Tarihte İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde yetiştiği düşünülen ve Türkiye'de ise Göbeklitepe ve Karacadağ'da üretildiği kabul edilen siyez buğdayı, Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde geleneksel usullerle üretilmeye devam ediyor.
1 Büyük talep görüyor
İlçede yaklaşık 12 bin dekar alanda ekilen siyez buğdayı, iç ve dış piyasada ham ve işlenmiş ürün olarak büyük talep görüyor. Bölgede "kabulca" veya "kaplıca" olarak da adlandırılan siyez buğdayının yaklaşık yüzde 70'i bulgur olarak değerlendirilirken, geri kalanı un ve yem üretiminde kullanılıyor.
2 Turizme kazandırılacak
"Hitit buğdayı" olarak bilinen İhsangazi coğrafi işaretli siyez buğdayının turizme de kazandırılması için çalışma başlatıldı. Bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, İhsangazi ilçesinde siyez yetiştiriciliği yapan Yasin Ciğerci'den eko turizm alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Siyezin önümüzdeki süreçte eko turizm alanında da değerlendirilmesi amaçlanıyor.
3 Binlerce yıldır yetiştiriliyor
Siyez buğdayının bilinenin aksine Anadolu'da binlerce yıldır yetiştirildiğini belirten Haberal, "Siyez buğdayını biz, literatürde İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa ülkelerinden genellikle üretildiğini biliyorduk. Daha sonra ülkemizdeki ana vatanı olarak ise Göbeklitepe, Karacadağ civarlarındaki alanlar olarak biliyorduk. Buna rağmen en çok üretimin yapıldığı ve markalaştığı ve tescil edildiği alan ise İhsangazi ilçemizdir. Burada 2020 yılında ata tohumu olan siyez buğdayımız coğrafi işaret aldı ve menşe-i olarak kabul edildi ve tarihe geçmiş oldu" dedi.
4 İnsan sağlığına faydalı
Siyez buğdayının insan sağlığına birçok faydasının bulunduğunu söyleyen Haberal, "Biz, turizmci olarak bu bölgeyi turizm rotası haline getirmek istiyoruz. Bugün de gastronomik ürün çeşitlendirmesi yapmak için bu alana geldik. Normalde bu ürüne siyez bulguru derdik ama tatlıcılıkta, pastacılıkta ve diğer sebzeli yemeklerde, etli yemeklerde, garnitür ürünlerimizde siyezin kullanıldığını gördük. Siyez unundan Kastamonu'nun coğrafi işaretli meşhur çekme helvası da yapılıyor. Siyezden birçok ürün çeşitlendirilmesi yapılıyor. Biz de bu ürün çeşitlendirmesiyle birlikte bu gördüğünüz toprakları Kastamonu'nun gastronomi turizm rotası haline getirip, eko-turizm, eko-çiftlikler, eko-köyler haline getirilmesini amaçlıyoruz. Bu ürün hiçbir katkı maddesi olmadan, kimyasal gübreleme, ilaçlama ve sulama olmadan Allah vergisi bir ürün" diye konuştu.
5 "Amacımız, İhsangazi ilçesini turizm rotası noktası haline getirmek"
Amaçlarının siyezin anavatanı kabul edilen İhsangazi ilçesini turizm noktası haline getirmeyi planladıklarını ifade eden Haberal, "Bizim amacımız da Kastamonu'ya gelen insanların Ilgaz'dan indiklerinde bu toprakları görüp bu ürünleri tadabilirler. Turizmcilere, rehberlere, acentelere seslenmek istiyorum. Rotalarını İhsangazi üzerinden geçirip, buradan Araç'a, Safranbolu'ya ya da Safranbolu'dan gelip Araç üzerinden İhsangazi'ye ve Kastamonu şehir merkezine doğru yol almalarını rica ediyoruz" şeklinde konuştu
6 "Siyezin ana vatanı İhsangazi'de bu işe önem veriyoruz"
İhsangazi'de siyez yetiştiriciliği yapan Yasin Ciğerci ise, "Siyez buğdayımız tamamıyla kendini kar suyuyla besleyebiliyor. Ayrıca hiçbir ilaçlama yapmıyoruz. Sulama da yapmıyoruz. Siyez buğdayımızı Ekim ayında toprakla buluşturuyoruz. Ondan sonraki süreçte tamamıyla yağmur suyuyla ve kar suyuyla besleniyor. Ağustos ayında hasadını yaptıktan sonra da kendi taş değirmenimizle işleyebiliyoruz. Siyez, bizim için çok kıymetli bir ürün. Çok maliyetli de olmuyor. İlaçlama yok, sulama yok. Siyez buğdayı bizim için sıfır atık demek. Çünkü siyezin her şeyini değerlendiriyoruz. Bu ürünün sap kısmını ve başaklarını da ham madde olarak kullanıyoruz. Bizim için bir hazine. Biz siyezin ana vatanı İhsangazi'de bu işe önem veriyoruz. Buradan da birçok ürün ortaya çıkartıyoruz" ifadelerini kullandı.