Alerjisini iş fikrine çevirdi, Fiolas’ı yarattı

Alerjisini iş fikrine çevirdi, Fiolas’ı yarattı

Kadın girişimci Fulya Gündoğdu, kendisinin ve oğlunun alerjik bünyeye sahip olması nedeniyle koku kullanamamalarını iş fikrine çevirdi.

Levent Gökmen Demirciler
lgokmen@ekonomist.com.tr

Bu alanda üç yıl boyunca araştırmalar yapan, eğitimler alan Gündoğdu, sonunda doğala en yakın kokulardan oluşan organik ev kozmetik markası Fiolas’ı yarattı.

Başarı öykülerinin büyük bir kısmı yaşanan negatifliklerden çıkıyor. Tıpkı kadın girişimci Fulya Gündoğdu’nun başarı öyküsünde olduğu gibi… Hem kendi hem de oğlu alerjik bir bünyeye sahip olan Fulya Gündoğdu, bu sıkıntıları nedeniyle koku kullanamalarından yola çıkarak girişimci oldu.

Üç yıl boyunca koku konusunda araştırmalar yapan yurtdışında eğitimlere katılan Gündoğdu sonunda doğala en yakın kokulardan oluşan organik ev kozmetik markası Fiolas’ı yarattı.

Fiolas ürünleri, dünya koku devlerinin satın alma merkezleri Fransa ve İspanya’dan gelen alerjen içermeyen organik esans ham maddeleri, yüzde 100 doğal alkolle işlenip el yapımı cam ambalajlarıyla ‘eco friendly’ niteliğiyle tüketiciye sunuluyor.

Ofis, mağaza, otel, restoran gibi farklı alanlara kurumsal koku hizmeti de veriyor. Kadın girişimci Fulya Gündoğdu ile koku tutkusunun peşinden koşup kendi markasını yaratma hikayesini konuştuk.

Fiolas’ı kurma fikri nasıl doğdu?
Aslında İletişim Fakültesi mezunuyum. 2014 yılında iş hayatına atıldım. Çocuklarımı büyüttükten sonra Portekiz’in dünyaca ünlü kağıt havlu markası Renova’yı Türkiye’ye getirdim. Organik ve renkli olması nedeniyle bu markayı seçmiştim.

Kokuları çok severim ancak alerjik bünyem nedeniyle her kokuyu kullanamazdım. Bu alanda neler yapabileceğimi düşünürken araştırmalara başladım, Paris’te koku eğitimleri aldım.

Sonunda koku tutkumu işe dönüştürüp girişimci oldum. Şu anda hayalimdeki işi yapıyorum kişiye ve kuruma özel koku üretiyorum. 2016 sonunda Fiolas’ı yaratma kararı aldım, markamı 2017’de hayata geçirdim.

Çocukluğumdan beri kokuya olan tutkum sebebiyle, aklımda hep bu tür bir iş yapmak vardı. Önce evim ve yakınlarım için koku ürettim. Esansları etil alkolle birleştirerek kokuları yapmaya başladım.

Uzun araştırmalar sonucunda en doğal kokulardan bir koleksiyon oluşturdum ve sonunda bir marka yarattım. Bu süreçte eşimin desteğiyle her şeyin üstesinden daha kolay geldim. Kendisi uzun yıllar aile şirketinde yöneticilik yaptığı için işimi kısa sürede oturtmamda büyük katkısı oldu.

Ne kadarlık bir sermaye ile işinizi kurdunuz ve hedefleriniz neler?
Şirketi ilk kurduğumda 500 bin TL’lik yatırım yapmıştım. Kısa sürede koku piyasasında iyi bir yer edindik ve farklı sektörlerden birçok büyük firma ile sözleşme imzaladık. Hedefimiz emin adımlarla doğru kararlar alarak ilerlemek, bu yıl küçük de olsa yurt dışına açıldık orada daha da büyümeyi planlıyoruz. Şimdi aylık cirom 1 milyon TL civarında önümüzdeki yıl ise ikiye katlanmasını bekliyorum.

Ürün portföyünüzde neler var?
Fiolas’ın ürün yelpazesinde tamamı doğal malzemelerden üretilen mum, diffuser, kolonya, oda spreyinin yanında sıvı sabun ve kremi kapsayan kişisel bakım seti bulunuyor.

Koku koleksiyonunuzu oluştururken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyonlarımı oluştururken müzikten ilham aldım. Blues’dan Chill Out’a, senfoniden Yunan ezgilerine müziğin farklı notalarından etkilenip buna göre kokuları isimlendirdim.

Kişiye ve kurumlara özel kokular da üretiyor musunuz?
Evet. Fiolas markası altındaki her koku, özenle araştırılıyor, uzmanlara danışılıyor. Kokunun kişiye ya da kuruma uygunluğu saptanıyor.

Bu süreçte Fransa ve İspanya’dan özenle alerjen içermeyen, organik esans hammaddeleri seçiliyor. Yüzde yüz doğal alkolle işlenmek üzere işleme alınıyor. En son adımda ambalajlarıyla çevreye zararsız maddelerle paketlenerek müşteriye sunuluyor.

Diğer koku markalarından farkınız nedir?
Diğer markalarından farkımız ürünlerimizin solvent içermeyen ürünlerden oluşması ve koku yelpazesi. Mumların oluşumunda ayçiçek yağı kullanılıyor. Eridiğinde nemlendirici krem olarak kullanılabildiği gibi yumuşatıcı etkisi ve kokusu uzun süre kalıyor.

Ürünler hiçbir şekilde ziyan edilmiyor. Doğal olduğu için hiçbir şekilde rahatsızlık vermiyor. İçeriğinden ambalajına kadar doğaya saygılı bir süreçten geçiyor.

Ürünleri önce kendim deniyorum. Güzel bir kokunun ruhu iyileştirdiğine inanıyorum. Sosyal sorumluluğa büyük önem veriyorum, ellinden geldiğince bu projelere destek oluyorum.

Kadın girişimciler iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor? Siz neler yaşadınız, engelleri nasıl aştınız?
Her zaman kadın olmanın avantajını yaşadım. Ancak her kadın benim kadar şanslı değil, kadınların iş hayatındaki engelleri erkeklerden çok fazla olduğunu söylemem abartı olmaz. İş hayatında kadın-erkek değil, insan olarak bakmayı ilke edinirsek daha çok mesafe kat edebileceğimize inanıyorum.

Kadınların girişimci olmaları konusunda çağrıda bulunmanız gerekse neler söylerdiniz?
Kadınlara iş hayatına cesaretle atılmalarını öneriyorum. Erkekler kadınlara köstek değil, destek olsun. Kadın erkek dayanışmasından doğacak güç yeni iş girişimlerini olumlu yönde etkileyecektir. Ülke olarak buna çok ihtiyacımız var.

Başka kadınlara yol göstermek adına başarılı olmanızı nelere borçlu olduğunuzu, nasıl başardığınızı anlatır mısınız?
Başarının en büyük sırrı bence sevdiğin işi yapmak ve çok çalışmak. İş fikrimi hayata geçirirken çok severek ve çok araştırarak yorulsam da yılmadan çalıştım hala da çalışıyorum. Bende mesai saati kavramı yok çünkü yaratıcı olmak, işinizde fark yaratmak istiyorsanız fedakarlık şart.

Ayrıca işimle ilgili dünya trendlerini yakından takip ediyorum ve kendimi sürekli olarak güncelliyorum. Ekibimle birlikte en ufak detayı bile atlamamaya dikkat ediyoruz, müşteri memnuniyetini önemsiyoruz.

“KADIN GİRİŞİMCİNİN EN BÜYÜK AVANTAJI SABIR”
Girişimci kadınlara ilk önerim hiç yumasınlar, doğru bildikleri yolda kararklikla derlesinler. Hiçbir zorluk onları yıldırmasın.

Girişimcilik farklı bir yapı ve bakış açısı gerektiriyor. Yapmayı planladıkları işte önce bir hazırlık çalışması yürütsünler ve doğru bir planlama ile yola çıksınlar.

Tıpkı bir binayı inşa eder gibi titiz davransınlar; temel sağlam olursa gerisi çok daha kolay yapılanır. Bence kadının özünde var olan sabır ve dirayet kadın girişimciler için çok büyük avantaj.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap