Önce enflasyon verileri ile başlayalım: Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verilerine göre, Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,89 oranında artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 30,89 oldu. Böylelikle kasım ayından sonra aralık ayında da aylık enflasyon yüzde 1’in altında geldi. Piyasada genel beklenti aralık ayında TÜFE’nin yüzde 0,96 oranında artması, yıllık bazda ise yüzde 31 seviyesine gerilemesi yönündeydi.

EN YÜKSEK ARTIŞ KONUTTA
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 28,31 artış, ulaştırmada yüzde 28,44 artış ve konutta yüzde 49,45 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 7,07, ulaştırmada yüzde 4,36 ve konutta yüzde 7,52 oldu. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,99 artış, ulaştırmada yüzde 1,03 azalış ve konutta yüzde 1,39 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,48, ulaştırmada yüzde -0,16 ve konutta yüzde 0,24 oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2025 yılı aralık ayı itibarıyla 27 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, sekiz temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 108 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,78 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 31,66 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,76 artış olarak gerçekleşti.

ÜFE TEMMUZ’DAN BERİ YÜKSELİŞTE
Öte yandan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) (2003=100) 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,75 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 27,67 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,67 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,36 artış gösterdi. Böylelikle üretici fiyatları enflasyonu Temmuz 2025’ten beri yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Önümüzdeki aylarda ÜFE’deki artış hızlanabilir ve TÜ-FE’yi tehdit eder hale gelebilir mi? İzleyip göreceğiz.
2025 enflasyonunun ortaya çıkması ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ocak’ta açıklayacağı 2026’nın ilk faiz kararı da merakla beklenir oldu. Aralık 2025 enflasyonunun yüzde 30,9 seviyesine gerilemesi ve çekirdek göstergelerdeki iyileşme TCMB’nin Ocak 2026 PPK toplantısında faiz indirimi alanı oluştuğu yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Genel beklenti 150 baz puanlık bir faiz indirimi olacağı yönünde şekillenirken, yılın ilk toplantısında faizin pas geçilebileceğine dair görüşler de var. Ancak TCMB yönetiminin yılın ilk PPK’sında görece düşük bir indirimle dahi olsa, faizi pas geçmemesi daha uygun olacaktır.
CARİ DENGE BEŞ AY SONRA AÇIK VERDİ
Cari işlemler dengesi, 2025 yılı kasım ayında 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi. Böylelikle, cari denge beş ay sonra açık vermiş oldu. Orta vadede bakıldığında, dış ticaret açığı ve zayıflayan hizmet gelirleri nedeniyle 2026–2027 döneminde cari dengede yukarı yönlü risklerin arttığını söylemek mümkün.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2025 Kasım ayı “Ödemeler Dengesi İstatistikleri” verilerine göre, cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydedildi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2 milyar 132 milyon dolar fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6 milyar 385 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, kasım ayında cari açık yaklaşık 23,2 milyar dolar olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 68,4 milyar dolar açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,3 milyar dolar fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 17,8 milyar dolar ve 328 milyon dolar açık verdi.

YURT DIŞINDA EV SATIN ALMA
Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 3 milyar 926 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1 milyar 717 milyon dolar ve 3 milyar 108 milyon dolar oldu. Bu dönemde yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki gayrimenkul yatırımları da hız kesmedi. Kasım ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 343 milyon dolar olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 990 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 647 milyon dolar arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 201 milyon dolar gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 218 milyon dolar net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü.
İHRACAT İKLİMİ BEŞ AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE
Gerek ihracatçının önündeki düşük kur ve finansal kaynaklara erişim konusundaki sıkıntılar, gerekse ana pazar AB’deki görece durgunluk, ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025 döneminde 51,6’ya gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu değer talep koşullarında oldukça ılımlı bir iyileşmeye işaret ederken, aralık ayı ile birlikte mevcut güçlenme eğilimi ikinci yılını tamamladı. Endekste eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Ortadoğu, 2025’in son ayı itibarıyla büyümenin ana kaynaklarından biri olmaya devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt’te ekonomik aktivite güçlü genişleme sergilerken, Mısır ve Lübnan’da üretim artışı yaşandı. Aralıkta anket kapsamında izlenen Ortadoğu ekonomileri arasında daralma gösteren tek ülke Katar oldu. Türk imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 7’si bu altı ülkeye yapılıyor.

AVRUPA’DA GÖRÜNÜM KARIŞIK
ABD ise yüzde 6,5’lik payı ile Türk imalat sanayi sektörünün en büyük ikinci ihracat pazarını oluşturuyor. Bu ülkede ekonomik aktivite Nisan 2025’ten bu yana en düşük hızda olmakla birlikte güçlü artış eğilimini sürdürdü. Avrupa’da talep koşulları daha karmaşık bir görünüm seyretti. Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya’da ılımlı üretim artışı kaydedilirken, Fransa ve Hollanda’da küçülme yaşandı. Bölgenin öne çıkan ekonomisi ise İspanya oldu. Bu ülke, 2025 yılını güçlü ve ivme kazanan bir büyüme ile kapattı.
Anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisinde en belirgin üretim artışı Tayland’da gerçekleşti. Hindistan ve Singapur gibi diğer bazı Asya ülkelerinde de ekonomik aktivite güçlü büyüme sergiledi.