USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Tahran'da patlama sesleri

Çatışmalar üçüncü haftasına girerken ABD, İsrail ve İran’dan karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Bölge genelinde İHA ve füze saldırıları, diplomatik çağrılar ve güvenlik önlemleri öne çıkarken, enerji ve hava ulaşımı da gerilimden etkileniyor.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Tahran'da patlama sesleri CANLI

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş 17. gününde de devam ediyor. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. 

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. ABD-İsrail'in saldırılar düzenlediği İran'ın art arda yaptığı misillemeler nedeniyle İsrail'in başkenti Tel Aviv'in de bulunduğu merkezinde ve güneyinde sirenler çaldı.

10:50 The Economist: ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin ardından uydu görüntüleri kısıtlandı

10:50-The Economist: ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin ardından uydu görüntüleri kısıtlandı

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri sürerken, açık kaynak istihbarat (OSINT) çalışmalarında kritik öneme sahip ticari uydu görüntülerine erişimin kısıtlanması nedeniyle bölgedeki gelişmelerin izlenmesinin zorlaştığı bildirildi.

İngiltere merkezli The Economist dergisinin haberinde, son yıllarda araştırmacıların ve gazetecilerin çatışma bölgelerini takip etmesinde önemli rol oynayan ticari uydu görüntülerinin bir kısmının ABD-İsrail ile İran arasında başlayan çatışmaların ardından erişime kapatıldığı ya da yayınlanmasının geciktirildiği belirtildi.

Haberde, ismini belirtmek istemeyen bir araştırmacının, 6 Mart'ta önceki gün incelediği İran kıyı şeridinin görüntülerine artık erişilemediğini ifade ettiği aktarıldı.

ABD merkezli uydu görüntüleme şirketi Planet Labs'ın ABD-İsrail ile İran arasında başlayan çatışmaların ardından Orta Doğu'ya ilişkin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin yayınlanmasına 4 gün gecikme getirdiği vurgulanan haberde, daha sonra bu sürenin 2 haftaya çıkarıldığı ifade edildi.

Haberde, Planet Labs'ın geçmişte hassas bölgelerin uydu görüntülerini diğer şirketlere kıyasla daha açık şekilde paylaştığı ancak şirketin, ABD-İsrail ile İran arasında başlayan gerilimin ardından politikasını değiştirdiği kaydedildi.

Planet Labs'ın konuya ilişkin açıklamasına yer verilen haberde, şirketin amacının, "şeffaflık konusundaki taahhüt ile görüntülerinin müttefiklere, NATO güçlerine ya da sivillere zarar verecek saldırıların planlanmasında kullanılma riskini sınırlama sorumluluğu arasında denge kurmak" olduğu belirtildi.

Haberde, Planet Labs'ın kararını "bağımsız" olarak aldığını bildirdiği aktarılırken, "ABD yönetiminin uydu şirketleri üzerinde baskı kurduğu" iddialarına da yer verildi.

ABD'nin geçmişte de ticari şirketlerin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini yayınlamasına sınırlamalar getirdiği ifade edilen haberde, bu kapsamda İsrail'e ilişkin görüntüler üzerindeki kısıtlamaların ancak 2020'de kaldırıldığı ve 2023'te Gazze'den gelen görüntülerin geciktirildiği hatırlatıldı.

Haberde, ABD merkezli bir diğer uydu görüntüleme şirketi Vantor'un da uzun süredir ABD askeri üslerine ait görüntüleri yayınlamama politikası uyguladığı ve 2022'den sonra Ukrayna'ya ilişkin bazı görüntüleri kısıtladığı kaydedildi.

Uydu geçiş sıklığı büyük önem taşıyor

Jilin-1 ve Siwei gibi Çin merkezli bazı şirketlerin de uydu görüntüleme alanında faaliyetlerini artırdığına işaret edilen haberde, Fransa ve Almanya hükümetlerinin büyük hisselere sahip olduğu Avrupa firması Airbus'ın kendi gözlem uydularını işlettiği belirtildi.

Haberde, araştırmacıların ve gazetecilerin bölgedeki gelişmeleri takip edebilmesi için uydu geçiş sıklığının büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Gerçek uydu görüntülerinin gecikmesi ya da engellenmesinin, yapay zekayla üretilmiş sahte görüntülerin yayılma riskini de artırabileceğine dikkati çekilen haberde, çatışmalarda sivil kayıpların ve saldırıların bağımsız şekilde doğrulanmasının da daha zor hale gelebileceğinin altı çizildi.

"Uzun soluklu bir savaşa kimsenin hazırlıklı olduğunu sanmıyorum"

ABD'nin California eyaletindeki Middlebury Institute of International Studies uzmanlarından Jeffrey Lewis, uydu görüntülerinin hem savaş hasarı tespiti hem de hedef belirleme kapsamında kullanılabildiğini söyledi.

Görüntü kalitesi ve miktarının son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten Lewis, "Operasyonların haftalarca, hatta belki aylarca sürmesi nedeniyle normalde 24 veya 48 saatlik gecikmenin yetersiz kalacağı uzun soluklu bir savaşa kimsenin hazırlıklı olduğunu sanmıyorum." dedi.

Haberde, araştırmacıların, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının artık yerinde denetim gerçekleştirmediği yerlerde İran'ın nükleer tesislerini izlemenin daha zor hale geldiğini belirttiği kaydedildi.

10:38 AB, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözüm arıyor

10:38-AB, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözüm arıyor

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığını görüştüklerini bildirdi.

Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu.

Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının Rusya'ya fayda sağladığını değerlendiren Kallas, bu durumun Moskova'ya savaşı finanse etme imkanı getirdiğini dile getirdi.

Kaja Kallas, toplantıda Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının ana gündemlerden biri olacağını ifade ederek, hafta sonu konuyu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüştüklerini aktardı.

Kallas, "(Guterres'le) Hürmüz Boğazı'na ilişkin daha önce Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında yapılan benzer bir girişimin mümkün olup olmadığını konuştuk. O girişim sayesinde Ukrayna'dan tahılın çıkarılması sağlanmıştı." dedi.

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Asya'ya yönelik petrol ve enerji tedariki açısından son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Kallas, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve gazın yüzde 85'i Asya ülkelerine gidiyor. Ancak sorun sadece enerjiyle sınırlı değil, gübre tedariki açısından da ciddi bir problem yaratabilir. Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir. Bu nedenle Antonio Guterres ile bunun nasıl mümkün kılınabileceğini, yani böyle bir mekanizmanın nasıl hayata geçirilebileceğini görüştük."

10:28 Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı açmak için uluslararası koalisyon kurmaya çalıştığı iddia edildi

10:28-Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı açmak için uluslararası koalisyon kurmaya çalıştığı iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla uluslararası koalisyon oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü.

Axios haber sitesinin ismini vermek istemeyen dört yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu.

ABD'li bir yetkiliye göre, Trump ve üst düzey yetkililer, "çok uluslu koalisyon" oluşturmak için hafta sonu telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Üst düzey yetkili, Trump'ın bu hafta bazı ülkelerden resmi destek açıklamaları beklediğini ve böylece "Hürmüz Koalisyonu" olarak isimlendirdiği oluşumu hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, öncelikle diğer ülkelerden siyasi taahhüt almaya odaklanıldığı, askeri envanter ve sevkiyat takvimi gibi operasyonel detayların ise daha sonra netleşeceği bilgisini verdi.

Koalisyona dahil olacak ülkelerden savaş gemileri, insansız hava araçları (İHA) ve askeri operasyona katkı sağlayacak ekipmanların talep edileceği aktarıldı.

ABD'li yetkililer, Basra Körfezi'ndeki durumun devam etmesi durumunda, Trump'ın İran'ın petrol terminallerinden Hark Adası'nı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti.

Bunun için ABD'nin bölgeye karadan askeri müdahale etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca bu durum karşısında İran'ın Körfez ülkelerine ve özellikle Suudi Arabistan'daki petrol tesisleri ile boru hatlarına misilleme saldırıları düzenlemesinden endişe ediliyor.

İran, ABD ile İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı.

Trump, birçok ülkenin, Hürmüz Boğazı'nın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemilerini göndereceğini ileri sürmüştü.

Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.

10:15 FT: Trump, İran konusunda destek gelmezse NATO'nun geleceğinin "çok kötü" olacağını söyledi

10:15-FT: Trump, İran konusunda destek gelmezse NATO'nun geleceğinin "çok kötü" olacağını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nı açmaya yardımcı olmaması halinde NATO'nun "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalacağını belirtti.

Trump, Financial Times'a verdiği röportajda, İran'a saldırıları, Çin'e yakın zamanda yapacağı ziyareti ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin gerilimi değerlendirdi.

Avrupa ve Çin'in, ABD'nin aksine Körfez'den gelen petrole büyük ölçüde bağımlı olduğunu söyleyen Trump, "Boğazdan faydalananların, orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olmaları son derece uygundur." dedi.

Trump, "Eğer yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum." diye konuştu.

Zorunda olmasalar bile Ukrayna konusunda NATO'ya yardım ettiklerini dile getiren Trump, "Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim." ifadesini kullandı.

Nasıl bir yardım istediğinin sorulması üzerine Trump, "Ne gerekiyorsa." yanıtını verdi. Trump, Avrupa'nın ABD'den çok daha fazla mayın tarama gemisine sahip olduğunu ve müttefiklerin bu gemileri göndermesi gerektiğini vurguladı.

Trump, İngiltere'nin şu ana kadarki tutumundan özellikle rahatsız olduğunun altını çizerek, "İngiltere, en büyük müttefik olarak görülebilir, en eski müttefik vb. Ama gelmelerini istediğimde gelmek istemediler." şeklinde konuştu.

İran'ın boğazda "biraz sorun çıkarmaktan başka hiçbir şeyi kalmadığını" savunan Trump, "Birkaç kişiyi gözetlemek için çok sayıda insana ihtiyaç duyarsınız." dedi.

Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Çin'e ziyaret ertelenebilir

Başkan Trump, ay sonundaki Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile zirvesinden önce Pekin’in de boğazın açılmasına yardımcı olmasını beklediğini söyledi.​​​​​​​

"Bence Çin de yardım etmeli çünkü Çin, petrolünün yüzde 90'ını bu boğazdan alıyor." diyen Trump, zirveye kadar beklemenin çok geç olacağını, ziyaretini erteleyebileceğini kaydetti.

Rusya'ya ilişkin "uydu verisi" yorumu

Trump, ABD ve İsrail'in iki haftada İran'ın askeri kapasitesini yok ettiğini, bu nedenle müttefiklerin Körfez'e askeri unsurlar göndermesi durumunda karşılaşabilecekleri riskin çok düşük olacağını belirtti.

Başkan Trump, ABD'nin İran'ın Hark Adası'na yeni saldırılar düzenlemeye hazır olduğunu ve petrol altyapısını da hedef alabileceğini ifade etti.

Rusya'nın, ABD ve İsrail'in füze savunma sistemlerini hedef almak için İran'a uydu verileri sağlayıp sağlamadığı sorusuna ise Trump, "Bunun olup olmadığını bilmiyorum ama şu da söylenebilir ki biz de Ukrayna'ya bir ölçüde yardım ettik. 'Bizi hedef alıyorsunuz' demek zor çünkü biz de Ukrayna'ya yardım ediyorduk." yanıtını verdi.

09:39 Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için 7 ülkeyle görüşüldüğünü belirtti

09:39-Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için 7 ülkeyle görüşüldüğünü belirtti

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.

ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, Air Force One uçağında, gazetecilere Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin açıklama yaptı.

Bu konuda 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, "Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90'ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de 'Girmek ister misiniz?' dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler." ifadesini kullandı.

Trump, boğazdan deniz yoluyla taşınan ham petrolün büyük kısmını kullanan Çin'e de işbirliği teklif ettikleri bilgisini paylaştı.

Savaşın bitmesiyle birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini savunan Trump, savaşın "oldukça hızlı bir şekilde" sona ereceğini belirtti.

Donald Trump, ayrıca sosyal medyada İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in 250 bin kişi tarafından alkışlandığını gösteren videoya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Söz konusu videonun yapay zeka tarafından üretildiğini öne süren Trump,"Tamamen yapay zeka tarafından üretildi. Böyle bir olay hiç yaşanmadı. Medya bunun yaşanmadığını biliyordu, ama sanki büyük bir destek varmış gibi olayı abarttılar. Aslında hiçbir destekleri yok." diye konuştu.

 

07:03 Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e "asla saldırmadığını" ileri sürdü

07:03-Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e "asla saldırmadığını" ileri sürdü

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e (CVN-72) "asla saldırmadığını" ve paylaşılan görüntülerin gerçek olmadığını iddia etti.

Trump, Florida'da geçirdiği hafta sonu tatilinden başkent Washington'a dönerken uçaktaki gazetecilerin Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı.

ABD Başkanı Trump, "Dünyanın en büyük gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln'e saldırdıklarını iddia ettiler. Hatta geminin yandığına dair görüntüler bile paylaştılar." dedi.

İran'ın bu konudaki iddialarını yalanlayan Trump, "O gemiye asla saldırılmadı, gemi hiçbir şekilde yanmadı." ifadesini kullandı. Trump, paylaşılan görüntülerin ise gerçek olmadığını ileri sürdü.

Trump, ABD'ye ait 5 yakıt ikmal uçağının vurulduğu haberlerini bir kez daha yalanlarken, bu uçaklardan 4'ünün "en ufak bir hasar bile almadığını, sadece birinde hafif bir hasar oluştuğunu" söyledi.

İran medyası, cumartesi günü yayınladığı haberlerde, USS Abraham Lincoln'ün (CVN-72) İran silahlı kuvvetleri tarafından "etkisiz hale getirildiğini" savunmuştu.

"32 bin protestocuyu öldürdüler"

ABD Başkanı Trump, İran rejiminin ülke yönetimini protesto için sokaklara çıkan 32 bin göstericiyi öldürdüğünü iddia etti.

"Bir hafta önce, hatta iki hafta önce, en az 32 bin protestocuyu öldürdüler. Biz bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullanan Trump, 250 bin kişinin katıldığı gösterilen rejim destekçisi gösterinin videolarının ise yapay zeka teknolojisi ile üretildiğini ileri sürdü.

Saldırıların ne zaman biteceğiyle ilgili inisiyatifin ABD tarafında olduğunu ifade eden Trump, İran tarafının bir anlaşma yapmayı "canıgönülden" istediğini ama kendisinin henüz bir anlaşma yapıp yapmama konusunda kararsız olduğunu dile getirdi.

Trump, "Savaşın sonuna yaklaşmışken, düşman tarafın askeri gücü büyük ölçüde zayıflatılmışken diğer ülkelerin devreye girmesinin yerinde bir adım olacağını düşünüyorum." diye konuştu.

ABD Başkanı, İran'da bir ilkokula yapılan ve çoğu çocuk olan 185 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ABD tarafından yapılıp yapılmadığı ile ilgili soruya, "Bilmiyorum, onun soruşturması devam ediyor." demekle yetindi.

Küba ile ilgili gelişmelere de değindi

Donald Trump, Küba'nın gündeminde olduğunu ancak önce İran meselesinin neticeye kavuşması gerektiğini belirtti.

Trump, "Küba konusunu gündemimde tutuyorum. Küba iflas etmiş bir devlettir ve bizimle bir anlaşma yapmak istiyor; sanırım çok yakında ya bir anlaşmaya varacağız ya da yapılması gereken her neyse, onu yapacağız." dedi.

ABD'de yaşayan ve kendisine oy veren "pek çok harika" Küba kökenli insanın olduğunu ifade eden Trump, bundan dolayı Küba ile görüşmelerin sürdüğünü, ancak "önce İran meselesini halledeceklerini" sözlerine ekledi.

06:30 BAE: Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

06:30-BAE: Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi.

Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangını kontrol altına alma çabalarının sürdüğü belirtildi.

Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı kaydedildi.

İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

05:40 İran medyası: ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesi duyuldu

05:40-İran medyası: ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesi duyuldu

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesleri duyulduğu bildirildi.

İran medyasında gece saatlerinde meydana gelen patlamalara yer verildi.

Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.

Başkent Tahran'daki patlamanın ardından hava savunma sisteminin devreye girdiği belirtildi.

05:02 İran'ın art arda yaptığı misillemelerde İsrail'in merkez ve güneyinde sirenler çaldı

05:02-İran'ın art arda yaptığı misillemelerde İsrail'in merkez ve güneyinde sirenler çaldı

ABD-İsrail'in saldırılar düzenlediği İran'ın art arda yaptığı misillemeler nedeniyle İsrail'in başkenti Tel Aviv'in de bulunduğu merkezinde ve güneyinde sirenler çaldı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığı kaydedildi.

İran'ın ilk önce İsrail'in merkezini hedef alan misillemesi nedeniyle birçok kentte sirenler çalarken, başkent Tel Aviv'de hava savunma sistemlerinin gelen füzeleri engellemeye çalıştığı görüldü. Bu sırada gökyüzünden şiddetli bir patlama sesi geldi.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'ın 12 saat aradan sonra saldırı düzenlediğini belirterek, şiddetli patlama sesinin açık alana füze isabetinden kaynaklanabileceğini iddia etti.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, herhangi bir isabet veya yaralanma vakası bildirilmediğini aktardı.

İran, İsrail'in güneyini hedef aldı

İsrail'in merkezine yönelik saldırının ardından bir saatten kısa süre içinde İran, ikinci dalgada İsrail'in güneyindeki Necef bölgesini hedef aldı.

İran'dan ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in Necef ve Ölü Deniz bölgesinde sirenler devreye girerken, hava savunma sistemlerinin saldırıyı engellediği bildirildi.

Kızıl Davud Yıldızı, isabet olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşmazken, can kaybı raporu almadıklarını, sağlık ekiplerinin çalışmalar için "bölgeye" sevk edildiğini kaydetti.

04:10 Almanya, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası bir askeri operasyona katılmayacak

04:10-Almanya, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası bir askeri operasyona katılmayacak

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi.

Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi.

Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti.

Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.

Wadephul, Avrupa Birliği'nin (AB) Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Aspides askeri misyonunun beklenen etkiyi göstermediğini belirtti.

Bu misyonun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüpheleri olduğunu dile getiren Wadephul, Avrupa için çok önemli olan ticari taşımacılığın büyük bir kısmının Kızıldeniz'den geçmesi gerekirken, Aspides'in etkisizliği nedeniyle bunu yapamadığını ifade etti.

Johann Wadephul, bir soru üzerine petrol fiyatlarının ancak bölgedeki çatışmanın çözülmesi halinde yeniden normale döneceğini sözlerine ekledi.

01:00 İsrailli güvenlik kaynakları, İran'a karşı savaşın "belirlenen hızda" ilerlemediğini söyledi

01:00-İsrailli güvenlik kaynakları, İran'a karşı savaşın "belirlenen hızda" ilerlemediğini söyledi

İsrailli güvenlik kaynakları, İran'a karşı yürütülen savaşın "askeri kurumun savaşın başında belirlediği hızda ilerlemediğini" belirtti.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde, İran'a yönelik savaşta ilk saldırının "beklenenden daha iyi" olduğu ancak "savaşın başlangıçta belirlenen hızda ilerlemediği" ifade edildi.

"İran’daki savaşın hedeflerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine" işaret eden güvenlik kaynakları, "savaşın seyrinin İsrail'in savaşın başında belirlediği zaman çizelgesine uygun ilerlemediğini" kaydetti.

İsrailli güvenlik kaynakları, İsrail'in karşı karşıya olduğu zorluklardan birinin İran'da muhaliflerin geniş çaplı protestolar için sokaklara çıkmasını sağlamak olduğunu, İsrail'in savaş sırasında böyle bir gelişmenin yaşanabileceği yönünde değerlendirmeler yaptığı aktardı.

Kaynaklar ayrıca "ABD ve İsrail’in İran’da savaşın seyrini etkilemesi beklenen ek adımlar planladığını" öne sürdü.

00:10 ABD'li Senatör, İran'daki ilkokula yapılan saldırı hakkında "kapsamlı soruşturma" istedi

00:10-ABD'li Senatör, İran'daki ilkokula yapılan saldırı hakkında "kapsamlı soruşturma" istedi

ABD'li Senatör Mark Warner, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattıkları saldırı dalgasının ilk gününde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki bir kız ilkokuluna düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerle ilgili "kapsamlı bir soruşturma" yapılması gerektiğini belirtti.

Warner, CBS televizyonuna yaptığı açıklamalarda, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ilk gününde bir ilkokulu hedef alarak çoğu çocuk 185 kişinin yaşamını yitirmesi konusunda yaşadığı "hayal kırıklığına" değindi.

Konu hakkında derinlemesine bir inceleme yapılması gereğine değinen Warner, "Elimizde sadece ön değerlendirmeler var ve kapsamlı bir soruşturma istiyorum. Ancak aceleci davranıp bunun ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) mı yoksa Savunma İstihbarat Teşkilatı mı olduğunu söylemek istemiyorum. İşte kapsamlı soruşturmaların amacı da bu." dedi.

Warner, "Açıkça görülüyor ki bu bir Amerikan saldırısıydı. Başkanın (ABD Başkanı Donald Trump) bunu ilk başta inkar etmeye çalışması veya hatta İranlıların yaptığını söylemesi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı." diye ekledi.

Trump'ın "her zaman gevşek bir dil kullandığını" söyleyen Demokrat Senatör Warner, ABD Başkanı'nın, İran'a yönelik saldırılarla ilgili halkına hedefin ne olduğu konusunda "özetlediği dört hedef" dışında hala bir şey söylemediğini ifade etti.

11 Mart'ta çoğunluğu Demokrat olan 46 ABD Senatörü, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e bir mektup göndererek, söz konusu okulun bombalanmasıyla ilgili bilgi istemişti.

Olay

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarda, ülkenin güneyinde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu bombalanmıştı. Saldırıda çoğu çocuk 185 kişi yaşamını yitirmişti.

İran, saldırıyı "affedilmez bir savaş suçu" olarak nitelerken, ABD Başkanı Donald Trump, saldırının sorumluluğunu İran'a yüklemeye yönelik açıklamalarda bulunmuştu.

Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, devam eden askeri soruşturmanın ön bulguları, saldırının ABD ordusu tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL