USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

12 bin yıldır genetiğini koruyor: Üretim alanı iki katına çıkacak

"B uğdayın atası" olarak bilinen 12 bin yıllık ıza, Bolu'da sağlanan desteklerle daha geniş alanlarda yetiştiriliyor. Çalışmalarla bu kadim buğday türünün üretiminin sürdürülmesi hedefleniyor.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı
12 bin yıldır genetiğini koruyor: Üretim alanı iki katına çıkacak

Bolu'da binlerce yıldır genetik özelliklerini koruyan ıza buğdayının ekim alanı, çiftçilere verilen tohum desteğiyle 250 dönüme ulaştı. Bu yıl üründen 55 ton rekolte elde edilmesi bekleniyor.

1 Iza buğdayının üretiminin artırılması için çiftçilere ücretsiz tohum desteği

Iza buğdayının üretiminin artırılması için çiftçilere ücretsiz tohum desteği

Mengen ilçesinde yürütülen "Tohum Ambarı" projesi kapsamında yetiştirilen ıza buğdayının üretiminin artırılması amacıyla çiftçilere ücretsiz tohum desteği sağlandı.

2 Bu yıl 55 ton ürün bekleniyor

Bu yıl 55 ton ürün bekleniyor

Bu sayede bu yıl üretim alanı 140 dönümden 250 dönüme çıkarılan ıza buğdayında hasat mesaisi başladı.

Bu yıl 55 ton ürün beklenen ıza buğdayının üretim alanının, seneye 500 dönüme çıkarılması hedefleniyor. Böylece ıza buğdayının, doğal üretim yöntemleriyle yetiştirilerek tohum varlığının korunması amaçlanıyor.

3 İlk kültüre alınan buğday türü olarak biliniyor

İlk kültüre alınan buğday türü olarak biliniyor

"Tohum Ambarı" kurucusu ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mengen Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğretim görevlisi Berker Çiftçi, ilk kültüre alınan buğday türü olarak bilinen ızanın 12 bin yıllık geçmişe sahip olduğunun arkeolojik bulgularla ortaya konulduğunu söyledi.

4 Besin değeri bakımından da öne çıkıyor

Besin değeri bakımından da öne çıkıyor

Iza buğdayının besin değerleri bakımından da öne çıktığını belirten Çiftçi, "Düşük glisemik indekse sahip olması, 14 kromozomlu yapısı ve düşük glüten oranıyla günümüzün sağlıklı beslenme anlayışına uygun önemli tahıllardan biri. Aynı zamanda hastalıklara karşı dayanıklı yapısıyla kimyasal tarım ilacı kullanılmadan üretilebiliyor." dedi.

5 Tek istekleri kimyasal tarım ilacı kullanmamaları

Tek istekleri kimyasal tarım ilacı kullanmamaları

Çiftçi, proje kapsamında yaklaşık 4 yıldır ıza buğdayının üretimini sürdürdüklerini anlatarak, ücretsiz tohum desteği sağlanan çiftçilerin de üretime katılmasının sağlandığını kaydetti.

Tohum dağıtılan üreticilerden tek isteklerinin kimyasal tarım ilacı kullanmamaları olduğunu dile getiren Çiftçi, "Bu buğday doğal yapısıyla kendini koruyabilen güçlü tür. Biz de geleneksel tarım yöntemlerini esas alıyoruz. Organik gübre kullanımıyla ilgili akademik çalışmalar yürütüyor, elde edilen bilimsel verileri üretime yansıtmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

6 "Gastronomi bakımından da önemli bir potansiyele sahip"

"Gastronomi bakımından da önemli bir potansiyele sahip"

Çiftçi, ıza buğdayının yalnızca tarımsal açıdan değil, gastronomi bakımından da önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, uzun yıllardır bulgur olarak tüketilen ve hayvan yemi olarak da değerlendirilen ıza buğdayının çok daha geniş kullanım alanları bulunduğunun akademik çalışmalar sonucu görüldüğünü ifade etti.

7 "Son derece değerli bir ham madde"

"Son derece değerli bir ham madde"

Ekmek, simit, açma, poğaça, bisküvi, erişte, makarna gibi ürünlerin yanı sıra Japon, İtalyan ve Meksika mutfağından bazı yiyecekleri ıza buğdayından elde edilen undan hazırladıklarını belirten Çiftçi, "Bazı ürünlerde geliştirilmesi gereken yönler olsa da elde ettiğimiz sonuçlar oldukça başarılı. Bu buğday gastronomi açısından son derece değerli bir ham madde." dedi.

8 Daha geniş alanlarda ekim yapmayı planlıyorlar

Daha geniş alanlarda ekim yapmayı planlıyorlar

Mengen'in aşçılık kültürüyle özdeşleştiğine işaret eden Çiftçi, kadim buğdayın burada yeniden hayat bulmasının ayrı anlam taşıdığını söyledi.

Gelecek yıl daha geniş alanlarda ekim yapmayı planladıklarını dile getiren Çiftçi, "Daha fazla üreticiyle hareket ederek hem yerel kalkınmaya katkı sunmak hem de bu değerli tohumu daha geniş kitlelerle buluşturmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

9 Projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohumun koruma altında

Projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohumun koruma altında

Çiftçi, "Tohum Ambarı" projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohumun koruma altında bulunduğunu belirterek, tohumların iklim ve coğrafi şartlara uygun bölgelerde yeniden üretildiğini, her yıl belirli sayıda üreticiye ücretsiz dağıtıldığını, çoğaltılan tohumların da tekrar tohum ambarına kazandırıldığını anlattı.

10 Çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenleniyor

Çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenleniyor

Projeyle çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenlediklerini anlatan Çiftçi, "Toprağın, tohumun ve üretimin önemini çocuklara anlatıyoruz. 

Tohum sadece tarım ürünü değil, geçmişten geleceğe taşınan kültürel miras, sağlıklı yaşamın ve yerel üretimin temelidir. Biz de bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL