Piyasalar reformların uygulamasını izleyecek

Piyasalar reformların uygulamasını izleyecek

Yerel seçimlerden sonra piyasalar geçen hafta reform paketi açıklamasını takip etti. Reform paketinin içeriğinin uygulanmasına yönelik detaylar netleştikçe ve bu adımların sonuçları gözlendikçe, orta ve uzun vadede finansal piyasalara katkı vermesi bekleniyor.

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

ABD endeks vadelileri ve Asya borsalarındaki yükselişe rağmen Türkiye varlıkları İstanbul seçimlerinin yenileneceğine yönelik endişelerle geçen hafta dünyadan olumsuz ayrıştı. Buna bir de ABD ile yaşanan S-400 krizi eklendi.

Geçen hafta dolar/TL kuru sert bir yükselişle 5,80’nin üzerini görürken, Borsa İstanbul endeksi de 95.500’ün altına geri döndü. Türkiye banka tahvillerinde de satıcılı bir seyir görülüyor. Uzmanlar, TL’de görülen satışların cumartesi günü açıklanması beklenen YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin kararı öncesinde riskten kaçma eğiliminin güçleneceğine işaret ettiğini ifade ediyor.

Piyasalarda durum böyleyken tamamlanan seçimlerin ardından geçen hafta piyasaların gözü açıklanacak olan reform paketindeydi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Yapısal Dönüşüm Adımları’ sunumuyla 2019 yılına dair yapısal reform yol haritasını açıkladı.

Sunumun detaylarında, bankacılık sektöründe sermaye yapısının güçlendirilmesini ve aktif kalitesinin artırılmasını, bütçe disiplinin korunmaya devam edilmesini, birçok işkolu ve sektöre yönelik yapısal dönüşüm adımlarını içerdiği görülüyor. Peki, yeni planlar nasıl olacak ve bunun piyasalara etkisi nasıl hissedilecek?

REFORM ETKİSİ
Uzmanlar, açıklanan yapısal reform programında bir sürpriz çıkmadığını ifade ediyor. Alınacak önlemler arasında kamu bankalarına özel tertip bonolar şeklinde 28 milyar TL tutarında sermaye konulmasına, enerji ve gayrimenkul sektöründeki sorunlu kredilerin kurulacak fonlar tarafından alınmasının planlanmasına ve bankaların temettü dağıtımında sınırlandırmanın devam edecek olmasına dikkat çekiliyor.

Sermayelendirmenin kamu bankalarının sermaye yeterlik rasyolarını 250-300 baz puan arasında artırabileceği tahmin ediliyor. Hane halkı tasarruflarında kıdem tazminatı fonu ile entegre bireysel emeklilik sistemi hayata geçirilirken, vergi sisteminde gelire göre artan ve dolaylı vergilerin ağırlığını azaltan bir sisteme geçileceği belirtiliyor.

2019 yılı içinde kurulacağı açıklanan ulusal kredi derecelendirme kuruluşu da piyasaların yakın takibinde olacak bir diğer başlık olarak not edilebilir.

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ HEDEFİ
Gıda ve tarım konusunda ise üç ana başlıkta eylem planı oluşturuldu. Bunlar, Sera AŞ’nin kurulması, küçükbaş hayvancılık destekleri ve Hal Yasası. Bu adımlarla gıda enflasyonunun yapısal önlemlerle kontrol altına alınması ve enflasyonda kalıcı düşüş yaşanması hedefleniyor.

Sanayide yerlileştirme programı kapsamında ise ithal girdi ve hammadde bağımlılığının yerli üretimin desteklenmesi ve ithal ikamesiyle azaltılması planlanıyor. Bu reformlar, sanayide üretimin ithalata ve kur hareketlerine duyarlı görüntüsünün değiştirilmesi kapsamında önemseniyor.

Mayıs ayında açıklanacak olan sanayide yerlileştirme programı, ekonominin ihracat ve üretim odaklı büyüme modeline dönüşümü açısından pozitif olarak değerlendiriliyor.

UYGULAMALARA BAKILACAK
Piyasalar açısından bundan sonra programla ilgili detaylar ve uygulama önem kazanacak. İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömür-cüoğlu, açıklanan programda finansal sektöre yönelik adımlar, vergi dönüşümü ve enflasyonla mücadelenin önemli kısımlar olduğu kanısında.

Kömürcüoğlu, “Genel anlamda seçilen beş konu olan finansal sektör, enflasyon ile mücadele, bütçe disiplini, vergi dönüşümü, sürdürülebilir büyüme ve istihdamla doğru alanlara odaklanıldığını düşünüyoruz. Sunum genel çerçeveyi çiziyor ve önümüzdeki dönemde açıklanacak detaylar önemli olacak” diyor.

Muammer Kömürcüoğlu, reform listesinin Türkiye’nin dönüşümüne katkı sağlayacak doğru noktalara parmak bastığını ancak geçmiş dönemde reformların uygulanması konusundaki gecikmeler nedeniyle bundan sonra piyasaların detaylara ve uygulamalara bakacağını ifade ediyor.

FİNANS SEKTÖRÜ ÖNEMLİ
Gedik Yatırım Ekonomisti Erol Gürcan da planda çizilen çerçeve ile verilen ana mesajları ve üzerinde durulan noktaları olumlu buluyor. Ancak bunları uygulamaya yönelik detayların net bir şekilde ortaya konulmamasının, piyasalarda kısa vadede görülebilecek potansiyel olumlu etkileri önemli ölçüde sınırladığını söylüyor.

Bu yıl atılması beklenen adımların sonuçlarını en hızlı görme olasılığının finansal sektör yani bankacılık ve BES alanında olduğunu da ifade ediyor. Gürcan, “Bankacılık sektörü tarafında öngörülen reformların başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi durumunda, sektörün sermaye ve aktif kalitesinin çok daha güçlü bir yapıya ulaşacağı söylenebilir” diyor.

Erol Gürcan’a göre, tarım alanında öngörülen reformlar özellikle sera ve hayvancılık ürünleri üzerinden gıda enflasyonunda kalıcı bir düşüşü hedefliyor. Sanayi alanında ise yüksek katma değer, ihracat, yerlileştirme odaklı olarak, öncelikle belirlenen stratejik sektörlerde olmak üzere, teşviklerin ön plana çıkması beklenebilir.

PINAR UĞUROĞLU TEB PORTFÖY ARAŞTIRMA DİREKTÖRÜ
“ENFLASYONDA MESAFE KAT EDİLMELİ”

“Reform paketiyle ilgili çok ana başlık ama az detay olduğunu düşünüyoruz. Özellikle bankacılık sektöründe kamu bankalarının yeniden sermayelendirilmesi ve sorunlu kredilerin bilanço dışına çıkarılması gibi adımları önemsiyoruz.

BDDK’nın senaryo analizi olarak ortaya koyduğu yüzde 6 sorunlu kredi oranı da bize makul geldi. Buna karşılık, piyasaların kalıcı olarak rahatlaması için enflasyonu düşürmeyi hedefleyen ivedi adımların açıklanmasına ve bankacılık sektöründe bilançoların şeffaflaştırılması konusunda biraz daha mesafe kat etmeye ihtiyacımız olabilir.

Piyasa, reform paketinin diğer alanlarındaki adımlarını da takip edecek. Bu tip reformların ülkeye esas kazancı uzun vadede olur düşüncesindeyiz.”

LEVENT ALKAN DENİZ PORTFOY ARAŞTIRMA BOLUM MUDURU
OLUMLU ETKİSİ UZUN VADEDE OLACAK”

“Bu yol haritası henüz bir başlangıç olup ileriki günlerde göreceğimiz kararlarla beslenip piyasalara olumlu etkisini gösterecek. Kamu bankalarına 28 milyar TL Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) verilirken karşılığında hisse alınacak.

Ayrıca Enerji Girişim Sermaye ve Gayrimenkul Fonu düşünülüyor. Muhtemelen bu fonlar yeniden oluşturulacak bireysel emeklilik ve kurumsal yatırımcılar için iyi ve güçlü bir alternatif olacaktır. İhracat, turizm, yargı, eğitim gibi konuların nasıl uygulanacağı çok önemli.

Sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınıp en uygun reform yapısı için toplumun tüm kesimleriyle uzlaşılması bu paketleri daha da güçlü hale getirecek. Özellikle turizm ve ihracatımıza etkisinin olumlu olacağını düşünebiliriz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap