Çıkış yolu

Çıkış yolu

Ekonomideki temel göstergelere bakılırsa şu anda küçülme sürecindeyiz. Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamları pazartesi günü açıklanacak.

TALAT YESİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Yazı işleri müdürümüz Orhan, ‘Gösterge’ sayfasında büyümeye ilişkin kaliteli bir analizi kaleme aldı. Ayrıntılı bir şekilde okuyabilirsiniz ama iç piyasaya ilişkin rakamların şirketlerin performansı için iç açıcı olmadığını zaten biliyoruz.

İç piyasadaki satış daralmasına ek olarak, nakit akışında da ciddi bir sorun var. Tahsilat süresi uzadı, konkordato ilan eden şirket sayısındaki artış bu zinciri ciddi bir şekilde negatif etkiliyor.

Üstelik, vadedeki uzamanın yarattığı finansman yükü, şirketlerin zaten düşük olan kâr marjlarını bir miktar daha aşağıya çekiyor. Dolayısıyla, bütün şirketler yükselen kurların da etkisiyle ihracata yönelmiş durumda.

İhracata yönelmenin gerekliliğine yıllardan beri hazırladığımız içeriklerle, kapak haberleriyle dikkat çekmeye çalışıyoruz.

Elinizdeki sayı da bu çabaların bir ürünü. Hızlı büyüyen ülkelere, pazarlara, sektörlerdeki değişime, ticaret savaşlarının Türkiye için yarattığı risklere ve fırsatlara, serbest ticaret anlaşmalarına ilişkin haberlere yer vererek, bilgi desteği sağlamaya çalışıyoruz.

Tabii, bu süreçte alacak sigortası hizmeti veren Coface ve Euler Hermes gibi dünyanın dört bir tarafından bilgi akışı sağlayabilen şirketlerle de konuşarak araştırmalarımızı zenginleştirmeye çalışıyoruz.

Yeni yılda çıkış yolu neresi olacak? Hiç şüphesiz ihracat… İç piyasada büyüme beklemek bir miktar iyimserlik olarak algılanıyor. Çözüm? Tabii ki ihracat. Bu yüzden çok sayıda şirket, ihracat pazarlarını büyütmek için ciddi bir çaba içerisinde. Kimi var olan müşterilerine yenilerini eklemek için ülke ülke dolaşıyor.

Kimisi iç piyasaya hizmet veren departmanlardan ihracat departmanlarına çalışan takviyesi yapıyor. Kimileri de portföylerine yeni ülkeleri katmaya ve toplam satış hasılatında dış pazarın payını yükseltmeye çalışıyor.

Yeni yıl için hedeflenen ihracat rakamı 182 milyar dolar. Ben toplam rakama takılmanın doğru olmadığı görüşündeyim. Neden diyecek olursanız? Katma değerli ihracatın toplam rakamdan daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Almanya için 4,1, Güney Kore’de 3,7 dolar olan kg birim ihracat değeri Türkiye için ‘ANCAK’ 1,36 doları bulabiliyor. Son veriler bu rakamın bir miktar yükseldiğini gösteriyor ama dört yıl önceki 1,7 doları bile henüz yakalayamadık.

İkinci ve önemli bir nokta, ihracatımızın yarısını oluşturan AB ile Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenme çalışmaları.

Siyasi ilişkilerin zayıflığı nedeniyle anlaşmanın güncellenmesi bir süre daha alacak gibi görünüyor. Bu da bizi negatif olarak etkiliyor. Çıkış yolunu güçlendirmek şart değil mi?

Yeni açılımların olduğu bir hafta diliyorum.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap