Kadınların el emeğiyle fark yaratan şirketler

Kadınların el emeğiyle fark yaratan şirketler

Türkiye’de kadınların istihdama katılması ve kadın emeğinin değerlendirilmesi konusunda özel sektör de elini taşın altına koyuyor. Koton, Defacto, Roman, BigChefs gibi pek çok şirket, kadınların ürettiği el emeği ürünlere mağazalarında yer vermeye başladı.

AYŞEGÜL SAKARYA
asakarya@ekonomist.com.tr

Türkiye, kadınların işgücüne katılımında OECD ülkeleri arasında en alt sıralarda yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2018 yılında ülkemizde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 olarak belirlenirken, bu oran erkeklerde yüzde 65,7 ve kadınlarda ise yüzde 29,4 seviyesinde gerçekleşti.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Bu tabloyu değiştirmek için son dönemde elini taşın altına koyan şirketler kadın emeğinin değerlendirilmesine imkan tanıyan özel projeler geliştirmeye başladı. Bu projelerle Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar el emeği ürünlerini şirketler aracılığıyla satma imkanı buluyor.

Projeler ve ürünler, şirketlerin bulunduğu sektöre göre değişiklik gösteriyor. Kimi zaman bir elbisenin üzerindeki nakış, kimi zaman da bir restoran zincirindeki yöresel bir peynir şirketler aracılığıyla satışa sunuluyor.

SOSYAL SORUMLULUK
Örneğin Beymen, kadın emeğinin değerlendirilmesi için Soma Artizans ile ortak çalışmalar gerçekleştiriyor. 2016’da Soma Artizans markasının yaratıcısı Somalı kadınların el emeğiyle ürettiği ürünler, üç farklı ilde altı mağazada ve beymen.com’da satışa sunulmaya başlandı.

Ayrıca 2019 İlk-bahar-Yaz sezonunda Beymen Club kadın koleksiyonunda, Somalı kadınların el emekleriyle işlenmiş nakış ve desenlerle zenginleşen montlar yer alıyor. Defacto ise “Kumaştan Hayaller” sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi.

Proje, 2018’de başladı. Proje kapsamında DeFacto fabrikalarından elde edilen üretim fazlası kumaş ve aksesuarlar meslek liselerine gönderiliyor. Ürünlerin tasarım ve üretimi bu okullarda okuyan kız öğrenciler tarafından yapılıyor.

DeFacto CFO’su Önder Şenol, ürünlerin şu anda İstanbul Levent Özdilek Park AVM’deki mağazada satışa sunulduğunu ve elde edilen gelirle KAÇUV projelerinin desteklendiğini söylüyor.

2,5 MİLYON TL GELİR ELDE EDİLDİ
Koton ise ‘El Emeği’ projesini hayata geçirdi. Koton kreatif ekibi tarafından tasarlanan koleksiyon işlenmesi için Çok Amaçlı Toplum Merkezi’ndeki (ÇATOM) kadınlara gönderiliyor. Üretilen el emeği ürünler mağazalarda satılıyor.

Şanlıurfa, Gaziantep, Mardin, Adıyaman ve Batman’da yaklaşık 350 kadınla projeye başlayan şirket, bugün 2 bin 500 kadınla devam ediyor. Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, bugüne kadarki koleksiyonlarda 300 binin üzerinde ürünle 2,5 milyon TL’lik gelir sağlandığını söylüyor.

Perakendenin yanı sıra gıda ve seramik sektöründe de benzer projeler var. BigChefs, ‘Toprağın Kadınlarından Sofralara’ projesini geçtiğimiz yıl başlattı. Proje kapsamında, BigChefs mutfaklarında kullanılan ürünlerin belli bir kısmı, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yerel tarım yapan kadın üreticilerden sağlanıyor.

2018 yılında ilk etapta 14 kadın üreticiyle başlanan bu projede şu an 27 yerel kadın üreticiyle çalışılıyor. BigChefs Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Emel Karaman, hedeflerinin bu rakamı her yıl yüzde 10 artırmak olduğunu söylüyor.

70 KADINLA ÇALIŞIYOR
İzmir Çeşme’de doğan ve bugün Nişantaşı’nda üç şubesiyle hizmet veren Bazlama Kahvaltı da üretici kadınlarla iş yapıyor. Beş üretici kadınla yola çıkan şirket, bugün 70’i aşkın kadınla çalışıyor.

Şirketin kurucusu Sinem Tuncer, “İzmir’de Çeşme’de hasadını pazara götürüp satmaya çalışan Ayşe teyze artık sadece bizim için tarlasını ekiyor. Ev hanımı olan ablalarımız ev ekonomisine katkıda bulunuyor” diyor.

Selin Esendemir’in kurduğu Saleenart tamamen el yapımı ürünler satıyor. Atölyesi Kütahya’da olan markanın şu an 50’ye yakın kadın çalışanı bulunuyor.

Saleenart Sahibi ve Tasarımcısı Selin Esendemir, bir yıl içerisinde bu rakamı iki katına çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor. Türkiye Müze İşletmeleri ile görüşen şirket, Topkapı Sarayı ve Göbeklitepe’de ürünlerini sergileyip satacağı bir corner hazırlığı içerisinde.

GÖÇMEN KADINLARA ÖZEL PROJE
Toplumsal ve çevresel meselelere yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek üzere hayata geçirilen bir sosyal inovasyon platformu olan imece ise Maide projesiyle kadın emeğinin değerlendirilmesi konusunda adım attı.

Maide, göçmen kadınların kendine özgü reçetelerinin çıkarılması, gıda üretimi ve ürünlerin yeniden markalanması ile şirketlere catering hizmeti olarak sunulmasını sağlıyor. Maide Kurucu Ortağı Shirley Kaston, bu yıl hijyen eğitimini tamamlayan beş kadını istihdam edeceklerini söylüyor.

Vodafone ‘Girişimcilikte Önce Kadın’ projesinde, MEB’e bağlı Halk Eğitimi Merkez-leri’ndeki kadınların ürünlerinin ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. 20 ilde 26 binden fazla kadına eğitim verilerek yaklaşık 43 milyon TL’lik ekonomik değer yaratıldı. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, projenin dijital mağazasında 35 bin ilan verildiğini ve yaklaşık 210 bin TL’lik satış yapıldığını söylüyor.

ŞENGÜL AKÇAR KADIN EMEĞİNİ DEĞERLENDİRME VAKFI YÖNETİM KURULU ÜYESİ
“60 İLDE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”

“Programlarımızdan her yıl yaklaşık 20 bin kadın faydalanıyor. 2019’da da bölgesel toplantılar, kooperatifleşme eğitimleri, mikro kredi programı ve Nahıl dükkan üzerinden ürünlerin pazarlanması, kadınlar liderliğinde turizm girişimleri başlatılması gibi çalışmalarımız devam edecek.

Başta İstanbul, Mardin, Çanakkale, Şanlıurfa olmak üzere 60 ilde çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl Çanakkale’de kadınlar tarafından işletilecek butik bir peynir üretim tesisi ve misafir evi kurulması için bir kadın kooperatifiyle çalışma yürütüyoruz.

Ayrıca bakım hizmetlerinin (yaşlı, çocuk, hasta vb.) toplum temelli olarak, kadın kooperatifleri tarafından nasıl sunulabileceğine dair fizibilite çalışmaları yürüteceğiz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap