Yeniden parlar mı?

21 Şubat 2016
talat-yesiloglu
“Evet, yükseliş dönemi geliyor” demek ne kadar iddialı ise “Bu satış fırsatıdır” demek de aynı ölçüde iddialı olarak değerlendirilmeli.

Doğal olarak kimsenin önünde olmadığı gibi, bizim önümüzde de kristal bir küre yok!

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Anımsanacağı gibi, bir ons altın 1.900 dolar seviyelerine ulaştığında, bazı büyük yatırım bankalarının analistleri raporlarında “Yeni hedef 3.000 dolar” demişti.

Hatta bazılarına göre bir sonraki seviye 4.000 dolardı. Ancak bu tahminler yerine sert bir düşüş gelmişti.

Bu aralar yeniden hareketlenme yaşandı. Acaba altın uluslararası piyasalardaki negatif beklentilerin ve artan siyasi gerilimin sonrasında yeniden eski seviyelerine yükselecek mi?

Yoksa bu yükselişi satış fırsatı olarak mı görmek gerekiyor? Uzmanlara sorduk. Ama özellikle birisinin görüşüne özel bir yer vermek istedik. O da Katar kökenli Amwal’ın yönetici direktörü Afa Boran. Boran, birkaç yıldır Körfez bölgesinin en başarılı fon yöneticisi seçiliyor.

Talip’in hazırladığı kapak haberinde okuyacağınız gibi Afa, altının en üst seviyeyi gördüğü 2012’de Ekonomist’te yayınlanan söyleşisinde “Altında balon var. Önce 1.400 dolar, ardından 1.200 dolarlar gündeme gelecek” demişti.

Önünde kristal küre yok ama doğru tahmin etmişti. Bu yüzden O’nun görüşüne başvurduk. Uzun konuşmadı ama der ki, “Yükseliş beklemiyorum. Ama global dünyadaki siyasi ve makro resmi yakından izleyin.”

Fiyatların nasıl bir yön izleyeceğini kestirmenin olanağı yok. Petrolün 140 dolarlık seviyeleri göreceğini tahmin etmiyorduk. Bu kadar hızlı düşeceğini tahmin edenlere de ‘meczup’ gözüyle bakılıyordu. Ama petrol üretici ülkeler arasındaki anlaşmaya rağmen henüz kafasını kaldırabilmiş değil. Olacak mı, bilemiyoruz.

Altın, yaşantımızda önemli bir yere sahip. Her evde bir miktar altın yatırımı vardır. Ya evlilikten ya da çocukların doğumundan, sünnetinden... Son yıllarda da ciddi bir şekilde yatırım alanları çeşitlendi. Kuyumcuya gitmeden alabileceğimiz gibi, fonlar aracılığıyla da altına yatırım yapabiliyoruz.

Garanti Bankası’nın genel müdür vekili Onur Genç’in verdiği bilgiye göre, yastık altındaki veya daha doğru bir ifadeyle ‘atıl’ konumdaki 3 bin 500 tonluk altının sadece 50 tonu bankalar vasıtasıyla ekonomiye kazandırılabilirdi. Üstelik bankaların ‘altın günü’ etkinliklerine rağmen.

Tabii gelinen noktayı küçümsemiyorum. Altın mevduatındaki büyüme, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde fon tercihlerini altından yana kullananların, altın fonuna yatırım yapanların sayısı tabii ki istenen ölçüde olmayabilir. Ancak yatırım çeşitliliğinin önümüzdeki dönemde daha fazla ilgi çekeceğini tahmin ediyorum. Gelişmeleri daha iyi okuyabilmeniz için 15 soru seçtik ve yanıtlarını en yetkin uzmanların ağzından sizlere aktarmaya çalıştık.

Ankara ve Diyarbakır’daki patlamalar nedeniyle ölenlere rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralananlara da acil şifa diliyorum.