Temelleri 1950 yılına uzanan köklü geçmişini bugün güçlü bir büyüme hikayesine dönüştüren Penti, perakendenin en hızlı markalarından biri olarak öne çıkıyor. İç giyim, çorap, plaj giyimi, ev giyimi ve aktif spor ürünleri kategorilerinde rekabet eden marka; Türkiye’de 411, globalde 181 mağazasıyla 40 ülkede faaliyet gösteriyor ve yıllık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Yerli markaların ağırlıkta olduğu iç giyim pazarında büyümesini sürdüren şirket, 2025 itibarıyla yaklaşık 25 milyar TL ciroya ulaşırken, bu yıl için de yüzde 30’lar seviyesinde bir büyüme hedefliyor.
Ekonomist’in 15-28 Mart 2026 tarihli sayısından
2012 yılında ABD merkezli yatırım fonu Carlyle Group ile ortaklık kuran Penti’nin yüzde 30’u bu fona ait. Bu ortaklığın, markanın kurumsal altyapısını güçlendirirken girişimci ruhunu da korumasını sağladığını söyleyen Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu, “Biz Penti’yi ‘tüccar profesyonel bir yapı’ olarak tanımlıyoruz. Tüccar kaslarımızı kaybetmeden herkesin ekipte çalıştığı başarılı bir kültür ortaya koyduk. Kadınlardan sonra şimdi erkeklere özel mağazalar da açmaya başlıyoruz. Yurt dışında da büyümemiz devam ediyor. Orta Amerika’da büyüme planlıyoruz” diye anlatıyor.
Bu yıl teknoloji ve büyüme odaklı olarak toplam 750 milyon TL’lik yatırım planladıklarını söyleyen Karaibrahimoğlu, mağazalaşma hedeflerinden üretim yapılarına kadar pek çok konuda sorularımızı şöyle yanıtlıyor:
Pazarın yüzde 40’ı markasız ürünlerin
“Semt pazarlarına gidiyorum çünkü bütün ticaretin aslında orada nereye gittiğini anlayabiliyorsunuz. Pazarlarda açık çuvallarda her şeyi bulabiliyorsunuz. Durum böyle olunca herhangi bir markanın sahtesinin olmaması da çok kolay olmuyor. Biz gümrükleri özellikle yurt dışına çıkan ürünlerimiz için bilgilendiriyoruz. Semt pazarlarında sahte ürünler var. Sahte olduğunu bile bile almak durumunda kalan insanlar var. Daha uygun geliyor fiyat tabii. Euromonitor verilerine göre ‘non branded’ olarak geçen oran, sektörümüzde yüzde 40 civarında.”
İnsanların alım gücünün düştüğü bu dönemde mağazalaşmada da gördüğüm kadarıyla yeni bir trend oluşmuyor. Sizin hedeflerinizde bir değişim var mı?
Bizim kulvarımız hazır giyimden biraz daha farklı yerde. Tabii ki alışveriş sepetinden hepimiz etkileniyoruz. Marketler de perakendeciler de etkileniyor. Ancak hazır giyim perakendecileri daha çok etkileniyor. Bu etkinin içerisinde bizim etkilenme oranımız biraz daha düşük. Çünkü iç giyim ürünleri belli ömürleri olan ürünler. Fiyatları da hazır giyim ile kıyasladığınızda daha uygun. Teknolojisi çok daha yüksek. Dolayısıyla bizim müşterilerimizin mağazalarımıza gelme sıklığı, e-ticareti ziyaret etme sıklığı diğer sektördeki dış giyimcilerden biraz daha farklı.
Peki geçen yıl kaç müşteriye ulaştınız?
2025 yılında Türkiye’de tüm mağazalarımızda 77 milyon müşteri aldık. E-ticaret ziyaretçi oranımız ise 100 milyona ulaştı. Ziyaretçilerimizin yüzde 70’i Penti Club üyesi. 10 milyona yakın bir kitle, markamızın müdavimi diyebiliriz. Türkiye’de tekstilde gelen müşteriyi alışverişe dönüştürme oranında 8-10 civarında. İyi markalarda bu oran yüzde 12’lerde. Penti’de ise gelen kişinin müşteriye dönmesi yüzde 25’ler seviyesinde.
En çok satılan ürün grubunuz nedir?
Euromonitör verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 28 - 30 milyon sütyen satılıyor. Biz de bunun üçte birini satıyoruz. Benim bildiğim markalar içerisinde dünyada bir pazar içerisinde, yüzde 30’u karşılayan başka marka yok. Nisan – mayıs aylarına kadar süren bir çorap sezonumuz da var. Mayıs ile birlikte plaj sezonumuz açılıyor, back to school ile birlikte de kırtasiye alışverişini etkilememesi için bol promosyonlu bir döneme giriyoruz. Öte yandan bütün yıl devam eden bir pijama satışımız var. Türkiye’nin en yüksek adetlerde pijama satan markasıyız.
Büyüme stratejimizde herhangi bir değişiklik var mı?
Yok, yayılmaya devam ediyoruz. Ama ana amacımız mağazaların içerisini genişletmek ki deneyimi biraz daha iyi hale getirebilelim. Bunun etkisini görüyoruz. Servis almadan alışveriş yapma oranımız 4 katına çıktı. Kimseye soru sormadan ürünün üzerinde QR’ı okutarak tüm bilgilere ulaşabiliyor. Dolayısıyla mağazanın içerisindeki deneyimi geliştirmeye devam ediyoruz.
Toplam üretiminizin ne kadarını Türkiye’de gerçekleştiriyorsunuz?
Ben Penti’ye başladığımda 13 yıl önce ürünlerimizi yaklaşık yüzde 78’i Türkiye’de üretiliyordu. Bu döngü içerisinde oran yüzde 98’lere kadar geldi. Sonra kur politikalar ve artan maliyetlerle beraber üretim dışarıya doğru çıkmaya başladı. Bugün çorabı sadece Türkiye’de kendi fabrikamızda üretiyoruz. Ürünlerimizin yaklaşık yüzde 30’u yurt dışında yapılıyor. Sri Lanka, Bangladeş, Mısır gibi ülkelerde üretim yaptırıyoruz. Türkiye’deki tedarikçilerimizi yaşar halde tutmaya devam ediyoruz. Çünkü bu o döngü tekrar gelecek ve bu ürünler Türkiye’de yeniden üretebilir hale geleceğiz. Türkiye’de 3 binin üzerinde tedarikçimiz var. Yaklaşık 250 – 300’ü stratejik tedarikçimiz.
Bugün itibarıyla kaç mağazanız var? Önümüzdeki dönemde büyüme planlarınız neler?
Türkiye’de 411 mağazaya ulaştık. Mağazalarımızı iç pazarda kendimiz açıyoruz, franchise vermiyoruz. Metrekaremiz de büyüyor. 80 bin metrekarenin üzerine çıktık. Daha gidecek çok yolumuz var, hem metrekare hem lokasyon olarak. Dünyada da 40 ülkede 181 mağazamız var. Özellikle e-ticaret kanalıyla dokunmadığımız ülke sayısı çok az. Bütün kıtalarda ürünlerimiz tüketicilerle buluşuyor. Özellikle Hindistan, Malezya gibi üretimin yapıldığı yerlerde bizim üçlü paketli külotlarımızdan alındığını gördüğümüzde çok mutlu oluyoruz. Biz her yıl 20 - 25 yeni mağaza açıyoruz. Bir de yenilemeler oluyor. Yaklaşık 80 ile 100 mağazaya dokunuyoruz. Ya büyütüyoruz ya yeniliyoruz. Bu yıl da aynı oranlarda yeni mağaza açıp, aynı oranlarda yenileme planlıyoruz. Toplam 5 bin çalışanımız var. Kadın çalışan oranımız yüzde 85. Yönetici kadın oranımız da yüksek.
Yurt dışında gündeminizde hangi pazarlar var?
Mevcut pazarlarımızda büyümeye devam ediyoruz. Onun dışında en son Paraguay’a girdik. Orada bir mağaza açtık. Güzel bir plaj işi başladı. Eğer tutarsa kıtaya yayılacağız. Orta Amerika’da büyüme planlıyoruz, diyebiliriz. Kurlarla sürekli olarak değişse de gelirimizin yaklaşık yüzde 15’i yurt dışından geliyor.
Yılda 200 binden fazla müşteri geri bildirimini analiz ettiğiniz ‘Penti Lab’ marka için nasıl bir işlev görüyor?
Bizim için büyüme, yeni mağazalar açmanın yanı sıra müşterimizin bize duyduğu güveni artırmak demek. Bu nedenle 200 bini aşkın geri bildirimi titizlikle analiz ediyor, özellikle kaliteye dair yaklaşık 15 bin veriyi ürün geliştirme süreçlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Penti Lab’i tam da bu anlayışla konumlandırdık. Burası yalnızca test yapılan bir laboratuvar değil; ürünlerimizin daha fikir aşamasındayken dayanıklılık, konfor ve uzun ömürlülük kriterlerine göre tasarlandığı bütüncül bir inovasyon ekosistemi. Akredite laboratuvarlarda yapılan kalite ve dayanıklılık testlerinin ötesine geçiyor, bilimsel yaklaşımı tasarımın başlangıç noktasına yerleştiriyoruz. Yılda 60 bin ürünümüz test edilerek onaylanıyor. Her ürün tam 17 ayrı testten geçiyor. Örneğin; mayolar 192 saat kesintisiz yoğun ışığa maruz bırakılıyor, taytlar iki katına kadar esnetiliyor, ürünlerimiz 7bin 200 devirde pamuklanma testine giriyor. Sütyen askılarının ise yedi kiloluk ağırlıkla çekilerek dayanıklılığı ölçülüyor.
“Erkek kategorisinde pazar lideri olacağız”
“Erkek kategorisinde çok yakın zamanda pazar lideri olacağız. Şu anda satışlarımızın yüzde 6’sını erkek kategorisi oluşturuyor. Penti’nin içerisinde erkek kategorisinin payı yüzde 1 bile olamaz diyorduk. Ama pandemide hayat eve dönmeye başlayınca bu oran yükseldi. Yakında erkek mağazaları da açmaya başlayacağız. Konsept çalışmamız bitti. 50 – 60 metrekarelik mağazalar olacak.”