ABD-İsrail-İran savaşı, 11. gününe girdi. İran'ın "Müzakere yok" çıkışı sonrası ABD Başkanı Trump'tan tehdit dolu açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, "Amerikalılar ile tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini" belirtti. İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı ise Donald Trump'ın yeni hedefiydi.
10:32 ABD'de yapılan ankete göre, seçmenlerin yüzde 74'ü İran'a kara birlikleri gönderilmesine karşı
ABD'de yapılan ankette, seçmenlerin yüzde 74'ünün İran'a kara birlikleri gönderilmesine karşı olduğu belirlendi.
ABD'deki Quinnipiac Üniversitesi, ABD'nin İran'a yönelik saldırıları hakkında yaptığı kamuoyu yoklamasının sonuçlarını paylaştı.
Ankete göre, ABD'li seçmenlerin yüzde 74'ü İran'a karşı kara birlikleri gönderilmesine karşı çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 62'si İran'a saldırıların gerekçesinin net şekilde sunulmadığını düşünüyor, ayrıca yüzde 59'u Başkan Donald Trump'ın Kongre onayı alması gerektiğini belirtiyor.
Seçmenlerin yüzde 57'si Trump'ın görevini yürütme şeklini onaylamazken, İran politikasını eleştiren kesimin oranı da yüzde 57'yi buldu. Dış politika ve ekonomi yönetimi de seçmenlerce olumsuz değerlendirildi.
ABD'lilerin yüzde 32'si saldırıların birkaç ay, yüzde 13'ü yaklaşık 1 yıl, yüzde 26'sı da 1 yıldan uzun sürebileceğini düşünüyor. Ayrıca, seçmenlerin yüzde 74'ü çatışmaların enerji fiyatlarını artıracağı konusunda kaygılı.
ABD-İsrail ilişkisi konusunda ise katılımcıların yüzde 44'ü ABD'nin İsrail'e aşırı destek verdiği görüşünde.
Öte yandan katılımcıların yüzde 47'si Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun görevini yürütme şeklini onaylamazken, yüzde 52'si de Savunma Bakanı Pete Hegseth'in performansını beğenmiyor.
10:28 CENTCOM, İran'a saldırılarda "acil tehdit" olarak değerlendirilen noktaların hedeflendiğini savundu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik 10 gündür yürütülen saldırılarda "acil tehdit oluşturduğu değerlendirilen" noktaları hedef aldıklarını ileri sürdü.
CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'a yönelik saldırıların 10 günlük "özetini" paylaştı.
Buna göre, operasyonun ilk 10 gününde 5 binden fazla hedef vurulurken, İran'a ait 50 deniz unsurunun hasar gördüğü ya da imha edildiği belirtildi.
Saldırıların, İran yönetiminin güvenlik altyapısını zayıflatmayı amaçladığı ve özellikle "acil tehdit oluşturduğu değerlendirilen" noktaların hedef alındığı savunuldu.
Operasyon kapsamında hedef alınan noktalar arasında komuta ve kontrol merkezleri, Devrim Muhafızları Ordusuna ait karargah binaları ve istihbarat tesisleri, entegre hava savunma sistemleri, balistik füze sahaları, İran donanmasına ait gemiler ve denizaltılar, gemisavar füze mevzileri ile balistik füze ve insansız hava aracı üretim tesisleri yer aldı.
Ayrıca operasyonda B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları, F-15, F-16, F-18, F-22 ve F-35 savaş uçakları, MQ-9 Reaper insansız hava araçları, Patriot ve Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) hava savunma sistemleri, nükleer güçle çalışan uçak gemileri, güdümlü füze destroyerleri ve HIMARS roket sistemleri gibi çok sayıda hava, kara ve deniz unsurunun kullanıldığı aktarıldı.
Elektronik harp uçakları, erken uyarı ve kontrol sistemleri, keşif uçakları, tanker uçakları ve çeşitli insansız sistemlerin de görev aldığı belirtildi.
İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. İran Kızılayına göre saldırıda 165'ten fazla kişi hayatını kaybetmişti.
10:06 Trump, Avustralya'nın İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın 5 sporcusuna "iltica hakkı" verdiğini duyurdu
ABD Başkanı Donald Trump, Avustralya'da bulunan İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın 5 oyuncusuna Canberra hükümeti tarafından iltica hakkı tanındığını bildirdi.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile yaptığı telefon görüşmesinde İranlı futbolcuların güvenliğini ele aldıklarını belirtti.
Bazı oyuncuların Avustralya'da kalması için gerekli işlemlerin başlatıldığını ifade eden Trump, 5 sporcuya Avustralya'ya iltica hakkı tanınarak gerekli vizenin verildiğini aktardı.
Trump, bazı sporcuların ise ailelerinin güvenliği konusunda endişe duydukları için İran'a dönmeyi tercih ettiği bilgisini paylaştı.
Avustralya Başbakanı Albanese de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, İran Milli Kadın Futbol Takımı'ndan 5 oyuncuya insani vize verildiğini belirterek, sporcuların Avustralya'da güvende olduğunu kaydetti.
Avustralya'da düzenlenen Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Milli Kadın Futbol Takımı oyuncuları, oynadıkları bir maç öncesinde İran milli marşı okunurken sessiz kalmış ve durum İran'da tepkiyle karşılanmıştı.
İkinci ve üçüncü maçlarında milli marşlarını okuyan İranlı kadın futbolcular, son maçlarından çıktıktan sonra yetkililerden "güvenliklerini sağlamalarını" talep etmiş ve bu kapsamda 5 oyuncunun iltica talebiyle kafileden ayrılarak polis tarafından güvenli bir yere götürüldüğü bildirilmişti.
ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı paylaşımda, "Avustralya, İran Milli Kadın Futbol Takımı'nın, büyük ihtimalle öldürülecekleri İran'a geri gönderilmesine izin vererek korkunç bir insani hata yapıyor. Sayın Başbakan, onlara iltica hakkı verin. Siz vermezseniz ABD onları kabul edecektir." ifadelerini kullanmıştı.
09:20 Azerbaycan İran'a insani yardım gönderdi
Azerbaycan, İran'a gıda ve ilaç malzemelerinden oluşan insani yardım gönderdi.
Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talimatı doğrultusunda İran'a insani yardım gönderildiği bildirildi.
Bakanlığa ait araçlarla gönderilen yardım kapsamında 10 ton un, 6 ton pirinç, 2,4 ton şeker, 4 tondan fazla içme suyu, yaklaşık 600 kilogram çay ile yaklaşık 2 ton ilaç ve tıbbi malzeme yer aldı.
04:56 İran'dan, Arap ülkelerine 10 günde 3 bin 95 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirildi
İran'ın, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesine 3 bin 95 füze ve insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlediği bildirildi.
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve Tahran yönetiminin misillemeleri devam ederken, Körfez ülkelerindeki birçok kritik nokta hedef alındı. Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin bölge ülkelerinin resmi verilerinden derlediği bilgilere göre, başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere birçok Arap ülkesine İran kaynaklı saldırılar gerçekleştirildi.
Saldırılarda BAE "en çok hedef alınan ülke" olurken, Umman ise bu süreçte "en az saldırıya maruz kalan ülke" olarak kayıtlara geçti. BAE Savunma Bakanlığı, saldırıların başlangıcından bu yana 253 balistik füze, 1440 İHA ve 8 seyir füzesinin tespit edildiğini duyurdu.
Açıklamada, 233 füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği, 18'inin denize, 2'sinin ise ülke topraklarına düştüğü bilgisine yer verildi. Tespit edilen 1440 İHA'dan 1359'unun engellendiği ve 81'inin ise ülke topraklarına düştüğü kaydedildi. Kuveyt Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkeye toplam 238 füze ve en az 430 İHA saldırısı yapıldığı, özellikle güney ve kuzey bölgelerinde yoğunlaşan saldırıların büyük ölçüde engellendiği duyuruldu. Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, 10 günlük süreçte 102 füze ve 173 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Katar Savunma Bakanlığı ise hava sahasına yönelen 149 füze ve 69 İHA'nın engellenmesinin yanı sıra 2 "Su-24" tipi savaş uçağının düşürüldüğünü aktardı. Ürdün ordusundan yapılan açıklamada, İran kaynaklı 60 füze ve 59 İHA'nın ülke topraklarını hedef aldığı ve bunların 108'inin imha edildiği kaydedildi.
Suudi Arabistan'da ise Şeybe Petrol Sahası ve Prens Sultan Hava Üssü'nü hedef alan en az 9 füze ve 97 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği açıklandı. Ummanlı yetkililer ise topraklarına en az 8 İHA saldırısı gerçekleştirildiğini duyurdu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise televizyondan yaptığı açıklamada, Geçici Liderlik Konseyi'nin, saldırı gelmeyen komşu ülkelere yönelik füze fırlatılmaması kararı aldığını ifade etmişti.
03:27 Bahreyn: İran'ın, başkent Manama'ya düzenlediği saldırıda 1 kişi öldü, 8 kişi yaralandı
Bahreyn, İran'ın, başkent Manama'ya düzenlediği saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını açıkladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'ın saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, İran'ın, başkent Manama'da "sivil bir yerleşim alanındaki binayı hedef aldığı" belirtilerek, saldırıda 1 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.
Hayatını kaybeden kişinin 29 yaşında Bahreyn vatandaşı bir kadın olduğu belirtilen açıklamada, saldırıda 8 kişinin yaralandığı kaydedildi.
03:25 "Amerikalılarla tekrar müzakerenin masada olacağını sanmıyorum"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile İsrail'in ülkesine yönelik saldırıları sonrası "Amerikalılar ile tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini" bildirdi.
Bakan Erakçi, Amerikan PBS kanalının News Hour programında yaptığı konuşmada, Washington yönetimiyle yeni müzakere ihtimali ve İran'da yeni liderden beklenenleri değerlendirdi.
Şubat ayında Tahran-Washington yetkilileri arasındaki müzakerelerde, "Amerikalıların saldırı niyetlerinin olmadığını" söylediklerini kaydeden Erakçi, buna rağmen ABD'nin ülkesinde saldırdığını söyledi.
Erakçi, İran'da yeni lider olarak seçilen Mücteba Hamaney'in ABD ile olası yeni müzakereler hakkında henüz bir yorum yapmamasına yönelik soruya, "Henüz oldukça erken." yanıtını verdi.
Mücteba Hamaney'in göreve gelmesinin "hem süreklilik hem de bir tür istikrar mesajı verdiğini" kaydeden Erakçi, "Hepimiz onun konuşmalarını ve yorumlarını bekliyoruz, bunlar daha sonra gelecek." dedi.
ABD ile görüşmenin "artık gündemlerinde olmayacağını düşündüğünü" belirten Erakçi, "Ancak Amerikalılarla görüşme veya Amerikalılarla tekrar müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum, çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var." ifadesini kullandı.
Petrol taşımacılığı
Bölgede İran'ın, petrol üretimini yavaşlatarak veya durdurarak, "(İran'a yönelik) saldırılarını durdurmak için ABD ve İsrail'i etkili bir şekilde zorlayabileceği" ihtimaline yönelik Erakçi, şunları söyledi:
"Bu bizim hatamız değil. Bu bizim planımız değil. Petrol taşımacılığı bizim yüzümüzden değil, İsraillilerin ve Amerikalıların bize karşı yaptığı saldırılar ve saldırganlık yüzünden yavaşladı veya durdu. Bütün bölgeyi güvensiz hale getirdiler."
Petrol tankerlerinin "Hürmüz Boğazı'ndan geçmekten korktuğunu" belirten Erakçi, "(Biz) Boğazı kapatmadık. Onların boğazdan geçmelerini engellemiyoruz" diyerek, ABD-İsrail saldırılarının hem İran için hem de uluslararası toplum için "sonuçlar doğurduğunu" söyledi.
İran "kendini savunuyor"
ABD ve İsrail'in ülkesine yönelik saldırılarını "tam anlamıyla yasa dışı bir saldırganlık eylemi" olarak nitelendiren Erakçi, buna karşı İran'ın "sadece kendini savunduğunu" belirtti.
Erakçi, "Bölgedeki herkese, 'ABD bize saldırırsa, Amerikan topraklarına ulaşamayacağımız için bölgedeki üslerine, tesislerine, kurulumlarına, varlıklarına saldırmak zorunda kalacağımızı ve bunun sonucunda savaşın tüm bölgeye yayılacağını' zaten söyledik. Bu, ABD'nin bize karşı saldırganlığının bir sonucudur. Bundan biz sorumlu değiliz." şeklinde konuştu.
00:14 İran ordusu: İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkeleri Hürmüz Boğazı'ndan geçebilir
İran Devrim Muhafızları Ordusu, topraklarından İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceklerini duyurdu.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA), İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Topraklarından İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden her Arap veya Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konusunda tam yetki ve özgürlüğe sahip olacaktır." ifadeleri kullanıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 3 Mart'ta, Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapattıklarını ve buradan geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını açıklamıştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Yapı Karargahı Komutan Yardımcısı Kiyomers Haydari, 5 Mart'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı'nı kapatmadıklarını iddia ederek, uluslararası protokollere uyan gemilerin seyirlerine devam ettiğini ileri sürmüştü.