USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

"Fon tasfiyesinde gelecek hafta Cuma için ödeme yapma yönünde hazırlık içindeyiz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, fon tasfiye sürecine ilişkin, "Gelecek hafta cuma günü yine bir ödeme yapma yönünde hazırlık içindeyiz. TMSF'de biriken bir miktar var. Yine bu bankalar ve saklama kuruluşları nezdindeki değerlere bakacağız" dedi.

"Fon tasfiyesinde gelecek hafta Cuma için ödeme yapma yönünde hazırlık içindeyiz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Fon soruşturması ve tasfiye sürecine ilişkin soruya yanıt veren Yılmaz, sermaye piyasalarının kalkınma için değerli olduğunu, meşru yatırımcı, hukuka uygun çalışan finansçı ile ahlak ve hukuk dışı işlem yapanların birbirinden açık ve net bir şekilde ayırt edilmesi gerektiğini söyledi.

Sorunlu 131 fonun, toplam fonların yüzde 4,6'sına, toplam fonlardaki portföy değerinin yüzde 7,7'sine karşılık geldiğini, buradaki değerin hane halklarının finansal varlıklarının yüzde 2,4'ü olduğunu aktaran Yılmaz, "Dolayısıyla rakamsal olarak baktığınızda aslında çok büyük bir oran ifade etmiyor olabilir ama anlamı itibarıyla tabii çok önemli ve çok ciddi bir mesele. Biz de bu meselenin üzerine ciddiyetle gidiyoruz." diye konuştu.

Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunun görevinin genel koordinasyonu sağlamak olduğunu, başka kurumların yerine geçip karar vermek olmadığını vurgulayarak, "Her kurum kendi alanında yetkili ve sorumlu. Geçmişte de öyleydi, şimdi de öyle. Fon Koordinasyon Kurulu birlikte yapılması gereken işlerde kurumların birbirleriyle konuşmasını sağlayan, ortak bir takvim oluşturmalarını, bir araya gelip yapmaları gereken işlerde bir araya gelmelerini hızlandırıcı bir kurul. Temel misyonu da şu: Benim gördüğüm, Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği, bu işten olumsuz etkilenen yatırımcıların bir an önce haklarına kavuşmaları için her türlü çabayı sarf etmek." değerlendirmesini yaptı.

"Gelecek hafta cuma günü yine bir ödeme yapma yönünde hazırlık içindeyiz"

Yatırımcılara yapılacak ödemelerde 3 kaynağın değerlendirildiğini ifade eden Yılmaz, bunlardan ilkinin, temerrüde düşmüş ve tasfiye sürecine girmiş olsa da her fonun kendine ait nakdi ve nakde çevrilebilir varlıkları olduğunu söyledi.

İkinci kaynağın ise olağanüstü tasfiye sürecine ilişkin çıkarılan kanun kapsamında oluşturulan geri kazanım hesapları olduğunu aktaran Yılmaz, "Her bir fon için, 131 fon için TMSF bünyesinde bir hesap açıldı. Bir de genel bir hesap açıldı. Yani herhangi bir fonla ilişkilendirilmeyecek geri kazanımlar için de genel bir hesap açıldı. Buralara fahiş kazanç elde etmiş, haksız kazanç elde etmiş kişilerden veya kurumlardan tahsil edilen gelirler bu hesaplarda birikiyor, TMSF nezdinde." dedi.

Bugün itibarıyla iadelerden toplanan miktarın 31,5 milyar lira olduğu bilgisini veren Yılmaz, "Bunların tabii bir kısmı gönüllü iade dediğimiz, bir de geri kazanım hesabı dediğimiz bir hesap var. Bunların toplamı 31,5 milyar gibi bir rakama tekabül ediyor. Fon Koordinasyon Kurulunun görevi bu tasfiye sürecinde yatırımcının haklarını olabildiğince güçlü bir şekilde korumak, bu geri kazanımları sağlamak ve bununla da diğer varlıklarla da bu ödemeleri gerçekleştirmek." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, üçüncü kaynağın ise adli süreçlerde el konulan varlıklar ve gayrimenkuller olduğunu, bu varlıkların nakde dönüştürülmesinin zaman aldığını dile getirerek, "Onlar da likit hale geldikçe zamanla, son kanunumuzda bu anlamda TMSF'ye de geniş yetkiler verdik hızlı bir şekilde bu süreçlerin işlemesi için. Bunlar da yine ilgili fonlarına gidecek. Herhangi bir fonla ilişkilendirilemeyecek olan varlıklar da SPK'nin belirleyeceği kurallarla fonlara dağıtılarak bu geri ödemeler yapılacak. Yapılmaya da başlandı zaten." diye konuştu.

Olağan tasfiyede 55 bin 821 tekil yatırımcıya 55,4 milyar lira ödeme yapıldığını ve büyük oranda olağan tasfiyelerin bittiğini bildiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bugüne kadar olağan ve olağanüstü tasfiyede toplam 420 bin tekil yatırımcıya 130 milyar lira nakdi ve ayni ödeme yapılmış durumda. Dolayısıyla 455 bin küsur kişiden 420 bini şu veya bu miktarda bir ödeme almış durumda, 4 Kasım itibarıyla. Toplam ödeme de 130 milyar lirayı bulmuş vaziyette. Bu ödemelerde, yine icmal olarak söylersek, 614 bin 874 hesaba bu 130,2 milyar lira ödenmiş. Hesap olarak bakarsanız daha fazla. Çünkü aynı kişinin birden çok hesabı oluyor. Her fonun hukuku da kendi içinde olduğu için farklı fonlardan da ödeme almış olabiliyor aynı kişi. Tekilleştirdiğimizde tüm bu kişileri 179 bin 449 yatırımcının ana parası şu an ödenmiş durumda.

Kalanlar için bu süreci devam ettiriyoruz. Muhtemelen bu pazar günü yine 10. toplantımızı yapacağız. Ben İstanbul'da olacağım, Sayın Cumhurbaşkanımız Azerbaycan'a gidiyor biliyorsunuz Zafer Günü vesilesiyle. Kendisini uğurladıktan sonra Fon Koordinasyon Kurulumuzu muhtemelen İstanbul'da toplayacağız. Gündeme göre çağırıyoruz kurumlarımızı. Şu anki gündemimiz bu ödemeler. Dolayısıyla Tera'dan sorumlu olan İş Bankası biliyorsunuz, diğer Pusula ve Atlas'tan sorumlu olan Ziraat Bankası, TMSF işin bir tarafında, SPK tabii asıl kurumumuz, adli mekanizmalar var. Onlarla bir araya gelip, gelecek haftayla ilgili planlamamızı netleştireceğiz. Ama şunu söyleyebilirim, yani şu günkü çalışma itibarıyla: Gelecek hafta cuma günü yine bir ödeme yapma yönünde bir hazırlık içindeyiz. TMSF'de biriken bir miktar var. Yine bu bankalar nezdinde, saklama kuruluşları nezdindeki değerlere bakacağız. Diğer kaynaklarımıza bakacağız ve gelecek hafta cuma günü yine önemli miktarda bir ödeme yapılacağını ifade edebilirim."

"Hisse bazlı manipülasyonlara ilişkin SPK'nin çalışmaları devam ediyor"

Yılmaz, olağanüstü tasfiyede ara ödemenin üst limitinin kanun gereği 1 milyon lira olduğunu hatırlatarak, onun ötesinin nihai mahsuplaşmada gündeme geleceğini söyledi.

Bu fonlarla ilgili SPK'nin incelemesinin tamamlandığını bildiren Yılmaz, "SPK'nin belli hisselerle ilgili incelemesi bitti ama hisse bazlı manipülasyonlara ilişkin çalışmaları devam ediyor. 20 civarında, yanlış hatırlamıyorsam tamamladığı var ama bu 50'yi bulabilir. 50 civarında bir tekil hisse çünkü hisseler bazında manipülasyon da inceleme konusu. Bunlar bittikçe SPK suç duyurularında bulunuyor ve adli makamlar da bunun gereğini yapıyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, belirsizliğin ekonominin düşmanı olduğunun altını çizerek, "Belirsizliği bizim bir an önce ortadan kaldırmamız lazım. Öngörülebilirliği sağlamamız lazım. Suç işleyenlerden dolayı bu işlerle hiç ilgili olmayan şirketlerin, kişilerin zan altında kalmasını engellememiz lazım. Bu piyasalar açısından da bence çok kıymetli. Dolayısıyla bunu yapıyoruz." şeklinde konuştu.

Enflasyon rakamları

Fon meselesine benzer hadiselerin yaşanmaması için neler yapılacağına ilişkin soruya Yılmaz, gelecek hafta sonuna kadar yapısal önlemleri içeren kanun teklifinin büyük oranda hazır olacağını söyledi.

Kanun teklifini Meclis'e göndereceklerini belirten Yılmaz, "Gerisi Meclis'imizin takdiri. Meclis'te mutlaka değerlendirilecektir. Çeşitli kesimlerin görüşleri, önerileri, eleştirileri olacaktır. Meclis'teki süreçle de olgunlaşarak komisyon ve Genel Kurul safahatlarıyla birlikte bu kanunumuz da sermaye piyasalarımıza daha fazla güç verecektir. Bu hastalıklı yapılar, mikroplar bünyeden çıktıkça ve bu adımlar atıldıkça sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir. Sermaye piyasalarımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğu diye düşünüyorum" diye konuştu.

Yılmaz, enflasyon rakamlarıyla ilgili soru üzerine, şöyle konuştu:

"Son gelen rakam bir miktar beklentinin üstünde oldu ama çok fazla değil. Enflasyon oranımız bir anlamda yatay seyretti. Yüzde 30'un altında kaldı. Sevindirici olan taraf savaş ve enerji ile ilgili olmayan kalemlerde özellikle hizmet kalemlerinde bir iyileşme var. Kira enflasyonu örneğin aylık bazda yüzde 3,10'dan yüzde 2,55'e geriledi. Lokanta, otel grubunda aylık artış 0,47 gibi. Ama bir taraftan da mevsimsel geçişin de etkisiyle taze meyve ve sebze fiyatları ve enerji fiyatlarındaki artış belirleyici görünüyor. Yine baktığınızda ama enflasyonun ana eğilimi dediğimiz bir gösterge var. Buna baktığınız zaman aylık ve üç aylık ortalamalarda yüzde 1,8 düzeyi gözüküyor. Bu da son dönemdeki iyileşmeyi teyit ediyor. Yani savaşa ve yaşadığımız birçok sıkıntıya rağmen enflasyonun aşağı doğru eğiliminin devam ettiğini görüyoruz."

"Savaşın seyri bütün dünyada enflasyonu yükseltti"

Savaşın seyrinin bütün dünyada enflasyonu yükselttiğinin ve büyümeyi aşağı çektiğinin altını çizen Yılmaz, "ABD-İran Savaşı, Hürmüz ve özellikle buradaki risklerin yükselmesi. Bu tabii bizi de etkiledi. Merkez Bankamızın hesabına göre, savaş bu sene enflasyonumuza 7 puan ilave yük getirdi. Savaşın etkilediği kalemleri çıkardığınız zaman gidişatın daha olumlu olduğunu görüyorsunuz. Beklentilerin iyileşmesi ve savaşın etkilerinin zaman içinde ortadan kalkması, özellikle enerji piyasalarında nispi bir normalleşme, enflasyon perspektifimize de olumlu yansıyacaktır diye inanıyoruz." açıklamasını yaptı.

Dar gelirli vatandaşlar için kira, gıda ve kent içi ulaşım kalemlerinin öne çıktığını ifade eden Yılmaz, bu üç kalemle ilgili özel çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.

Asgari ücret görüşmelerine ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, "Asgari ücretle ilgili henüz süreç başlamadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüyor çalışmalar. O aşamaya geldiği zaman yine değerlendirmeler yapılabilir." ifadelerini kullandı.

Emeklilerle ilgili çalışmaların sorulması üzerine Yılmaz, "Epeydir bir çalışıyoruz bunun üzerinde. Emekliler konusu çok önemli. Cumhurbaşkanımız da her fırsatta vurguluyor. Son kabine toplantımızdan sonra da bunu zaten açıkladı kendisi. Yıl sonuna kadar bir düzenleme yapacağız ve emeklilerimize enflasyonun üzerinde bir destek sunacağız mesajını verdi. Bütün emeklilerimizle ilgili bir çalışma söz konusu. En sonunda Meclis'imize arz edilecek. Meclis'imizin de takdiriyle nihai şeklini alacaktır. Emeklilerimize elimizden gelen tüm gayretle destek olmaya çalışacağız." diye konuştu.

"Amerikan halkının bugün gösterdiği tepki Türkiye'nin politikasıyla örtüşüyor"

Yılmaz, Amerika Birleşik Devletleri ara seçimlerine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Dünya hem siyasi olarak hem ekonomik olarak çok olumsuz bir dönemden geçiyor. Bir taraftan işte Ukrayna-Rusya Savaşı, Gazze'de yaşananlar, İsrail'in kışkırtmasıyla başlayan ABD-İran Savaşı, bütün bunlar aslında sadece insanların güvenliğini, dünyanın güvenliğini tehlikeye atmış olmadı. Bir taraftan da dünya ekonomisini olumsuz etkiledi. Hem Rusya-Ukrayna Savaşı hem de Hürmüz'ün kapanması meselesi. Dolayısıyla bütün dünya bu bedeli ödüyor. Amerikan seçimlerinde de bunun etkisini gördük diye düşünüyorum. Amerikan halkı bu savaşı gereksiz bir savaş olarak algıladı ve özellikle bu benzin fiyatlarındaki, petrol fiyatlarındaki artışı da önemli bir yük olarak gördü ve buna bir tepki gösterdi diye inanıyorum. Bir taraftan da İsrail-Amerikan ilişkilerine dönük ciddi bir eleştirel kitlenin oluştuğunu görüyoruz. Amerikan halkının bugün gösterdiği tepki, Türkiye'nin politikasıyla bir anlamda örtüşüyor."

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kapsamına ilişkin soruya Yılmaz, "Mekke Savunma Antlaşması bir bölgesel anlaşma. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın caydırıcılığını güçlendirmeye, birbirleriyle dayanışmasını, işbirliğini artırmaya dönük bir anlaşma. Dolayısıyla burada hemen şuraya savaşa gidilecek, burada şu olacak diye aşırı yorumlar yapmak doğru değil. Bu üç ülkeden biri saldırıya uğradığı zaman diğer ülkelerden talepte bulunması gerekiyor. Bu talep karşılığında o ülkeye nasıl, hangi kanallarla, nasıl bir şekilde destek olunacağı ise diğer iki ülke arasındaki istişarelere, müzakerelere bağlı konular. Öyle hemen kestirmeden riskli senaryolar üzerinde konuşmayı doğru bulmuyorum." değerlendirmesini yaptı.

"Terörsüz Türkiye süreci kendi mecrasında yürüyor"

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruya ise Yılmaz, "Çok tarihi bir süreç. Ülkemizin çok uzun yıllardır ayağında bir prangaydı bu terör. İşin özü bu prangadan kurtulmak, iç cephemizi güçlendirmek, bölgemiz üzerindeki emperyalist birtakım tuzakları boşa çıkarmak, milli birliğimizi, beraberliğimizi kuvvetlendirmek, kalkınma sürecimizi hızlandırmak, demokrasimizin standartlarını yükseltmek... Ben bu süreci böyle görüyorum." yanıtını verdi.

Terörsüz Türkiye sürecinin çeşitli safhalarının olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Kendi mecrasında yürüyor süreç. Meclis'imizde bir komisyon oluştu, bir kanun çıktı. Bu çerçevede yürütmede benim başkanlığımda Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Bunun altında dört tane alt kurul oluşturduk. Her birinde de ilgili kurumlarımızı belirledik. Bunun ikisi birinci aşamayla, ikisi ikinci aşamayla ilgili. Birinci aşama dediğim sahada silahların terk edildiğinin, bırakıldığının tespiti ve MGK tarafından da bunun teyidi. Bu gerçekleşirse ikinci aşamaya geçiliyor. İkinci aşamada ise denetimli serbestlik dediğimiz boyut gündeme geliyor. O aşamada hukuki işlerle ilgili komisyon ve sosyal uyum komisyonu ön plana çıkacak. Ama şu anki aşamada özellikle izleme ve tespit alt komisyonumuz ile silahsızlanma ve stratejik koordinasyon alt komisyonumuz birinci aşamayla ilgili çalışmaya başladılar ve sahadalar.”

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL