Savunma sanayiinde gelecek trendleri

Savunma sanayiinde gelecek trendleri

Savunma sanayi hızla gelişiyor. Ülkeler de bu alandaki trendleri yakından takip ediyor. Geleceğin trendleri arasında sürü drone’lardan kuantum radarlara, cep denizaltılarından lazer silahlara kadar pek çok teknoloji ve ürün var. Bunlara yönelik çalışmalar sürüyor.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Elektronik, bilgi, iletişim ve malzeme teknolojilerindeki gelişmeler, son yıllarda askeri alanda önemli atılımlara neden oldu.

Öyle ki artık muharebe alanında her şeyin hızlı bir iletişim sistemiyle birbirine bağlandığı bir ortamdan söz ediliyor. Dijitalleşme, harekat ortamında gerçek zamanlı bilgiye ulaşımı ve senkronizasyonu hızlandırıyor.

Öte yandan teknolojik gelişmelere bağlı olarak Batılı ülkeler yeni savaş taktikleri geliştirerek konvansiyonel, hibrit ve asimetrik öğeleri birleştiriyorlar. Günümüz koşullarında caydırıcılığın sürekli olması, sadece günün koşullarına adapte olmayı değil, savaşın gelecekte nasıl olacağını öngörmeyi ve buna göre stratejiler belirleyerek proaktif davranmayı da gerektiriyor.

Bu nedenle ülkeler, geleceğin harekat ortamına ilişkin teknoloji ve trendleri yakından takip ediyor. Son yıllarda en hızlı büyüyen sektör olan savunma sanayi, 10 binlerce şirket ve girişimciye büyük fırsatlar sunuyor. Batılı ülkelerin son yıllarda Türkiye’ye uyguladıkları ambargolar, savunma sanayi sektöründe “Yerli” girişimlerin önünü açıyor.

Biz de bu odaktan yola çıkarak önümüzdeki dönemde savunma sanayiine şekil verecek trendler ve bu teknolojilere ilişkin öngörüleri araştırdık. Haberimizde savunma sanayiinde gelecek trendlerini mercek altına aldık.

SÜRÜ İHA’LAR GÜNDEMDE
İnsansız Hava Araçları (İHA), günümüzde savunma sanayiinin öne çıkan envanterlerinin başında geliyor. Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine saldırı İHA’lara olan ilgiyi yükseltti.

İHA’lar uzaktan kumanda edilen uçaklar olabildiği gibi, önceden planlanmış uçuş rotaları ya da daha karmaşık dinamik otomasyon sistemleri temelinde otonom olarak uçabilen araçlar olarak da karşımıza çıkıyor.

Çok çeşitli sivil amaçlı kullanımların yanı sıra keşif ve saldırı olmak üzere askeri amaçlı olarak da kullanılıyorlar. Teknolojideki hızlı gelişmeler küçük boyutlu araçlara giderek daha çok yetenek yerleştirme imkanı veriyor.

Bu nedenle bu uçakların kullanımı sinyal istihbaratı, gözetleme ve keşif dışında elektronik saldırı, düşman hava savunmasını bastırma ve/veya tahrip etme, arama-kurtarmaya kadar uzanıyor.

Öte yandan verilen bir görevi yerine getirmek üzere tek bir İHA yerine çoklu İHA’ların kullanımı da gündemde. ‘Sürü İHA’, belirli bir görevi gerçekleştirmek üzere işbirliği yapan çok sayıda İHA’dan oluşuyor. Bunlar operatör tarafından kontrol ediliyor, otonom ya da yarı-otonom olarak çalışıyor.

KÜÇÜK UYDULAR GELİŞTİRİLİYOR
Günümüzde uydular, iletişim kurmak, istihbarat toplamak ve silahlara hedeflerini göstermek amacıyla kullanılıyor.

Uzay çalışmaları sayesinde daha isabetli hava durumu tahminleri elde etmek, aynı anda çok sayıda kanaldan iletişim sağlayabilmek, navigasyon sistemleriyle yol tayin etmek, afetlere daha hızlı yanıt vermek ve askeri operasyonları yönlendirmek mümkün olabiliyor.

Son dönemde küçük uydu geliştirme çalışmaları da hız kazandı. Günümüzde yapay zekanın ve robotik teknolojilerin askeri uygulamalardaki yoğun etkisi ise insansız sistemlerde görülüyor.

Otonom karar alma ve uygulama kabiliyetlerinin yanı sıra sensör sistemlerinin hafiflemesi, yeteneklerinin artması, özellikle riskli bölgelerde insansız kara, hava ve deniz sistemlerinin kullanımlarını artırdı.

CYBORG VE ROBOT ASKERLER
Robotik teknolojilerin güncel bir başka askeri kullanım alanını ise özellikle ön saflarda çarpışan askerlerin performanslarının artırılması için geliştirilen ve ‘harici iskelet’ (exoskeleton) adı verilen robotik hareket destek sistemleri oluşturuyor.

Kullanıcıya koşma, yürüme, tırmanma ve sıçrama gibi hareketlerde yardımcı olacak, personelin taşıdığı yükü hafifletecek ve daha fazla mühimmat taşınmasına olanak sağlayacak robotik dış iskelet çalışmaları devam ediyor. Harici iskelet sistemlerinin yakın gelecekte piyadenin standart donanımı arasında yer alacağı öngörülüyor.

Şu anda bu teknolojinin en büyük müşterisi ABD. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre ve İngiltere’deki modernizasyon programları Avrupa’yı ikinci büyük pazar haline getirecek.

CEP DENİZALTILARI GELİYOR
21’inci yüzyılın yeni teknolojileri denizaltılara köklü değişiklikler getirirken, yeni sualtı muharebe platformlarının ortaya çıkmasına da yol açtı.

Büyük veri uygulamaları, gelişmiş bilgisayar işlemcileri, çok sayıda parametreyi takibe yarayan sensörler, lazerli ve LED’li iletişim sistemleri, yeni batarya ve yakıt pilleri, donanmalara sualtında daha fazla denetim ve komuta imkanı sunuyor, düşman deni-zaltılarına karşı etkin savunma sağlıyor, hücumda etkin koordinasyon getiriyor.

Cep denizaltıları da savunma sanayiinde son yıllarda gelişme gösteren araçlar arasında yer alıyor. Bu denizaltılar 20 metre ve altı oldukça sığ sularda operasyon yapabiliyor.

Küçük, özel kuvvetleri taşımada, çıkarma ve toplamada kullanılabiliyor. Mayın dökebilen, hafif torpido atabilen, personel sayısı minimize edilmiş olan bu araçlar, 500-1.500 mil civarında yol alabiliyor.

ANTİ-DRONE TEKNOLOJİSİ
Drone’ların kullanım alanlarının yaygınlaşmasıyla sivil ve askeri alanlara yönelik tehditlerin artması sonucu anti-drone sistemler her geçen gün daha da önem kazanıyor ve güvenlik güçleri tarafından çok daha yaygın olarak kullanılıyor.

Bu tehditlerin son örneğini Suudi Arabistan’ın Aramco petrol tesisine düzenlenen drone saldırısında gördük. Şubat 2018 itibariyle piyasada satışta olan veya geliştirilme aşamasında bulunan 235 adet anti-drone sistemi var.

Birçok kötü niyetli grubun saldırılarını gerçekleştirmeden önce veya saldırı esnasında drone kullandığı biliniyor. Anti-drone sistemlerinin geliştirilmesinin önem kazanmasının en büyük nedenlerinden birini bu tehlike oluşturuyor.

Savaş uçaklarına ‘gizlenebilirlik/görünmezlik’ imkânı sağlayan ‘stealth’ teknolojisinde de günümüzde büyük ilerlemeler kaydediliyor. Kamuoyunda genellikle ‘hayalet uçak’ şeklinde adlandırılan bu araçlar, radar sinyallerini absorbe ederek radara yakalanmıyor.

Görünmezlik teknolojisinde zaman içinde havadan sonra deniz ve kara araçlarının da görünmezlik zırhına bürünmelerinde önemli mesafeler kaydedildi. Hayalet uçaklar ve gemilerden sonra tanklar da bu teknolojiden yararlanmaya başladı.

KUANTUM RADARLAR
Öte yandan, geleneksel radar sistemlerinin ‘hayalet uçaklar’ı tespit etmekte yetersiz kalması, kuantum radar teknolojisi üzerine çalışmaları hızlandırdı. Hayalet uçakların radyo dalgalarını emen özel boyalarla kaplı yüzeyleri farklı açılarla radyo dalgalarını yansıtıyor.

Geleneksel radar sistemleri bu uçakları tespit etmekte yetersiz kaldığı için, hayalet uçak teknolojisinin hızla gelişmesi ve sayısının artması, kuantum radar teknolojisinin geliştirilmesinin yolunu açtı.

Kuantum bilişimi ve kuantum foton bilgisayarlar da günümüzde kullandığımız geleneksel bilgisayarların en hızlısının bile milyonlarca yılda yapabileceği hızlı ve karmaşık işlemleri birkaç milisaniyede yapabiliyor.

Kuantum bilgisayarlar, güvenlik, havacılık/uzay, kimya, ilaç, yapay zeka gibi daha nice sektörde büyük değişimlere yol açacak bir teknoloji olarak gösteriliyor. Üstelik, zannedilenin aksine 2050’lerde değil 2020’lerde aktif olarak kullanımına başlanacak gibi görünüyor.

MURAT İKİNCİ / STM GENEL MÜDÜRÜ
“OTONOM SİSTEMLER ÖNE ÇIKIYOR”

“Günümüzde, özellikle askeri alanda insanlı sistemler yerine otonom hareket eden, daha küçük, daha etkin ve üretim maliyeti daha düşük sistemler öne çıkıyor.

Yapay zeka ve büyük veri alanlarında yapılan çalışmalar ise derin öğrenme yöntemleriyle yeni yetenekler kazandırılacak ileri teknoloji ürünlerin geleceğin harekat ortamını ciddi bir şekilde değiştireceğini gösteriyor.

Tüm bu eğilimler ışığında, STM olarak teknoloji alanındaki en büyük yatırımlarımızdan birini otonom drone sistemleri oluşturuyor. Otonom sistem kabiliyetlerimizi ve deniz platformlarındaki tecrübemizi kullanarak insansız denizaltı konusundaki çalışmalarımızı artırmayı planlıyoruz.

Siber güvenliği de bütüncül ve proaktif bir yaklaşımla ele alıyoruz. Ayrıca yatırımlarımızı mikro ve nano uydular üzerinde yoğunlaştırarak Türkiye’nin alçak yörüngede görev yapacak olan ilk takım uydularını geliştirdik.”

PROF. DR. İSMAİL DEMİR / SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANI
“TRENDLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

“Ülkelerin savunma harcamaları incelendiğinde savunma sanayi alanında ciddi bir güç rekabetinin yaşanmakta olduğu çok açık bir şekilde görülür. Savunma sanayi ihracatının ileri teknoloji ihracatı olması nedeniyle bu sektörde güçlü olan ülkeler stratejik rekabet üstünlüğüne sahip olurlar.

Burada önemli olan ülkemizin stratejik rekabet üstünlüğünü sağlayacak bir değer zinciri üretebilmek. Savunma Sanayii Başkanlığı olarak amacımız, güvenlik güçlerimizin ihtiyacı olan sistemleri azami oranda yerli ve milli imkanlarla sağlamak.

Bunu yaparken geleceğin harekat ortamına ilişkin teknoloji ve trendleri yakından takip ediyor, buna ilişkin çalışmalara da bugünden başlıyoruz. İnsansız teknolojiler, lazer ve elektromanyetik silah sistemleri, siber güvenlik ve uzay, uydu teknolojileri, sanal gerçeklik, yapay zeka ve robotik gibi geleceğin savunma sanayi trendleri üzerine bugünden başladığımız çalışmalarımız bütün hızıyla sürüyor.”

SAVUNMA SANAYİİNDE NELER BEKLENİYOR?

1- UYDU TEKNOLOJİLERİ
Hem devletler hem de özel sektör, giderek artan bir ilgiyle bu alandaki gelişmeleri takip ederek küçük uydu projelerini yatırım programlarına alıyor. Küçük uydular, büyük uydulara göre hem maliyet hem teknoloji açısından avantajlı. Çok sayıda kuruluş ve girişim, yakın gelecekte yüzlerce küçük uydudan oluşan mega takım uydu planlarını açıklamış bulunuyor.

2- BÜYÜK VERİ
Büyük veri analitiği sayesinde geleceğin harekât ortamının komuta kontrol süreçlerinde de bir evrimleşme yaşanacağı ve hızla değişen çevre koşullarına adaptasyon gereksiniminin ön plana çıkacağı öngörülüyor. Derin öğrenme makinelerinin harp enformasyon ağlarında kullanılmasıyla insanlara hızlı ve nitelikli karar almada y”J olması bekleniyor.

3- SİBER GÜVENLİK VE UZAY
Uzayın muharebe sahası olarak kullanılmasının gündeme geldiği bu dönemde savaş doktrin ve araçlarının önemli değişimlere uğrayacağı şüphesiz. Haberleşme, istihbarat, gözetleme ve gezinme yeteneklerini sağlayan uzay varlıkları, askeri operasyonlarda giderek daha önemli bir rol oynayacak.

4- İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI (İHA)
İnsanlı ve insansız hava, kara ve deniz sistemlerinin ortak harekât yapma özelliği oldukça artacak. İHA sistemleri için hız, menzil, irtifa, manevra, görünmezlik, otonomi, sürü, link güvenliği, kendini koruma gibi kabiliyetlerin gerekeceği değerlendiriliyor.

5- SÜRÜ İHA’LAR
Gelecekte, öldürücü robotların birbirlerine karşı ağ merkezli taktik konseptleri kullanan organize düzenlerde savaştığı bir harp sahnesi ancak kendi kendini idare eden sürü davranışıyla mümkün olabilecek. Ayrıca, İHA sürüleri, istihbarat toplamak, düşman iletişim sistemlerini karıştırmak, geniş çaplı tir uçuş iletişim ağı oluşturmak, büyük bir uçak gibi hareket ederek düşman radarlarını aldatmak gibi amaçlarla kullanılabilecek.

6-İNSAN-BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ VE SANAL GERÇEKLİK
Bilgisayarların işlem kapasitelerinin artmasıyla üç boyutlu sanal gerçeklik çözümleri askeri alanda giderek daha fazla kullanılıyor. Bu teknolojiler, gerçekleştirilmesi zor ya da çok riskli görevlere hazırlık maksadıyla personelin eğitim yapmasını ya da muhtemel harekât ortamlarına yönelik sanal f 4 laboratuvar olarak kullanılmasını sağlıyor.

7- YAPAY ZEKA, O OTONOM SİSTEMLER VE ROBOTİK
Gelecekte, otonom sistemler sensöre dayalı kendi karar alma sistemlerini kullanarak muharebe yürütecek. Bunlar, bilgisayarlar arası savaşlardaki gibi sanal savaşlar değil gerçek fiziksel dünyadaki, kurşunların yerini lazerlerin aldığı savaşlar olacak.

8- DENİZALTILAR
Gelecekte denizaltılar okyanus tabanlarına yerleştirilecek cihazlar sayesinde fark edilmeden iletişim kurabilecek. Yeni denizaltı tahrik sistemleri, sualtı platformlarının dayanıklılığını ve sessizliği artıracak teknolojiler ve denizaltı robotlarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar hızla devam edecek.

9- CEP DENİZALTILAR!
Cep denizaltıları geleceğin savunma sanayiinde öne çıkıyor. Atanmış görevlerini yerine getirmek için yeterli ekipmana sahip olan cep denizaltılarının sınırlı menzilleri ve silahları olmasına rağmen başka kabiliyetleri öne çıkıyor. Mayınları taşıyabilir, az sayıda askeri kargoların yanı sıra personel taşıyabilirler. Türkiye’nin de başını çektiği cep denizaltı geliştirme çalışmaları yakın gelecekte de sürecek.

10- NESNELERİN İNTERNETİ
2020 yılına gelindiğinde siber atakların yüzde 25’inin internete bağlanan nesnelerle yapılacağı öngörülüyor. Bu da ülkelerin güvenliği açısından büyük risk oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde ülkelerin siber risk paradigması geliştirip ön tehditten olay sonrasına kadar olan süreci seviyelere ayırıp ayrı ayrı öngörmek, beklemek, yeni tehditleri izlemek ve nötralize etmek zorunda olduğu da aşikar.

11- AKILLI NESNELER VE NESNELERİN MUHAREBESİ
Akıllı nesneler daha fazla istihbarat ve kendi aralarında eylemlerini koordine etmenin yollarını buldukça insan savaşçılara daha iyi hizmet edecekler. Örneğin, yapay zekâ sistemleri, veri analiz becerileriyle insanlara ve cephedeki robotlara danışmanlık yapabilirler. Zaman içinde nesnelerin robotlara dönüşmesiyle savaş kavramı tamamıyla değişecek ve savaş alanında can kaybı azalacak.

12- ANTİ-DRONE SİSTEMLERİ
Yakın gelecekte temin edilmesi daha da kolaylaşacak olan drone’ların kullanımı sadece askeri değil sivil alanda da artacak. Burada video ve görüntü elde etmek için kullanılan eğlence ve iş amaçlı drone’lara ek olarak silah veya bomba entegre edilmiş drone’ların kötü niyetli kullanımının artacağı öngörülebilir. Kötü niyetli kullanımlara karşı anti-drone sistemlerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

13- 5G TEKNOLOJİSİ
5G teknolojisi ve nesnelerin interneti uygulamaları, askeri Lİ3 eğitimi cepheye de taşıyabilecek. Asker üniforması üzerindeki kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerle, uzmanlar cephedeki askerlere uzaktan eğitim verebilecek. Genel olarak 2030’lu yıllarda kullanıma sunulması hedeflenen 6G mobil teknolojisine, nesnelerin interneti, insansız hava araçları, dijital sağlık ve giyilebilir elektronik teknolojilerindeki ilerleme ile birlikte ihtiyaç olacak.

14- KUANTUM RADAR
Kuantum radar ilginç bazı yeni özellikler getirebilir. Örneğin bir sahte hedef ile gerçek bir savaş uçağı veya balistik füze ayırt İLV edilebilir. Hatta bu hedeflerin nükleer yük taşıyıp taşımadığı bile belirlenebilir. Bu gelişmelerin önümüzdeki dönemde füze savunma politikalarının belirlenmesi üzerinde önemli bir etkisi olabilecek.

15- KUANTUM BİLGİSAYARLAR
Kuantum simülasyonlar sayesinde yeni malzemeler tasarlanması, modern teknolojinin en büyük sorunlarından biri olan batarya başta olmak üzere pek çok derde deva olacak. Kuantum teknolojisinin, uzaydaki uydulardan derin sulardaki denizaltılara, sahadaki radarlardan kullanılan silahlara kadar pek çok alanda gelişimi tetikleyeceği de şüphesiz.

16- DİJİTAL İKİZ TEKNOLOJİSİ
Birçok firma dijital ikiz ve sanal gerçeklik teknolojileriyle iyileştirilmiş askeri hazırlık süreçleri sunmayı planlıyor. Örneğin, dijital ikiz, bir uçağa yerleştirilmiş sensörlerden gelen verilerin izlenmesine olanak vererek bir parçanın ne zaman değişmesi gerektiğinin veya daha ne kadar süre kullanılabileceğinin bilgisini sağlayacak. Bu sayede bakım masrafları azaltılabilecek.

17- SENSÖRLER
Tehlikeli materyalleri tespit edebilecek bu yeni sensör teknolojisi tehditlerle mücadelede önemli bir role sahip olacak. Örneğin, havalimanlarında ^lf 1 patlayıcı maddelerden kaynaklı çok düşük miktarda yayılan gazı dahi tespit edebilecek bu yeni nesil sensörler, ülkelerin ulusal güvenlikleri için çok kullanışlı hale gelecek. Bu sensörler kritik yerlerde düşük seviyedeki ya da iyi gizlenmiş tehditleri bile algılamak için özel olarak geliştiriliyorlar.

18- İNSANSIZ KARA ARAÇLARI
Askeri lojistik kamyonlarda denenecek olan bu teknoloji, farklı otonomi derecelerine sahip olacak. Görece daha az otonom olanlar sürücüye örneğin bir çarpışmadan kaçınmak için yardımcı olacak, frene basmak gibi etkin müdahalelerde bulunacak. Tam otonom olanlarsa bir dizi sensörün kombinasyonu, ileri kameralar ve bazı algoritmalardan yararlanarak gideceği yeri, oraya nasıl gideceğini ve çarpışmadan nasıl kaçınacağını kendisi belirleyebilecek.

19- LAZER SİLAHLAR
Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi (IŞIN) Projesi kapsamında, kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan sabit kjtfj veya hareketli hedeflerin algılanmasını, takibini ve imhasını sağlayacak, isabet oranı yüksek, tek atım maliyeti düşük, yüksek güçlü bir lazer sisteminin milli imkanlarla geliştirilmesi amaçlanıyor.

20- GÖRÜNMEZLİK TEKNOLOJİSİ
Halihazırda görünmezlik teknolojisi tüm devletler için küresel ölçekte erişilebilir ve uygulanabilir olmasa da, yakın gelecekte dünya çapında orduların en azından hayalet uçakların özelliklerini kopyalayarak görünmezlik teknolojisini geliştireceğini söylemek mümkün. Bugün savunma sanayiine yön veren devletler, hava, deniz ve kara unsurlarına yönelik farklı görünmezlik modelleri geliştiriyorlar.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap