Yataş Bedding, Enza Home, Divanev ve Puffy markalarını tek çatı altında toplayan Yataş Grup, geçen yılı 20,5 milyar TL ciro ile kapattı. Uyku ürünleri ve mobilya sektöründe 50 yılı geride bırakan şirket, kısa bir süre önce Kayseri’de devreye aldığı sünger tesisinin de katkısıyla bu yıl ciroda yüzde 41 büyüme öngörüyor.
Ekonomist’in 01-14 Mart 2026 tarihli sayısından
Uyku ürünlerinden mobilyaya kadar uzanan tüm alanlarda konfor ve istikrarlı büyüme stratejisiyle ilerlediklerini aktaran Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın, yurt dışında ise yüzde 50 büyüme hedefiyle ilerlediklerini söylüyor. 53 ülkede 1597 satış noktasına ulaştıklarını kaydeden Öztaşkın Amerika pazarında büyüme hedefinin yeni tarifeler ve lojistik nedenlerle geri plana itildiğini yeni büyüme rotasının Rusya olduğunu belirtiyor. Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin ise kendileri için kritik duraklardan olduğunu belirten Nuri Öztaşkın grubun yeni dönem hedeflerini anlattı:
“Net hedefler belirledik”
“İklimlendirme sektörü genelinde bakıldığında, “2026 yılı büyüme planlarımız kapsamında markalarımız özelinde net hedefler belirledik. Enza Home ile tasarım odaklı mağazacılık ağımızı 25 yeni nokta ile genişleteceğiz. Yataş Bedding tarafında büyük bir dönüşüm başlatıyoruz. Bu yıl 50 yeni konsept mağaza açarken, mevcut 50 mağazamızı da tamamen yenileyerek güncel konseptimize taşıyacağız. Böylece toplam 100 noktada müşterilerimize en modern alışveriş deneyimini sunacağız. Hızla büyüyen markamız Divanev bünyesine ise 30 yeni mağaza ekleyerek erişilebilirliğimizi artıracağız. Yatırım tarafında ise önceliğimiz üretim gücümüzü korumak ve verimliliği artırmak.”
Öncelikle Yataş Grup açısından 2025 yılı kapanışı ve gruba bağlı markaların büyüme yolculuğundan söz eder misiniz?
Yataş Grup olarak 2025 yılını, yarım asırlık köklü geçmişimizi küresel bir vizyonla taçlandırdığımız, stratejik hedeflerimize ulaştığımız bir dönem olarak geride bıraktık. Bu yıl sergilediğimiz performansla, sadece bir mobilya ve yatak üreticisi değil, dünya ölçeğinde bir teknoloji ve üretim gücü olduğumuzu kanıtladık.
2025 yılı genelinde grubumuz, operasyonel kabiliyetlerini artırarak 20,5 milyar TL ciroya ulaştı. Cirosal bazda yüzde 40 oranında bir büyüme kaydedildi ve bu büyümenin en somut adımlarından biri olarak, dünyanın üçüncü, Avrupa’nın ise en büyük sünger üretim tesisini hizmete açarak üretim kapasitemi zi ve küresel iddiamızı bir üst seviyeye taşıdık.
50’nci yılımızı kutladığımız bu dönemde Türkiye’de 1361, dünya genelinde 53 ülkede toplam 1597 satış noktasına ulaştık. Grup şirketlerimizden Yataş Bedding Türkiye’de 380, yurt dışında 44 ülkede 171 satış noktasına erişti. 40 yeni konsept mağaza açarak yeni nesil mağaza sayımızı 62’ye çıkardık. Enza Home 187, Divanev 106 mağazaya ulaşırken; Puffy 44 ilde 83 münhasır mağaza ve 68 ilde 630 corner ile güçlü bir yaygınlığa ulaştı.
Grup olarak 2026’da büyüme stratejiniz ne olacak? Ciro ve ihracatta 2026 planı nedir?
2026’da odağımız yalnızca büyümek değil, enflasyonun üzerinde ve nitelikli bir genişleme sağlamak. Cirosal bazda yüzde 41 büyüme hedefliyoruz, bu da enflasyon üzerinde yaklaşık yüzde 17’lik reel büyüme anlamına geliyor. Öte yandan, 2025 yılında online kanalımız toplam ciromuzun yüzde 12’sine ulaştı. Online taraftaki bu güçlü varlığımız, sadece bir satış kanalı olmanın ötesine geçerek fiziksel mağazalarımızı da besleyen stratejik bir ekosistem haline geldi.
2026 yılı büyüme projeksiyonumuzda e-ticareti, operasyonel süreçlerimizin odağına alarak bu payı daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Dijitalleşme stratejimizi kârlı büyümeyi merkeze alan, çok kanallı yapımızı güçlendiren ve operasyonel ölçeklenebilirliği artıran bir yaklaşımla kurguluyoruz. Bu doğrultuda, özellikle dağıtım ve lojistik süreçlerimizde esnekliği, hızı ve maliyet verimliliğini artıracak teknolojik yatırımları önceliklendiriyoruz.
Temel amacımız, teslimat performansından müşteri deneyimine kadar her adımda yüksek standartlar oluşturarak, e-ticareti sadece hacimsel büyüme sağlayan bir kanal değil, maliyet disipliniyle yönetilen ve genel kârlılığımıza doğrudan katkı sağlayan stratejik bir güç merkezi haline getirmek.
Grubun ihracat stratejisi nedir? Yurt dışında nasıl ilerleyeceksiniz?
Yataş Grup olarak stratejik odağımız yalnızca Türkiye pazarındaki liderliğimizi pekiştirmekle sınırlı değil. Asıl hedefimiz, Yataş imzasını uluslararası bir marka olarak çok daha geniş coğrafyalara taşımak ve global sahnede oyun kurucu bir aktör haline gelmek. Tüm yurt dışı yapılanmamızı ve operasyonel stratejimizi bu küresel iddia üzerine inşa ettik.
2025 yıl sonu itibarıyla uluslararası pazarlardaki varlığımızı etkileyici bir noktaya taşıdık. Bugün itibarıyla dünya genelinde 44 ülkede, 126 konsept mağaza, 42 corner ve üç outlet noktamızla birlikte toplam 171 satış noktasına ulaşmış durumdayız. Ayrıca, perakende gücümüzü doğrudan yansıtan iki stratejik perakende mağazamızla yurt dışı operasyonlarımızı perçinli yoruz.
2026 yılına dair projeksiyonlarımızda ise bu ivmeyi katlayarak artırmayı hedefliyoruz. Yeni pazarlara giriş yapmak ve mevcut pazarlardaki derinliğimizi artırmak adına 2026 yılı sonu için kendimize yüzde 50 seviyesinde iddialı bir büyüme ve genişleme hedefi koyduk.
Küresel anlamda riskin büyüdüğü bu günlerde sizin odağınızda hangi pazarlar var?
Küresel arenada hareket ederken kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanabileceğimiz pazarlara odaklıyoruz. Bu noktada Amerika, Almanya ve Rusya radarımızdaki ana bölgeler olsa da güncel ekonomik konjonktür ve lojistik maliyetler doğrultusunda stratejimizde net bir revizyona gittik. Amerika pazarı, yeni tarifeler ve lojistik mesafelerin yarattığı rekabet dezavantajı nedeniyle şu an için öncelik listemizde geri plana itilmiş durumda. Avrupa pazarı ise bu yıl daha çok bir dengeleme ve mevcut konumu koruma döneminde görünüyor. Bu tablodaki asıl büyüme odağımızı ve ağırlığımızı, stratejik avantajımızın yüksek olduğu Rusya pazarına veriyoruz. Bununla birlikte, potansiyelini çok yüksek gördüğümüz Orta Doğu ve Afrika ülkeleri 2026 rotamızın kritik duraklarını oluşturuyor. Yataş kalitesini bu dinamik pazarlarda daha geniş kitlelerle buluşturmak adına hız kesmeden çalışmaya devam edeceğiz.
Yatırımlarınızın seyri ne olacak? 2026 yılında hangi sektörde, ne kadarlık bir yatırım öngörünüz var?
Önümüzdeki döneme dair yatırım ajandamızın odağında, operasyonel verimliliğimizi artıracak ve maliyet yapımızı kökten iyileştirecek stratejik projeler yer alıyor. Bu yatırımların başında, Kayseri’de yeni faaliyete başlayan sünger fabrikamız geliyor. 2026 yılı itibarıyla bu dev tesisimizin yüzde 30 kapasite kullanım oranına ulaşmasını öngörüyoruz ki bu adım, üretim gücümüzü küresel standartlarda bir üst lige çıkarma sürecimizin en kritik aşamasını oluşturuyor. Üretim kapasitemizi artırırken, eş zamanlı olarak çevresel sorumluluğumuzu maliyet disipliniyle birleştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarıyla tüm fabrika çatılarımızı güneş panelleriyle donattık. Artık üretim için ihtiyaç duyduğumuz enerjinin tamamını kendi kurduğumuz bu sürdürülebilir sistem üzerinden karşılıyoruz. GES yatırımımızla enerji giderlerimizi minimize ederek rekabet gücümüzü korurken, ürettiğimiz enerjinin ihtiyacımız dışında kalan yüzde 35 ile 50 arasındaki kısmını sisteme geri satarak ek bir gelir kalemi yaratıyoruz.
Online satışlar artarken bu alanda yatırım planınız ne olacak?
Yatırımlarımızın bir diğer stratejik ayağını ise dijitalleşme oluşturuyor. Bu kapsamda satış bütçemizin yaklaşık yüzde 1’ini BT altyapı, siber güvenlik ve süreç iyileştirme yatırımlarına ayırarak operasyonel çevikliğimizi en üst seviyeye taşıyoruz. Üretim tesislerimizde ileri analitik ve veri temelli planlama uygulamalarıyla kapasite verimliliğini artırmayı hedeflerken, talep tahminleme ve stok optimizasyonu projeleriyle işletme sermayemizi çok daha etkin yönetiyoruz. Aynı zamanda e-ticaret ve omnichannel altyapı yatırımlarımızla müşteri deneyimini uçtan uca güçlendirerek kişiselleştirilmiş bir alışveriş yolculuğu sunuyoruz.
Sonuçta, hayata geçireceğimiz bu stratejik yatırımlar sayesinde 2026 yılının, kendi enerjisini üreten, dijital dönüşümünü tamamlamış ve üretimde dışa bağımlılığını minimize ederek küresel rekabette çok daha dirençli bir yapıya dönüştüğümüz bir dönüm noktası olacağını öngörüyoruz.
"2025’te devreye aldığımız Avrupa’nın en büyük sünger üretim tesisiyle yakaladığımız kapasite artışını, 2026 yılında lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekleyeceğiz. Yurt dışında ise hedefimiz sadece satış noktası sayısını artırmak değil, bulunduğumuz pazarlarda kalıcı ve tercih edilen bir marka haline gelmek.”