USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Doğum oranını %30 artıran yerli kit, Avrupa ve Asya yolcusu

İstanbul Üniversitesi Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen yerli üretim eksper pipet kitinin, büyükbaş hayvancılıkta doğum oranlarının artırılmasına sağladığı katkıyla dış pazara sunulması hedefleniyor.


Doğum oranını %30 artıran yerli kit, Avrupa ve Asya yolcusu

AA muhabirine değerlendirmede bulunan proje sahibi İstanbul Üniversitesi Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü'nden Doç. Dr. Ali Cihan Taşkın, hayvan embriyosu üzerine 20 yılı aşkın laboratuvar deneyimine sahip olduğunu ve yaklaşık 6 aylık hazırlık sürecinin ardından şirketleşme sürecine geçtiğini belirtti.

Taşkın, TÜBİTAK 1512 Girişimci Destek Programı kapsamında desteklenen proje çerçevesinde geliştirilen kitin büyükbaş hayvanlarda doğum oranını ortalama yüzde 20-30 artırdığını söyledi.

Kitin uygulanmasının faydalarına değinen Taşkın, "eksper pipet" kitinin, özellikle hayvancılık sektöründe embriyo transferi süreçlerinde daha az hasar oluşturarak başarı oranını artırmayı amaçladığını anlattı.

Doğum oranını %30 artıran yerli kit, Avrupa ve Asya yolcusu-1

Taşkın, kitin, hem çiftlik hayvanlarının hem de araştırma amaçlı kullanılan hayvanların üretiminde kullanılabildiğini aktararak, "Bu teknoloji sayesinde üreticiler, istedikleri kaliteli büyükbaş hayvan ırklarını daha kolay şekilde elde edebiliyor." dedi.

Doç. Dr. Taşkın, iç pazara kendi istedikleri büyükbaş ırkıyla girmek isteyen üreticilerin hayvanlarına da çok kolay bir şekilde bu embriyoları oluşturup nakil edebildiklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin Ankara'da, Samsun'da, Şırnak'taki bu işe başlamak isteyen bir hayvancının istediği kaliteli, yerli ırkı bu sayede üretebiliriz. Günümüzün en büyük değeri olan sürdürülebilir yaşam için sürdürülebilir hayvancılığa ihtiyacımız var ve sağlıklı hayvansal ürünler üretmemiz için özellikle et, peynir, süt ürünleri üzerinden düşünülecek olursa burada tüketicinin tercih edeceği markalaşmış yerli ürünler üretmemiz gerekiyor. Bu da işte bu kaliteli hayvan ırklarının, inek ırklarının sürdürülebilir olmasıyla oluyor aslına bakarsanız."

Üretimi tamamen Türkiye'deki, yerli tedarikçilerden elde ettikleri ürünlerle yaptıklarını anlatan Taşkın, "Biz sahanın sorunlarını biliyoruz. Belirli kavramlar var üretimde. Yani hayvanı üretiyorsunuz ancak iş orada bitmiyor. Doğurtabiliyorsunuz ama bir de hayvan refahı var. Hayvan refahı dediğimiz kavram, hayvan sağlıklı ve rahat oldukça mutlu oluyor ve o da daha yüksek kalitede sonuçlar elde etmenizi sağlıyor. Bunu sağlamak da aslında özellikle embriyonik aşamadan başlıyor. Yani yaşamın ilk aşamasından başlıyor. Biz de o süreci baştan sona oluşturmak istiyoruz. Yani embriyonik aşamadan sonraki nesle kadar kaliteli bir yaşam çizgisi oluşturmak istiyoruz." diye konuştu.

"Avrupa ve Orta Asya pazarlarını hedefliyoruz"

Taşkın, Türkiye pazarında ürün satışlarının başladığını anlatarak, "İç pazardaki satışlarımız geçen yıl öncelikle büyük yerli hayvan üreticilerine oldu. Kitin uygulandığı çiftliklerden birinde yaklaşık 4-5 bin büyükbaş hayvan bulunuyordu. Satışını yaptığımız yerli üretim kitimiz sayesinde çiftliklerde doğum oranlarında artışlar yaşandığını gördük." ifadelerini kullandı.

İhracata bu sene başlamak için gerekli çalışmaları yaptıklarını belirten Taşkın, "Kısa vadede Avrupa ve Orta Asya pazarlarını hedefliyoruz. Ülke olarak bakıldığında da özellikle Almanya, Hollanda gibi hayvancılığın gelişmiş ülke pazarlarını önceliklendiriyoruz. Asya bölgesinde ise özellikle Güney Kore pazarına girmek istiyoruz. Çünkü orası da bu konuda çok önde ve pazarda hızlı ilerliyor. Ayrıca bu konuya yatırım yapan Hindistan'a da ihracat hedefimiz bulunuyor." şeklinde konuştu.

Uluslararası fuar ve kongrelere katılarak marka bilinirliğini artırmayı amaçladıklarını vurgulayan Taşkın, bu organizasyonların küresel pazara açılmada önemli rol oynadığını kaydetti.

"Dünyada 2 milyar dolarlık bir pazar var"

Doç. Dr. Taşkın, "Dünyada üreme biyoteknolojisi sektöründe ortalama 2 milyar dolarlık bir pazar var. Üreme biyoteknolojisi genel olarak startuplarla oluşuyor. Bu startuplarla da birlikte üreme alanında özellikle dünyada bir tekelleşmenin olduğunu görüyoruz. O yüzden bizim de kendi ülkemizde üreme teknolojilerinin gelişmesi çok önemli. Hayvancılıkta da bu şekilde ilerliyor." dedi.

Yerli hayvan ırklarının korunması ve çoğaltılmasının da proje kapsamında öncelikli hedefler arasında yer aldığını aktaran Taşkın, üreticilere genetik açıdan kaliteli hayvanların kazandırılmasının amaçlandığını söyledi.

Taşkın, Türkiye'nin biyoteknoloji alanında küresel rekabet gücünü artırdığına değinerek, "Özellikle son 10 yılda hem üniversiteler hem özel sektör hem de devlet eliyle olsun Türkiye'de önemli yol kat edildi. İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknokenti Entertech de projemizi geliştirme konusunda bize çok destek oldu, onlardan çok destek gördük. Türkiye'deki teknoparkların da son yıllarda gelişmesiyle birlikte aslında bir iş kümesi oluşuyor, istihdam oluşuyor." ifadelerini kullandı.

Genç girişimcilere de önerilerde bulunan Taşkın, farklı alanlarda deneyim kazanmanın önemine işaret ederek, "Pes etmeden, sabırla ilerlemek ve deneyim kazanacak fırsatları değerlendirmek büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL