TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların özel bütçe, düzenleyici, denetleyici kurumlar bütçesi, bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisine, emtia ve enerji fiyatlarına yansımalarına ilişkin bilgi veren Bolat, yakın coğrafyada yaşanan İran-ABD-İsrail savaşının da bu zorluklara eklenerek dünya ekonomisi ve ticareti açısından riskleri daha da ağırlaştırdığına dikkati çekti.
Bolat, Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı'nı Ticaretin Yüzyılı Yapmak" vizyonu doğrultusunda yerli üreticiyi haksız ithalata karşı korumak, ihracatı mal ve hizmetler bazında sürekli artırmak, gümrüklerde etkinliği artırmak, iç ticaretin istikrarlı ve adil rekabet şartlarında işlemesini sağlamak, esnaf ve KOBİ'leri güçlendirmenin yanı sıra tüketicileri korumak için çalıştıklarını aktardı.
2002'de 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025'te Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 273,2 milyar dolara yükseldiğini vurgulayan Bolat, "2002'de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı da yaklaşık 9 katına çıkararak 2025'te 124,9 milyar dolara yükselttik. Böylece hizmetler ticareti fazlamız 63 milyar dolar gibi rekor bir fazla vererek cari işlemler dengesine önemli pozitif katkı sağlandı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız son 24 yılda 7,9 kat arttı." diye konuştu.
Bolat, dün açıklanan ekim ayı dış ticaret verilerine değinerek, geçen ay yıllıklandırılmış mal ihracatının 285,6 milyar dolara yükselerek tüm zamanların rekorunun kırıldığını belirtti.
Son 42 ayın 31'inde aylık mal ihracatının arttığını, 24'ünde de aylık mal ihracatı rekorunun kırıldığını vurgulayan Bolat, şunları söyledi:
"Bu yıl ilk 10 ayın 7'sinde aylık ihracat artışı sağladık, 6'sında da aylık ihracat rekorları kırıldı. Özellikle nisan ayından bu yana her ay aylık ihracat rekoru kırmaktayız. Bu yılın ocak-ekim döneminde 53 ilimiz ihracatını artırırken 30 ilimiz de 1 milyar doların üzerinde ihracat yapmış oldu. 2002'de dünya ihracatından yüzde 0,55 olan payımız geçen yıl yüzde 1,04'e yükseldi. Bu başarılar, Hürmüz Boğazı'ndaki blokaj, Karadeniz'deki gemilerin bombalanması, Avrupa Birliği pazarlarındaki durgunluk ve çevremizdeki sıcak savaşlar ve Orta Doğu'daki İsrail soykırımlarının doğurduğu gerilimlere rağmen elde edilmiştir."
Bolat, 2026'nın başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin ekim ayı itibarıyla 413 milyar dolarla aşıldığını belirterek, geleneksel ürünlerin ihracatını ve pazarlarını artırmaya çalışırken teknoloji yoğunluğu olan ürünlerin de ihracatını artırmakta önemli bir ilerleme sağladıklarını söyledi.
2002'de yüzde 30,4 olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayisi ihracatındaki payının 2025 itibarıyla yüzde 43,5'e, ekim ayı itibarıyla da yüzde 44,3'e yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını bildiren Bolat, "Ülkemizdeki firmaların uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, ihracat kapasitelerinin güçlendirilmesi, yurt dışında tanıtım, pazarlama, markalaşmaya yönelik giderlerini destekliyoruz." dedi.
Bolat, 2025'te 22 bin 686 mal ihracatçısına 23,5 milyar liralık destek sağladıklarını 2026'da ise ayrılan kaynağın 32,8 milyar liraya yükseldiğini anımsatarak, halihazırda 15 bin 914 firmaya 21,2 milyar lira tutarında destek sağladıklarını belirtti.
Hizmet ihracatında da ihracatçılara bu yıl 12,5 milyar liraya yakın destek sunduklarını ifade eden Bolat, 2025'te 2 bin 435 hizmet ihracatçısının 7,4 milyar lira destek aldığını, 2026'da bu desteğin 12 milyar liraya yükseldiğini söyledi.
Bolat, halihazırda 2 bin 104 firmanın 11 milyar lira destek aldığını belirterek, şöyle konuştu:
"Sizlerin de destek ve onaylarıyla 2027'de mal ve hizmet ihracatına yönelik destekler için ayrılan kaynak 65 milyar lira olacaktır. Bu desteklerin yanı sıra 114 ülkede 167 merkezde 220 ticaret müşaviri ve ataşesiyle firmalarımızın yanında oluyoruz. İhracatımızın finansmanını destekleme noktasında Türk Eximbank ve Merkez Bankası ihracat reeskont kredilerinin önemli katkısı bulunmaktadır. Geçen yıl 54,3 milyar dolar finansman desteği sağlayan Eximbank, bu yıl 59 milyar doları aşacak bir destek sağlayacaktır. Türk Ticaret Bankası da 2025'te 76,3 milyar lira verdiği olan finansman desteğini bu yıl sonuna kadar 110 milyar liraya ulaştıracaktır."
İhracatı Geliştirme AŞ'nin (İGE) de özellikle KOBİ'lere bugüne kadar 297,7 milyar lira kefalet sağlayarak 340,4 milyar liralık kredi kullanma imkanı sağladığını aktaran Bolat, ihracatçıların günlük reeskont kredi limitinin de 5 milyar liraya yükseltildiğini dile getirdi.
Bolat, son 22 ayda ihracatçılara toplam 1,9 trilyon lira reeskont kredisinin Merkez Bankası kaynaklarıyla kullandırıldığına dikkati çekerek, "Yaklaşık 541 milyar lira civarında faiz sübvansiyonu sağlanmıştır. 19 serbest bölgemizden bu yılın 10 ayında 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerindeki ağır baskılarına rağmen bu yıl ithalat artışımız sınırlı kalmıştır." ifadelerini kullandı.
İthalatın ekim ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 380,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğinin altını çizen Bolat, burada özellikle enerji ithalatındaki artışa dünya piyasalarındaki aşırı fiyat artışlarının neden olduğunu, buna rağmen ithalat artışının ihracat artışının gerisinde kaldığını söyledi.
"Yerli ve milli üretimin korunmasına katkı veriyoruz"
Bolat, geçen yılın 92,2 milyar dolarlık dış ticaret açığıyla kapatıldığını, bu yılın ocak-ekim döneminde yıllıklandırılmış dış ticaret açığının 95,1 milyar dolar seviyesinde kaldığını, sadece 2,9 milyar dolarlık ilave bir artış olduğunu dile getirdi.
İhracatın ithalatı karşılama oranının da dünyadaki dış ticaret ve ekonomi alanındaki olumsuzluklara rağmen 0,2 puan artışla yüzde 75'e yükseldiğini belirten Bolat, şunları kaydetti:
“Yerli üretimimizi, milli üretimimizi haksız ticaret unsurlarına karşı koruma noktasında kararlıyız. Bu noktada 155 adet dampinge ve sübvansiyona karşı tedbirlerimiz uygulanmaktadır. 118 adet önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı tedbirlerimiz yürürlüktedir. Dampingli ithalatın diğer ülkeler üzerinden gelmesine de müsaade etmiyoruz. 192 ürün grubunda gözetim uygulamalarımız vardır. 10 ürün grubunda da 'safeguard' denilen korunma tedbirlerimiz bulunmaktadır ve tam 4 bin 618 üründe de ilave gümrük vergileri uygulanarak yerli ve milli üretimin korunması ve geliştirilmesi çabalarımıza dış ticaret politikası olarak katkı veriyoruz. 2025'te Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi'ni (TAREKS) de yapay zeka teknolojilerini kullanarak kapsamlı olarak yeniledik ve ithalatta uygunsuz ürünlere karşı etkin bir denetim yapılmakta ve bu anlamda Türk Standartları Enstitüsü ile de geniş bir işbirliği sürdürülmektedir.”