BES’teki değişiklik devlet katkısında yeni neler getiriyor?

BES’teki değişiklik devlet katkısında yeni neler getiriyor?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” önceki hafta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Değişiklikle ilgili Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü M. Uğur Erkan, Ekonomist’e özel açıklamalarda bulundu. Uğur Erkan’ın değişiklikle ilgili açıklamaları şöyle:

PORTFÖY YAPISI DEĞİŞTİ

  • Devlet katkısına ait mevzuat değişikliği kapsamında göze çarpan en önemli değişiklik, devlet katkısı fonuna ait portföy yapısında gerçekleştirildi. Söz konusu değişiklik kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca veya Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama şirketlerince ihraç edilen TL cinsinden borçlanma araçlarının, gelir ortaklığı senetlerinin veya kira sertifikalarının devlet katkısı fonlarındaki azami oranı yüzde 75’ten yüzde 70’e düşürüldü.
  • Ayrıca, TL cinsinden mevduat, katılma hesabı, borsada işlem görmesi kaydıyla bankalar tarafından çıkarılan borçlanma araçları, kaynak kuruluşu bankalar olan varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen kira sertifikaların devlet katkısı fonlarındaki azami oranı toplamı yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkarıldı. Buna Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş derecelendirme kuruluşları tarafından yatırım yapılabilir seviyeye denk gelen derecelendirme notuna sahip teminatlı menkul kıymetler ile varlık veya ipoteğe dayalı menkul kıymetler de dahil.
  • Artık devlet katkısı fonları, SPK tarafından yetkilendirilmiş derecelendirme kuruluşları tarafından yatırım yapılabilir seviyeye denk gelen derecelendirme notuna sahip teminatlı menkul kıymetler ile varlık veya ipoteğe dayalı menkul kıymetlere de fon portföyünün en fazla yüzde 15’i oranında yatırım yapabilecek.

TEKRAR GİRİŞTE HAK EDİŞ

  • Yönetmelik kapsamında düzenlenen hususlardan bir diğeri ise başlangıç devlet katkısı hesaplama yöntemi ve dönemi ile hak ediş koşullarının netleştirilmesi oldu. Yeni yönetmelik hükümlerine göre; başlangıç devlet katkısı maktu olarak hesaplanacak ve cayma ile sistemden ayrılan katılımcı, sisteme tekrar giriş yapması halinde başlangıç devlet katkısını hak edecek.
  • Yönetmelik kapsamında, sözleşmesini sonlandırarak sistemden çıkanlar ve sonradan sisteme yeniden dahil olanlar için, başlangıç devlet katkısı hesaplanmayacağı vurgulandı. Bunun yanı sıra ek devlet katkısı tutarına ilişkin sistemde kalınan ay sayısına bağlı olarak hesaplanacak bir üst limit getirildi.
  • Ülkemizin kalkınma M hedeflerinin gerçekleştirilmesi için, bireylerin bütçeleri doğrultusunda tasarrufta bulunmaları büyük önem taşıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 2017 Türkiye israf Raporu verilerine göre, son bir yıl içerisinde aylık gelirinin bir bölümünü biriktirerek, finansal tasarruf yapanların oranı henüz yüzde . 13,6 seviyesinde. Bu oranın istenilen seviyeye gelmesi, toplumdaki tasarruf bilincinin artması ile mümkün olacak.

TEŞVİK KATILIMI ARTIRIYOR

  • Yurtiçi tasarruf oranının artması, güçlü bir ekonomik büyüme modelinin hayata geçirilmesinde önemli rol oynayacak. Ülke olarak mevcut iç kaynak ve tasarruflarımızı artırmanın, ihtiyacımız olan yatırımlarımızı finanse edebilmenin yolu tamamlayıcı emeklilik programları olarak konumlandırılan bireysel emeklilik ve otomatik katılımdan geçiyor.
  • Bireylerin harcanabilir gelirinden uzun vadeli tasarruf yapma amacıyla feragat etmeleri, tüm dünyadaki üç ayaklı emeklilik sistemlerinde kamusal teşviklere konu oluyor. Ülkemizdeki tamamlayıcı emeklilik programları da dünyada benzeri olmayan düzeyde güçlü bir teşvik yapısıyla şekillendirildi.
  • Sisteme katılımı özendirmek adına sunulan kamusal teşviklerin gerek bireysel emeklilik gerekse otomatik katılım yapıları dahilinde katılımcı tabanının yaygınlaşması üzerinde ciddi etkili olduğunu söyleyebilirim. Her iki sistem kapsamında sunulan devlet katkısı teşvik modeli ile bireysel emekliliğin bilinirliği artarak kârlı ve güvenilir bir yatırım aracı olarak daha fazla tercih edilir hale geldi.

’10 YILLIK TAHVİL FAİZİ YÜZDE 18’LERDE
SENEM UĞURLU
İŞ PORTFÖY SABİT GETİRİLİ PORTFÖY YÖNETİMİ KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Geçen hafta haber akışı oldukça yoğundu. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı endişelerinin yumuşaması, Brexit oylamasının ertelenmesi, May’in güven oylamasına gitmesi ve kendi partisinden güven oyu alması gibi politik gelişmeler yakından takip edildi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı da piyasaların yakından takip ettiği bir diğer gelişmeydi.ECB, aralık ayı toplantısında piyasa beklentisiyle paralel olarak gösterge faiz oranlarını değiştirmedi. Banka, açıklamasında 2019 yazına kadar veya ihtiyaç olması halinde daha fazla süreyle faiz oranlarının mevcut seviyelerinde kalmasını beklediğini söylerken artan risklere rağmen varlık alımını sonlandıracağını da tekrarladı.

Hafta başında piyasalarda hâkim olan riskten kaçınma isteğiyle yüzde 2,83’lere kadar inen Amerikan 10 yıllıkları, haftanın ikinci yarısında piyasaların rahatlamasıyla yeniden yüzde 2,90’lara yükseldi.

Yurtiçinde TCMB beklendiği gibi faiz değişikliği yapmadı ve gerekirse ilave sıkılaşmaya gidilebileceği yönündeki mesajını korudu. Ancak tahvil faizleri yurtdışındaki hareketlere paralel şekilde yükseldi. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 18 seviyesine geldi.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap