ABD-İsrail-İran savaşı, 11. gününe girdi. İran'ın "Müzakere yok" çıkışı sonrası ABD Başkanı Trump'tan tehdit dolu açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, "Amerikalılar ile tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini" belirtti. İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı ise Donald Trump'ın yeni hedefiydi.
16:10 Irak Cumhurbaşkanı'nın eşinden "Bu bizim savaşımız değil" mesajı
Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid'in eşi Şanaz İbrahim Ahmed, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın misillemelerine ilişkin gelişmeler devam ederken, bunun "Irak'ın savaşı olmadığını" ve Irak için en iyisinin karışmamak olduğunu vurguladı.
Şanaz, ABD merkezli Quincy Enstitüsüne bağlı "Responsible Statecraft" web sitesine, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın misillemelerine ilişkin demeç verdi.
Bölgedeki çatışmaların Irak'a sıçraması konusunda endişeli olduğunu dile getiren Şanaz "Bu bizim savaşımız değil ve Irak halkı bir başka yıkım dalgasının tehlikesine maruz bırakılmamalı. 35 yıl önce Saddam Hüseyin rejimi sırasında öldürülen insanların toplu mezarlarını hala ortaya çıkarıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Herhangi bir ülkeyi yeniden inşa etmek yıllar alır"
Şanaz, savaşın kontrol edilmemesi halinde hızla yayılabileceğini ve durdurmanın "imkansız hale" geleceğini vurgulayarak, "Biz yıllarca savaş yaşadığımız için sonrasında gelen travmayı biliyoruz. Hasarı ve yıkımı biliyoruz. Herhangi bir ülkeyi yeniden inşa etmek yıllar alır ve bu savaş yaşamış insanlar için daha da uzun sürer. Duyduğunuz sesleri, çığlıkları, insanların yaşadığı acıyı ve korkuyu silmek kolay değil" diye konuştu.
Irak toplumunun yeni bir dış şoku istemediğini belirten Şanaz, "Zihinsel, sosyal ve ekonomik olarak insanlar daha önce yaşadıklarını yeniden yaşamaya hazır değil." dedi.
Erbil ve Süleymaniye’ye düzenlenen saldırıların Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak veya komşu ülkelere yayılma ihtimali ve bölgenin istikrarı ile itibarına etkileri sorulan Şanaz, şunları kaydetti:
"Son derece endişeliyim. Yanlış haberler ortaya çıktığında, sizi doğrudan tehlikeye atar ve bölgeye saldırmak isteyebilecek herkese karşı savunmasız bırakır. Kürtler olarak bu dünyada gerçek dostumuz olmadığını hep söyledik. Bu yüzden durum son derece hassas. Bu haberler yıpratıcıdır ve sıradan insanların günlük yaşamını etkiler. Bu tür haberleri yayanların yaptıklarının sonuçlarını anlayıp anlamadığını bilmiyorum, ancak bu durum Kürtleri bir kez daha hedef haline getirme riski taşıyor."
Barış "ateş ve yıkım" yoluyla sağlanamaz
Şanaz, birçok ülkenin yaşanan olaylara şimdiden dahil olduğunu gördüklerini ve duyduklarını belirterek, bunun çatışmaların daha da genişleyebileceği izlenimini verdiğini söyledi.
"Dünya savaşı" haline gelmese bile tahribatın çoktan "muazzam" büyüklüğe ulaştığını dile getiren Şanaz, "Irak için en iyisi, bu savaşa hiçbir şekilde karışmamaktır. Bu bizim savaşımız değil ve Irak halkı bir yıkım dalgasının daha tehdidine maruz bırakılmamalıdır. Hala Saddam Hüseyin rejimi sırasında 35 yıldan fazla önce öldürülen insanların toplu mezarlarını ortaya çıkarıyoruz." dedi.
Şanaz, propaganda ve teyit edilmemiş haberlerin Irak’ın istikrarına ciddi zarar verdiğini belirterek, "Savaş olmasa bile Kürtler ile Araplar arasındaki, Irak'taki diğer topluluklar arasındaki ve komşu ülkelerle olan güven hala kırılgan." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin en başında Orta Doğu'ya barış getireceğini ve bunun herkesi son derece mutlu ettiğini belirten Şanaz, insanların bölgede barış ve istikrar beklediğini ancak işlerin bu şekilde ilerlemediğini belirtti.
Şanaz, barışın "ateş ve yıkım" yoluyla sağlanamayacağına dikkati çekerek, "İhtiyacımız olan savaş değil, diyalogdur. Hatta Amerikan halkı bile savaşlardan bıktı." dedi.
Bağdat'ın İran ile ABD arasında arabulucu rol üstlenip üstlenemeyeceği sorulan Şanaz, bunun her zaman mümkün olduğunu ve Irak’a bu fırsatın tanınması gerektiğini, ülkenin pozisyonunun daha ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
15:02 Katar’da patlama sesleri sonrası "evinizde kalın" uyarısı
Katar'ın başkenti Doha'da patlama sesleri duyulduğu, İçişleri Bakanlığı'nın yüksek tehdit uyarısında bulunarak, vatandaşlara evlerinde kalma çağrısı yaptığı belirtildi.
Ülke medyasında yer alan haberlerde, ABD-İsrail'in saldırılarına karşı İran'dan düzenlenen misilleme saldırıları nedeniyle başkent Doha'da patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.
Katar resmi ajansı QNA'da yayımlanan haberde, İçişleri Bakanlığının ülkeye yönelik yüksek güvenlik tehdidi uyarısında bulunduğu belirtildi.
Bakanlık, vatandaşlara güvenlik için evde kalma, açık alanlardan ve pencerelerden uzak durma çağrısı yaptı.
Haberde ayrıca Savunma Bakanlığının, ülkeye yönelik füze saldırılarına müdahale ettiği aktarıldı.
14:47 "İran halkı boş tehditlerinizden korkmuyor"
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı hedef alan tehditlerine, "İranlılar korkmuyor" diyerek cevap verdi.
Laricani, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Trump'ın "İran'ın yeniden bir ulus olarak inşa edilmesini neredeyse imkansız hale getirecek şekilde saldırılar düzenleyeceği" tehdidine yanıt verdi.
Laricani paylaşımında, "Aşura'daki İran halkı sizin boş tehditlerinizden korkmuyor; Aranızdaki en büyükler bile onu silemedi. Silinenlerden biri olmamak için dikkatli olun." ifadelerini kullandı.
14:33 Tahran'da, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’e destek afişi asıldı
İran’ın başkenti Tahran’da yer alan Veliasr Meydanı’nda, Ayetullah Ali Hamaney’in ardından İran’ın yeni dini lideri olan Mücteba Hamaney’e destek afişi asıldı. Afişte Farsça, “Allah’ın eli başımızın üzerindedir, Hamaney bizim liderimizdir” ifadeleri yer aldı.
13:20 AB: Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz. Bu değerleri koruyabilecek olan yalnızca uluslararası hukuktur." dedi.
Costa, AB'nin her yıl Brüksel'de düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.
Güç siyasetinin uluslararası hukukun yerini aldığı bir düzenin kabul edilemez olduğunun altını çizen Costa, çok kutuplu dünya için çok taraflı çözümlerin gerekli olduğunu dile getirdi.
Costa, dünyanın yeni bir "gerçeklikle" karşı karşıya olduğuna işaret ederek Rusya’nın barışı ihlal ettiğine, Çin’in ticareti sekteye uğrattığına ve ABD'nin uluslararası kurallara dayalı düzeni zorladığı bir dönemden geçildiğine dikkati çekti.
"Kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmalıyız"
Bu durumda AB'nin ne yapması gerektiğine ilişkin Costa, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Öncelikle kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmalıyız. Antlaşmalarımızda da belirtildiği gibi Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelerin korunmasına katkı sağlamalıyız. Uluslararası hukuk ihlalleri nerede olursa olsun kabul edilemez. İster Ukrayna’da ister Grönland’da, Latin Amerika’da, Afrika’da, Gazze’de ya da Orta Doğu’da olsun. İnsan hakları ihlalleri de nerede yaşanırsa yaşansın kabul edilemez, ister İran’da, Sudan’da ya da Afganistan’da."
"Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz"
Costa, Orta Doğu’daki savaşın en büyük endişe kaynaklarından biri olduğunu belirterek "İran kuşkusuz bu durumun temel nedenlerinden sorumludur ancak tek taraflılık dünyada asla bir çözüm yolu olamaz. İran’ın ve Hizbullah gibi vekil aktörlerin komşularına yönelik saldırıları kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
İnsan hakları ve özgürlüklerin korunması gerektiğinin altını çizen Costa, "Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz. Bu değerleri koruyabilecek olan yalnızca uluslararası hukuktur." dedi.
Sivillerin korunması, nükleer güvenliğin sağlanması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Costa, gerginliğin daha fazla tırmanmasının engellenmesi gerektiğini söyledi.
Costa, gerginliğin artmasının Orta Doğu’yu, Avrupa’yı ve ötesini tehdit edeceğine işaret ederek bunun ekonomik sonuçlarının da ağır olacağı uyarısında bulundu.
"Savaşta tek kazanan Rusya'dır"
AB Konseyi Başkanı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Bu savaşta aslında tek kazanan Rusya’dır. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna’nın konumunu zayıflatmaktadır. Enerji fiyatlarının yükselmesiyle savaşını finanse etmek için yeni kaynaklar elde etmektedir. Ayrıca Ukrayna’ya gönderilebilecek askeri kapasitenin başka yerlere yönlendirilmesinden fayda sağlamaktadır ve Orta Doğu’daki çatışmanın gündemi domine etmesiyle Ukrayna cephesine yönelik ilginin azalmasından yararlanmaktadır."
Rusya’ya yönelik baskının sürmesi gerektiğinin altını çizen Costa, yarın Rusya'ya yönelik mevcut yaptırımların uzatılmasının onaylanması ve 20’nci yaptırım paketinin kabul edilmesi yönünde ilerleme sağlanmasını umduğunu kaydetti.
"BM'nin yerini başka yapı alamaz"
Costa, diğer taraftan çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesi ve BM'nin reform sürecinin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
BM'nin yerini başka bir yapının alamayacağını ifade eden Costa, "BM, evrensel meşruiyete sahip tek forum ve etkili çok taraflı işbirliğini sürdürebilecek temel yapı olmaya devam etmelidir." mesajını verdi.
Costa, "Dünyanın daha fazla parçalanmasını önlemek bizim çıkarımızadır. Bu nedenle küresel ortaklık ağımızı genişletmeye devam etmeliyiz." dedi.
AB'nin genişlemesine de değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun AB'nin genişleme sürecine yeni bir dinamizm ve ivme kazandırdığını aktardı.
Costa, "Bu ivme yalnızca Ukrayna ile sınırlı değildir; Moldova ve Batı Balkanlar’daki altı ortağımızı da kapsamaktadır. Bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içindedir. Genişleme süreci liyakat esasına dayalı bir yaklaşımla yürütülmelidir. En yüksek standartların sağlanması gerekir. Önümüzdeki yıllarda genişlemeyi gerçeğe dönüştürmek için kararlı adımlar atmalıyız. Bu ivmeden yararlanmalıyız. Liyakat esasını korurken genişlemenin aciliyetini de anlamalıyız." diye konuştu.
Uluslararası sistemin dramatik biçimde değiştiğine ve güç siyasetinin yeniden öne çıktığına işaret eden Costa, AB'nin bu değişimlere daha özerk ve daha dayanıklı hale gelerek yanıt verdiğini savundu.
Costa, "Bazen ortak bir pozisyona zamanında ulaşmanın ne kadar zor olabileceğinin farkındayım. Ancak Gazze konusunda gördüğümüz gibi acil durumlara hızlı yanıt verme gerekliliği gibi önemli dersler çıkardık." değerlendirmesinde bulundu.
12:47 İran Hükümet Sözcüsü, ABD-İsrail'in saldırılarında ölenler arasında 206 kadın ve çocuğun olduğunu açıkladı
İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, ABD-İsrail'in saldırılarında ölenler arasında en küçüğü 8 aylık bir bebek olmak üzere 206 kadın ve çocuğun da bulunduğunu bildirdi.
İran devlet televizyonuna konuşan Muhacirani, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarında yaşanan can kaybı ve hasara dair bilgi verdi.
Muhacirani, "Bu saldırılarda 206 kadın ve çocuk şehit oldu. En küçük şehit 8 aylık bir kız çocuğu, en küçük yaralı ise 4 aylık bir kız çocuğuydu." ifadelerini kullandı.
ABD-İsrail'in saldırılarında 52 sağlık merkezi, 29 tedavi ünitesi, 19 acil servis ünitesi ve 16 ambulansın hedef alındığını aktaran Muhacirani, 4 ambulans ile bir acil durum helikopterinin tamamen kullanılamaz hale getirildiğini belirtti. Muhacirani, saldırılarda 11 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.
12:27 ABD-İsrail'in saldırılarında İran'daki elektrik şebekeleri hedef alındı
ABD-İsrail'in İran'a dün geceki saldırılarında elektrik şebekelerine verilen hasar sonrası başkent Tahran ve Elburz eyaletlerinde kesilen elektriğin 2 saat sonra yeniden sağlandığı bildirildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansında yayımlanan habere göre dün ABD-İsrail'in saldırılarında elektrik şebekesi hedef alındı.
Haberde, "Düşman saldırıları nedeniyle şebeke tesislerinde meydana gelen hasar sonrasında kesintiye uğrayan Tahran ve Elburz'un bazı bölgelerindeki elektrik, 2 saatten kısa bir sürede yeniden sağlandı." ifadeleri kullanıldı.
12:20 Irak: Hava sahamız komşu ülkelere saldırılar için kullanılmamalı
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Irak hava sahası ile kara ve deniz sınırlarının komşu ülkelere yönelik askeri saldırılar için kullanılmasına izin verilmeyeceğini ve hava sahası ihlallerine karşı olduklarını belirtti.
Irak Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Sudani, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede bölgede yaşanan son gelişmeler ve mevcut bölgesel durum hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Irak’taki diplomatik misyonları koruma konusundaki kararlılığı vurgulayan Sudani, ülkedeki büyükelçilik, diplomatik temsilcilik ve konsoloslukların güvenliğinin sağlanmasının Irak Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri arasında olduğunu aktardı.
Sudani ayrıca Irak hava sahası ile kara ve deniz sınırlarının komşu ülkelere yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Başbakan Sudani, Irak’ın devam eden çatışmalara çekilmesine ve hava sahasının herhangi bir tarafça ihlal edilmesine karşı olduklarını vurguladı.
Görüşmede ayrıca Irak petrolünün Türkiye üzerinden ihracatını sağlayan boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi konusu da değerlendirildi.
12:15 İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'a saldırıları sürdürme mesajı verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın direncini kırdıklarını savunarak saldırılara devam edecekleri sinyalini verdi.
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun İsrail Sağlık Bakanı Haim Katz ile Ulusal Sağlık Merkezi ziyaretinde yaptığı konuşmayı paylaştı.
Netanyahu, amaçlarının İran halkının "rejimden kurtulmasını sağlamak" olduğunu iddia ederek "Şimdiye kadar aldığımız önlemlerle onların (İran yönetiminin) direncini kırdığımız ve hala aktif olduğumuz şüphesizdir." dedi ve saldırıların devam edeceği mesajı verdi.
İsrail'in uluslararası konumunda bir değişimi sağladıklarını öne süren Netanyahu, savunmanın İran'a yönelik saldırılardan daha önemli olduğunu söyledi.
Netanyahu, savunmanın her şeyden önce halkın iradesi olduğunu ve İsrail halkının inancının yüksek olduğunu iddia etti.
11:20 İran'ın misillemesinin ardından Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı
İran'ın yaklaşık 10 saat aradan sonra düzenlediği füzeli misillemesinin ardından Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler devreye girdi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin İsrail'e doğru ateşlendiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı belirtildi.
Tehdit altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları atıldığı kaydedilen açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar sığınaklarda kalınması talimatı verildi.
Bölgedeki AA muhabiri, başta başkent Tel Aviv olmak üzere, İsrail'in birçok kentinde sirenler çaldığını ve hava savunma sistemlerinin ateşlenmesinden sonra gökyüzünden patlama sesleri geldiğini aktardı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, füze düşüşüne ilişkin herhangi bir ihbar almadıklarını, direkt isabet bulunmadığını açıkladı.
İsrail basını İran'dan gönderilen bir füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini, diğerinin ise Tel Aviv'i aşarak denize düştüğünü ileri sürdü.
11:04 BM raportöründen, ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarının "bölgeyi ve dünyayı istikrarsızlaştırdığı" uyarısı
Birleşmiş Milletlerin (BM) Gıda Hakkı Özel Raportörü Michael Fakhri, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının yasa dışı olduğunu belirterek bunun, bölgeyi ve dünyayı istikrarsızlaştırma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Altı yılın ardından raportörlük görevi sona erecek olan Fakhri, bu süreçte şahit olduğu en acı olaylar ve Orta Doğu'da yaşanan gerginliğe ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Fakhri, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısı açıkça yasa dışıdır. Soru bu değil. Şu anda endişemiz bunun tüm bölgeyi, aynı zamanda tüm dünyayı da istikrarsızlaştırmasıdır. İran'da ve bölge genelinde daha fazla açlık, yerinden edilme ve korku göreceğiz." dedi.
İsrail'in Suriye ve Lübnan'a doğru genişleyen işgali ve Batı Şeria, Gazze ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki devam eden şiddetini de hatırlatan Fakhri, İsrail ve ABD'nin bölgesel bir savaşa girdiğini, bu sebeple en fazla çocuk, kadın ve yaşlıların acı çektiğini kaydetti.
Fakhri, "Ne yazık ki, önümüzdeki haftalarda daha fazla acı göreceğiz. Gıda fiyatlarının iki nedenden dolayı artacağından şüphemiz yok. Birincisi, petrol fiyatlarının zaten arttığını ve petrol fiyatlarının yaşam maliyetini belirlediğini biliyoruz. İkincisi, nakliye yolları aksıyor. Dolayısıyla ticaret ve hava yolculuğu da aksıyor. Bu nedenle pandemi sürecinde gördüğümüz gibi tedarik zincirlerinde aksama olduğunda bu, fiyat artışlarına yol açıyor." dedi.
Gıda şirketlerinin siyasi çalkantılardan yararlandığına işaret eden Fakhri, bu şirketlerin fiyatları artırdığını çünkü bunun yanlarına kalacağını bildiklerini söyledi.
Fakhri, "Halihazırda artmakta olan yaşam maliyetinin bölgedeki bu savaşla birlikte daha da artacağı bir durumla karşı karşıyayız. Küresel olarak gördüğümüz durum, dünyanın her yerindeki hükümetlerin kalkınmaya ve insani yardıma ayırdıkları parayı önemli ölçüde azaltarak askeri harcamalara yönlendirmeleridir. Bu nedenle, dünya genelinde artan bir askerileşme var. İnsani yardım sağlama konusunda her yerde zorluklar görüyoruz. Bu nedenle insani yardım geçmişte olduğu kadar etkili olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.
Gıda Hakkı Özel Raportörlüğü görevine Mayıs 2020'de başladığını ifade eden Fakhri, o dönem Kovid-19 salgını nedeniyle gıda krizi yaşandığını hatırlattı.
Fakhri, bu gıda krizi ve dünya genelinde insanların yaşadığı şiddetin Kovid-19 döneminden sonra da devam ettiğini belirtti.
BM Genel Kurulu'na, gelecekte daha fazla şiddet görüleceğine ilişkin bir rapor sunduğunu belirten Fakhri, sözlerini şöyle tamamladı:
"(Görev süresi boyunca) Öngöremediğim durum ise Gazze'de ve Sudan'da yaşananlardı. Gazze'de, Batı Şeria'da ve Doğu Kudüs'te bugün hala gördüğümüz gibi soykırım bağlamında modern tarihteki en hızlı açlık kampanyasını göreceğimizi tahmin edemezdim. İnsanlık tarihinin en büyük kıtlığını yani bugün Sudan'da yaşananları göreceğimizi tahmin edemezdim. BM'nin ve uluslararası sistemin bu sorunlara zamanında yanıt verme konusunda ne kadar berbat olacağını da tahmin edemezdim."
10:32 ABD'de yapılan ankete göre, seçmenlerin yüzde 74'ü İran'a kara birlikleri gönderilmesine karşı
ABD'de yapılan ankette, seçmenlerin yüzde 74'ünün İran'a kara birlikleri gönderilmesine karşı olduğu belirlendi.
ABD'deki Quinnipiac Üniversitesi, ABD'nin İran'a yönelik saldırıları hakkında yaptığı kamuoyu yoklamasının sonuçlarını paylaştı.
Ankete göre, ABD'li seçmenlerin yüzde 74'ü İran'a karşı kara birlikleri gönderilmesine karşı çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 62'si İran'a saldırıların gerekçesinin net şekilde sunulmadığını düşünüyor, ayrıca yüzde 59'u Başkan Donald Trump'ın Kongre onayı alması gerektiğini belirtiyor.
Seçmenlerin yüzde 57'si Trump'ın görevini yürütme şeklini onaylamazken, İran politikasını eleştiren kesimin oranı da yüzde 57'yi buldu. Dış politika ve ekonomi yönetimi de seçmenlerce olumsuz değerlendirildi.
ABD'lilerin yüzde 32'si saldırıların birkaç ay, yüzde 13'ü yaklaşık 1 yıl, yüzde 26'sı da 1 yıldan uzun sürebileceğini düşünüyor. Ayrıca, seçmenlerin yüzde 74'ü çatışmaların enerji fiyatlarını artıracağı konusunda kaygılı.
ABD-İsrail ilişkisi konusunda ise katılımcıların yüzde 44'ü ABD'nin İsrail'e aşırı destek verdiği görüşünde.
Öte yandan katılımcıların yüzde 47'si Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun görevini yürütme şeklini onaylamazken, yüzde 52'si de Savunma Bakanı Pete Hegseth'in performansını beğenmiyor.
10:28 CENTCOM, İran'a saldırılarda "acil tehdit" olarak değerlendirilen noktaların hedeflendiğini savundu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik 10 gündür yürütülen saldırılarda "acil tehdit oluşturduğu değerlendirilen" noktaları hedef aldıklarını ileri sürdü.
CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'a yönelik saldırıların 10 günlük "özetini" paylaştı.
Buna göre, operasyonun ilk 10 gününde 5 binden fazla hedef vurulurken, İran'a ait 50 deniz unsurunun hasar gördüğü ya da imha edildiği belirtildi.
Saldırıların, İran yönetiminin güvenlik altyapısını zayıflatmayı amaçladığı ve özellikle "acil tehdit oluşturduğu değerlendirilen" noktaların hedef alındığı savunuldu.
Operasyon kapsamında hedef alınan noktalar arasında komuta ve kontrol merkezleri, Devrim Muhafızları Ordusuna ait karargah binaları ve istihbarat tesisleri, entegre hava savunma sistemleri, balistik füze sahaları, İran donanmasına ait gemiler ve denizaltılar, gemisavar füze mevzileri ile balistik füze ve insansız hava aracı üretim tesisleri yer aldı.
Ayrıca operasyonda B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları, F-15, F-16, F-18, F-22 ve F-35 savaş uçakları, MQ-9 Reaper insansız hava araçları, Patriot ve Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) hava savunma sistemleri, nükleer güçle çalışan uçak gemileri, güdümlü füze destroyerleri ve HIMARS roket sistemleri gibi çok sayıda hava, kara ve deniz unsurunun kullanıldığı aktarıldı.
Elektronik harp uçakları, erken uyarı ve kontrol sistemleri, keşif uçakları, tanker uçakları ve çeşitli insansız sistemlerin de görev aldığı belirtildi.
İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. İran Kızılayına göre saldırıda 165'ten fazla kişi hayatını kaybetmişti.
10:06 Trump, Avustralya'nın İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın 5 sporcusuna "iltica hakkı" verdiğini duyurdu
ABD Başkanı Donald Trump, Avustralya'da bulunan İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın 5 oyuncusuna Canberra hükümeti tarafından iltica hakkı tanındığını bildirdi.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile yaptığı telefon görüşmesinde İranlı futbolcuların güvenliğini ele aldıklarını belirtti.
Bazı oyuncuların Avustralya'da kalması için gerekli işlemlerin başlatıldığını ifade eden Trump, 5 sporcuya Avustralya'ya iltica hakkı tanınarak gerekli vizenin verildiğini aktardı.
Trump, bazı sporcuların ise ailelerinin güvenliği konusunda endişe duydukları için İran'a dönmeyi tercih ettiği bilgisini paylaştı.
Avustralya Başbakanı Albanese de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, İran Milli Kadın Futbol Takımı'ndan 5 oyuncuya insani vize verildiğini belirterek, sporcuların Avustralya'da güvende olduğunu kaydetti.
Avustralya'da düzenlenen Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Milli Kadın Futbol Takımı oyuncuları, oynadıkları bir maç öncesinde İran milli marşı okunurken sessiz kalmış ve durum İran'da tepkiyle karşılanmıştı.
İkinci ve üçüncü maçlarında milli marşlarını okuyan İranlı kadın futbolcular, son maçlarından çıktıktan sonra yetkililerden "güvenliklerini sağlamalarını" talep etmiş ve bu kapsamda 5 oyuncunun iltica talebiyle kafileden ayrılarak polis tarafından güvenli bir yere götürüldüğü bildirilmişti.
ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı paylaşımda, "Avustralya, İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın, büyük ihtimalle öldürülecekleri İran'a geri gönderilmesine izin vererek korkunç bir insani hata yapıyor. Sayın Başbakan, onlara iltica hakkı verin. Siz vermezseniz ABD onları kabul edecektir." ifadelerini kullanmıştı.
09:20 Azerbaycan İran'a insani yardım gönderdi
Azerbaycan, İran'a gıda ve ilaç malzemelerinden oluşan insani yardım gönderdi.
Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talimatı doğrultusunda İran'a insani yardım gönderildiği bildirildi.
Bakanlığa ait araçlarla gönderilen yardım kapsamında 10 ton un, 6 ton pirinç, 2,4 ton şeker, 4 tondan fazla içme suyu, yaklaşık 600 kilogram çay ile yaklaşık 2 ton ilaç ve tıbbi malzeme yer aldı.
04:56 İran'dan, Arap ülkelerine 10 günde 3 bin 95 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirildi
İran'ın, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesine 3 bin 95 füze ve insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlediği bildirildi.
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve Tahran yönetiminin misillemeleri devam ederken, Körfez ülkelerindeki birçok kritik nokta hedef alındı. Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin bölge ülkelerinin resmi verilerinden derlediği bilgilere göre, başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere birçok Arap ülkesine İran kaynaklı saldırılar gerçekleştirildi.
Saldırılarda BAE "en çok hedef alınan ülke" olurken, Umman ise bu süreçte "en az saldırıya maruz kalan ülke" olarak kayıtlara geçti. BAE Savunma Bakanlığı, saldırıların başlangıcından bu yana 253 balistik füze, 1440 İHA ve 8 seyir füzesinin tespit edildiğini duyurdu.
Açıklamada, 233 füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği, 18'inin denize, 2'sinin ise ülke topraklarına düştüğü bilgisine yer verildi. Tespit edilen 1440 İHA'dan 1359'unun engellendiği ve 81'inin ise ülke topraklarına düştüğü kaydedildi. Kuveyt Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkeye toplam 238 füze ve en az 430 İHA saldırısı yapıldığı, özellikle güney ve kuzey bölgelerinde yoğunlaşan saldırıların büyük ölçüde engellendiği duyuruldu. Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, 10 günlük süreçte 102 füze ve 173 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Katar Savunma Bakanlığı ise hava sahasına yönelen 149 füze ve 69 İHA'nın engellenmesinin yanı sıra 2 "Su-24" tipi savaş uçağının düşürüldüğünü aktardı. Ürdün ordusundan yapılan açıklamada, İran kaynaklı 60 füze ve 59 İHA'nın ülke topraklarını hedef aldığı ve bunların 108'inin imha edildiği kaydedildi.
Suudi Arabistan'da ise Şeybe Petrol Sahası ve Prens Sultan Hava Üssü'nü hedef alan en az 9 füze ve 97 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği açıklandı. Ummanlı yetkililer ise topraklarına en az 8 İHA saldırısı gerçekleştirildiğini duyurdu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise televizyondan yaptığı açıklamada, Geçici Liderlik Konseyi'nin, saldırı gelmeyen komşu ülkelere yönelik füze fırlatılmaması kararı aldığını ifade etmişti.
03:27 Bahreyn: İran'ın, başkent Manama'ya düzenlediği saldırıda 1 kişi öldü, 8 kişi yaralandı
Bahreyn, İran'ın, başkent Manama'ya düzenlediği saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını açıkladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'ın saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, İran'ın, başkent Manama'da "sivil bir yerleşim alanındaki binayı hedef aldığı" belirtilerek, saldırıda 1 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.
Hayatını kaybeden kişinin 29 yaşında Bahreyn vatandaşı bir kadın olduğu belirtilen açıklamada, saldırıda 8 kişinin yaralandığı kaydedildi.
03:25 "Amerikalılarla tekrar müzakerenin masada olacağını sanmıyorum"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile İsrail'in ülkesine yönelik saldırıları sonrası "Amerikalılar ile tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini" bildirdi.
Bakan Erakçi, Amerikan PBS kanalının News Hour programında yaptığı konuşmada, Washington yönetimiyle yeni müzakere ihtimali ve İran'da yeni liderden beklenenleri değerlendirdi.
Şubat ayında Tahran-Washington yetkilileri arasındaki müzakerelerde, "Amerikalıların saldırı niyetlerinin olmadığını" söylediklerini kaydeden Erakçi, buna rağmen ABD'nin ülkesinde saldırdığını söyledi.
Erakçi, İran'da yeni lider olarak seçilen Mücteba Hamaney'in ABD ile olası yeni müzakereler hakkında henüz bir yorum yapmamasına yönelik soruya, "Henüz oldukça erken." yanıtını verdi.
Mücteba Hamaney'in göreve gelmesinin "hem süreklilik hem de bir tür istikrar mesajı verdiğini" kaydeden Erakçi, "Hepimiz onun konuşmalarını ve yorumlarını bekliyoruz, bunlar daha sonra gelecek." dedi.
ABD ile görüşmenin "artık gündemlerinde olmayacağını düşündüğünü" belirten Erakçi, "Ancak Amerikalılarla görüşme veya Amerikalılarla tekrar müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum, çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var." ifadesini kullandı.
Petrol taşımacılığı
Bölgede İran'ın, petrol üretimini yavaşlatarak veya durdurarak, "(İran'a yönelik) saldırılarını durdurmak için ABD ve İsrail'i etkili bir şekilde zorlayabileceği" ihtimaline yönelik Erakçi, şunları söyledi:
"Bu bizim hatamız değil. Bu bizim planımız değil. Petrol taşımacılığı bizim yüzümüzden değil, İsraillilerin ve Amerikalıların bize karşı yaptığı saldırılar ve saldırganlık yüzünden yavaşladı veya durdu. Bütün bölgeyi güvensiz hale getirdiler."
Petrol tankerlerinin "Hürmüz Boğazı'ndan geçmekten korktuğunu" belirten Erakçi, "(Biz) Boğazı kapatmadık. Onların boğazdan geçmelerini engellemiyoruz" diyerek, ABD-İsrail saldırılarının hem İran için hem de uluslararası toplum için "sonuçlar doğurduğunu" söyledi.
İran "kendini savunuyor"
ABD ve İsrail'in ülkesine yönelik saldırılarını "tam anlamıyla yasa dışı bir saldırganlık eylemi" olarak nitelendiren Erakçi, buna karşı İran'ın "sadece kendini savunduğunu" belirtti.
Erakçi, "Bölgedeki herkese, 'ABD bize saldırırsa, Amerikan topraklarına ulaşamayacağımız için bölgedeki üslerine, tesislerine, kurulumlarına, varlıklarına saldırmak zorunda kalacağımızı ve bunun sonucunda savaşın tüm bölgeye yayılacağını' zaten söyledik. Bu, ABD'nin bize karşı saldırganlığının bir sonucudur. Bundan biz sorumlu değiliz." şeklinde konuştu.
00:14 İran ordusu: İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkeleri Hürmüz Boğazı'ndan geçebilir
İran Devrim Muhafızları Ordusu, topraklarından İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceklerini duyurdu.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA), İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Topraklarından İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden her Arap veya Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konusunda tam yetki ve özgürlüğe sahip olacaktır." ifadeleri kullanıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 3 Mart'ta, Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapattıklarını ve buradan geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını açıklamıştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Yapı Karargahı Komutan Yardımcısı Kiyomers Haydari, 5 Mart'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı'nı kapatmadıklarını iddia ederek, uluslararası protokollere uyan gemilerin seyirlerine devam ettiğini ileri sürmüştü.