Ciroyu üç yılda ikiye katlayacağız

Ciroyu üç yılda ikiye katlayacağız

250 milyon dolar ciroya sahip Borsan Grup’un hedefi, üç yılda bu rakamı ikiye katlamak. Ekonominin küçülmekte olduğu 2019’da mevcudu korumak istediklerini anlatan Borsan Grup CEO’su Mehmet Arbek Akay, büyüme planını üç yıla yaydıklarını söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Son üç yıllık süreçte iki önemli satın alma yapan ve Samsun’da kablo alanında 50 milyon dolarlık yatırımını yılbaşında tamamlayan Borsan Grup, önümüzdeki üç yılda 2 kat büyümeyi hedefliyor.

Elektrik, aydınlatma ürünleri, mobilya, inşaat, hastane alanlarında 15 şirketle faaliyet gösteren ve 2018’de yaklaşık 250 milyon dolarlık ciro yapan Borsan Grup, Samsun’da kurduğu entegre sistemle üretimde gücünü artırmayı ve ihracatta yeni girişimlerle büyümeyi planlıyor.

Grubun yeni dönemde Amerika pazarını yakın markaja aldığını belirten Borsan Grup CEO’su Mehmet Arbek Akay, hedeflerinin üç yılda 2 kat büyümek olduğunu söylüyor. Akay ile grubun yeni dönem planlarını konuştuk.

Son üç yılda yaşadığı yapısal dönüşümün ardından Borsan Grup açısından 2018 ve bu yılın ilk dört aylık değerlendirmesini yapar mısınız?
1985 yılında kurulan ve elektrik ve aydınlatma ürünleri, sağlık, inşaat, mobilya gibi sektörlerde 15 şirketiyle faaliyet gösteren grubumuz sözünü ettiğiniz gibi ciddi bir dönüşüm sürecinden geçti. 2 bin 200 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Borsan Grup bünyesinde yer alan Borsan Kablo ile 2015 yılında İtalya’da bir ortaklığa gittik. 1938 yılında İtalya’da kurulmuş olan bu şirkette üretim yeterince verimli geçmedi.

Sendikalar çok sıkıştırdı. Fabrikayı kârlı bir şekilde ayakta tutmak mümkün değildi. 5 milyon Euro bütçeyle satın aldık ve o fabrikayı Samsun’a taşıdık. Sakarya’da Yılka Kablo’yu da satın aldık. Onu da Samsun’a taşıdık. 2018’e gelindiğinde bütün taşınmalar bitti. 2018 yılında bakır, alüminyum ve alçak gerilim kablolarda tam entegre tesisimiz çalışmaya başladı.

Yeni yatırımların toplam maliyeti ne oldu ve ilk yılda nasıl bir performans sergilediniz?
Toplamda 50 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’de alanındaki dört entegre tesisten birini kurmuş olduk. İlk yılında da iyi bir performans gösterdi, ciroda yüzde 40 büyüme elde ettik. Fakat yeni yatırımdan çıkmış bir şirket paraları harcamıştır ve hemen karşılığını alamaz. Tabiri caizse yaralıdır. Bu nedenle her şeyin oturması gerekir.

2019 hedeflerinizden söz eder misiniz?
Yaptığımız satın almalar ve kurduğumuz yeni tesisle önemli bir üretim gücünü ve bilgi birikimini yönetiyoruz. Ama kaliteyi, teslimatı ve maliyeti en iyi noktaya getirmek istiyoruz.

Hedefimiz operasyonel mükemmellik. Müşteri şikayetlerini sıfırlamak, satış sonrası hizmet ve üretim gücünü maksimize etmek ve bunu da maliyet kontrolüyle yapmak birinci hedefimiz. Yılbaşında yüzde 10-15 büyüme hedefi koymuştuk fakat gidişat mevcudu korumamız gerektiğini söylüyor. Grubumuzun toplam cirosu yaklaşık 250 milyon dolar civarında. Bunun 110 milyon doları kablodan geliyor.

Gerisi, yurtdışı ve diğer sektörlerin katkısından geliyor. Büyüme planlarken şimdi ‘gardını al’ diyoruz. Saldırıdansa savunmaya geçme, yumruk yememe durumuna geldik. Dolayısıyla dediğim gibi planlarımızı mevcudu korumak olarak düzelttik.

Ama hiç şüphesiz önümüzdeki süreçte tekrar büyümenin gelmesi kaçınılmaz. Üç yıllık süreçte sanayide büyüme planlarımızı oluşturduk. Grup olarak 500 milyon dolarlık bir ciroyu üç yıl içinde elde ederiz. Yani bugünkü ciromuzu ikiye katlarız diye düşünüyoruz.

Üç yıllık büyüme planınızı hangi önlemler veya girişimlerle elde edeceksiniz?
iç piyasa gerçekten zorlu bir dönemden geçiyor. Biz bu dönemde yurtdışı ekibimizi büyüttük ve yeni pazarlarda yeni girişimlerimiz var. Şu an gelirlerimizin yüzde 60’ı ihracat kaynaklı ve Avrupa’dan Afrika’ya 75 ülkeye satış yapıyoruz.

Bulunduğumuz ülkelerde yeni ürünlerle yer alma gayretimiz var. Yeni pazarlara ise yoğun bir seyahat programı başlattık. Bu noktada ihracat biraz daha algı, marka ve istikrara bağlı bir konu. Sizin o piyasada fark yaratacak bir değer oluşturmanız için zaman gerekiyor. O nedenle bu çalışmaların meyvelerini 2020 sonrasında çok daha fazla hissedeceğiz.

Hangi yeni pazarlara gireceksiniz?
Kablo ile yer aldığımız pazarlarda yeni ürünlerle büyümek istiyoruz. Bu noktada da Kuzey Amerika bölgesine yoğunlaşacağız. ABD, Kanada ve Meksika’ya açılacağız. Orada alüminyum kablolar çok talep görüyor.

Biz de bu alanda çok güçlüyüz. Buradaki üretim gücümüz yurtdışında önemli bir satış avantajı olarak bize katkı sağlayacak. Fakat Türkiye’ye bakarsanız daha ucuz olmasına rağmen alüminyum pek tercih edilmiyor. Bunu anlamak güç.

Neden tercih edilmiyor?
Kabloda önemli olan iletkenliğidir. En yüksek iletken ise bakır, sonra alüminyumdur. Fakat yüzde 30 fiyat farkı var. Alüminyum da fiyat avantajı nedeniyle tercih ediliyor. En büyük problem Türkiye’de kabul edilmemesi. Devlet kurumları özellikle bakır kullanıyor.

Elektrik dağıtımı kamudayken tamamen bakır kullanılıyordu. Özelleştirme sonrası rekabetle alüminyum kullanılmaya başlandı. Fakat bakır kullanılması yönünde şartname ve alüminyum kablo kullanılmasını yasaklamayı istiyoruz gibi duyumlar geliyor. Neden aynı ömürlü bir ürüne milletin serveti gidiyor anlamak mümkün değil.

“İNŞAATTA KIRGIZİSTAN PAZARINA GİRDİK”
“İnşaat sektöründe Borkonut şirketiyle yer alıyoruz ve Samsun’da ciddi projelerimiz var. Yerelde güçlüyüz ve imza projelerimiz bulunuyor. Fakat Türkiye’de inşaat tarafında yaşanan durgunluk nedeniyle gündeme yeni proje almadık. Bu noktada mühendisliğimizi yurtdışına taşıdık.

Kırgızistan’da 900 dairelik bir projeyi bitirdik. Şimdi de 250 dairelik bir projeye başladık. Bişkek’te başladığımız bu projede iş merkezi de olacak. Bölgede yeni projeler üstlenmeye devam edeceğiz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap