USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Turizmin geleceği sürdürülebilirlikle şekilleniyor

Antalya’da kapılarını açan Voyage Kundu, ‘LEED Platinum’ sertifikasını alan ikinci otel olacak. Otel; enerji ve su tasarrufunu merkeze alırken, caretta carettaların yuvalama alanlarını koruyor, kum zambaklarını güvence altına alıyor ve kıyı ekosistemine zarar vermemek için sahiline iskele kurmuyor.

Turizmin geleceği sürdürülebilirlikle şekilleniyor

Turizm sektörü artık büyüme rakamların ötesinde, çevreye ve geleceğe karşı üstlendiği sorumluluklarla da değerlendiriliyor. Otellerin büyüklüğü, oda sayısı ya da sunduğu lüks hizmetler kadar; çevreye etkileri, enerji kullanımı, su yönetimi, kadın istihdamı ve yerel ekonomiye sağladıkları katkılar da önem taşıyor. Özellikle iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği günümüzde sürdürülebilirlik, turizm yatırımlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Antalya’da kapılarını açan 440 odalı ve modern mimarisiyle bölgedeki diğer otellerden ayrışan Voyage Kundu da tam bu anlayışın somut örneklerinden biri. Yaklaşık bir ay önce hizmet vermeye başlayan tesis, daha inşaat aşamasından itibaren sürdürülebilirlik kriterlerine göre şekillendirilmiş yapısıyla öne çıkıyor.

Voyage Kundu Genel Müdürü Emre Bilecik’in verdiği bilgilere göre tesis, uluslararası sürdürülebilirlik standartları doğrultusunda tasarlanmış. Hatta Türkiye’de yalnızca birkaç otelin sahip olduğu üst düzey sertifikasyon hedeflerinden birine ulaşmaya hazırlanıyor.

LEED Platinum sertifikası alacak 

“Türkiye’de farklı tesislerde ‘LEED Gold’ sertifikası olan oteller var. Ancak ‘LEED Platinum’ seviyesinde sertifika alan şu an yalnızca bir tesis bulunuyor. Bu seviyeye ulaşan ikinci otel ise biz olacağız” diyen Bilecik, sürdürülebilirliğin otelleri için bir pazarlama söylemi olmadığını, yatırımın temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor.

Yaklaşık 95 puanlık ‘LEED Platinum’ performans hedefiyle geliştirilen proje; enerji verimliliği, su tasarrufu, atık yönetimi ve kaynak kullanımında uluslararası standartların ötesine geçen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Yüzde 35 enerji tasarrufu, yüzde 60 peyzaj sulama tasarrufu, yüzde 40 iç mekan su tasarrufu ve yüzde 95’e varan atık geri kazanım performansı hedefleriyle Voyage Kundu, geleceğin turizm anlayışını bugünden hayata geçiren örnek projeler arasında yer alıyor.

Peyzajda az su isteyen bitkiler seçildi

Yaklaşık 59 bin metrekarelik bir alana kurulu olan tesisin peyzajında Akdeniz iklimine uygun, az su tüketen bitkiler tercih edilmiş. Çatılardan balkonlara kadar geniş bir yeşil alan kurgusu oluşturulurken, tüm sulama sistemi otomasyonla yönetiliyor. Hangi bitkinin ne kadar suya ihtiyaç duyduğu sistem tarafından belirleniyor.

Yağmur suyu geri kazanımı, led aydınlatma sistemleri, enerji tasarruflu otomasyonlar ve hareket sensörleri de sürdürülebilirlik zincirinin diğer halkalarını oluşturuyor. Sensörlü sistemler sayesinde odalarda misafirlerin klimayı boş yere çalıştırmalarının önüne geçilirken, lavabo ve duşlarda kullanılan özel bataryalar da su tüketimini azaltıyor.

Enerji tarafında da dikkat çekici bir uygulama bulunuyor. Bilecik’in ifadesiyle grubun güneş enerjisi yatırımları sayesinde tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor.

Otelin sürdürülebilirlik anlayışı bina teknolojileriyle de sınırlı değil. Yerel üreticilerden yapılan tedariklerden kadın çalışan oranlarına ve kullanılan yapı malzemelerine kadar birçok kriter dikkate alınmış. Bilecik’in sözleriyle, “Duvardaki boyadan yerdeki döşemeye kadar her şey sürdürülebilirlik yaklaşımına uygun seçildi.”

‘Mavi Bayrak’ kriterlerine uyum

Voyage Kundu’nun öne çıkan özelliklerinden biri de Mavi Bayraklı plaja sahip olması. ‘Mavi Bayrak’ın sadece ‘temiz deniz’ anlamına gelmediğini belirten Bilecik, “Herkes Mavi Bayrak’ı temiz deniz olarak algılıyor ama aslında çok daha fazla kriter içeriyor. Her yıl kendini geliştiren ve yeni kriterler ekleyen bir sistem” diyor.

Bu anlayış doğrultusunda tesis, kıyı ekosisteminin korunmasına da özel önem veriyor. Sahilde caretta carettaların yumurtlama alanları takip edilirken, onları korumaya yönelik uzmanlarla projeler yürütülüyor. Ayrıca kum zambakları da koruma altına alınmış durumda. Deniz ekosistemine zarar verebileceği gerekçesiyle birçok tesiste bulunan iskele uygulamasına ise özellikle yer verilmemiş. 

Turizmin geleceği sürdürülebilirlikle şekilleniyor-1

Atık camlardan ‘Hygeia’ heykeli

Voyage Kundu’nun dikkat çeken detaylarından biri de sanatla sürdürülebilirliği buluşturan eserleri. Otelin içerisinde yer alan çağdaş cam sanatçısı Artem Martis’in “Hygeia” adlı anıtsal cam heykeli bunların başında geliyor. Eser, adını Yunan mitolojisinde sağlık, temizlik ve hijyen tanrıçası olan Hygeia’dan alıyor. Aynı zamanda bugün kullandığımız “hijyen” kelimesinin de kökenini oluşturan Hygeia, insan sağlığını koruma ve yaşam kalitesini yükseltme fikrinin sembolü olarak kabul ediliyor.

Martis’in çalışmalarını özel kılan unsur ise kullandığı malzeme ve üretim yaklaşımı. Sanatçı, atık camları geri dönüşüm anlayışıyla yeniden şekillendirerek anıtsal eserler ortaya çıkarıyor. Ham plaka cam işleme tekniğiyle üretilen Hygeia heykeli, camın kırılgan yapısını güçlü ve kalıcı bir forma dönüştürürken ışığın eser üzerindeki etkisini de ön plana çıkarıyor. Bu yönüyle eser, otelin sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca bina teknolojilerinde değil, sanat anlayışında da yansıtan sembollerden biri olarak öne çıkıyor.

Otelin dış mekanlarında ise misafirleri farklı bir doğa deneyimi karşılıyor. Süs havuzlarında, Japon kültüründe bolluk, şans, dayanıklılık ve uzun ömrün simgesi kabul edilen koi balıkları yaşıyor. Japonya’dan özel olarak getirilen bu renkli balıklar, estetik görünümlerinin yanı sıra sakinlik ve huzur hissi yaratan özellikleriyle de biliniyor. Peyzajın bir unsuru olmanın ötesinde, doğayla uyumlu yaşam anlayışının bir parçası olarak konumlandırılan bu havuzlar, otelin yeşil alanlarıyla birlikte dingin bir atmosfer sunuyor.

Turizmde insan kaynağı sorunu

Antalya turizminde bugün misafir çekmenin dışında çalışan bulma yarışında da önemli bir sınav veriyor. Özellikle sezonluk çalışma modelinin gençler tarafından daha az tercih edilmesi sektörün en önemli sorunlarından biri haline gelmiş durumda.

Lara Kundu bölgesinde toplam 40 tane tesis olduğunu, her tesisin en az bin personeli olsa bölgenin toplam 40 bin personele ihtiyacı olduğunu söyleyen Bilecik, şunları anlatıyor: “ bu kadar personel bulmak mümkün değil. Belek’te de 90 tane tesis var. Manavgat, Side, Alanya, Kemer’i de saysak bu rakamlar çok daha fazla yükselir. Sektörün personel ihtiyacına karşın 20’li yaşındaki Türk gençleri artık turizm sektöründe sezonluk çalışmak istemiyor. Pandemi sonrasında insanlar yılın tamamında çalışabilecekleri işlere yöneldi.” 

Bu nedenle Voyage Kundu’da yabancı çalışan oranı yüzde 10 seviyesinde bulunuyor. Kanuni sınırın yüzde 20 olduğunu belirten Bilecik, personel ihtiyacını karşılayabilmek için Endonezya’dan Filipinler’e, Kazakistan’dan Kırgızistan’a kadar geniş bir coğrafyada işe alım çalışmaları yürüttüklerini anlatıyor.

Otelde görev yapan yabancı çalışanlar arasında Endonezyalı, Filipinli, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tacik personeller bulunuyor. Gastronomi tarafında ise Hintli ve Çinli şefler görev alıyor.

Voyage markasının yıllardır en güçlü olduğu alanlardan biri gastronomi. Voyage Kundu da bu geleneği sürdürmeye hazırlanıyor. Farklı mutfaklardan şeflerin görev yaptığı tesis, Akdeniz ruhunu yansıtan gastronomi deneyimlerini misafirlerle buluşturmayı hedefliyor.

Yüzde 95 doluluk hedefliyor

440 oda ve bin 890 yatak kapasitesine sahip Voyage Kundu’da açılış öncesinde daha temkinli bir tablo öngördüklerini belirten Bilecik, beklentilerin kısa sürede aşıldığını söylüyor ve ekliyor: “İlk planlamamızda yüzde 50 seviyelerinde bir doluluk hedefliyorduk. Açılış sonrası talep beklentimizin üzerine çıktı. İlk haftalarda yüzde 80 doluluğa ulaştık. Şu anda yüzde 94 seviyesindeyiz. Sezon genelindeki hedefimiz ise yüzde 95 doluluk.”

Misafir profilinde ağırlığı Rusya pazarı oluştururken, Türk Cumhuriyetleri, Baltık ülkeleri ve Avrupa pazarlarından da yoğun talep geliyor. Yerli turist oranının ise özellikle yaz tatili döneminde yükselmesi bekleniyor. 

Öte yandan otelin 12 ay açık olacağını da söyleyen Bilecik, “Geniş toplantı salonumuz ile konferans, seminer, bayi toplantıları için de uygun bir yapıdayız. Şimdiden bu yönde aldığımız rezervasyonlar var” diyor. 

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL