BES’ten ayrılanlar sisteme tekrar geri dönebilecek

BES’ten ayrılanlar sisteme tekrar geri dönebilecek

Yılın son haftasında Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) yeni bir düzenleme yapıldı. Resmi Gazete’de geçen hafta yayımlanan düzenlemeye göre, cayma ve ayrılma hakkını kullanmış olanlar, üç yıl içinde sisteme otomatik olarak bir defalığına tekrar dahil edilecek.

DÖNÜŞ SÜRESİ UZATILDI
Daha önce iki yıl içinde geri dönüş zorunluydu. Yeni düzenleme ile bu süre bir yıl uzatılmış oldu. Öte yandan BES’e geri dönüş olanağı tek seferle sınırlandırıldı.

Çalışanların işverenleri aracılığıyla otomatik olarak emeklilik planına dahil edilmesine ilişkin esasları belirleyen yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıla kadar azaltabilecek veya beş yıla kadar artırabilecek.

Yönetmeliğin sekizinci maddesine eklenen maddelere göre, çalışanların 45 yaşını doldurup doldurmadığının tespitinde, emeklilik planına dahil edilmeleri gereken takvim yılının ilk günü esas alınacak.

Bu maddenin yayım tarihi olan gün itibarıyla emeklilik planına dahil edilmesi gereken çalışanların 45 yaşını doldurup doldurmadığının tespitinde ise 1 Ocak 2017 tarihi esas alınacak. İlgili kanunlar kapsamında çalışan sıfatını haiz olmak kaydıyla 18 yaşını doldurmamış çalışanlar da yönetmelik kapsamında emeklilik planına dahil edilecek.

2019 yılına doğru yenilikler gündemde olacakken, 2018’in sonuçlarını da gözden geçirmek gerekiyor. Yeni yıla girerken BES 2018’de nasıl performans gösterdi? Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) sonuçlar ne oldu?

86,7 MİLYAR TL’YE ULAŞTI
2018’de BES’te fon büyüklüğü 86,7 milyar TL’ye ulaşsa da cayma oranları hala yüksek. 1 Ocak 2017’de yürürlüğe giren Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) de iki yıl geride kaldı. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) son verilerine göre,

OKS dâhil BES’te fon büyüklüğü 2017 yıl sonundaki 76 milyar TL’den 14 Aralık 2018 itibarıyla 86,7 milyar TL’ye çıksa da katılımcı sayısı 7 milyon ile neredeyse sabit kaldı.

OKS özelinde fon büyüklüğü 4,5 milyar TL’ye, sistemde kalan katılımcı sayısı 5 milyona yaklaştı. 2017 yıl sonunda ise OKS’nin fon büyüklüğü 2 milyar TL, sistemdeki katılımcı sayısı 3,5 milyon civarındaydı.

BES sözleşmesi olan çalışanların yüzde 29’u OKS’ye devam ederken giriş anında bir BES sözleşmesi olmayanların OKS oranı yüzde 37 oldu.

BES olsa da olmasa da çalışanların yüzde 65’i gibi önemli bölümü cayma hakkını kullanmış. 2019 yılında yeni uygulamalarla birlikte sistemde kalma süresinin uzatılması hedefleniyor. A

yrıca çalışanların sistemle ilgili daha fazla bilgi sahibi olması için çalışması gündemde. Daha fazla tanıtım yapılarak, sistemin anlatılması ve böylelikle sisteme katılımın artması bekleniyor.

2019’da BES fon büyüklüğünün 90 milyar TL’yi aşacağı öngörülüyor. Göreceli muhafazakâr bir büyüme beklentisiyle ise 2023’te 150-200 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşılması da hedefler dahilinde bulunuyor.

2018 BES ÖZET VERİLERİ: (14.12.2018)
Katılımcıların fon tutarı: 86,7 milyon TL
Devlet katkısı fon tutarı: 10.978,1 milyon TL
Şirketlerin katılımcılarının toplamı: 6 milyon 877 bin 079 kişi
Katkı payı tutarı: 57.936,8 milyon TL
Yatırıma yönlenen tutar: 57.043,4 milyon TL
OKS’de toplam fon büyüklüğü: 4,5 milyar TL
OKS’de çalışan sayısı: 5 milyon 023 bin kişi

“RİSKLİ VARLIK SINIFLARINDA SATIŞLAR HIZLANDI”
ERMAN YILDIZ
İŞ PORTFÖY HİSSE SENEDİ PORTFÖY YÖNETİMİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“2018’in ilk ayları riskli varlık sınıflarına ilginin yoğun olduğu, gelişmekte olan ülke (GOÜ) borsalarının tarihi yüksek çarpanlardan işlem gördüğü bir dönemdi. Riskli varlık sınıflarına olan ilgi, yılın geri kalanında gelişmiş ülke merkez bankalarının güçlü seyreden makro veriler sonrasında beklentiler üzerinde faiz artışına gideceğinin fiyatlanmasıyla azaldı.

Bu dönemde riskli varlık sınıfları arasında da ayrışmalar gözlemlendi. GOÜ borsaları, gelişmiş ülke borsalarına göre negatif ayrıştı. GOÜ tahvil getirileriyle ABD tahvil getirileri arasındaki spread yükseldi.

Türkiye yüksek petrol fiyatları ve yüksek faiz ortamı beklentisiyle beraber GOÜ’ler sepetinden negatif ayrıştı. 2018 son çeyrekte gelişmiş ülkelerde büyüme beklentilerindeki düşüşle beraber riskli varlık sınıflarında satışlar hızlandı.

Bu dönemde yılın ilk yarısının tersine gelişmiş ülke borsaları, GOÜ borsalarına göre negatif ayrıştı. TCMB’nin yükselen enflasyonla mücadele için politika faizini yüzde 24’e çekmesinden sonra, TL’deki pozitif ayrışma uzun vadeli enflasyon beklentilerinin aşağı gelmesiyle sonuçlandı. Böylece kısa vadeli kira sertifikası getirilerinin uzun vadeli kira sertifikası getirilerin üzerine çıktığı bir piyasa oluştu.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap