İran'da Uzmanlar Meclisi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırısında öldürülen Ali Hamaney'in ardından liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney'in "ezici oy çoğunluğuyla" seçildiğini duyurdu.
Öte yandan İsrail ordusu, İran'ın orta kesimlerine yeni saldırılar başlattığını bildirdi. Açıklamanın hemen ardından İsfahan kentinde patlama sesleri duyuldu. İsrail ve ABD'nin İran'a başlattığı saldırılar 10. gününde. Gece boyunca çatışmalar devam etti.
15:57 İsrail'e 10 günde askeri teçhizat ve mühimmat taşıyan 50 kargo uçağı iniş yaptı
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara başlamasından bu yana silah, askeri teçhizat ve çeşitli mühimmat taşıyan 50 kargo uçağı İsrail'e indi.
İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, taşınan askeri malzemelerin İsrail ordusuna teslim edildiği aktarıldı.
Açıklamada, İsrail'e nakledilen ve orduya teslim edilen 50 kargo uçağı askeri malzemenin, bin tonun üzerinde silah, askeri teçhizat ve mühimmatı içerdiği kaydedildi.
Açıklamada askeri mühimmatın İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Savunma Bakanlığı Müdürü Amir Baram'ın talimatıyla sevk edildiği belirtilerek, nakliyenin İran ve Lübnan'a yönelik saldırılarla eş zamanlı gerçekleştirildiği ve önümüzdeki dönemde daha da artmasının beklendiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatın hangi ülkelerden yapıldığına yer verilmeyen açıklamada, İsrail Savunma Bakanlığının ABD ve Almanya'daki misyonları aracılığıyla yürütüldüğünün belirtilmesi dikkati çekti.
15:48 İngiltere Başbakanı Starmer, İran'daki savaş uzadıkça ekonomik etkisinin de büyüyeceğini belirtti
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran'da uzun sürecek savaşın ekonomik etkisinin de büyüyeceğini belirterek, "Bu durum ne kadar uzun sürerse, ekonomimize, herkesin ve her işletmenin yaşamlarına ve hanelerine olan etkisinin potansiyeli o kadar artacaktır." dedi.
Starmer, başkent Londra'daki bir toplum merkezini ziyaretinde, Orta Doğu'daki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Başbakan Starmer, İran'daki savaşın insanlara ve işletmelere yönelik ekonomik etkilerini en aza indirmek için ortaklaşa neler yapılabileceği konusunda diğer ülkelerle görüşmelerde bulunduklarını söyledi.
Starmer, "Bu durum ne kadar uzun sürerse, ekonomimize, herkesin ve her işletmenin yaşamlarına ve hanelerine olan etkisinin potansiyeli o kadar artacaktır." ifadesini kullandı. İngiliz Başbakan, İşçi Partisi hükümetinin görevinin, bunun önüne geçmek olduğunun altını çizdi.
Hükümetin, ülkeyi ekonomik açıdan daha dayanıklı hale getirmek için çaba sarf ettiğini vurgulayan Starmer, Maliye Bakanı Rachel Reeves'in, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey ile her gün görüştüğünü belirtti.
"İngiliz çıkarlarıyla ilgili kararlar, İngiltere Başbakanı'na aittir"
Konuşmasında, Starmer'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İngiltere'nin İran saldırılarına katılmama kararına yönelik yaptığı eleştiriler de soruldu.
Starmer, iki ülkenin işbirliğini sürdürdüğünü ve dün Trump ile telefonda görüştüğünü aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İngiltere'nin çıkarlarına en uygun olan kararlar, İngiltere Başbakanı tarafından alınır. Ben de tüm soruları ve almam gereken tüm kararları bu şekilde ele aldım. Bu gerçekten çok önemli. Bu temel bir ilkedir: İngiltere Başbakanı, ülkemizin çıkarları doğrultusunda, değerlerimizi ve ilkelerimizi kullanarak kararları alır ve bu ilke konusunda çok net olmamız gerçekten çok önemli."
Trump: "Artık onlara ihtiyacımız yok ama bunu hatırlayacağız"
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İngiltere'nin Orta Doğu'ya 2 uçak gemisi göndermeyi düşündüğünü, ancak artık buna ihtiyaçlarının olmadığını bildirmişti.
İngiltere'yi ABD'nin bir zamanlar belki de en büyük müttefiki diye niteleyen Trump, "Önemli değil, (İngiltere) Başbakanı (Keir) Starmer, artık onlara ihtiyacımız yok ama bunu hatırlayacağız. Çoktan kazandığımız savaşlara katılan insanlara ihtiyacımız yok." ifadelerini kullanmıştı.
15:12 İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’e Tahran’da destek
İran’ın başkenti Tahran’daki İnkilap Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, Ayetullah Ali Hamaney’in ardından İran’ın yeni dini lideri olan Mücteba Hamaney’e biat ve destek gösterisinde bulundu.
14:11 AB Yüksek Temsilcisi, Orta Doğu'da uzun sürecek savaştan herkesin zarar göreceğini belirtti
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD-İran-İsrail arasındaki çatışmaların nasıl sona ereceğine dair net bir yol haritası bulunmadığını belirterek, "Orta Doğu, uzun sürecek herhangi bir savaştan büyük zarar görebilir. Avrupa da aynı şekilde zarar görür." dedi.
Kallas, AB'nin her yıl Brüksel'de düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.
Orta Doğu'daki gelişmeler ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının doğrudan birbiriyle bağlantılı olduğunu kaydeden Kallas, "Çünkü ikisi de aynı temele dayanıyor, uluslararası hukukun aşınması." değerlendirmesinde bulundu.
Kallas, bu sürecin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan Rusya'nın komşusunu hiçbir cezaya maruz kalmadan "işgal etmesiyle" tırmandığına dikkati çekerek, "Bu dünyaya, artık eylemler için hesap verilebilirliğin kalmadığı mesajını verdi. Kurallar kitabı adeta pencereden atıldı." dedi.
Uluslararası hukuk ve hesap verebilirlik yeniden tesis edilmeden, hukukun tekrar tekrar ihlal edileceğini, istikrarsızlık ve kaosun yaşanacağını belirten Kallas, "Bu eğilimler bir araya geldiğinde, yeni bir dünya düzenine işaret ediyor. Bu düzen rekabet ve zorlayıcı güç politikasının hakim olduğu, askeri güçlerin kendi etki alanlarını kurmayı ve güvence altına almayı hedeflediği bir yapı ile karakterize ediliyor. Son 80 yılda inşa ettiğimiz uluslararası normların, kurumların ve kuralların zayıfladığını şimdiden görebiliyoruz." diye konuştu.
Kallas, AB'nin öncelikleri doğrultusunda hareket ettiğini ve uluslararası desteği seferber ettiğini dile getirdi.
"Savaşı caydırmak, savaşmak zorunda kalmaktan daha ucuzdur"
Rusya-Ukrayna Savaşı'yla ilgili olarak da Kallas, Rusya'nın maksimalist taleplerinin, minimal bir yanıtla karşılanamayacağını belirtti.
Kallas, "Eğer Ukrayna'nın ordusunun büyüklüğü sınırlandırılacaksa, Rusya'nınki de sınırlandırılmalıdır. Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zararların bedelini Rusya ödemelidir. Savaş suçları ya da saldırı suçları için af olmamalıdır. Sürgüne gönderilen Ukraynalı çocuklar geri getirilmelidir." ifadesini kullandı.
Tüm bunların Rusya'nın barış istediği varsayımına dayandığına işaret eden Kallas, Rusya'nın savaşı sona erdirmek istediğine dair hiçbir işaret bulunmadığını söyledi.
Kallas, aksine gelişmelerin Rusya'nın savaşı genişletmek istediğine işaret ettiğini belirterek, "Bu nedenle Avrupa'nın kendini savunma kapasitesini güçlendirmek için yeniden silahlanıyoruz. Savaşı caydırmak, savaşmak zorunda kalmaktan daha ucuzdur." değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'nın komşu bölgesinin istikrarının da öneminin altını çizen Kallas, AB'nin genişleme politikasının barış ve refah alanını genişlettiğini kaydetti.
Kallas, genişleme sürecinin liyakate dayalı kalması gerektiğini belirterek, "Ancak mevcut bağlamda hızımızı artırmamız gerekiyor. Genişleme jeopolitik bir tercihtir." diye konuştu.
"Orta Doğu'da uzun sürecek savaştan büyük zarar doğar"
Kallas, 10 gün önceye göre Orta Doğu'da tamamen yeni bir durumla karşı karşıya olunduğunu belirterek, yeni savaşın belirsizlik ve kaos getirdiğini söyledi.
İran'ın onlarca yıldır bölgede yaşanan şiddetten sorumlu olduğunu ifade eden Kallas, şunları kaydetti:
"İran'ın bölgeyi terörize etmek için sahip olduğu seçenekler ne kadar azalırsa o kadar iyidir. İran'ın askeri kapasitesi sınırlanmıştır ve rejim hiç olmadığı kadar zayıftır. Ancak bu savaşın nasıl sona ereceğine dair net bir yol haritası yok. Orta Doğu uzun sürecek herhangi bir savaştan büyük zarar görebilir. Avrupa da aynı şekilde zarar görür."
Kallas, AB'nin tüm tarafları azami itidal göstermeye, sivilleri korumaya ve uluslararası hukuka saygı göstermeye çağırmaya devam ettiğinin altını çizerek, önceliklerinin barış olduğunu dile getirdi.
14:02 Mısır'dan "bölgenin kapsamlı bir kaosa sürüklenebileceği" uyarısı
Mısır, "bölgenin kapsamlı bir kaosa sürüklenebileceği" uyarısında bulunarak, Arap ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıların son bulmasını istedi.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, İtalya, Belçika ve Lüksemburglu mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Görüşmelerde, bölgede yaşanan tehlikeli askeri gerilimin gölgesinde son bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
Abdulati, mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerde, bölgede devam eden gerilimin düşürülmesi ve siyasi diyaloğun devreye girmesi için hem bölgesel hem de uluslararası çabaların artırılması gerektiğini belirtti.
Askeri eylem alanının genişlemesinin tehlikesine dikkati çeken Abdulati, "bunun tüm bölgenin güvenliği ve istikrarı için ciddi tehditler oluşturduğu" uyarısında bulundu.
Arap ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıları kesin bir dille reddettiklerine işaret eden Abdulati, şu ifadeleri kullandı:
"Arap ülkelerinin güvenliği bölünmez bir bütündür. Arap ülkelerine yönelik saldırıların hiçbir gerekçesi olamaz. Bu saldırıların derhal durdurulması ve bölgenin kapsamlı bir kaosa sürüklenmesinin önüne geçilmelidir."
13:44 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: "ABD’nin hedefi gayet açık, başka ülkelerin kaynakları üzerinde egemenlik kurmak"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin, "Venezuela ile birlikte İran petrolünü ele geçirerek dünya petrol rezervlerinin yüzde 31’ine sahip olmak isteğine" atıf yaparak, "ABD’nin hedefi gayet açık; başka ülkelerin kaynakları üzerinde egemenlik kurmak." dedi.
Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, Uzmanlar Meclisi tarafından yeni İran Lideri olarak seçilen Mücteba Hamaney’e bağlılıklarını bildirdiklerini ifade ederek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD’nin savaşa İsrail için girdiği yönündeki açıklamalara işaret eden Bekayi, ABD'li Senatör Lindsey Graham’ın, "Venezuela ile birlikte İran petrolüne ele geçirerek dünya petrol rezervlerinin yüzde 31’ine sahip olmaları gerektiği" yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, "ABD’nin hedefi gayet açık; başka ülkelerin kaynakları üzerinde egemenlik kurmak." ifadelerini kullandı.
Bekayi, "ABD ve İsrail, İran’ı parçalamak istiyor ama bu gerçek olmayacak. ABD Başkanı tüm dünya toprağı onlarınmış gibi konuşuyor. Dolayısı ile ABD’nin neden İran’a saldırdığı konusu hem İran halkı hem de dünya kamuoyu için gayet açık. İran daha önce de yabancılara mezar olmuştur. İran halkı kendini nasıl savunacağını bilir. Dolayısı ile ABD’nin neden İran’a saldırdığı konusu hem İran halkı hem de dünya kamuoyu için gayet açık." diye konuştu.
"Asıl hedef İran halkı"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD’nin İran’ın askeri kapasitesinin yok edildiğini söylemesine rağmen saldırılarına devam ettiğine işaret ederek, "asıl hedefin İran halkı" olduğunu söyledi.
ABD’nin, Minab’da bir okula saldırı düzenlemesini "bir ülkenin kimliğinin yok edilmesi" olarak tanımlayan Bekayi, saldırının sorumluluğu ile ilgili ABD tarafından çelişkili açıklamalar yapıldığına dikkati çekti.
Bekayi, bazı bölge ülkelerinin topraklarını ABD saldırıları için kullandırdığını belirterek, ABD’nin bölgedeki varlığını "istikrarsızlık kaynağı" olarak nitelendirdi.
Bölge ülkelerinin topraklarını İran’a yönelik saldırılarda kullandırmamaları gerektiğini vurgulayan Bekayi, eğer söz konusu ülkelerden saldırı gelirse İran'ın meşru müdafaa hakkını kullanacağı uyarısında bulundu.
"Bırakalım yanlış hesapları yüzünden vehim içerisinde kalsınlar"
AA muhabirinin "İsrail medyasının İran’ın 120 tane füze fırlatma rampası kaldığı" iddialarını sorması üzerine Bekayi, şunları kaydetti:
"Sürekli İran’ın imkanlarının kısıtlı olduğunu söylüyorlar. Ancak sahada kararlılığımızı ve cesaretimizi gördüklerinde, İran’ın ne tür imkanlar ile kapasitesinin olduğunu anlayacaklar. Bırakalım yanlış hesapları yüzünden vehim içerisinde kalsınlar."
Bekayi, ateşkes iddialarına ilişkin ise, "Şu an İran’ı savunmaya odaklanmış durumdayız. Saldırılar devam ederken düşmana cevap verme dışında bu tarz konuların fazla bir yeri yok." dedi.
ABD’nin İran’ın altyapısı ile petrol depolarına saldırmasını "çevre soykırımı" olarak ifade eden Bekayi, saldırılarla birlikte çevrenin, ağaçların, suyun ve havanın kirlendiğini belirtti.
Bekayi ayrıca, İran’da hükümetin diplomatik misyonların güvenliğini sağlaması hususunda bir zafiyet göstermediğine vurgu yaparak, savaş koşullarında olduğunun bilinmesini istedi.
13:35 Putin, İran lideri seçilen Mücteba Hamaney'i tebrik etti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırısında öldürülen İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ardından liderlik makamına seçilen Mücteba Hamaney'e tebrik mesajı gönderdi.
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, Putin, Mücteba Hamaney'e gönderdiği mesajda, "İran lideri seçilmenizden dolayı en içten tebriklerimi sunarım. İran'ın silahlı saldırılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu yüksek makamdaki göreviniz şüphesiz büyük cesaret ve özveri gerektirecektir. Babanızın çalışmalarını onurlu bir şekilde sürdüreceğinize ve zorlu sınavlar karşısında İran halkını birleştireceğinize eminim." ifadesini kullandı.
Tahran'a olan sarsılmaz desteğini ve İran'la dayanışmasını tekrar teyit eden Putin, "Rusya, İran İslam Cumhuriyeti'nin güvenilir bir ortağı olmuştur ve olmaya devam edecektir. Önünüzdeki zorlu görevlerin üstesinden gelmenizde başarılar, sağlık ve metanet dilerim." sözlerine yer verdi.
İran'da Uzmanlar Meclisi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırısında öldürülen Ali Hamaney'in ardından liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney'in "ezici oy çoğunluğuyla" seçildiğini duyurmuştu.
13:29 Eski Fransa Başbakanı Villepin'den İran'a saldıran ABD ile İsrail'e yaptırım uygulanması çağrısı
Eski Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarının uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirterek bu iki ülkeye yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.
Villepin, konuk olduğu Fransız kanalı BFMTV’de Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi.
ABD-İsrail’in İran’a saldırılarının uluslararası hukukun ihlali olduğunu dile getiren Villepin, bu ülkelerin savaş tazminatı ödemesi gerektiğine işaret etti.
Villepin, "Gayrimeşru, yasa dışı bir müdahalede bulunan her ülke, yıktığı şeyi yeniden inşa etmenin bedelini ödemelidir. Yıkarsanız yaparsınız." diye konuştu.
ABD ve İsrail’in Orta Doğu’da "verdiği kararların somut ve mali sonuçlarının olması gerektiğini" vurgulayan Villepin, ülkesi kadar ABD’nin de Fransa’ya bağımlı olduğuna dikkati çekti ve yaptırımlar konusunda "Kabiliyetimizi azımsamayalım." dedi.
Villepin, Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik saldırıları kınamasını ve bu saldırılar nedeniyle İsrail ve ABD’ye yaptırım uygulamalarını istedi.
Ayrıca Villepin, Donald Trump’ın başkanlık ettiği ABD’nin "sorumsuz kişilerin elinde" olduğu değerlendirmesinde bulunarak, ABD’nin bu saldırılarda uluslararası kamuoyundaki meşruiyetinin 2003 Irak Savaşı’ndakinden çok daha az olduğunun altını çizdi.
Öte yandan Hizbullah’ın saldırılarına karşılık Lübnan’daki işgalini genişleten İsrail’e de tepki gösteren Villepin, Fransız hükümetinin hem Lübnan konusunda hem de Orta Doğu’da yaşananlar karşısında Avrupa Birliği’ni (AB) harekete geçirecek bir eylemde bulunmamasını eleştirdi.
Fransa’nın bu anlamda "tarihi bir fırsatı" kaçırdığını savunan Villepin, ABD’nin İran’a saldırmak için üslerini kullanmasına izin vermeyen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in "Avrupa’nın onurunu koruduğunu" söyledi.
13:03 Meloni, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını ne kınadığını ne de onayladığını söyledi
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını kınamak ya da onaylamak için gerekli bilgilere sahip olmadığını kaydetti.
Meloni, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan ve Tahran yönetiminin misillemeler yaptığı Orta Doğu'daki krize ilişkin dün gece Mediaset kanalına röportaj verdi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları karşısında "sessiz" kaldığına ilişkin eleştirilere yönelik soruyu Meloni, "Tam olarak sessiz bir insan olmadığım için, (saldırıları) ne onaylıyorum ne de kınıyorum. Çünkü kategorik bir tutum almak için gerekli unsurlara nesnel olarak sahip değilim, Avrupa'da da neredeyse hiç kimse bu bilgilere sahip değil. Zaten İspanya Başbakanı dışında kimse bu girişimi kınamadı, aynı şekilde kimse de çatışmaya katılmıyor." diye yanıtladı.
ABD ve İsrail'in, saldırılarının, İran nükleer meselesinde anlaşmaya varılamamasının bir sonucu olduğunu ifade ettiğini aktaran Meloni, İtalya'nın çatışmaya girme ve taraf olma gibi bir niyetinin bulunmadığını da yineledi.
Giorgia Meloni, Savunma Bakanı Guido Crosetto'nun, 5 Mart'ta "ABD ve İsrail'in, uluslararası hukukun dışında hareket ettiği" şeklindeki görüşlerinin sorulması üzerine, bu görüşe katıldığını belirterek, "Uluslararası hukuk kurallarının nesnel olarak çöktüğü bir durumla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum." dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı'na atıfta bulunan Meloni, şöyle devam etti:
"Bence bu olayla birlikte çökmedi, birçok emsal var, ancak durum kesinlikle büyük bir kaos. Uluslararası hukuk krizi, özellikle Ukrayna'nın işgaliyle birlikte, yapısal bir hal aldı, çünkü uluslararası hukuku kim uygulayacak? Teoride Birleşmiş Milletler (BM), ancak 4 yıl önce komşusunu ilhak etme girişiminde bulunan bir BM Güvenlik Konseyi üyesi gibi bir anormalliğimiz var."
Meloni, Orta Doğu'daki krizin benzin ve gıda ürünlerinde haksız fiyat artışlarına yol açıp açmadığını denetlemek için kullanılan bir izleme mekanizması kurduklarını da söyledi.
Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, dün Corriere della Sera gazetesine verdiği kısa demeçte, Meloni'nin "her zaman yardım etmeye çalıştığını" vurgulayarak, "Mükemmel bir lider ve benim arkadaşım." ifadesini kullanmıştı.
Başbakan Meloni'nin, 11 Mart Çarşamba günü, parlamentoya Orta Doğu'daki krize dair bilgi vermesi bekleniyor.
12:29 İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı
İsrail-ABD'nin ortak saldırılar düzenlediği İran'ın füzeli misillemesinin ardından Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan İsrail'e doğru füzeler ateşlendiği ve hava savunma sistemlerini füzeleri engellemeye çalıştığı bildirildi.
İran'ın füzeli misillemelerinin ardından önce İsrail'in kuzeyinde daha sonra başkent Tel Aviv'in de bulunduğu orta kesimi ile Kudüs bölgesinde sirenler çaldı.
Bölgedeki AA muhabiri, İsrail hava savunma sistemleri İran'dan atılan füzeleri engellemeye çalışırken Tel Aviv semalarından patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.
12:25 Rusya, İran'daki Buşehr Nükleer Santrali'nde bulunan personelinin tahliyesinde ikinci etaba hazır
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Alexey Likhachev, İran'da yer alan Buşehr Nükleer Santrali'ndeki Rus personelin tahliyesinde ikinci etaba başlamaya hazır olduklarını açıkladı.
Likhachev, Rus nükleer sanayisinin resmi yayın organı Strana Rosatom'a yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Buşehr Nükleer Santrali'ndeki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zor duruma rağmen santrale doğrudan saldırı yapılmadığını belirten Likhachev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in santralle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
Likhachev, santraldeki Rus personelin güvenliğine öncelik verdiklerini vurgulayarak "Santraldeki personelin bazılarının ve aile üyelerinin Rusya'ya tahliyesinde ikinci etap için hazırlıkları tamamladık. Yakın gelecekte onları güvenli bir yere götüreceğiz." ifadelerini kullandı.
11:53 BAE'de füze parçalarının isabet etmesi sonucu 2 kişi yaralandı
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de füze parçalarının isabet etmesi sonucu 2 kişinin yaralandığı bildirildi.
Abu Dabi Emirliği Medya Ofisinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin bir saldırı girişimini engellediği belirtildi.
Hava savunma sistemlerinin devreye girmesinin ardından 2 farklı noktaya şarapnellerin düştüğü belirtilen açıklamada, olayda Ürdün ve Mısır vatandaşı 2 kişinin yaralandığı ifade edildi.
10:44 ABD Savunma Bakanı Hegseth, İran'a saldırılarının ardından daha fazla can kaybının olacağını söyledi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ülkesi ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, "Bu tür şeyler can kaybı olmadan olmaz. Daha fazla can kaybı olacak." dedi.
Hegseth, CBS televizyonunda yayımlanan "60 Minutes" programında ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla ilgili soruları yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu saldırıların ardından can kayıplarının olacağını söylemekte haklı olduğunu savunan Hegseth, "Bu tür şeyler can kaybı olmadan olmaz. Daha fazla can kaybı olacak." diye konuştu.
Hegseth, özellikle kendi neslinin "ABD'lilerin ülkeye tabutta dönmesinin nasıl bir şey olduğunu bildiğini" dile getirerek, bunun kendilerini zayıflatmadığını, savaşı bitirmek için kararlılıklarını artırdığını savundu. Öte yandan, Hegseth, İran donanmasından daha fazla gemiyi batıracaklarını ve saldırılarda konvansiyonel mühimmat ve güdümsüz bombaların kullanılacağı aşamanın henüz başlamadığını ifade etti.
İran'ın bir noktada savaşta etkisiz kalacağını ve teslim olmaktan başka seçeneğinin kalmayacağını savunan Hegseth, "Savaşmaya henüz başladık, henüz yükselişe geçtik. Dolayısıyla İranlılar, bunun sonucunda kimin galip geleceğini hesaba katmamışlarsa zamanla Başkan Trump'ın bu savaşta ne kadar kararlı olduğunu anlamaya başlayacaklar." görüşünü paylaştı.
Hegseth, İran'da Kürtlerin yardımını isteyip istemedikleri sorusu üzerine, "Bu, onlara kalmış ancak şu anda bu, bizim misyonumuzun kapsamında değil." yanıtını verdi.
İran'daki durumdan yararlanmaya çalışan tüm diğer gruplara "başarılar dilediğini" belirten Hegseth, onlarla koordinasyon kurulup kurulmayacağına ilişkin soruyu ise cevaplamadı.
Rusya'nın İran'a istihbarat sağladığına yönelik iddialarla ilgili soruları yanıtlayan Hegseth, "her şeyi takip ettiklerini" dile getirdi.
Hegseth, denkleme Rusya'nın dahil olmasının ABD'yi tehlikeye sokmadığını savunarak, "Komutanlarımız, her şeyi hesaba katıyor, şu anda endişelenmesi gerekenler, sadece hayatta kalacaklarını düşünen İranlılar." ifadesini kullandı.
10:20 Güney Kore, Orta Doğu'daki gerilim sürerken enerji krizine karşı tedbirler alacak
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ABD-İsrail'in İran'a saldırıları sonrasında enerji tedariki için Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda olunmayacak rotalar keşfedilmesi, benzin ve mazota tavan fiyat sistemi getirilmesi gibi tedbirler alınmasını talep etti.
Yonhap ajansının haberine göre, Lee, bakanlıklar arası bir toplantıda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından sonra Orta Doğu'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Lee, "Orta Doğu'daki kriz derinleşirken yerel ve küresel ekonomik çevrede belirsizlik önemli ölçüde genişliyor, bu da büyük oranda Orta Doğu'dan enerji ithalatı ve ticarete dayanan Güney Kore ekonomisine ciddi yük teşkil ediyor." ifadesini kullandı.
Durumun nasıl gelişeceğini tahmin etmenin "zor olduğunu" belirten Lee, "Hükümet, en kötü senaryoları bile göz önünde bulundurarak aciliyet duyusuyla önleyici müdahale tedbirleri hazırlamalı." dedi.
Lee, hükümeti ve Güney Kore Merkez Bankasını, döviz piyasasındaki "istikrarsızlığa" yanıt verebilmeleri için hazırlanmaları konusunda da uyararak gerekirse yaklaşık 67 milyar dolarlık (100 trilyon won) piyasa istikrarını sağlama programını genişletmeleri talimatını verdi.
Enerji tedariki konusundaki endişelerin ele alınması çağrısı da yapan Lee, "Stratejik ortağımız olan ülkelerle Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda olunmayacak alternatif rotaların derhal keşfedilmesi konusunda işbirliği yapacağız." ifadesini kullandı.
Lee, hükümeti rafineriler ve benzin istasyonları arasındaki gizli anlaşmalara, fiyat ayarlamalarına ve stokçuluğa karşı sert önlemler almaya çağırarak ihlallere sıkı cezalar uygulanmasının yanı sıra benzin ve mazota tavan fiyat sistemi getirilmesini talep etti.
10:00 MSB: 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri KKTC'ye konuşlandırıldı
Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir."
09:41 NYT: ABD füzesinin, İran'da saldırı düzenlenen ilkokulun yakınındaki deniz üssünü vurduğu ortaya çıktı
ABD'ye ait "Tomahawk" füzesinin, İran'ın Hürmüzgan eyaletinde saldırı düzenlenen ilkokulun yakınındaki deniz üssünü vurduğu video ortaya çıktı.
The New York Times (NYT) gazetesinin, uydu görüntüleri ve teyitli videoların analizine dayandırdığı haberinde, 28 Şubat'ta İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na gerçekleştirilen saldırı ele alındı.
Buna göre, Mehr Haber Ajansının yayımladığı, NYT tarafından doğrulanan videoda saldırı düzenlenen ilkokulun yanındaki deniz üssüne ABD yapımı "Tomahawk" seyir füzesinin isabet ettiği görüldü.
İran Devrim Muhafızları Ordusunun kullandığı deniz üssüne düzenlenen hassas saldırılar sırasında yakındaki ilkokul da ağır hasar gördü. Videoda füzenin deniz üssünde tıbbi klinik olarak tanımlanan binaya isabet ettiği, patlamanın ardından yoğun duman ve enkazın yükseldiği görüldü.
Kameranın açısı ile ilkokulun bulunduğu bölgede yükselen yoğun duman ve toz bulutu, okulun üsse yönelik saldırıdan kısa süre önce vurulmuş olabileceğine işaret etti. Saldırıya ilişkin oluşturulan zaman çizelgesine göre ilkokul, deniz üssüyle eş zamanlı ya da kısa süre arayla hedef alındı.
İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. İran Kızılayına göre saldırıda 165'ten fazla kişi hayatını kaybetmişti.
07:54 ABD'nin İsrail'in İran'daki petrol depolarına yönelik saldırılarından rahatsızlık duyduğu iddiası
ABD yönetiminin, İsrail'in İran'daki petrol depolarına düzenlediği hava saldırılarının kapsamından rahatsızlık duyduğu iddia edildi.
Axios haber sitesinin konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail'in İran'daki petrol depolarına düzenlediği saldırılar, Washington'un "beklediğinin ötesinde" gerçekleşti.
Kaynaklar, İsrail'in operasyon öncesinde ABD'yi bilgilendirdiğini, ancak saldırıların kapsamının iki müttefik arasında görüş ayrılığına yol açtığını öne sürdü.
ABD'li bir yetkili, söz konusu hamlelerin "iyi bir fikir olduğunu düşünmediklerini" savunarak, yaşanan görüş ayrılığının ve ABD'nin savaşla ilgili beklentilerinin üst düzey siyasi görüşmelerde ele alınmasının beklendiğini ifade etti.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir danışmanının, Başkan'ın "petrolü korumak istediğini" belirttiği iddia edildi.
ABD ve İsrail, İran'ın başkenti Tahran ve çevresindeki petrol depolarını hedef almıştı. İran ordusu, ülkedeki enerji altyapısının vurulmaya devam etmesi halinde bölgedeki petrol tesislerini hedef alacağı uyarısında bulunmuştu.
07:22 Tahran'dan ABD'li senatörün "İran petrollerinde pay sahibi olacağız" açıklamasına tepki
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham'ın "İran petrollerinde pay sahibi olacağız" açıklamasına tepki gösterdi.
Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Graham'ın konuşmasını paylaştı.
Graham'ın, "Venezuela ve İran dünya petrol rezervlerinin yüzde 31'ine sahip. Biz de onlar da pay sahibi olacağız." açıklamasına tepki gösteren Bekayi, "Nadir görülen bir dürüstlük anı, her şey petrolle ilgili." ifadelerini kullandı.
06:57 BAE, İran'dan gelen saldırılara hava savunma sistemlerinin karşılık verdiğini açıkladı
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, İran'dan gelen füze ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine, hava savunma sistemlerinin müdahalede bulunduğunu bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, İran'dan gelen füze ve İHA tehditlerine, hava savunma sistemlerinin karşılık verdiği belirtildi.
Açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan seslerin, hava savunma sistemlerinin balistik füzelere, savaş uçaklarının ise İHA ve seyir füzelerine müdahalesinden kaynaklandığı ifade edildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkede yeni lider olarak Mücteba Hamaney'in seçilmesiyle eş zamanlı olarak İsrail ve ABD üslerine füze saldırıları düzenlediğini duyurmuştu.
Bu açıklamanın ardından Katar, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Irak'tan füze ve İHA saldırılarına ilişkin haberler geldi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise yeni lider seçilmeden önce yaptığı açıklamada, ülkesinin güvenlik politikasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Geçici Liderlik Konseyi’nin saldırı gelmeyen komşu ülkelere yönelik saldırı düzenlenmemesi ve füze fırlatılmaması kararı aldığını açıklamıştı.
Ancak gece boyunca Körfez hattı, yeni saldırılar ve bu ülkelerin hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen füze ve İHA'ları engellemeye yönelik müdahaleleriyle hareketli saatler yaşadı.
05:36 İsrail'in İran'a yeni saldırılar başlattığını açıklamasının ardından İsfahan'da patlama sesleri duyuldu
İsrail ordusunun, İran'ın orta kesimlerine yeni saldırılar başlattığını açıklamasının ardından İsfahan kentinde patlama sesleri duyuldu.
İsrail ordusu, İran'ın merkezindeki altyapıya yönelik ek bir hava saldırısı dalgası başlattığını açıkladı. İran medyası ise ülkenin orta kesimlerindeki İsfahan kentinde patlamaların meydana geldiğini belirtti. Resmi makamlardan saldırıya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
05:09 ABD, Suudi Arabistan'daki büyükelçilik personeline ülkeden ayrılmaları talimatı verdi
ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki büyükelçiliğinde acil işlerde görevli olmayan personel ve ailelerine "güvenlik riskleri" gerekçesiyle ülkeden ayrılmaları talimatı verdi.
ABD'nin Riyad Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığının Suudi Arabistan'daki büyükelçiliğe yönelik güvenlik uyarısına yer verildi.
Açıklamada, Bakanlığın, Riyad Büyükelçiliği'nde acil işlerde görevli olanlar dışındaki personel ve ailelerine "güvenlik riskleri" gerekçesiyle ülkeden ayrılmaları talimatı verdiği kaydedildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı 3 Mart'ta Katar, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt'teki devlet personelinden acil görevi olanlar dışındakilere ayrılma talimatı vermişti.
04:43 Trump, İran’a saldırıları bitirme kararını Netanyahu’nun da görüşünü alıp kendisinin vereceğini söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı başlattıkları saldırıların ne zaman bitirileceğine ilişkin nihai kararı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da görüşünü alıp kendisinin vereceğini belirtti.
Mücteba Hamaney’in İran'ın yeni lideri olarak seçilmesinin hemen ardından The Times of Israel gazetesine konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran’a başlattıkları saldırıları ne zaman sona erdireceklerine ilişkin net bir takvim belirtmezken nihai kararı kendisinin alacağının altını çizdi.
İran'a saldırıların sona erdirilmesi kararını her şeyi dikkate alarak doğru zamanda vereceğini iddia eden Trump, "Son kararı ben vereceğim, ancak Netanyahu'nun görüşlerini de dikkate alacağım." dedi.
28 Şubat'ta saldırı başlattıkları İran'ın İsrail'i ve çevresindekileri yok etmeyi hedeflediğini ileri süren Trump, "Birlikte çalıştık ve İsrail’i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik." ifadesini kullandı. ABD'nin savaşı sona erdirmesi halinde İsrail'in saldırılara devam edip etmemesine ilişkin de Trump "Bunun gerekli olacağını düşünmüyorum." dedi.
Trump İran’a saldırıların ne kadar süreceğine ilişkin tarih vermekten kaçınırken, Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt cuma yaptığı açıklamada Washington yönetiminin savaşın 4 ila 6 hafta sürmesini beklediğini söylemişti.
03:32 İran, İsrail'e art arda 3 dalga halinde misilleme saldırısı düzenledi
İran, Mücteba Hamaney'in ülkenin yeni lideri olarak seçilmesinin ardından İsrail'e art arda 3 dalga halinde misilleme saldırıları yaptı.
Saldırıların iki dalgası ülkenin kuzey kesimlerini hedef alırken, bir dalgası ise başkent Tel Aviv'in de yer aldığı orta kesimlere yönelik gerçekleştirildi. İran'ın misilleme saldırısında çok başlıklı füze kullanması dikkat çekti.
İran'ın misillemesi nedeniyle ülkenin büyük bir kısmında sirenler çalarken milyonlarca İsrailli sığınaklara girdi. Başkent Tel Aviv ve Kudüs semalarında güçlü patlama sesleri duyuldu.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, ülkenin orta kesimindeki Lod ve Rishon Lezion kentlerine şarapnel parçalarının isabet ettiği ve hasar meydana geldiği aktarıldı.
İsrail acil yardım servisi Magen David Adom (Kızıl Davud Yıldızı) ilk belirlemelere göre, 40 yaşında bir kadının şarapnel etkisiyle yaralandığını duyurdu. İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise ülkenin kuzeyine gerçekleştirilen misillemelerde, bazı boş alanlara isabetlerin olduğunu bildirdi.
00:37 Mücteba Hamaney'in İran'ın yeni lideri olduğu duyuruldu
İran basını, Uzmanlar Meclisi'nin, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçtiğini duyurdu.