Türkiye’de geleneksel yatırımcının vazgeçemediği ürünlerin başında değerli maden altın gelir. Çünkü ekonomik güvence, tarihsel alışkanlıklar ve kültürel gelenekler gibi temel nedenler, altına olan ilgiyi canlı tutar. Enflasyona karşı paranın değerini koruyan güvenli bir liman olmasının yanı sıra takı olarak hediye edilme geleneği, altını yatırım aracı olarak toplumun merkezinde tutuyor. Tahminler, yastık altında 3.500 ile 5.000 ton arasında altın olduğu yönünde. Hatta bu rakamın 6.000 tonun üzerinde olduğu yönünde tahminler de yapılıyor.
Ekonomist’in 02 - 15 Ağustos 2026 tarihli sayısından
Sadece vatandaş değil, TCMB’de dünyada yüksek tonajda altın tutan merkez bankaları arasında 12’nci sırada yer alıyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde 641 ton seviyesinde olan TCMB altın rezervi, 2026’da 534 ton seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Bunun yanında altın hesaplar, altın ağırlıklı yatırım fonları, altın ağırlıklı BES fonları da yatırımcının takibinde olmaya devam ediyor.

Zirvede yüzde 25 aşağıda
Ancak 2026 yılı, altın yatırımcısı için çok parlak geçmiyor. Şöyle ki yıl başında 5.600 dolar ile tarihi zirvesini gören ons altın, bugün yaklaşık yüzde 25 kayıpla 4.050 dolar seviyelerinde. Ons altın temmuz ayı içinde bir ara 4.000 doların altında da kapanış yaptı. Yine gram altın tarafında da en yüksek 7.811 TL seviyesi görülmüşken gelinen noktada 6.160 TL seviyelerinde. Yani zirvesine göre yüzde 21 aşağıda. Peki şimdi ne olacak? Altında yön nereye gidecek? Portföylerde altın öneriliyor mu?
Altı aracı kurumdan aldığımız beklenti notlarını haberimizin tablosunda detaylıca incelebilirsiniz. Ancak kısaca şunu söyleyebiliriz, altında beklentiler biraz karışık. Önümüzdeki iki ayda altının ons fiyatının 4.000 doların, gram altının ise 6.000 TL’nin altında olmasını bekleyen kurumların yanı sıra yukarı tarafta ons altında 4.600 dolar, gram altında 6.600 TL üstü seviyeleri öngören kurumlar da var.
Küresel enflasyon etkileri
Geçen hafta altın için kritik bir gelişme oldu. Enflasyonist baskılar, FED’in faiz politikaları üzerinde baskısını devam ettiriyor. FED geçen haftaki toplantısında politika faizini beklentiler dahilinde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Burada dikkat çeken nokta, kararın üçe karşı dokuz oyla alınmış olması. Üç üye, faiz artışı yönünde oy kullandı. FED’in faizi bu toplantıda sabit bırakmasıyla, altın fiyatlarında hafif yukarı yönlü hareketler oldu.

İbrahim Şişman / Colendi Menkul
Altının yılbaşındaki kazanımlarını yıl boyunca geri vermeye aday olduğu yorumunu yapan Colendi Menkul Kıdemli Araştırma Uzmanı İbrahim Şişman, küreselde artan enflasyonla beraber faiz indirimlerinin uzun süre ertelendiğine dikkat çekiyor. Şişman, “Tahvil getirilerindeki yükselişe bağlı olarak altındaki yükselişlerin teknik olarak tepki alımları şeklinde kalabileceğini ve yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirileceğini düşünüyorum. Ons altının 2026 yılını 3.800-4.200 dolar arasında tamamlama ihtimalini yüksek görüyorum” diyor.

Şükrü Cem Kaya / Tera Yatırım
Altın tarafında bir süredir Dolar Endeksi’nin (DXY) yükselmesine bağlı baskıya dikkat çeken Tera Yatırım Yurtiçi Piyasalar Dijital Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Cem Kaya ise “Ancak DXY şu an 101,00 civarında yatay hareketine başladı. Bu nedenle altın tekrar normalleşmeye ve güvenli liman özelliğine geri dönüyor. Bilhassa dolar/TL duyarlılığı olan yatırımcılar, portföylerindeki riski yumuşatmak için gram altını önümüzdeki günler için değerlendirebilir” diye konuşuyor.
16 Eylül tarifi önemli
ABD tarafında her ne kadar enflasyon verileri ılımlı gelse de enflasyondan arındırılmış 10 yıllık ABD reel faizleri hala yüksek. Bunun yanı sıra DXY’deki güçlü seyir faiz getirisi olmayan ve fırsat maliyeti yüksek ons altın tarafında baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor.
Öte yandan ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin yüksek kaldığı dönemlerde, merkez bankalarının altın tutma isteğinin devam ettiğini söyleyen Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Yönetmen Yardımcısı Makbule Deniz, “Temmuz ayında politika faizini üç aleyhte oyla sabit bırakan FED’in bir sonraki toplantısı 16 Eylül’de olacak” diyor.

İbrahim Usul / TEB Yatırım
Enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin neden olduğu enflasyondan dolayı FED’den faiz artırım beklentilerinde güçlenmenin sürdüğü gözleniyor. Son toplantıda üç üyenin faiz artışı yönünde görüş bildirmesine uzmanlar dikkat çekiyor. TEB Yatırım Araştırma Direktörü İbrahim Usul, “Altın fiyatları üzerinde, FED’in faiz artırma ihtimalinden kaynaklı ABD tahvil faizlerindeki yükselişin baskısı sürüyor. Ancak orta vade için yukarı eğilimde bir kırılma da gözlenmiyor. FED’den faiz artırım beklentisinin azalmasına paralel altın fiyatlarında yeni bir yukarı momentum yakalanabilir” diyor.

Portföylerde altın nasıl değerlendirilmeli?
- Pusula Yatırım: Portföy seçiminde risk dağılımını yaparken savaşın sona ereceği sinyallerine kadar mevduat ve para piyasası fonları ağırlıklı bir portföy seçimi daha sağlıklı olacaktır.
- Tacirler Yatırım: Tüm finansal varlık sınıflarına beraber baktığımda, potansiyel hisse senedi piyasalarının halen en cazip risk/getiri fırsatı sunduğunu düşünüyoruz. Bununla beraber, döviz ve altın tarafında reel bir değerlenme beklemediğimizden ilgili ürünleri tercih etmiyoruz.
- TEB Yatırım: Borsada, jeopolitik gerilimin mart ayı başından beri neden olduğu satışlara rağmen orta vade için fırsatlar devam ediyor. Portföyü çeşitlendirme açısından TL mevduat, bono, altın, yabancı paralara da portföylerde yer verilebilir.
- Tera Yatırım: Altın herhangi bir dolar riskine karşı portföyleri yumuşatmak için kullanılabillir. Ancak amaç altın ile trade etmek değil, riskleri dağıtmak anlamında değerlendirilmeli.
- Yatırım Finansman: Jeopolitik risklerin yeniden tırmanışa geçtiği mevcut konjonktürde enerji fiyatlarındaki yükseliş, faiz patikası belirsizliği, enflasyon görünümü ve küresel merkez bankalarının kararları fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ediyor. Tüm bu konular dikkate alındığında altın portföylerde koruma unsuru olarak tutulabilir.