık İskandinav ülkeleri ve Uzakdoğu ülkelerine de göz diktiklerini söylüyor. Bu noktada özellikle Hindistan, Malezya, Singapur, Çin gibi Uzakdoğu ülkelerine ihracatın önünün açılması için bu bölgelerdeki karantina engellerinin aşılmasına odaklandıklarını da dile getiriyor.





Aşkar, "Bunların dışında mevsimsel farklılıklar yaşadığımız güney yarım küredeki ülkelere kış döneminde ülkemizden ürün ihracatının önünün açılabilmesindeki en önemli etmen nakliye konusudur. Bu konuda ulusal boyutta hava kargoculuğumuzun geliştirilmesi ve desteklenmesi önem arz etmektedir" diye konuşuyor.





ABD-ÇİN GERGİNLİĞİ FIRSAT MI?
2019'un ilk yedi ayında 5 milyar dolarlık ihracata ulaşan demir ve demir dışı sektörünün en çok ihracat yaptığı bölge olan AB'de Almanya, İngiltere ve İtalya öne çıkıyor.





Yeni dönemde özellikle ABD pazarına büyük önem verdiklerini vurgulayan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin Öztiryaki, yedi aylık dönemde ABD'ye yapılan ihracatta yüzde 47 oranında artış yaşandığına dikkat çekiyor.





Öztiryaki, ABD'nin kendileri için önemli bir pazar olduğunu ve özellikle Çin ile olan ticaret gerginliği ve ikili ilişkilerde yaşanan sıkıntıların bir fırsat yarattığını vurguluyor.





Tahsin Öztiryaki, "ABD, demir ve demir dışında Türkiye'nin en büyük dördüncü pazarı haline geldi. Özellikle alüminyum yassı ve folyo ürünlerindeki ihracat artışımız çok iyi. Yakın gelecekte ABD'ye olan ihracatımızın hızla artmasını bekliyoruz" diyor.





DOĞALTAŞ ÇİN SEFERİNDE
Doğaltaş ihracatçıları, bugüne kadar özellikle Körfez ve Ortadoğu pazarı yoğunluklu iş yaparken, artık yıllık ithalatının yüzde 12'sini karşıladıkları Çin pazarına odaklanmış durum-dalar. Sektör, Çin'de 16-19 Mart 2020 tarihleriarasında düzenlenecek olan Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı hazırlıklarına başlamış durumda.





Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, Çin pazarındaki paylarını artırmak için çalışmaya devam edeceklerini söylüyor. 2019'un yedi ayında toplam 2 milyar 168 milyon dolar ihracat gerçekleştiren doğaltaş ihracatçıları, toplam ihracatlarının yüzde 60'a yakınını Avrupa Birliği'ne, bu ihracatın yaklaşık yüzde 80'ini ise İngiltere pazarına yapıyor.





HAZIR GİYİMCİLER ABD'YE KİLİTLENDİ
İhracatın başat sektörlerinden biri de tekstil ve hazır giyim. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Özkan Karaca, 1 Eylül'den itibaren ABD'nin Çin hazır giyim ürünlerine uygulayacağı ilave yüzde 10 gümrük vergisini fırsata çevireceklerini söylüyor.





Karaca, daha şimdiden gelmeye başlayan ekstra siparişlerle 2018'de 595 milyon dolar olan ABD'ye hazır giyim ihracatını bu yıl 700 milyon dolara çıkarmayı öngördüklerini dile getiriyor.





Karaca, "Son beş yıldır üst üste artış trendi yakalamakla birlikte henüz istediğimiz seviyede değiliz. 2019'un ilk yedi ayında da geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımızda yüzde 7,1 artış var. Önümüzdeki beş ayda çok daha iyi bir performans göstereceğimize inanıyorum" diyor.





TEKSTİLDE KANADA AÇILIMI
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz de yeni pazarlarının başında Afrika, Güney Amerika ve Uzakdoğu Asya ülkelerinin geldiğini söylüyor. Bu bölgelere ihracat yapabilecek kabiliyete sahip olduklarını ancak mevcut rakamları tatmin edici bulmadıklarını da dile getiriyor.





Öksüz, "Örneğin Amerika kıtasına 2018 yılında 794 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirdik. Ancak bu ihracatın büyük bir bölümü (600 milyon dolar) tek başına ABD'ye yapılıyor. Amerika kıtasında yer alan Brezilya, Meksika, Kanada gibi pazarlara da açılarak burada da ürünlerimizi tanıtmak istiyoruz" şeklinde konuşuyor.









HANGİ SEKTÖRLER YÜKSELİYOR?
Uluslararası kredi sigorta şirketi Euler Hermes'in Türkiye CEO'su Özlem Özüner, 2019'un başından itibaren şirketlerin ihracat açısından avantajlı bir döneme girdiklerini vurguluyor.





Özüner, "Ticaret savaşlarının ön plana çıktığı, dünyada ticaret yapma şeklinin dijitale bağlı olarak değiştiği bu dönemde bölgelerle ticaret çok önem kazandı" diyor.





Geleneksel ihracat pazarı olan Avrupa ülkelerinin yanı sıra özellikle Türk firmalarının çeşitlilik açısından ABD, Güney Amerika, Afrika ve Asya gibi uzak coğrafyalara odaklanmaları gerektiğini de kaydediyor. Özlem Özüner, "Yeni dönemin gözde sektörlerinin ise yazılım, demir-çelik, kimya ve elektronik olarak ön plana çıkacağını düşünüyoruz" diye konuşuyor.









E-İHRACATTA ÖNE ÇIKAN 5 PAZAR
1- ÇİN: Özellikle lüks segmentte üreticiler için avantajlı bir pazar. 1,5 milyar nüfuslu Çin'de kaliteli ürünlere para harcamak isteyen 350 milyon orta sınıf insan yaşıyor. Türk KOBİ'leri bu milyonlara tekstil ve deri gibi kalitede iddialı olduğumuz kategorilerde e-ihracat yapabilir. 2020 yılına kadar ortalama 200 milyon Çinlinin yurtdışından 245 milyar dolardan fazla değerde online alışveriş yapması bekleniyor.





2- RUSYA: Türkiye' nin yakın çevresinde yer alan, potansiyeli yüksek pazarlardan biri. 2018 yılındaki e-ticaret hacmi 27 milyar dolar civarındaydı. İhracata açık olan Rusya için aylık 1.000 Euro altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve KDV alınmıyor.





3- İNGİLTERE: AB'den çıkmaya hazırlanan İngiltere e-ticaretle ilk tanışan ülkelerden biri olduğu için e-ihracat hedefi olarak seçilebilecek bir ülke. Nüfusun büyük kısmı akıllı telefon kullandığı için mobil ticaret için çok müsait. Mobil cihazlar üzerinden alışveriş yapanlar istatistiki olarak en çok kozmetik, aksesuar, giyim ve elektronik eşya satın alıyor.





4- ABD: Dünyada e-ticaret katılım oranı en yüksek olan ülke. En çok Amazon, Apple ve Wallmart üzerinden online alışveriş yapılıyor. Lojistik altyapısının oldukça güçlü olması e-ihracatçılar için büyük bir avantaj. ABD pazarına girmek için güven verici müşteri ilişkileri, hızlı teslimat ve kalite gibi standartların yüksek olması gerekli.





5-HİNDİSTAN: En büyük potansiyele sahip e-ticaret pazarlarından bir diğeri de Hindistan. Özellikle yazılım sektörüyle alakalı işbirlikleri geliştirilebilir, dijital oyun satılabilir, inşaat malzemeleri ihraç edilebilir.









17 HEDEF ÜLKE BELİRLENDİ
RUHSAR PEKCAN / TİCARET BAKANI
Ekonomi yönetimi, ihracatta yeni pazar arayışı konusunda geçtiğimiz günlerde önemli bir adım attı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan tarafından açıklanan 'İhracat Ana Planı'na göre, yeni dönemde ihracatta 17 hedef ülke belirlendi.





Pekcan, plana ilişkin şu bilgileri verdi: "Bu ülkeleri seçerken, ülkelerin Dünya Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'ndan yüzde 60 pay almasını, dünya ithalatının yüzde 43,7'sini gerçekleştirdiklerini ve ülkemiz ihracatından da yüzde 25,2 pay aldıklarını dikkate aldık. Bu ülkeleri sırasıyla, ABD, Brezilya, Çin, Etiyopya, Fas, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Irak, İngiltere, Japonya, Kenya, Malezya, Meksika, Özbekistan, Rusya ve Şili olarak belirledik.





Buna ilaveten makine, otomotiv, elektrik-elektronik, kimya ve gıda endüstrisi olmak üzere 5 hedef sektör seçtik. İhtisas Serbest Bölgeleri ile hedefimiz Türkiye ihracatındaki payı yüzde 3,5 olan yüksek teknolojili ürün ihracatımızı yüzde 5'lere çıkarmak."









AFRİKA İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ
Alternatif pazarlardan en fazla umut vaat edeni olan ve dünyanın da gözünü diktiği Afrika, Türk ihracatçılarının da radarında yer alıyor. Afrika'da bugün itibarıyla 1,2 milyar seviyesinde olan toplam nüfusun 2050 yılında 2,5 milyara yaklaşması beklenirken, bu hızlı artışın yüzde 80'inin şehirlerde yaşanacağı öngörülüyor.





Bu da kıta genelinde çok ciddi bir altyapı seferberliğinin başlatılması anlamına geliyor. Türkiye'nin Afrika'ya ihracatı 2018 yılında yüzde 24 artarak 14,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin Afrika'daki doğrudan yatırımlarının toplam değeri ise 2003 yılında 100 milyon dolar iken 2018 yılında 6,5 milyar dolara yükseldi.





Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu (DEİK) da Afrika'ya ihracat atağını yönetmek üzere kolları sıvamış durumda. DEİK'in İngilizce olarak yayınlanan 'Turkey's Business Diplomacy Journal' dergisinin Ağustos-Eylül sayısının kapağında Afrika pazarı işlendi. DEİK Başkanı Nail Olpak, 45 Afrika ülkesinde kurdukları iş konseyleri ile yeni dönemde çok daha agresif bir pazarlama politikası güdeceklerini söylüyor.





Olpak, Afrika'da ortak projeler geliştirmek ve yatırımlar yapmak için bankalar, medya kuruluşları, devlet kurumları ve iş dünyası örgütlerinin yer aldığı geniş kapsamlı bir inisiyatif oluşturmayı amaçladıklarını sözlerine ekliyor.