Gaziantep’te kalaycılık yapan Cuma Dağdeviren, meslekte ustalaştıktan sonra elde ettiği gelirle üç çocuğunu büyüttü. Kentte bu alanda faaliyet gösteren az sayıdaki ustadan biri olan Dağdeviren, modern mutfak ürünlerinin yaygınlaşmasına rağmen mesleğini sürdürmeye devam ediyor.
1 "7 yaşından beri bu mesleğin içindeyim"
Kalaycılığa ilk başladığı yıllarda bakır eşyaların revaçta ve çok kıymetli olduğunu anlatan Dağdeviren, zaman içerisinde mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu belirtti. Küçük yaşlarda öğrendiği mesleğini sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Dağdeviren, "7 yaşından beri bu mesleğin içindeyim. Maddi sıkıntılar nedeniyle hiç okul görmedik. O dönem maddi sorunlar çoktu, babamız da fakirdi ve o yüzden de okul görmedik. Bu mesleğe beni ağabeyim getirdi, mesleği ağabeyimden öğrendim. Bizim dönemlerde çırak çıraklığını, kalfa kalfalığını bilirdi. Şimdi maalesef öyle bir şey kalmadı" dedi.
2 "1997'de kendi iş yerimi açtım"
Uzun yıllar usta kalfa olarak çalıştıktan sonra kendi iş yerini açtığını belirten Dağdeviren, "1985 yılında askere gittin, 1987'de de askerden geldim. 1997 yılına kadar kalfalık yaptım. 1997'de kendi iş yerimi açtım. Allah'a şükürler olsun bu meslek sayesinde iki erkek, bir kız evlendirdim. Evimi aldım" şeklinde konuştu.
3 "Mesleğin birçok zorlu yönü var"
Mesleğinin kolay bir meslek olmadığını ancak severek yaptığını belirten Dağdeviren, "Bizim dönemde bu meslek daha zordu. Şimdi kolaylaştı. Buzu kırar o soğukta kap yıkardık. Gaziantep'in kışı önceki yıllar çok sert geçerdi. Ama şimdi o eski kış yok, soğuk yok. Yine de çalıştırmaya işçi bulamıyoruz. Yıllardır ekmeği bu meslek sayesinde yedik. Gözümüzü bu meslekte açtık. Mesleğin birçok zor yönü var. Temmuzun sıcağında ateşin karşısında, kışın zemheri soğuğunda çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
4 "Bakır lükse döndü"
Kalaycılık mesleğinin yok olmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer aldığını ifade eden Dağdeviren, "Önceki yıllarda çarşıda 50 tane kalaycı vardı. Şimdi 10 tane bile usta yok. Bakıra eskisi gibi talep yok. Bakır pahalandı. Bakır lükse döndü. Şu anda lokantalar beyran, kelle paça tabağı ve iskender tabağı olarak kullanıyor. Evlerden eskisi gibi kalay için bakır eşya getirilmiyor. Önceki yıllarda bir kız gelin olduğu zaman çeyizinin büyük kısmı bakır eşyalardan oluşurdu" açıklamalarında bulundu.
5 "Meslekte artık eleman yetişmiyor"
Meslekte çırak yetişmemesinden yakınan Dağdeviren, "Eskiden baba çocuğunu mesleğe getirir, ‘eti senin kemiği bizim' derlerdi. Şimdi çocuk daha işe başlamadan ‘usta ne kadar para vereceksin?' diye soruyor. Öncelik meslek öğrenme olmadığı için ve mesleğe da olan ilgi azalınca meslekte artık eleman yetişmiyor" dedi.