Polonya’da bir şirketi almak için görüşüyoruz

Polonya’da bir şirketi almak için görüşüyoruz

Netlog Lojistik, Türkiye’de 17 kentte 52 noktada, dünyada yedi ülkede 55 noktada hizmet veriyor. Netlog Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Çak, büyümelerinin devam ettiğini, cirolarını bu yıl 3,8 milyar TL’den 5,5 milyar TL’ye çıkaracaklarını söylüyor.

LEVENT GÖKMEN DEMİRCİLER
lgokmen@ekonomist.com.tr

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dünyada ürün ve hizmetlerin yer değiştirmesi de hızlandı. Bu süreçte ülkeler arasındaki sınırlar kalkarken lojistik sektöründe de hızlı bir büyüme söz konusu.

Coğrafi konumuyla dünyanın en önemli lojistik üslerinden biri olan Türkiye’de de lojistik sektörü hızla büyüyor. Sektörün en önemli oyuncularından biri de Netlog Lojistik Grubu.

Netlog, Türkiye’de 17 kentte 52 noktada, dünyada ise yedi ülkede 55 noktada hizmet veriyor.

Netlog Lojistik Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Çak ile sektörü ve yatırım planlarını konuştuk.

Netlog Lojistik Grubu olarak nerelerde, ne gibi hizmetler veriyorsunuz?
Bir malın bir yerden bir yere taşınmasına dair tüm hizmet kalemlerinde her noktada varız. Bir malın fabrikadan alınıp depolanmasından satılmayan malın yok edilmesine kadar her alanda hizmet veriyoruz.

Türkiye’de 17 kentte 52 noktada, dünyada Belçika, ABD, Ingiltere, Hollanda, Dubai, Afganistan ve Kuzey Irak olmak üzere yedi ülkede 55 noktada hizmet veriyoruz.

Türkiye’nin önde gelen lojistik şirketlerinden birisiniz. İş hacminiz nedir, bu yıl ne kadarlık ciro hedefliyorsunuz?
2018 yılı konsolide ciromuz 3,8 milyar TL idi. Bunun 230 milyon Euro’luk kısmı yurtdışı operasyonlarımızdan, kalanı da Türkiye çıkışlı ya da Türkiye varışlı operasyonlardan geldi. 2019 yılı için hedefimiz 5,5 milyar TL.

Bunun 300 milyon Euro’luk kısmı faaliyette olduğumuz yedi ülkedeki operasyonlarımızdan gelecek. Türkiye’nin en büyük lojistik şirketiyiz ve bu rakamla Türkiye’de ilk kez 1 milyar doları geçen ilk Türk lojistik şirketi olacağız.

Önümüzdeki dönemde ne gibi yatırım planlarınız var?
Yakın zamanda Slovenya’daki Inter Europa şirketine 101 milyon Euro’luk teklif verdik ama ülkenin posta kurumu şirketin yerel kalması için fiyat yükseltince alamadık. Şu anda Polonya’da bir şirket almak için görüşmeler yapıyoruz, yine benzer rakamlarda bir operasyon olabilir.

Avrupa, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Orta Asya’da e-ticaretin en büyüğü olma hede-findeyiz. Yatırımlarımızı bu kapsamda şekillendiriyoruz. Her yıl IT’ye 5 milyon dolar yatırım yapıyoruz. Denizli’de lojistik merkezi açtık. Kayseri’deki lojistik merkezimizi büyütüyoruz. İzmir’deki tesisimizi soğuk depo haline getiriyoruz.

2019’da depo yatırımlarına 10 milyon dolar bütçe ayırdık. Ayrıca YİD modeliyle Kurtköy İleri Teknoloji OSB’de 112 bin m2 alanda tek çatı altında Türkiye’deki en büyük lojistik tesis olacak bir yatırıma başlaya-cağız. 40 milyon dolarlık yatırım yapacağımız bu tesisimizde 139 rampa olacak. Burası Sabiha Gökçen’e 2 km mesafede bulunuyor.

Grup olarak uluslararası bir şirket olma yolunda adımlarınız var. Sizce uluslararası bir şirket olmak için nasıl bir yol izlenmeli?
Globalleşmek sanıldığı kadar kolay değil. Biz yurtdışında büyümek istediğimiz bölgelerdeki küçük şirketleri alıp rehabilite ederek o şirketleri büyütme stratejisi izliyoruz. Uluslararası arenada büyümek için yerel küçük şirketleri alıp büyütmeniz lazım.

Hollandalı Blackman şirketiyle 30 yıl önce çalışmak istediğimizde bizi kapıdan geri çevirmişlerdi ama şu anda o şirketin yüzde 94’lük hissesi Netlog’un elinde. Bizden önce başka bir lojistik şirketi tarafından alınıp adı değiştirilen bu şirketi 2014 yılında aldık ve adını geri verip itibarını iade ettik.

Hollanda konsolosu gelip bize teşekkür etti. Düzenli olarak gelip Hollanda’daki yatırımlarımızı büyütmek için ne gibi destekler verebileceklerini soruyorlar.

Lojistik sektöründe durum nedir, son dönemde ne gibi trendler ortaya çıktı?
Sektörümüzde son dönemde döviz finansman yükü nedeniyle ciddi bir kârsızlık sıkıntısı var. Şirketlerin yaşama kaygısı öldürücü bir rekabete yol açıyor ve bu da konsolidasyon getiriyor. Avrupa’da yüzlerce firma yok oldu, bizde de firma sayısı azalıyor.

Türkiye’de “lojistikçiyim” diyen firma sayısı 3 bin civarında ama IT yapısı ve deposu olan şirketlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Çağımız e-ticaret çağı. Sektörümüz için e-ticarete dönük yatırımların artması gerekiyor. Çünkü gelecek bu alanda.

Dünya bu alana yatırım yaparken ve insanlar e-ticaret ile dünyanın öbür ucundan ürün talep ediyorken bu alana kayıtsız kalmak olmaz. Ülkelerin ihracatının artırılması da e-ticaretin geliştirilmesiyle mümkün. Türkiye olarak bizim de bu konuda ciddi adımlar atmamız lazım.

E-TİCARETLE 10 MİLYAR $ MAL SATABİLİRİZ”
Lojistik sektörünün ve e-ticaretin geliştirilmesi konusunda çalışmalarınız var mı?

Evet var. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) çatısı altında bir yıl önce kurulan Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) bünyesinde turizm, sağlık ve lojistik gibi yedi sektör bulunuyor. HİB bünyesindeki bu grubun Türkiye ekonomisine katkısı 45 milyar dolar.

Ben de HİB lojistik grup başkanıyım. Lojistik sektörünün gelişmesi için hükümete projeler üretiyoruz. Örneğin Modanisa gibi bazı Türk şirketleri Avrupa’nın en büyük e-ticaret şirketleri arasına girmiş durumda. Bu şirketlerin Avrupa’da çok sayıda müşterisi var. Bu müşterilere kolaylıkla ulaşmalarının önü açılmalı.

Ülkemizde e-ticareti geliştirebilmemiz için bu şirketlerin yurtdışına mal satmalarının, gümrük prosedürlerinin kolaylaştırılması lazım. Bu kapsamda 200 dolarlık bir ürünün gümrükten bir posta gibi geçmesi için bir projemiz var. Şu anda Türkiye’nin e-ticareti çok iyi takip edilemiyor ama süreçlerin kolaylaştırılması halinde e-ticaretle önümüzdeki üç yıllık süreçte 10 milyar dolarlık mal satabiliriz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap