ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın 40. gününde 15 günlük ateşkes sağlandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a verdiği sürenin dolmasını kısa bir süre kala ateşkesin sağlandığı duyuruldu.
10:40 Axios: ABD ile İran arasında barış görüşmelerinin 10 Nisan'da Pakistan'da yapılması bekleniyor
ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik ilk tur yüz yüze görüşmelerinin, 10 Nisan Cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılmasının planlandığı iddia edildi.
Amerikan haber platformu Axios'un iki kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlangıcından bu yana Washington ile Tahran arasında ilk yüz yüze müzakerelerin, 10 Nisan Cuma günü İslamabad'da yapılmasının beklendiği öne sürüldü.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un 2 haftalık geçici ateşkese giden süreçte önemli rol oynadığı, Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner'ın da müzakerelere dahil olduğu belirtildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, 10 Nisan'da yapılması planlanan görüşmelerde ABD heyetine başkanlık etmesinin beklendiği iddia edildi.
Öte yandan Axios'a konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Görüşmelere dair temaslar var ancak Trump veya Beyaz Saray tarafından açıklama yapılmadıkça hiçbir şey kesinleşmiş sayılmaz." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
İran yönetimi ise ABD ve İsrail ile savaşı sonlandırmak için Pakistan'da yürütülecek müzakerelerin 15 günlük ateşkes sürecinde neticelendirilmesini hedeflediğini bildirmişti.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, taraflar arasındaki müzakereleri ilerletmek üzere ülkelerin heyetlerini 10 Nisan'da İslamabad'a davet ettiğini açıklamıştı.
10:14 Anket: ABD'de İsrail'e yönelik olumsuz bakış yüzde 60'a yükseldi, Netanyahu'ya güven düştü
ABD'de yapılan kamuoyu yoklaması, ABD'lilerin İsrail'e yönelik olumsuz görüşlerinin artarak yüzde 60'a ulaştığını ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya duyulan güvenin azaldığını ortaya koydu.
ABD merkezli Pew Research tarafından yapılan ankette, ABD'lilerin İsrail'e bakışı, Netanyahu'ya güven ve Washington yönetiminin Orta Doğu politikalarına ilişkin değerlendirmeleri ölçüldü.
Buna göre, ABD'lilerin yüzde 60'ı İsrail hakkında olumsuz görüşe sahipken, bu oran geçen yıl yüzde 53 seviyesindeydi. İsrail'e "çok olumsuz" bakanların oranı da yüzde 28'e yükselerek son yıllardaki artışını sürdürdü.
Görüşlerdeki değişim özellikle gençler arasında daha belirgin. Hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler içinde 18-49 yaş grubunda İsrail'e yönelik olumsuz bakış çoğunluk haline geldi.
Demokratlar arasında İsrail'e olumsuz yaklaşım dikkat çekici düzeyde artarak yüzde 80'e ulaştı.
Netanyahu'ya güven azalıyor
Ankete göre, ABD'lilerin yüzde 59'u Netanyahu'nun küresel meselelerde doğru kararlar alacağına az güven duyuyor veya hiç güven duymuyor. Bu oran geçen yıla kıyasla 7 puan artış gösterdi. Demokratların da yüzde 76'sı Netanyahu'ya güvenmiyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD-İsrail ilişkilerine yönelik kararlarına güven konusunda da ABD'lilerin yüzde 55'i olumsuz görüş bildirdi.
09:36 BM Genel Sekreteri Guterres, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesten memnun
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladı.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından yapılan yazılı açıklamada, Guterres'in bölgedeki çatışmaya taraf tüm aktörlere uluslararası hukuk yükümlülüklerine uyma ve ateşkes şartlarına riayet etme çağrısında bulunduğu belirtildi.
Ateşkesin bölgede kalıcı ve kapsamlı barışın önünü açması açısından önemli olduğu ifade edilen açıklamada, Guterres'in 2 haftalık ateşkesten memnun olduğu bildirildi.
Açıklamada, Guterres'in çatışmaların derhal sona ermesinin sivillerin korunması ve insani acıların hafifletilmesi açısından kritik olduğunun altını çizdiği ve ateşkesin sağlanmasına yönelik Pakistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerin yürüttüğü arabuluculuk çabalarından memnuniyet duyduğu aktarıldı.
Açıklamada, BM Genel Sekreter Özel Temsilcisi Jean Arnault'nun ise bölgede temaslarını sürdürerek kalıcı barışa yönelik çalışmalara destek verdiği bilgisi de paylaşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
İran yönetimi ise ABD ve İsrail ile savaşı sonlandırmak için Pakistan'da yürütülecek müzakerelerin 15 günlük ateşkes sürecinde neticelendirilmesini hedeflediğini bildirmişti.
08:54 Bahreyn: İran saldırısı sonucu bir tesiste yangın çıktı
Bahreyn, İran saldırısı sonucunda bir tesiste yangın çıktığını bildirdi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İran saldırısı sonucu bir tesiste yangın çıktığı, Sivil Savunmanın yangını kontrol altına aldığı ve saldırıya ilişkin yaralanma kaydedilmediği belirtildi.
Bakanlık, ABD ile İran arasında varılan 2 haftalık geçici ateşkesten saatler sonra bu sabah Bahreyn'de sirenlerin çaldığını duyurdu.
Bahreyn makamlarından, sirenlerin ardından İran'dan yeni bir saldırı olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmadı.
İçişleri Bakanlığının açıklamasında da yangına neden saldırının ateşkesten önce veya sonra düzenlendiğine dair bilgi verilmedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
07:31 Çin, Hürmüz Boğazı'yla ilgili BMGK'ye sunulan tasarıyı "dengeli olmamakla" eleştirdi
Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Fu Cong, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) sunulan tasarının dengeli olmadığını, yanlı bir tavırla İran'ı suçladığını ve sorunun kökeninde yatan sebeplere değinmediğini savundu.
Büyükelçi Fu, BMGK'de yapılan oylamanın ardından gazetecilere değerlendirmede bulundu.
Çin'in tasarıyı veto etme gerekçesini açıklayan Fu, "Bu tasarının dengeli olduğunu düşünmüyoruz. Tasarı, sorunun kökeninde yer alan sebeplere değinmiyor. Son derece yanlı bir tavırla yalnızca İran'ı suçluyor." ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasında ateşkese ilişkin görüşmelere işaret ederek, tasarının zamanlamasının da kötü olduğunu ifade eden Fu, "Tüm arka plan göz önüne alındığında, Güvenlik Konseyinin böylesi bir tasarıyı kabul etmesinin son derece tehlikeli olacağı görüşündeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle gemi trafiğinde kesintilerin olduğu Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde BMGK'ye sunulan tasarı, 11 lehte oya karşı daimi üyeler Çin ve Rusya'nın vetosuyla reddedilmişti. Pakistan ve Kolombiya ise çekimser oy kullanmıştı.
06:42 Netanyahu, İran'la 2 haftalık ateşkesi desteklediklerini ancak bunun Lübnan'ı kapsamadığını savundu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarla ilgili duyurduğu 2 haftalık ateşkesi desteklediklerini ancak bunun Lübnan'ı kapsamadığını savundu.
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Netanyahu, İran'la 2 haftalık ateşkese ilişkin Trump'ın duyurduğu karara destek verdi.
İran'la 2 haftalık ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını savunan Netanyahu, "İran'ın nükleer silaha sahip olmamasının yanı sıra İsrail, ABD, Körfez ve dünya ülkelerini füzelerle tehdit etmemesi yönünde ABD'nin sarf ettiği çabaları desteklediklerini" belirtti.
Netanyahu, "İsrail, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını 2 haftalık süreyle askıya almasını Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması ve ateşkes yapması koşuluyla destekliyor." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
04:10 Rusya, Hürmüz Boğazı'yla ilgili BMGK'ye sunulan tasarıyı "tek taraflı" olmakla eleştirdi
Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Vassily Nebenzia, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde BM Güvenlik Konseyine sunulan tasarıyı "tek taraflı" olmakla eleştirdi.
Nebenzia, BMGK'da İran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak amacıyla Bahreyn, Ürdün, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan tarafından sunulan tasarıya ret oyu vermesinin ardından Rusya'nın konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi.
Söz konusu tasarı metninin sorunun bütününü yansıtmadığını savunan Nebenzia, bu tasarının olduğu gibi geçmesinin, İran'a yönelik "süregelen saldırgan eylemler ve devam eden gerilimin tırmanışı için bir açık çek" anlamına geleceğini ileri sürdü.
Nebenzia, tasarıyı bölgesel gerilimlere ilişkin sorumluluğu "tek taraflı bir çerçeveye oturtan bir metin" olarak nitelendirerek, Rusya'nın, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırganlığını kınadığını" ve "İranlı sivilleri ve sivil altyapısını hedef alan saldırıları reddettiğini" söyledi.
Rus Büyükelçi, tasarının, İran'ın eylemlerini "sözde istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerin ve bölgesel gerilimlerin tek kaynağı" olarak sunduğunu, buna karşılık, "ABD ve İsrail'in İran topraklarını hedef alan yasa dışı saldırılarından" ise hiç bahsetmediğini öne sürdü.
Tasarının oylanmasının ardından konuşan Nebenzia, bu konuda Çin ile birlikte alternatif bir tasarı hazırladıklarını belirterek, "hakkaniyetli ve dengeli" olacağını vurguladığı taslağın kısa süre içinde oylamaya sunulacağını kaydetti.
ABD, Moskova ve Pekin'in ret oyu vermesini "yeni bir alçaklık seviyesi" olarak niteledi
Rusya ve Çin'in vetosuna tepkisini ortaya koyan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, "Bugünkü veto, yeni bir alçaklık seviyesine işaret ediyor." dedi.
Waltz, Moskova ve Pekin’i, İran’ın safında yer almakla suçlayarak, İran'ın Hürmüz Boğazı'na el koymasının Tahran yönetiminin "son eylemi olabileceğini" dile getirdi.
İran'da 1979 yılında gerçekleşen devrime atıfta bulunan Waltz, "47 yıl önce, İran rejiminin ilk eylemi düzinelerce Amerikalıyı rehin almaktı. Şimdi ise Hürmüz Boğazı'nı rehin alıyor ve bununla birlikte, dünya ekonomisini de rehin almaya kalkışıyor. Meslektaşlarım bu, rejimin son eylemi olabilir. Bunu göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Söz konusu stratejik su yolunun kapatılmasının, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gereken hayat kurtarıcı yardımları engellediğini öne süren Waltz, "Kongo, Sudan ve Gazze'deki insani kriz bölgelerine tıbbi yardım, barınma malzemeleri ve gıda ulaştıran BM ve uluslararası insani yardım grupları bu Boğaz'dan geçemiyor." dedi.
Waltz ayrıca, Rusya'nın "savaş uçakları, helikopterler, zırhlı araçlar ve diğer silahlar" da dahil, İran için "kritik bir askeri ekipman tedarikçisi" haline geldiğini belirterek, Çin'in ise "İran'ın yasa dışı petrolünün yüzde 80'inden fazlasını ithal ettiğini" ve saldırı dronları ile balistik füzelerde kullanılan bileşenleri İran'a sağladığını iddia etti.
03:35 İran: ABD ile Pakistan'da yapılacak müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılmasını hedefliyoruz
İran yönetimi, ABD ve İsrail ile savaşı sonlandırmak için Pakistan'da yürütülecek müzakerelerin 15 günlük ateşkes süreci içerisinde neticelendirilmesini hedeflediğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile 15 günlük ateşkese varıldığını duyurmasının ardından Tahran yönetiminden konuya ilişkin açıklama yapıldı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" ifadesine yer verildi.
Açıklamada, "Ülke lideri Mücteba Hamaney ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin onayıyla nihai hale getirilmesi için müzakerelerin İslamabad’da yapılmasına karar verilmiştir. Bu müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılması ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescil edilmesi hedeflenmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.
ABD tarafından sunulan tüm planların reddedildiği belirtilen açıklamada, Tahran yönetiminin sunduğu 10 madde "Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması, direniş ekseninin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi, ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişi garanti altına alacak ve üzerinde mutabakata varılan protokol çerçevesinde İran'ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması, İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması, İran'ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması" şeklinde sıralandı.
Müzakerelerin ABD tarafına "tam bir güvensizlik" içinde, 10 Nisan Cuma günü İslamabad'da başlayacağı vurgulanan açıklamada, görüşmelerin 15 gün içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği, tarafların mutabakatıyla bu sürenin uzatılabileceği kaydedildi.
Açıklamada, "Parmağımız tetikte. Düşmandan gelebilecek en küçük bir hataya dahi güçlü şekilde karşılık verilecektir." ifadeleri kullanıldı.
03:20 Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması kaydıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiğini açıkladı
ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelere ilişkin önemli bir duyuru yaptı.
Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti.
ABD Başkanı, Pakistan'ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini ifade ederek, "İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır." ifadelerini kullandı.
İran'daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunan ve İran'la "uzun vadeli" bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, "İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakat ile sonuçlandığını kaydeden Trump, "Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir." ifadesini kullandı.
Trump ayrıca, Orta Doğu'daki ülkeleri temsilen "uzun vadeli bir sorunun çözülmesinin" kendisi için bir onur olacağını sözlerine ekledi.
Beyaz Saray: İsrail anlaşmayı kabul etti
Öte yandan AA muhabirinin sorusuna yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi, İsrail'in de söz konusu anlaşmayı kabul ettiğini belirtti.
02:30 ABD/İsrail-İran Savaşı'nda ABD'ye ait birçok hava aracı hasar gördü
ABD yetkililerinin açıklamaları ve medyadaki haberler, 28 Şubat'ta başlayan ilk saldırılardan bu yana ABD kuvvetlerine ait birçok hava aracının aldığı hasarın boyutunu gözler önüne seriyor. Bu hasarlar, Orta Doğu'daki farklı ülkelerde ve muharebe kayıpları, kazalar ve saldırılar gibi çeşitli olaylar sırasında meydana geldi.
Savaş uçakları, İHA'lar, yakıt ikmal tankerleri ve helikopterlerin toplam maliyetinin 2,8 milyar doları aştığı değerlendiriliyor.
İran üzerinde uçan 65 milyon dolar değerindeki "F-15E Strike Eagle" savaş uçağı, 3 Nisan'da İran hava savunması tarafından düşürüldü. Uçaktaki mürettebatın her 2'si de güvenli şekilde uçaktan ayrıldı ve daha sonra düzenlenen operasyonla kurtarıldı.
NBC News kanalının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberde, aynı gün 18,8 milyon dolar değerindeki "A-10" saldırı uçağının da İran semalarındaki operasyonlarda kaybedildiği belirtildi. Bu olayla bağlantılı kurtarma çalışmalarında da ABD'ye ait ve her biri 36 milyon dolar değerindeki 2 "UH-60 Black Hawk" helikopterinin de vurulduğu ifade edildi.
ABC News kanalının haberinde, kurtarma görevine katılan 2 "MC-130J C-130" uçağının operasyon sırasında İran'da mahsur kaldığı ve tüm personel tahliye edildikten sonra ABD güçlerince imha edildiği kaydedildi.
Haberde, aynı bölgede 4 "MH-6 Little Bird" helikopterinin de ele geçirilmelerinin önüne geçmek için imha edildiği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, 2 "MC-130J C-130"nin toplam maliyeti 228,4 milyon dolar, 4 "MH-6 Little Bird"nin ise toplamı 18 milyon doları buluyor.
İlk F-15E'nin düşürülmesi ve ardından gelen kurtarma operasyonlarındaki kayıplar, savaşın başlamasından bu yana "ABD'nin en ciddi hava aracı kayıpları" olarak biliniyor.
Kayıplar birçok yerden bildiriliyor
İran devlet medyası 4 Nisan'da yayımladığı görsellerde, Kuveyt'teki bir üsse düzenlenen İHA saldırısında imha edildiği söylenen 48 milyon dolar değerindeki "CH-47 Chinook" helikopterini yer aldı.
NPR'nin haberinde, İran'ın 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki bir hava üssüne düzenlediği ve birçok ABD askerinin yaralandığı saldırıda ise toplam 1,4 milyar dolar değerindeki 2 "E-3 Sentry" uçağının hasar aldığı bildirildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, bu uçaklardan birinin tamamen imha edildiği sergilendi.
"Irak İslami Direnişi" isimli örgütün 23 Mart'ta yayımladığı görüntülerde de Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunan bir üste, ABD'nin "AN/MPQ-64 Sentinel" radarını ve "UH-60 Black Hawk" helikopterini hedef alan İHA saldırılarına yer verildi.
Bloomberg'in haberinde, 19 Mart itibarıyla "MQ-9 Reaper" İHA'larının kayıplarının en az 12'ye yükseldiği belirtildi. Bunlardan 9'unun İran savunması tarafından düşürüldüğü, birisinin Ürdün'deki bir havaalanında vurulduğu ve 2'sinin ise diğer kazalarda kaybedildiği aktarıldı.
Öte yandan açık kaynaklardaki bilgiler, "MQ-9 Reaper" kayıplarının toplam sayısının daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Bu İHA'ların toplam değerinin de 380 milyon doları aştığı değerlendiriliyor.
CNN'in konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı 19 Mart'taki haberinde, İran üzerinde muharebe görevi sırasında İran tarafından vurulan "F-35" savaş uçağının, Orta Doğu'daki bir ABD üssüne acil iniş yaptığı belirtildi. Bunun "82,5 milyon dolar değerindeki uçağın aldığı bilinen ilk muharebe hasarı" olduğu değerlendiriliyor.
Wall Street Journal gazetesinin 14 Mart'ta ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran'ın Suudi Arabistan'daki bir hava üssüne düzenlediği füze saldırısında her biri 39,6 milyon dolar değerindeki 5 "KC-135" yakıt ikmal uçağının da hasar gördüğü bilgisi paylaşıldı.
Bir yetkili, uçakların imha edilmediğini ve onarıldığını söylerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) konuyla ilgili yorum yapmadı.
CENTCOM 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, Irak'ın batısında 2 uçağın karıştığı hava kazasının ardından "KC-135"in düştüğünü duyurdu.
Açıklamada, olayın "düşman" veya "dost" ateşi sonucu meydana gelmediği ve 2'nci uçağın güvenli şekilde iniş yaptığı ifade edilse de ABD medyasındaki haberler ve görüntüler, uçağın hasar aldığını ortaya koydu.
ABD'nin savaştaki bilinen ilk uçak kayıpları Kuveyt'te
CENTCOM'dan yapılan açıklamada, Kuveyt semalarında 1 Mart'ta Kuveyt hava savunmasınca "yanlışlıkla" dost ateşi sonucu 3 "F-15E"nin düşürüldüğü ve güvenli şekilde uçaktan ayrılan 6 kişilik mürettebatın kurtarıldığı belirtildi.
Bu, "savaşın başlangıcından bu yana bilinen ilk ABD uçak kaybı" olarak kayıtlara girdi.
ABD'nin Kuveyt'te düşen 3 ve İran'da düşen 1 "F-15E" uçağının toplam maliyeti de 260 milyon dolara ulaştı.
01:00 Pakistan'dan ABD'ye "süreyi iki hafta uzat" ve İran'a da "Hürmüz'ü iki haftalığına aç" çağrısı
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump'a İran'a tanınan süreyi iki hafta uzatması, İran yönetimine ise Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açması çağrısında bulundu.
Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin "güçlü şekilde ilerlediğini" bildirdi.
Paylaşımında, Şerif, "Orta Doğu'da devam eden savaşın barışçıl bir şekilde çözümü için diplomatik çabalar istikrarlı, güçlü ve etkili bir şekilde ilerlemekte ve yakın gelecekte somut sonuçlara yol açma potansiyeli taşımakta." ifadesini kullandı.
Şahbaz Şerif, şunları kaydetti:
"Diplomasinin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermek için, Başkan Trump'tan süreyi iki hafta daha uzatmasını içtenlikle rica ediyorum. Pakistan, iyi niyet göstergesi olarak İranlı kardeşlerimizden Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açmalarını samimiyetle rica etmekte."
Başbakan Şerif, bölgede uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla "diplomasinin, savaşı kesin olarak sona erdirmesine" imkan tanınması için "tüm savaşan tarafların" iki hafta boyunca ateşkesi uygulamaları çağrısında bulundu.
Trump'ın tehdidi
Trump, bugün Fox News'e yaptığı açıklamada, İran'a yönelik bugüne kadar görülmemiş bir saldırı olacağını belirttiği planıyla ilgili "Saat 20.00'de o iş olacak." demişti.
Sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Trump, "Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak." yorumunu yapmıştı.
Daha önce Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran'ı tehdit eden Trump, 5 Nisan'daki sosyal medya paylaşımında, "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.