Hayal mi, gerçek mi?

Hayal mi, gerçek mi?

‘İhracat’ kavramı, ekonomideki büyüme modelimizi değiştirdiğimiz 24 0cak 1980’den bu yana, gündemimizin ön sıralarında yer alıyor. Rakam odaklı açıklamalara bakarsak, “tarihi rekor kırdık”.

TALAT YESİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Ayrıntılarına bakıldığında ise “yükte değil, pahada ağır” hedefinin bir hayli uzağında olduğumuz ortaya çıkıyor. Özetle, kg birim değeri 1,4 dolar. Türkçesi, 4 yıl önceki kg birim fiyatı olan 1,7 doların bile altındayız. Türkiye’nin rakibi konumundaki ülkelerde bu tutarın 3 ile 4 dolar arasında olduğunu anımsatırım.

Tablo değişir mi? Bence mümkün. Tabloyu değiştirecek temel dinamiğin de start up’lar olduğunu bu köşede defalarca dile getirdim. Hatta, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna ilan edilen 11’inci Kalkınma Planı’nın çalışma gruplarında yer alıp, önerilerimi paylaştığımı da aktarmıştım.

Özetleyecek olursak, Türkiye’nin yeni büyüme modelinin mutlaka ama mutlaka start up’lar üzerine kurgulanması gerektiğini savunmuş ve bunu da birkaç kez bu köşede sizlerle de paylaşmıştım.

Özlem’in hazırladığı ve okuyacağınız kapak haberi de bu görüşümde ne kadar haklı olduğumu ortaya çıkıyor. Sayılarının 40’ın bir hayli üzerinde olduğunu biliyorsunuz. Hepsi de yeni start up’lara, fikirlerini ticarileştirmek için bekleyen binlerce belki de on binlerce genç girişimciye rol model olacak nitelikte.

Özellikle de yurtdışına açılım tarafıyla. Sizlerden “start up’ların esas amacı da yurtdışı olmalı” ifadelerini duyar gibi oluyorum. Evet, tabii ki öyle. Yurtiçindeki şirketlerin iş süreçlerini iyileştirme, maliyetlerini düşürme yolunda önemli bir katkı yapan start up’ların burada bir denge gözetmesi gerektiği ortada.

Özellikle, şu anda ekonomideki daralmanın getirdiği nakit sıkışıklığının, ödeme sürelerinin uzamasının, finansal yönetim açısından start up’ları zorladığı bir gerçek. Oysa, yurtdışına açılım gösteren, kayda değer bir fon akışı sağlayan start up’lar bu dengeyi daha iyi bir şekilde yönetebiliyor.

Bugünden ziyade geleceğe odaklanalım… Ben umutluyum, hem de çok. Kısa bir süre zarfında milyar dolarlık start up’lar çıkartacak mıyız? Kesinlikle. Bu eko sistem, mevcut klasik yapı üzerinde ‘yıkıcı’ etkisini her geçen gün daha fazla hissettirecek.

Bundan zerre kadar şüphe etmeyin. Ve önerim elden geldiği kadar, bu dalganın bir parçası olarak yönetmeye çalışın. Altında kalanın toparlanması kolay olmayacak. Dost acı söyler.

Yeni fikirlerin uçuştuğu bir hafta diliyorum.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap