• BIST 100
    1383,77
    %-0,57
    En Düşük
    1379,13
    En Yüksek
    1393,38
  • DOLAR
    8,87
    %0,62
    Alış
    8,8745
    Satış
    8,8799
    EN YÜKSEK
    8,8945
  • EURO
    10,3
    %0,48
    Alış
    10,3646
    Satış
    10,3753
    EN YÜKSEK
    10,3955
  • EURO/USD
    1,16
    %-0,1
    Alış
    1,1680
    Satış
    1,1681
    EN YÜKSEK
    1,1705
  • ALTIN
    496,225
    %-0,0
    Alış
    495,9153
    Satış
    496,2255
    EN YÜKSEK
    497,7127
  • BIST 100
    1383,77
    %-0,57
    En Düşük
    1379,13
    En Yüksek
    1393,38
  • DOLAR
    8,87
    %0,62
    Alış
    8,8745
    Satış
    8,8799
    EN YÜKSEK
    8,8945
  • EURO
    10,3
    %0,48
    Alış
    10,3646
    Satış
    10,3753
    EN YÜKSEK
    10,3955
  • EURO/USD
    1,16
    %-0,1
    Alış
    1,1680
    Satış
    1,1681
    EN YÜKSEK
    1,1705
  • ALTIN
    496,225
    %-0,0
    Alış
    495,9153
    Satış
    496,2255
    EN YÜKSEK
    497,7127

Delta Varyantı

Koronavirüsün ilk kez Hindistan’da ortaya çıkan bulaşıcılığı yüksek Delta Varyantı’nın dünya genelinde yayılmaya başlaması ve aşılara belirli ölçüde direnç geliştirmesi gündemde. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Delta ve delta plus (artı) varyantıyla ilgili sorular üzerine (5 Temmuz 2021)  “Delta plus 3 kişide, 3 farklı ilde görüldü. Bunlardan biri İstanbul, Ankara’da yok. Diğer iki ili söylemeyeyim. Bu kişilerin de genel durumları iyi, ayaktan takip edilen hastalar. Dolayısıyla o açıdan daha ağır geçiren kişiler değil. Delta ise sayıları giderek artıyor, 284’lere kadar çıktı. İl sayımız da artıyor, 30’u buldu.” yanıtını verdi. Bakan Koca, bunların birbiriyle temas eden gruplar olmadığını söyledi. Peki, Delta Varyantı nedir? Delta Plus Varyantı Nedir? Delta Varyantı Belirtileri Neler? Önce Delta Varyantı ile ilgili bilinenlere ardından ekonomist arşivinden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Hürkal‘ın Delta Varyantı ile ilgili sorulara yanıtlarına bakalım…

DELTA VARYANTI NEDİR?

Dünya Sağlık Örgütü Kovid-19’un bugüne dek ortaya çıkan mutasyonları içinde 4’ünü “endişe verici”, 8’ini “izlenmesi gereken” varyant olarak tanımladı. “Endişe Verici Varyant” olarak belirlenen 4 varyanta Alfa, Beta, Gamma ve Delta; “İzlenmesi Gereken Varyant” olarak kategorize edilen 8 varyanta ise Epsilon (2 varyant), Zeta, Eta, Teta, Iota, Kappa ve Lambda adları verildi. Endişe Verici Varyantlardan ilk kez İngiltere’de tespit edilene “Alfa”, Güney Afrika’da tespit edilene “Beta”, Brezilya’da tespit edilene “Gamma” ve Hindistan’da tespit edilen “Delta” denildi.

DELTA VARYANTI: B.1.617.2

İlk kez Ekim 2020’de Hindistan’da tespit edilen “B.1.617.2”, DSÖ’nün “Endişe Verici Varyant” (VOC) kategorisine aldığı Kovid-19 mutasyonlarının sonuncusu oldu. “B.1.617” adı verilen soyun bir alt türü olarak ortaya çıkan Delta varyantı, “B.1.167.1” koduyla anılan Kappa varyantı ile “P681R” ve “L452R” adı verilen iki mutasyonu paylaşıyor. Kappa’daki “E484Q” mutasyonu yerine Delta varyantında “T478K” mutasyonu bulunuyor. Virüsün insan hücrelerine tutunmasını ve nüfuz etmesini sağlayan diken proteinine etki eden söz konusu mutasyonlar, bulaşıcılığı arttırırken vücudun antikor direncini azaltıyor.

DELTA VARYANTI BELİRTİLERİ

Peki, Delta Varyantı belirtileri neler? Bugüne kadar bilinenler şöyleydi: Baş ağrısı, boğazda kuruluk, burun akıntısı ve ateş gibi grip benzeri hastalık belirtilerine yol açan Delta varyantı, Kovid-19’un önceki tiplerinde görülen öksürük, solunum stresi, sırt ağrıları gibi zatürre, soğuk algınlığı benzeri hastalık tablosundan farklılaşıyor.

Delta varyantının ayrıca aşılara karşı da belirli düzeyde direnç geliştirdiği saptandı.

Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi (ICMR), Bharat Biotech şirketinin Kovid-19’un yabani tipi ile geliştirdiği inaktif aşının varyantlara karşı etkisine dair yayımladığı araştırmada, aşının B.1.617 ailesindeki mutasyonları etkisiz hale getirmekte başarılı olduğunu fakat bunu daha düşük etkinlikle yapabildiğini ortaya koydu. İngiltere Halk Sağlığı Kurumu da yaptığı araştırmada, Pfizer-BioNTech ve AstraZeneca-Oxford aşılarının her ikisinin de ilk dozda Delta varyantına karşı yüzde 33, ikinci dozdan sonra da Pfizer-Biontech’in yüzde 88, AstraZeneca-Oxford’un ise yüzde 60 etkili olduğunu belirledi.

DR. TUĞÇE HÜRKAL ANLATTI: SORULARLA DELTA VARYANTI

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Hürkal, koronavirüsün yeni varyantı olan Delta varyantı hakkında merak edilenleri anlattı. İşte Dr. Tuğçe Hürkal’ın sorulara yanıtları:

Delta Varyantı? Neden tedirginlik yaratıyor?

Hindistan’da ilk tespit edildiğinden bu yana 80’den fazla ülkede bulunan koronavirüsün bir versiyonudur. Virüsler sürekli mutasyona uğruyor, çoğu değişiklik önemli değil. Ancak bazı varyantların daha bulaşıcı olacağı, daha ciddi hastalıklara neden olacağı veya aşıların sağladığı korumayı kıracak kadar evrimleşebileceğine dair endişeler var.
Uzmanlar, vücudumuzdaki hücrelere daha iyi tutunmasını sağlayan mutasyonlar nedeniyle Delta varyantının daha kolay yayıldığını söylüyor. Birleşik Krallık’ta, Delta varyantı yeni vakaların %90’ınını oluşturuyor. ABD’de, vakaların %20’sini oluşturuyor ve sağlık yetkilileri, diğer ülkeler içinde de baskın varyantlardan biri olabileceğini söylüyor.

Delta varyantı belirtileri neler? Belirtileri farklı mı?

İngiltere’de elde edilen verilere göre, Delta varyantının neden olduğu semptomlar, COVID-19 virüsü ve diğer mutasyonlardan farklı. Birleşik Krallık’ta Delta varyantlı kişilerde baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve ateş görülmektedir. Delta varyantı şu anda 80’den fazla ülkede mevcuttur. Alfa varyantından daha bulaşıcı, daha fazla can kaybı endişelerine yol açıyor. En büyük endişe ise aşıya karşı direnç göstererek bulaşma özelliğine sahip olmasıdır.

Delta varyantı daha bulaşıcı mı?

Çok sayıda uygulanmakta olan aşının Delta varyantı üzerine etkisinin düşük olduğu görüldü. Delta varyantı, daha bulaşıcı ve aşılara karşı dirençlidir ve ayrıca daha fazla hastaneye yatış riski taşır. Public Health England tarafından yapılan bir araştırmada, Delta’nın Alfa’dan %60 daha fazla bulaşıcı olduğunu ortaya koyuyor. Delta varyantındaki mutasyonlar, daha hızlı çoğalmasını ve vücudun bağışıklık mekanizmasının azalmasına neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, şimdiye kadarki “en hızlı ve en tehlikeli” varyant.

İngiltere’de nasıl yayıldı? Neden endişe yaratıyor?

Delta varyantının İngiltere’de hızla yayılması gelişmiş aşılama oranına rağmen gerçekleşti. Özellikle de aşılanmamış 18 yaş altı gençlerde ve yaşlılarda ortaya çıkmaya başladı. Yayınlanan sınırlı veriler, okullarda Delta varyantının salgınlarının diğer tanımlanmış ortamlardaki salgınları ve ortaöğretim arasındaki vakaları aştığını gösteriyor. Okul çocukları tüm yaş gruplarında en yüksek seviyede ve hızla artmaya devam ettiği görülüyor. Bu nedenle, 18 yaş altı gruplarda aşı uygulamasını hızlandırmaya karar verildi.

Aşılar Delta varyantına karşı etkili mi?

Yapılan yeni analiz, ilk kez 2 doz COVID-19 aşısının Delta varyantı nedeniyle hastaneye yatışı azaltmada oldukça etkili olduğunu gösteriyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aşı programları hızla devam ediyor ve şimdiden binlerce hayat kurtarıldı. Bu salgından tek çıkış yolumuz bu. Varyantlara karşı 2 dozun etkinliğinin kanıtlanmış durumda, bu da 2 doz aşı almanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Aşı, hayat kurtarmanın yanı sıra, hastalığın daha hafif atlatılmasına da yardımcı oluyor.

Tüm dünyada, yayılma, bulaş ve klinik olarak hızlı ilerleyen bu suşta, aşıların içerikleri sıklıkla revize edilmeye başlandığı görülüyor. Bu sebeple antijenik uyarı içeriği yüksek mRNA aşılarının çift dozda daha etkin olabileceği bu yeni suş üzerinde daha fazla ümit vaat ediyor. Mevcut ve gelişmekte olan tüm varyantlara karşı maksimum koruma elde etmek için, size sunulur sunulmaz her iki dozu da almak kesinlikle hayati önem taşıyor.

Gündemdeki konulardan biri de Delta Artı varyantı... Peki, Delta Artı Varyantı nedir? Hindistan Sağlık Bakanlığı, Delta varyantının ilk kez nisanda Nepal’de ortaya çıkan bir türev mutasyonunun “endişe verici varyant” olarak sınıflandırıldığını duyurdu. “AY.1” ve “AY.2″ olarak adlandırılan ilave mutasyon çizgilerinin virüsün daha kolay yayılmasına, akciğer hücrelerine daha kolay bağlanmasına yol açtığı ve antikor tedavisine direnci artırdığı belirtildi.”Delta artı” adı verilen varyant, Hindistan’ın 3 eyaletinde yaklaşık 40 kişide tespit edilirken ABD, İngiltere, Portekiz, İsviçre, Japonya, Polonya, Rusya, Nepal ve Çin’in olduğu 9 ülkeye daha yayıldı. Bilim insanları, yeni mutasyonun “Endişe Verici Varyant” olarak değerlendirilmesi için henüz yeterli verinin bulunmadığının altını çiziyor.

5 SORUDA DELTA VE DELTA PLUS VARYANTI

(6 Temmuz 2021) Uzmanlar, dünya genelinde endişe uyandıran, koronavirüsün bulaşıcılığı yüksek Delta varyantı ile Hint-Güney Afrika karışımı olarak da adlandırılan Delta Plus varyantı arasındaki farkları ve alınabilecek önlemler konusunda AA muhabirinin 5 sorusunu yanıtladı:

1-“Delta Plus” varyantı nedir? Şu ana kadar hangi ülkelerde tespit edildi?

Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof.Dr Canan Külah:

“Delta Plus, Delta varyantının bir türü ve K417N adı verilen bir ‘spike’ protein mutasyonuna sahip. Bu, daha önce Güney Afrika’da tespit edilen Beta varyantında da açıklanmış mutasyon. Delta’ya bu mutasyonun eklenmesiyle ‘plus’ olarak adlandırıldı.”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Deniz Atakent:

“Delta Plus varyantı ilk olarak Nisan 2021’de Hindistan’dan bildirildi. Hindistan’da 6 farklı bölgeden 40 örnekte tespit edildi. Hindistan’a ek olarak ABD, İngiltere, Portekiz, İsviçre, Japonya, Polonya, Nepal, Rusya dahil olmak üzere 9 diğer ülkeden de bildirilmiş durumda.”

2- “Delta Plus”ın Delta varyantına göre daha fazla bulaşıcı olduğu ifade ediliyor. Bu bilgi doğru mu? Aşıların bu varyanta olan etkisine yönelik elde edilen bulgular var mı?

Prof. Dr. Atakent:

“Kolay yayılıyor, bulaşıcılığı daha yüksek, akciğer hücrelerine daha kolay tutunabiliyor, monoklonal antikor tedavisine potansiyel olarak dirençli. Ancak orijinal Delta varyantından daha bulaşıcı olduğuna, daha ağır hastalığa neden olduğuna veya daha tehlikeli olduğuna dair yeterli veri yok. Bu mutasyon daha önce Güney Afrika’dan bildirilen Beta ve Brezilya’dan bildirilen Gama varyantlarında da bulunuyor. Gama varyantının bulaşıcılığının daha yüksek olduğu daha önce bildirilmişti. Beta varyantı da daha önce Güney Afrika’da hastaneye yatış ve ölüm oranlarında artış ile ilişkilendirilmişti. Delta Plus varyantının yayılım hızı özellikle aşıya bağışık yanıtı yetersiz olanlarda veya aşılanmamış kişiler arasında bir miktar artmış olabilir. Ancak varyant ile ilgili toplum sağlığı açısından paniğe neden olacak veri yok.”

Prof.Dr Canan Külah:

“Delta Plus varyantı ile ilgili henüz elimizde yeterli veri yok fakat bulaşıcılık veya hastalığı ağır geçirme noktasında Delta varyantından çok büyük bir fark beklemiyoruz. Henüz elimizde bu varyantla ilgili net veriler yok ama antikorlardan kaçmayı sağlayan bir bölge olan Güney Afrika mutasyonunu taşıyor. Bu da aşıyı etkisiz hale getirir mi endişelerini oluşturuyor.”

3- Delta varyantı, aşıları belli bir oranda etkisiz kılıyor, aynı durum Delta Plus için de geçerli mi?

Prof. Dr. Atakent:

“Sinovac aşısının Delta varyantına karşı koruyuculuk düzeyi hakkında çalışma verisi bulunmamaktadır. Ancak inaktif virüs aşısı olması ve nükleokapsid proteinini de içermesi nedeniyle bu varyanta karşı da bir miktar koruyuculuğunun olması beklenilebilir. BioNTech aşısı ise birinci dozdan sonra Delta varyantı ile semptomatik hastalığa karşı yüzde 33, ikinci dozdan 2 hafta sonra ise yüzde 88 koruma sağlıyor. Aşının etkinliği, hastaneye yatış gerektiren ağır hastalık ve ölümden koruma açısından değerlendirildiğinde bu oranların daha da yüksek olduğu düşünülüyor.

Gözlemsel veriler, Güney Afrika olarak bilenen Beta varyantı ile semptomatik hastalıktan korunmada iki doz BioNTech aşısının ağır hastalık ve ölüme karşı etkinliğinin çok yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Brezilya olarak da bilinen Gama varyantı için de bu aşıda bireylerin serumlarının bu varyantı yüksek düzeyde nötralize ettiği gösterilmiştir. Delta Plus varyantı, Beta ve Gama varyantlarında bildirilen ‘spike’ proteinindeki K417N mutasyonunu içermektedir. Bu veriler ışığında BioNTech aşısının Delta Plus varyantına da benzer etkinlik göstereceği düşünülebilir.

Ayrıca araştırmacılar, ortaya çıkacak yeni varyantlar doğrultusunda mevcut aşı içeriklerinde modifikasyon yapılabileceğini, yeni varyantları içerecek aşıların, gerektiğinde ağır hastalık için risk grubunda bulunan yaşlı bireylere ve altta yatan kronik hastalığı olan bireylere uygulanabileceğini belirtmektedirler.”

Prof.Dr Canan Külah:

“MRNA aşılarının koruyuculuk oranları net bir şekilde açıklandı. İki doz aşının özellikle bu tip nokta mutasyonlara karşı etkili olduğunu biliyoruz. 2 doz Sinovac uygulanan kişilerde 3. dozla da çok yüksek antikor seviyeleri elde ediliyor. Bu sebeple de tüm hücre aşısı olan kişilerde mutlaka MRNA gibi çok yüksek korunma seviyesi elde edilen aşıları tek doz olarak öneriyoruz.”

4- Özellikle Türkiye açısından her iki varyantın oluşturabileceği tehlikelere yönelik öngörüleriniz nelerdir? Yeni bir dalgaya, tekrar kapanma tedbirlerine sebep olabilir mi?

Prof.Dr Canan Külah:

“Burada alınacak en temel önlem, çift doz aşı ile tüm toplumu korunur hale getirmek. Ayrıca Delta, Delta Plus temaslılarının testlerle çok hızlı saptanması, yakından takip edilmesi gerekiyor. Çok kolay bulaşabildiği ve antikordan da kaçabildiği dikkate alındığında testlerle hızlı saptama, temas takibi ve aşılamaya odaklanmak gerekiyor. Böylelikle söz konusu varyantların yeni bir dalgaya yol açma, korktuğumuz şekilde büyümesi ihtimalinin önüne geçilebilir. ”

5- Aşılamanın bu süreçle mücadele açısından önemi nedir? Vatandaşlara hem aşılarını yaptırmaları hem de maske ve mesafe kurallarına uymaları açısından ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

Prof. Dr. Atakent:

“Pandeminin bir an önce kontrol altına alınabilmesi, virüsün mutasyona uğrayarak yeni varyantların ortaya çıkışının engellenebilmesi için, hızlı ve etkin, yüksek oranda aşılama sağlanması ile birlikte maske, sosyal mesafe ve el hijyeni gibi temel uygulamalardan taviz verilmemesi hayati önem taşımaktadır.

Toplumda aşılanma oranı arttıkça virüs enfekte edecek duyarlı konak bulamayacağı için yayılım hızı azalacak, pandeminin kontrol altına alınması kolaylaşacaktır. Ayrıca aşılı bireyler enfekte olsalar dahi ağır hastalık olasılığı düşük olduğundan sağlık sisteminin aşırı yüklenmesinin de önüne geçilmiş olacaktır. Bu nedenle hızlı ve etkin aşılama programı ve bu programa vatandaşlarımızın uyumu son derece önemlidir.”

Prof.Dr Canan Külah:

“Ne kadar az kişi enfekte olursa mutasyonlar da o kadar az olur, olan mutasyon da o kadar az kişiye bulaşır. Bu nedenle hızlı aşılama ve bireysel tedbirlere devam edilmesi büyük önem taşıyor. Aşılamada da varyantlardan kaçmak noktasında en yüksek korumayı sağlayan aşıları tercih etmeliyiz. Kapalı alanlarda ise artık aktif havalandırma dediğimiz yöntem öneriliyor. Yani kapı, pencerelerin sürekli açık olduğu ama aynı zamanda içeride bir havalandırmanın çalıştığı bir yöntem bu. Kapalı alanın havası ne kadar sık değişirse bulaş ihtimali de o kadar azalıyor.”

 

Benzer Haberler

Haftanın Öne Çıkanları

Sponsorlu

Satın almak için tıklayın

Sponsorlu


Dünya Haberleri