250 milyon Euro ciroya ulaşacağız

250 milyon Euro ciroya ulaşacağız

“Dijital kimlik güvenliğine odaklı BT güvenlik çözümleri” geliştiren ve Türk girişimci İsmet Koyun tarafından Almanya’da kurulan KOBIL, ürünlerini 50 ülkeye ihraç ediyor. Koyun, yeni ürünlerle üç yılda 200-250 milyon Euro ciroya ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Kısa adıyla KOBIL, ticari unvanıyla KOBIL Systems GmbH, 1986 yılında Almanya’da yaşayan bir Türk girişimci İsmet Koyun tarafından kuruldu. “Dijital kimlik güvenliğine odaklı BT güvenlik çözümleri” geliştiren şirketin tüm tüketicilere dokunan yönü özellikle online bankacılık hizmetlerindeki işlemleri hem kullanıcı hem de banka açısından güvenli hale getirmesi.

Alman Meclisi, Dropbox, Commerzbank, IBM, SAP, AOK, Allianz, UniCredit gibi çok sayıda önemli organizasyonun dijital hizmetlerinin siber dünyada korunmasını sağlayan KOBIL, müşterilerine bugüne kadar kırılamamış bir güvenlik altyapısı sunuyor.

Bugün 10 ülkede faaliyet gösterdiklerini söyleyen KOBIL CEO’su İsmet Koyun, merkezi ABD’nin Kaliforniya eyaletine taşıyacaklarını ifade ediyor. Koyun, “Üç yıl içinde 200 ile 250 milyon Euro arasında ciroya ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

Bize KOBILin hikayesini kısaca anlatır mısınız?
1978’de Türkiye’deki sorunlar artınca üniversite eğitimi almak için akrabalarımın da etkisiyle Almanya’ya geldim. Burada bilgisayar yüksek mühendisliği okudum. Bizim gençliğimizde dünyada neler oluyor bilmiyorduk.

Kafaya koyup ‘Gidip yurtdışında okuyacağım’ diyerek geldim. 1983’te üniversiteye başladım. 1986’da öğrenci yurdunda KOBIL’i kurdum. Hemen AR-GE’ye başladım. 1994’te bilgisayar işinden ‘Akbil’in çipini yaptım. Türkiye’ye ‘Akbil’i getiren benim.

2011’de dünyayı değiştirmek istediğimiz ürünü geliştirmeye başladım. Bugüne kadar Ar-Ge’ye 50 milyon Euro
yatırdık. Kart okuyucular çok pahalı olacak düşüncesiyle bu işe de girdim. 15 milyon adet kart okuyucu sattım. 2003’te bugünkü yerimize geldik. Büyük müşteriler kazandık.

KOBİL bugün Türkiye’de ve dünya liginde hangi konuma ulaştı?
KOBIL bugün bana göre IT ve güvenlik sektöründe dünyada ilk üçe girebilecek bir şirket. Biz beş şirketin yaptığı ürünleri tek başımıza yapıyoruz. Bunlardan biri kimlik. İleride kimliği olmayan insanlar internete giremeyecek.

KOBIL bu noktada dünya standardını oluşturuyor. Artık dünyada eski kafa ile iş yapmak imkansız. İş modelleri değişiyor. İş modelleri değiştiği gibi müşterinin tavırları da değişiyor. Yeni bir dünya geliyor. Örneğin Uber’in bir tane bile arabası yok. Airbnb’nin bir tane odası yok. Bir dahaki savaş bilgi savaşı olacak. Bu her ülkenin dikkat etmesi gereken bir şey.

Her ülkenin kendi bilgilerini saklaması lazım. Ülkelerin kendi platformları olacak. O ülkenin insanlarını sen koruyacaksın. Neden kendi Facebook’umuz, WhatsApp’ımız olmasın? KOBIL olarak biz sadece kişinin bileceği Facebook, WhatsApp olmak istiyoruz. İşini kur, güç sende olsun. KOBIL burada bunun platformunu kuruyor.

“İŞBİRLİĞİ YAPABİLECEKSEM YATIRIM YAPARIM”
32 yıldan beri bu işin içindesiniz. Start up’lara yatırım yapıyor musunuz? Melek yatırımcı mısınız?

Evet, para yatırıyoruz. Bizim sistemi kullanması, bize uygun olması lazım. Geçen yıl 2 milyon dolar yatırdık Amerika’da. Şu anda bütçemiz bize uygun olursa 5 milyon dolar daha yatırırız. “Fikrini çok beğendim para vereyim” değil, bize uygunsa, işbirliği yapabileceksem girerim o işe. Bir kaç tane büyük yatırım da yaptım.

KOBIL’in örgütlenmesi nasıl?
KOBIL, çok büyük bir proje oldu. Türkiye, Almanya, Hindistan, Fransa, ABD, Rusya, Ukrayna, Çin ve İtalya’da çalışanlarımız var. 50’ye yakın ülkeye de ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Yazılımlar burada yapılıyor. 250 mühendisin çalıştığı 10 ülkede ürünleri kullanılan bir yapıyız. Merkezimizi ABD’nin Kaliforniya eyaletine taşımaya çalışıyoruz. Dünyaya açılmak istiyoruz.

Türkiye’deki faaliyetlerinizin boyutu nedir?
Türkiye’de İstanbul Teknokent’te faaliyetlerimiz var. Orada 40 mühendisimiz çalışıyor. Mühendis sayımızı da 100’e çıkarmayı hedefliyoruz. Almanya’da ve Türkiye’de büyüyeceğiz. Pazarlama ve satışa ağırlık vereceğiz. Bunun için teknolojinin merkezi olan ABD’ye gideceğiz. Burada da yeni hardwere (donanım) çıkaracağız.

Yıllık iş hacminiz ne kadara ulaştı?
Yıllık ciromuz 60-70 milyon Euro arasında değişiyordu. Şu anda 30-35 milyon Euro’lara düştük. Yeni geliştirdiğimiz ürünlerle birlikte üç yıl içinde ciromuzu 200 ile 250 milyon Euro arasına ulaştırmayı hedefliyoruz.

Nasıl olacağını biraz açar mısınız?
İnternet bankacılığı kurmak üzereyiz. Sağlık sektöründe bir şirket kuracağım. Biz bunu müşterilere partner olarak vermek istiyoruz. Artık her şeyi partner ve sektör üzerinde yapmak zorundasın. Bizim güvenlik felsefemiz var.

Burada biz kimliğin mobilinden tut federasyonuna kadar yapıyoruz. Burada bir numarayız. Yeni çıkaracağımız hardwere piyasada çok ses getirecek. Yepyeni bir teknik kullanacağız. Ben diyorum ki ‘Ben tekniği bitirmişim.

Hem güvenli hem sana ait kendi sistemini kendin kur’ diyorum. Sen bunu istersen hastane için kullan, istersen sigorta şirketi için kullan, istersen finans için kullan. Bu anahtarı kırmak için 10 yıl uğraşmak lazım. Yeni bir kuantum teknolojisi getireceğiz. Bu teknolojiyi kıracak bir sistem dünyada yok.

Sizin gibi teknoloji şirketlerine her zaman bir teklifte bulunup satın almak veya ortak olmak isterler. Sizin bu tekliflere yaklaşımınız nedir?
San Diego’dayken 1 milyar dolarlık teklif aldık. Ben şirketi satmadım. İsim veremem ama dünyanın en büyük şirketlerinden birinin yöneticisinin imzası ve önerdiği rakam defterimde duruyor. Belki ben ömrümde 1 milyar dolar göremeyeceğim.

Kendimi Steve Jobs, Elon Musk gibi görüyorum. Belki milyar doları bir arada göremeyeceğim ama inanıyorum ki ben dünyayı değiştireceğim. Ben başaramazsam bunu başkası başaracak. Ben dünyada ilk mobil POS’ları yaptım. Bunu Türkiye’ye getiren benim. Bugün senin ülkeni kim kurtaracak? Benim gibi ‘deli’ler kurtaracak.

Bizim ciro olarak milyar dolarlık yerde olmamız lazım. Ama bir dezavantaj olarak biz Almanya’da kaldık. Amerika’da olsaydık, şimdi bambaşka yerdeydik. 1986’da KOBIL’i kurdum, 1987’de AR-GE’ye başladım, 1988’de güvenlik işine başladım. Kaç tane böyle şirket vardır? Bu nedenle kendimi ‘deli’ olarak niteliyorum. Kendi sektörümde piyasaya yön veriyorum.

Türkiye’de finans sektöründe de birçok işiniz vardı. Onlar ne oldu?
Türkiye’de tüm sektör aşağı yukarı bizdeydi. Fakat bankalar bu işi kendileri yapmaya kalktı. Ama onların yavaş yavaş geri döneceğini biliyoruz. Bizim bugüne kadar en büyük pazar payımız finans sektöründeydi. Ama yeni ürünümüzle her sektöre giriyoruz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap