İstanbul’u start up üssü yapacağız

İstanbul’u start up üssü yapacağız

YILIN BÜROKRATI ARDA ERMUT

‘Yılın Bürokratı’ Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, İstanbul’u start up’lar için bir merkez üs haline getirmek istediklerini söylüyor. Ermut, “Önümüzdeki dört yıl seçim olmaması, Türkiye’yi yatırımcılar açısından cazip hale getirecek” diyor.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Bu yıl Ekonomist Dergisi tarafından 28’ncisi düzenlenen ‘Yılın İş İnsanları’ anketinde ‘Yılın Bürokratı’ seçilen Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, önümüzdeki dört yıl boyunca seçim gündemi olmamasının Türkiye’yi uluslararası yatırımcılar açısından yeniden cazip hale getireceğini söylüyor.

Yeni dönemde Türkiye’nin otomotiv, makine üretimi, bilgi iletişim sektörü, havacılık sanayi, sağlık bilimleri, petrokimya ve kimya sektöründe uluslararası yatırımlar alması için çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Ermut, İstanbul’u da start up’lar için bir merkez üs haline getirmek istediklerini vurguluyor.

Ermut’a sorularımız ve aldığımız yanıtlar şöyle:

2019’da Türkiye’deki yatırım ikliminden ne bekliyorsunuz?
2019’da bizim en temel hedefimiz, bir önceki yıla göre artış ile kapatmak. Çünkü uluslararası yatırım, gerçekten hedef vermek için çok değişik. Ve dünyadan da etkilenen bir alan. Biz 2019’u geçen yıla göre artış ile kapatacağımızı düşünüyoruz. Dört yıllık seçimsiz bir sürece girdik.

Her zaman en iyi sonuçlar bu tip aralıklarda oluyor. Gündemin normale döndüğü bir süreç alınıyor. Ayrıca daha önce hiç yatırım çekmediğimiz ülkelerden yatırım çekmeye başladık. 2009 krizinde doğrudan yatırımlar çok düştü. Çünkü yatırım çektiğimiz ülkeler çok kötü etkilendi. O zaman dünyada son 10 yılda, hatta 20 yılda global yatırımların rekor kırdığı yıl 2007’ydi. Bizim için de öyleydi.

TERÖR SORUSU BİTTİ, KUR SORUSU GELİYOR
“Dönem dönem Türkiye’nin içinden geçtiği durumlarla ilgili sorular değişiyor. Benim açımdan iyi yanı ülkenin güvenliği ile ilgili sorular artık bitti. Terör, darbe gibi sorular geliyordu. Şu anda genelde Türkiye’nin geleceğiyle ilgili öngörüler, seçim sonrası dönem ile ilgili sorular geliyor. Özellikle kur oynaklığı konusunda sorular var.

Tabii ki ekonomide istikrar merak edilen en önemli konu. Biz önümüzdeki dönemde en azından pozitif sonuçları daha çok görmeye başladıkça, bunun yatırıma yansıyacağını düşünüyoruz. Ama her zaman dediği gibi güvenlikle ilgili sorular almaktansa, ekonomi soruları almayı tercih ederim.”

Önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcı için hangi sektörler öne çıkacak?
Türkiye’de doğrudan yatırımlarla ilgili önceliklendirme yaparken Türkiye ekonomisinin ihtiyaçlarını, yatırım çekmede avantajlı olduğumuz alanları tespit ettiğimiz çalışmalar yapıyoruz. Buna göre otomotiv, makine üretimi, bilgi iletişim sektörü, havacılık sanayi, sağlık bilimleri, petrokimya ve kimya sektörü bizim ekonomimiz için potansiyeli yüksek gördüğümüz sektörler.

Elbette halihazırda dönemselliklere göre önem kazanan sektörler de oluyor. Mesela bu yıl gelen 13 milyar dolar yatırımın içinde 6 milyar dolar gayrimenkul yatırımı var. Normalde bizim açımızdan öncelikli bir sektör değil. Ama bu yıl Cannes’daki gayrimenkul fuarına gittik ve Türkiye’nin bu konuda attığı adımlarda başarılı olduğunu gördük.

Bunun yanında sağlık sektörü her zaman doğrudan yatırım çekebilecek bir alan. Her zaman söylüyorum, yatırım çekmek bizim için seçim değil, zorunluluk. Bunun için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz.

Türkiye, ABD ile yarışan Çin ekonomisinden yeterince yatırım alabiliyor mu?

Çin’e baktığımızda, yatırımcıların devlet stratejisiyle hareket ettiklerini görüyoruz. Hep spesifik alanlarda yatırım yapıyorlar. Biz o modele çok uyan bir ülke değiliz. Kalkınmasını yeni tamamlamaya başlayan bir Afrika ülkesi olsaydık, Çin için daha hedef bir ülke olacaktık. Biz daha farklı bir modeldeyiz. İlk olarak bankacılık için geldiler. Ardından liman satın almaları gündeme geldi. Onun dışında bireysel yatırımcı nezdinde henüz daha bir şey göremedik. Çok bağımsız şekilde Çin’den yatırımcılar geliyor diye bir durum yok. Ama ilk önce finansal kurumların gelmesi çok sağlıklı.

Bu süreçte start up’lar için bir çalışmanız var mı?
Potansiyeli çok yüksek bir alan olan start up’lar konusu, bizim de yeni olduğumuz bir alan. Biz İstanbul’u start up yatırımları için bir üs haline getirmek istiyoruz. Genç bir nüfusumuz var. Çocukların yeni trendlere ilgisi çok iyi. Çok kültürlü pek çok coğrafyayla iş yapar durumdayız. Biz Türkiye açısından start up konusunda potansiyeli yüksek görüyoruz.

İstanbul Finans Merkezi’nin tamamlanması da çok büyük bir ayak olacak. Bunlar tohum yatırımlardan ikinci ve hatta üçüncü yatırım almaya başladığında logarit-mik büyümeye başlayacak. Bu gençler şortlarıyla, sandaletleriyle bir araya gelmek istiyorlar. Devlet anlayışıyla bu insanların ilgisini çekemeyiz. Bunların bir araya gelecekleri ortamları oluşturmak lazım.

Bir yönetici olarak başarının temelinde ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Kendimi her zaman genç görmem ve genç bir ekip kurmam çok önemli. İnsanlarla ilişkimizi iyi tutmaya çalışıyoruz. İletişim kabiliyetimin çok iyi olduğunu, bu göreve gelince daha iyi görmüş oldum. Ayrıca dediğim gibi genç bir ekiple çalışıyorum. Bu benim ilişkilerimi de taze tutmamı sağlıyor. Devlet içindeki böyle bir yapıda benim bunu korumam çok önemli.

Yatırımcıların geri dönüşleri de çok iyi oluyor. Bu arada, teşekkür ederim beni aday gösterip seçtiğiniz için. Gurur duydum. İnsanlar niye bana oy verdi diye düşündüğümde, öncelikle en zor zamanlarda bile telefonlarına çıkıp onların sorunlarına çözüm üretmeye çalıştığım için diye düşünüyorum. Devlette muhatap bulmak için zorlanırken, bize rahatça ulaşabilmeleri çok etkili olmuştur.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap