Yaşama ‘altın’ dokunuş!

Yaşama ‘altın’ dokunuş!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre nüfusumuzun yüzde 12,3’ü engellilerden oluşuyor. Her engellinin sadece anne ve babasını sayıp kardeşi olmadığını farz etsek bile engelli dünyasının bir parçası olan 25 -30 milyonluk bir kitleden bahsedebiliriz.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Oysa günlük yaşantımızın içinde bu kadar engelli vatandaşı pek göremiyoruz! Kamu kuramlarında, özel sektörde yasal zorunluluk gereği engelli çalışanları gözlemleyebiliyoruz. Ancak mevcut engelli nüfusunun içinde sayılarının çok az olduğunu kayda geçirmek gerekiyor.

Şöyle bir soru gelebilir: Engelliler sokağa çıksa ne olacak? Yaşam alanlarının, toplu taşıma sistemlerinin onları dikkate alacak, engellilerin yaşamlarını kolaylaştıracak bir altyapıya sahip olmadığını biliyoruz.

Aslında küçük dokunuşlarla bunu sağlamanın mümkün olduğunu geçen hafta gözlemledim. Vodafone Türkiye’nin davetiyle Antalya’nın Kaş ilçesindeki, Avrupa’nın en büyük outdoor engelli kampı olan Düşler Akademisi’ni ziyaret ettik. Bu ziyarette Vodafone Türkiye’nin CEO’su Colman Deegan ve icra kurulu üyesi Hasan Süel ev sahibiydi.

Bir grup basın mensubu olarak, Türkiye’nin her tarafından gelen gönüllülerle engelli çocuklarımızın yaşamlarına kısa bir süre de olsa tanıklık edebildik. Gönüllülerden birinin, bir yetişkinin tamamlaması için epey çalışması gereken bir parkuru Ankaralı bir görme engellinin bitirmesinin getirdiği özgüveni anlatırken gözleri parlıyordu.

Şöyle diyordu: “Bu zorlu parkuru bitirmenin özgüveniyle evine döndü. Yaşamı da değişecektir, bundan emin olun.” Bir başka engellinin müzik yeteneğiyle ünlü müzisyen Şebnem Ferah’la düet yapacak olmasının yaşama karşı motivasyonunu nasıl yükselttiğini paylaşırken elleri heyecandan titriyordu.

Vodafone Türkiye olarak dört yıldır Düşler Akademisi’yle bu projenin peşinde koşan icra kurulu üyesi Hasan Süel, “Gönüllülük” olgusuna dikkat çekiyor. Süel, “Gönüllü sayımız az. Bu sayıyı artırabilirsek, Türkiye’nin sosyal dokusuna çok büyük bir katkı yapmış olacağız” diyor.

Aynı fikirdeyim. Eğitimden başlamak üzere, sosyal sorunlarımızın çözümüne küçük bir gönüllü dokunuşun bize çok pozitif dönüşü olacaktır. Hem sosyal olarak hem de motivasyon olarak.. Zor değil, gerçekten…

Küçük bir not: Düşler Akademisi’nde gönüllü olabilmek, engelli insanlarımıza dokunabilmek için ille de Kaş’a gitmenize gerek yok! Ataşehir’de de bir merkezleri var ve katkılarınızı bekliyor.

Colman Deegan’ın sözleriyle bitirelim: “Düşler Akademisi gibi sosyal girişim projeleriyle, engellilere hayatta bağımsız olabileceklerini hissettiren modeller sunmalıyız. Bu işin esası gönüllülük… ”

Altın dokunuşun olacağı bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap