Getiri arayışında TL varlıklar önde

Getiri arayışında TL varlıklar önde

Piyasalar, 2018’de yaşadığı tahribatın yaralarını sarmaya çalışıyor. İlk iki ayda yatırımcı tercihlerinde döviz ve altın öne çıktı. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte merkez bankalarının politikalarına bağlı olarak, TL varlıklarda getiri potansiyelinin arttığını söylüyor.

TALİP YILMAZ                                   GÖZDE YENİOVA
tyilmaz@ekonomist.com.tr            gyeniova@ekonomist.com.tr

Piyasalar 2019 yılına iyi başladı. Ocak ayının ardından şubat ayında da yatırımcı, büyük bir darbe almadan yoluna devam etti.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Bunun nedenlerine bakıldığında, ABD tarafında büyümenin beklendiği kadar hızlı olmadığı ve FED’in faiz artırımında yavaş olacağı görüşü ağırlık kazanmaya başladı.

Bu durum, gelişmekte olan piyasalara para girişi sonucunu doğurdu. Gelişmekte olan ülkelerin (GOÜ) para birimleri ve emtialar yatırımcılarının yüzünü güldürdü.

Zaten bu yılın ilk iki ayına genel olarak bakıldığında Türkiye’de TL varlıklar getiri açısından öne çıktı.

DÖVİZ MEVDUATLAR YÜKSELİŞTE
Ayrıca yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları giderek artan bir grafikte seyrediyor. Buna göre, ağustos ayında yapılan satışlarla düşen döviz mevduatları şubat ayı itibarıyla tekrar eski seviyesine döndü. Ağustos ayında 141 milyar dolar seviyesine gerileyen döviz mevduatları şu an 170 milyar dolara kadar çıkmış durumda.

TL cinsinden verilen verileri haftalık ortalama kurları kullanarak dolara çevirerek yaptığımız hesaplara göre, 2018’in başlarında yurtiçi yerleşiklerin mevduat bankaları ile katılım bankalarında 165 milyar dolarlık döviz hesabı vardı.

Bu tutar krizin yaşandığı ağustos ayında bir ara 141 milyar dolara kadar inmişti. O zamandan bu yana ise genelde yükseliş eğiliminde ve şu sıralarda geçen yılki seviyesine geri dönmüş bulunuyor.

Yine bu yılın ilk aylarında yatırım fonları tarafında ise mevduat faizinden daha iyi getiri sunan kısa vadeli tahvil bono fonlara olan ilginin arttığı, fon pazarına ilave 10 milyar TL’ye yakın para girdiği sektör temsilcilerince ifade ediliyor.

PORTFÖY NASIL OLMALI?
Peki bundan sonra ne olacak? Çünkü önümüzdeki mart ayında merkez bankalarının faiz toplantıları var. TCMB, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (FED) toplantılarındaki kararlar yakından izlenecek.

Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşlarında yumuşama eğilimi de yakından izleniyor. Yine ayın sonunda Türkiye’de yerel seçimler var. İşte böyle bir ortamda, piyasanın önde gelen uzmanlarına piyasaları nelerin beklediğini ve yatırımcıların portföylerini nasıl şekillendirmesi gerektiğini sorduk.

Aldığımız yanıtlara bakıldığında, son dönemde dolar ve altına yönelik ilginin arttığı gözlense de, bundan sonraki süreçte TL varlıkların daha ön plana çıkacağı yönünde görüşlerin ağırlık kazandığı görülüyor.

Şöyle ki, dokuz finans şirketinin üst düzey yetkilisinden aldığımız portföy dağılımında hisse senedi ve başta mevduat olmak üzere sabit getirili TL enstrümanların ağırlığının arttığını görüyoruz.

Bunun yanında olası dalgalanmalara karşı koruma amaçlı olarak yüzde 25 civarında döviz ve altın ürünler de öneriliyor. Yani son dönemde yükselen DTH’ların bir bölümünün hisse senedi ve TL varlıklara dönebileceği uzmanlarca ifade ediliyor.

ENFLASYON ETKİSİ İZLENECEK
Piyasaların bundan sonra yönünü belirlemesinde, yurtdışında FED faizleri ve büyüme beklentileri, yurtiçinde ise ekonomide yumuşak iniş ve ardından ekonominin ne kadar sürede toparlanacağı etkili olacak. Yine yerel seçimler sonrası maliye ve para politikalarına ek olarak yabancı sermaye girişini destekleyici adımlar yakından izlenecek.

İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, yurtdışındaki olumlu gidişatın yanında Türkiye’de enflasyon tarafında yılın sonlarına doğru bir düşüş eğilimi bekliyor. Bunun da faizler tarafında olumlu etkisinin olacağı kanaatinde.

Eraslan, “Mart sonundaki yerel seçimlerin ardından seçimsiz dört yıla gireceğiz. Yapısal reformlara odaklanabilirsek, Türkiye yabancı yatırımcılardan da kaynak çekebilir” diyor.

Enflasyonun kalıcı bir şekilde inişe geçmesi durumunda, TCMB’nin de faiz indirimine gitmesi söz konusu olabilecek. Eraslan’a göre, TL cinsi faizler yüksek ve buradan yararlanmak isteyen yatırımcılar için iyi fırsatlar var. Yine genç yatırımcılar ise hisse fonlara da kaynak aktarabilir.

Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, TL bazlı varlıklara ve sağlam iş modeli olan şirketlerin hisselerine yatırım yapmak için uygun bir dönemde olunduğunu söylüyor.

TL’nin değer kaybının enflasyonla paralel olmasını bekleyen Demirtaş, “Reformlarla birlikte yabancı sermaye ilgisinin artmasıyla hisse senetlerine ilginin seçimlerden sonra biraz daha artabileceğini düşünüyoruz” diyor.

TL’NİN PAYI YÜKSEK
Ziraat Portföy Genel Müdürü Uğur Boğ-day, enflasyonda iyileşmeyle birlikte TCMB’nin de faiz indirimlerine başlamasını bekliyor. Bu nedenle de gösterge faizin yılın ilk yarısında bir miktar gerileyeceğini öngörüyor. Bu yüzden portföy önerisinde TL mevduatın yanında tahvil-bononun payını da yüksek tutuyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap