ASEAN Bölgesi’nde iş fırsatları

ASEAN Bölgesi’nde iş fırsatları

Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları nedeniyle 2020 yılında küresel ekonomide 700 milyar doları bulan kayıp yaşanacağını açıkladı. Dünya ticaretinde dengelerin yerinden oynaması, gelişmekte olan ülkeleri yeni bölgesel işbirliklerine itiyor.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Ekonominin yeni merkezi Uzak Asya’da Çin, Hindistan ve Japonya dışındaki ekonomileri kapsayan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) de Türkiye için yeni dönemin en önemli ticari partnerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ekonomist Dergisi olarak ASEAN ülkelerindeki ticaret ve yatırım fırsatlarını araştırdık.

Küresel ekonomi her geçen gün ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarının yarattığı olumsuz etkileri daha çok hissediyor. Geçtiğimiz günlerde IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları sırasında bir açıklama yapan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, ticaret savaşlarının küresel ekonomiye etkisinin 2020 yılında 700 milyar dolara ulaşacağını söyledi.

Özellikle aralarında Türkiye’nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkeler, ABD-Çin geriliminden en az şekilde etkilenmek için ticarette yeni ortaklıklar arıyor. İşte bu noktada, dünya ekonomisinin yeni merkezi haline gelen Güneydoğu Asya ülkeleri ile ticaret ve yatırım fırsatları öne çıkıyor.

650 MİLYONLUK BÜYÜYEN PAZAR
1967 yılında Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği amacıyla kurulan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler, Singapur, Bruney, Vietnam, Laos, Myanmar ve Kamboçya olmak üzere 10 ülkeden oluşuyor.

Toplam 650 milyonluk nüfusu ve 3 trilyon dolara yaklaşan pazar büyüklüğü ile ASEAN, ünya ticareti üzerindeki ağırlığını her geçen gün artırıyor. ASEAN bölgesi ortalama yüzde 4-5’lik büyüme oranıyla dünyanın en dinamik bölgeleri arasında yer alıyor.

Türkiye ile ASEAN arasında, geçen temmuz ayında “Pratik İş Birliği Alanları” yol haritasının kabul edilmesi, karşılıklı iş birliğinin geliştirilmesi yolunda çok olumlu bir gelişme oldu. 20172018 arasında ise Türkiye’den ASEAN’a doğrudan yatırımlar, yüzde 55 oranında arttı.

TÜRK ŞİRKETLERİN İLGİSİ ARTIYOR
Hızla büyüyen orta sınıfı ve kentleşme oranındaki artış da ASEAN’a yatırımı cazip hale getiriyor. Arçelik, Karadeniz Holding, EVYAP, LC Waikiki, Nova Plus Plastik ve Tepe Kimya gibi Türk şirketleri de son yıllarda bölgede doğrudan yatırımlara imza attı.

Yeni dönemde ticaret, inşaat, otomotiv, medikal, yenilenebilir enerji, teknoloji ve ASEAN Akıllı Şehirler Ağı yabancı yatırımcılar için fırsatlar sunuyor.

E-Ticaret, finansal teknolojiler ile bilgi ve İletişim teknolojilerini kapsayan “Dijital Ekonomi”, özellikle yatırım için büyük potansiyel taşıyan alanlar arasında. Turizm de karşılıklı olarak gelişime açık sektörler arasında öne çıkıyor.

Türkiye iş dünyası ile ASEAN iş dünyası arasındaki yakınlaşma, giderek meyvelerini de vermeye başladı. Son olarak mücevher dünyasının G20’si olarak kabul edilen ASEAN ülkeleri tarafından düzenlenen Değerli Taş ve Mücevher Birlikleri Konferansı’nı ilk kez geçen hafta İstanbul’da gerçekleştirdi.

Aralarında Brunei, Kamboçya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerden oluşan Güneydoğu Asya ülkeleri olmak üzere toplamda 37 ülkeden 100’ün üzerinde delegenin katıldığı 8’inci ASEAN Konferansı’nda konuşan Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, “Mevcut ilişkileri gözden geçirip yeni iş birliklerine yelken açacağız” dedi.

ASEAN Değerli Taş ve Mücevher Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Suttipong Damrongsakul da projelerin hayata geçmesiyle birlikte ASEAN bölgesi ve ötesindeki üreticiler, tedarikçiler, distribütörler ve perakendeciler arasında çok daha büyük bir iş birliği başlayacağını kaydetti.

İHRACATTA ÇELİK İLK SIRADA
ASEAN ülkelerine ihracatta öne çıkan sektörlerin başında çelik geliyor. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, 2019 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye’nin ASEAN ülkelerine yaptığı çelik ihracatının miktarda yüzde 76,6 yükseliş ile 857 bin tona çıktığını, değerde ise yüzde 58,5 artış ile 416 milyon dolara ulaşıldığını ifade ediyor.

Tayland, Vietnam ve Endonezya’nın yassı çelik ithalatının yüksek olduğunu, ihracatçıların özellikle bu üç ülkeye yassı mamul ihracatı geliştirebilme fırsatı olduğunu vurgulayan Aslan, “Bununla birlikte Endonezya, yarı mamul ithalatı ile de öne çıkıyor.

Endonezya’nın 10 milyon tonu aşan ithalatının yaklaşık yüzde 37’sini kütük ve slab yani yarı mamul oluşturuyor. Bu nedenle Endonezya, kütük ihracatçılarımız için de değerlendirilebilecek önemli bir pazar” diye konuşuyor.

STA GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR
ASEAN bölgesindeki en büyük Türk yatırımlarından biri Arçelik tarafından hayata geçirildi. Arçelik, yüzde 99 hissesine sahip olduğu Beko Thai şirketi ile Tayland’da 2015 sonundan bu yana buzdolabı üretimi yapıyor.

Arçelik CEO’su ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tayland İş Konseyi Başkanı Hakan Bulgurlu, Türkiye-Tayland arasında 2016 yılında başlayan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin devam ettiğini söylüyor.

Tayland’la hali hazırda 1,65 milyar dolar olan ticaret hacminin yüzde 40 artırılmasının hedeflendiğini kaydeden Bulgurlu, “İhracatımızı artırma yönünde başta robotik, otomasyon, havacılık, lojistik, biyoyakıt, kimyasal ve savunma sanayi olmak üzere katkı sağlayabilecek pek çok sektör bulunuyor” diyor.

Tayland’ın Eastern Economic Corridor (EEC)-Doğu Ekonomi Koridordu İnisiyatifi adı altında 50 milyar dolar değerinde büyük bir yatırım planı açıkladığına da işaret eden Hakan Bulgurlu, “Tayland 4.0 vizyonu ile planlanan bu inisiyatif şirketlerimiz için de önemli fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

SAVUNMA İŞBİRLİĞİ ARTIYOR
Türkiye ile toplamda 1,5 milyar dolarlık ticaretle ASEAN ülkeleri arasında ilk sırada yer alan Malezya, Türkiye iş dünyasının son dönemde en fazla ilgi gösterdiği pazarlardan biri. 2011 yılından bu yana, Malezya’nın varlık fonu Khazanah’ın Acıbadem ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına ait hisseleri alması, iki ülke arası ticarette önemli dönüm noktası oldu.

THY’nin Malezya’ya haftada direkt 10 seferinin olması, iyi çalışan bir bankacılık sistemi ve finans kaynakların olması, ticari açıdan güçlü bir hukuk sisteminin olması, yüksek yaşam standartları gibi dinamikler, Malezya’yı Uzak Asya ticaretinde Türkiye için önemli kılıyor.

İki ülke son dönemde özellikle savunma sanayi alanındaki işbirlikleri ile de dikkat çekiyor. Türkiye 2011’de Malezya ile imzaladığı 600 milyon dolarlık sözleşme kapsamında, Malezya ordusuna 257 8×8 tekerlekli zırhlı muharebe aracı PARS’lardan yollamayı taahhüt etti.

ASELSAN da 2017’de Malezya’da şube açarak iki ülke arasında savunma sanayi alanındaki ilişkilerini ileriye taşıdı. Şirket hala deniz savunması için geliştirdiği 30 milimetre MUHAFIZ Uzaktan Komutalı Silah Sistemi’ni Malezya’ya satmaya devam ediyor.

“CİDDİ FIRSATLAR VAR”
Türkiye-Malezya İş Konseyi Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Malezya’da hizmet sektöründe öncelikli yatırım alanlarının, eğitim ve öğretim hizmetleri, sağlık turizmi, yenilenebilir enerji ve yeşil teknoloji, İslami finans, telekomünikasyon ve mobil servisler, atık yönetimi, AR-GE ve tasarım faaliyetleri olarak sıralanabileceğini söylüyor.

Üretim sektöründe ise öncelikli yatırım alanlarını şöyle sıralıyor: Metal olmayan mineral endüstrisi, havacılık, tekstil ve tekstil ürünleri, temel metal üretimleri, elektrik ve elektronik, mühendislik ve müşavirlik destek hizmetleri, makine ve ekipman üretim hatlarının kurulması…

Karahan, “Ayrıca Türkiye’nin tarım teknolojileri ve mekanizasyonu alanındaki deneyimini Malezya ile paylaşması ve doğrudan yatırım yapılması üzerine ciddi fırsatlar mevcut” diyor.

HAMMADE İHTİYACI ARTIYOR
Türkiye’nin 1 milyar dolardan fazla dış ticaret hacmine ulaştığı ASEAN ülkelerinden biri ve Vietnam. Vietnam pazarında özellikle ilaç sektöründeki büyüme Türk yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor.

Türk Vietnam İş Konseyi Başkanı Ali Tezölmez, Vietnam ilaç pazarının 5,2 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığına dikkat çekerek, “Vietnamlıların yaklaşık yüzde 80’i ilaçlarını maliyetlerini kendileri karşılayarak temin ediyor, bu nedenle fiyat, ilaç seçiminde önemli bir etmen.

Piyasada satılan ilaçların çok büyük bölümü ithal edilmekle birlikte, ülke içinde yapılan üretim, hammadde açısından dışa bağımlı” diyor. Tezölmez ilaç sektörünün yanı sıra inşaat malzemeleri ve ekipmanları, tekstil ürünleri, bisküvi ve şekerleme, kuru/yaş meyveler ve kuruyemiş ve sakatat ürünleri konusunda da ihracat ve yatırım fırsatları olduğunun altını çiziyor.

TİCARET FAKİRİ OLDUĞUMUZ 4 ÜLKE
Türkiye’nin halihazırda dış ticaretinin çok zayıf olduğu dört ASEAN ülkesi var. Bunlar, Myanmar, Kamboçya, Laos ve Brunei. Bu ülkelerin ekonomik olarak küçük olmaları, bugüne kadar Türkiye ile ticarette kayda değer miktarlara ulaşılması engelledi.

Bu dört ülkeyle Türkiye’nin toplam dış ticaret hacmi 124 milyon dolar seviyesinde. Ticaretin zayıf olması nedeniyle DEİK bünyesinde bu ülkeler ile ilgili iş konseyleri de kurulmuş değil.

Bu ülkeler ağırlıklı olarak hazır giyim ara ürünleri, petrol ürünleri, inşaat malzemesi, makina, motorlu araçlar, kozmetik ve eczacılık ürünleri ithalatı yapıyor. Bu ülkelerden Myanmar ve Kamboçya sırasıyla 51 milyon ve 15 milyonluk nüfusları ile ciddi bir potansiyel.

Ancak özellikle Myanmar’da halkın yüzde 32’si yoksuk. Ülkenin gelir seviyesi çok düşük. Laos’un nüfusu 7 milyon. Petrol zengini Brunei Sultanlığı’nın ise sadece 400 bin.

İŞ FORUMU DÜZENLENECEK
Türkiye’nin ASEAN ülkeleri içerisinde Malezya ve Vietnam ile birlikte en çok ticaret yaptığı üçüncü ülke ise 275 milyon nüfusu ile dünyanın kalabalık Müslüman ülkesi olan Endonezya. Endonezya’nın Hint ve Pasifik Okyanusları arasındaki stratejik konumu ve Doğu-Batı ticaret yollarına olan yakınlığı, ülkeyi bölgede önemli bir ekonomi merkezi haline getirmiş durumda.

Türkiye -Endonezya İş Konseyi Başkanı İlhan Erdal, Endonezya’nın tüm dünyadaki Müslümanların yaklaşık yüzde 15’ine ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Bu durumu Türkiye iş insanları tarafından az bilinen Güneydoğu Asya coğrafyasında iş yapma konusunda ciddi bir avantaj sağlıyor.

Erdal, gelecek yıl Türkiye ile Endonezya arasında diplomatik ilişkilerin başlangıcının 70’inci yıl dönümünü dolayısıyla Jakarta’da bir İş Forumu gerçekleştirmeyi planladıklarını sözlerine ekliyor.

MALEZYA
10 ASEAN ÜLKESİNE GİRİŞ KAPISI

30 milyon nüfuslu Malezya, gelişmekte olan ekonomisi, Müslüman bir ülke olarak bölgedeki stratejik konumu ve Türkiye ile olan kültürel ve tarihi bağları sebebiyle, Uzak Asya ticaretinde özel bir ülke.

ASEAN şemsiyesi altındaki 10 ülke için giriş kapısı olmasının yanı sıra kişi başı geliri 10 bin doların üzerinde olan Malezya, Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur’a mal ve hizmet ulaştırma potansiyeline sahip bir ülke. 2015 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması, Malezya’yı Uzak Asya ticaretinde avantajlı bir konuma alıyor.

Malezya ile yakın dönemde iş birliği yapılabilecek sektörlerin başında ise tarım, gıda, inşaat, savunma ve bilgi teknolojileri geliyor. Optik ve bilimsel ürünler, işlenmiş gıda, elektrik ve elektronik, petrol ürünleri, kimyasal ürünler ve demir-çelikte de fırsatlar var.

VİETNAM
120 MİLYAR DOLARLIK ALTYAPI PROJESİ VAR

1965-75 yılları arasında ABD ile yaşanan Vietnam Savaşı ile belleklere kazınan Vietnam’da bugün hala yolların sadece yüzde 20’si asfaltla kaplı.

Nüfusun yüzde 50’sinin şehirlerde yaşaması için 22 milyar dolarlık hızlı ulaşım yatırımı planlanıyor.

120 milyar dolar değerinde ulusal meclis tarafından onaylanmış, 44 adet yol ve enerji PPP projesi bulunuyor. Global Infrastructure Outlook’a göre, 2040 yılına kadar Vietnam’ın 640 milyar dolarlık altyapı yatırımı yapması gerekiyor.

Türk müteahhitlik firmaları Vietnam’da önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek havaalanı inşaatı ve rehabilitasyonu, 1372 km’lik ve 14 milyar dolarlık ihale bedeli olan kuzey-güney otoyolu, metro, enerji vb. know-how gerektiren altyapı projelerinde gerek yüklenici gerekse teknik müşavir olarak yer alabilir.

ENDONEZYA
2050’DE EN BÜYÜK 5 EKONOMİDEN BİRİ OLACAK

Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi olan Endonezya, toplamda 275 milyonluk nüfusuyla, düşük maliyet fırsatları ve iş gücü kaynağıyla ön plana çıkıyor.

IMF tahminlerine göre 2050 yılına kadar dünyanın en güçlü ilk beş ekonomisi içerisinde olacağı belirtiliyor.

Yasal sistem ve iş yapma konusunda düzenleme ve iyileştirme çalışmaları da devam ediyor. En geniş Müslüman nüfusuna sahip Endonezya, Hint ve Pasifik Okyanusları arasında stratejik bir pazar olma özelliğine sahip.

Fırsat barındıran sektörler arasında buğday unu, zeytinyağı, tütün, demir çelik ürünleri, gıda işleme, paketleme makine ve ekipmanları, tekstil makineleri, inşaat malzemeleri ve savunma sanayi ürünleri var. Doğrudan yatırım konusunda Türk şirketleri içerisinde Kordsa Global’in lastik kord bezi ve polyester iplik fabrikası öne çıkıyor.

TAYLAND
8 YIL GELİR VERGİSİ MUAFİYETİ VAR

Güneydoğu Asya’nın ikinci büyük ekonomisi Tayland, yüzde 4’Lük yüksek büyüme oranı, yüzde 1’in altındaki enflasyonu ile potansiyeli yüksek bir ülke.

Ayrıca ucuz maliyetli ve kaliteli işçiliği ile üretim açısından cazibe merkezi durumunda. Tayland, Asya bölgesine erişim açısından önemli bir konuma sahip olmasının yanı sıra burada yatırım yapan yabancı şirketler için de sekiz yıl gelir vergisinde erteleme/muafiyet, makineler için gümrük vergisinde muafiyet gibi önemli teşvikler de sunuyor.

Tayland hükümeti, orta-uzun vadede hedef sektörler seçti ve bu alanlardaki yabancı yatırımları destekleme kararı aldı. Bu sektörlerin arasında altyapı, lojistik, çelik, petrokimya, makine, medikal, yenilenebilir enerji ve çevre hizmetleri, ileri teknoloji, gıda ve gıda işleme, sağlık turizmi, otomotiv ve elektronik bulunuyor.

SİNGAPUR
TÜRKİYE İLE BLOCKZİNCİR ÇALIŞMASI BAŞLATTI

Kendisine bağlı 63 ada ile birlikte 712 kilometrekare büyüklüğe sahip küçük bir şehir devleti olan Singapur, bağımsızlığını ilan ettiği 1965 yılından bugüne Çin’in de büyük desteği ile bölgenin sayılı finans ve deniz ticaret merkezlerinden biri haline geldi.

Singapur’da 7 bini çokuluslu olmak üzere yaklaşık 30 bin yabancı şirket bulunmakta olup, bunların 4 bininin bölge merkezi Singapur’da yer alıyor. Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan ile köklü ticari bağları genel olarak Singapur’un ihracatını destekleyen başlıca unsurlar.

İhracatta kuyumculuk, ilaç, deniz araçlarında fırsatlar var. Singapur’da petrol ürünleri, tütün ve tütün mamulleri, alkollü içkiler ile motorlu taşıtlar dışındaki mallardan gümrük vergisi ve harç alınmıyor. Türkiye ile dış ticarette blockzincir çalışması başlatan ilk ülke konumunda.

FİLİPİNLER
YÜKSEK EĞİTİMLİ VE YABANCILARA AÇIK

Filipinler, Güney-Doğu Asya’nın gelişme yolundaki ülkeleri arasında. Başlıca ithalat kalemleri elektrikli ve elektronik ürünler, mineral yakıt, yağ, damıtma ürünleri, makine, nükleer reaktör, kazan, ve motorlu taşıtlar.

Asya Pasifik’teki merkezi konumu ülkeyi uluslararası hava ve deniz taşımacılığının kesişme noktası haline getiriyor.

Yabancılar için Asya’da yaşanılabilecek en rahat ülkelerin başında geliyor. Yüksek eğitimli, İngilizce bilen çalışan ve yönetici bulmak kolay; çalışma ücretleri ise ucuz. Filipinler marka algılaması yüksek bir piyasa.

Bu yüzden tüketici mallarının satışında reklam önemli. Çoğu reklam ajansının yurtdışındaki reklam şirketleri ile bağlantısı var. Filipinler’e iş veya ticaret amacıyla gelen Türk vatandaşlarından kalış süreleri 21 günü geçmemek kaydıyla vize talep edilmediğini de belirtelim.

İSMAİL GÜLLE / TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ (TİM) BAŞKANI
“BÖLGEDEKİ ETKİNLİĞİMİZ ARTIYOR”

“TİM olarak, son yıllarda artan talebi ile ekonominin yeni merkezi olmaya aday olan ASEAN bölgesini de odak noktalarımızdan biri haline getiriyoruz.

Özellikle son üç yılda bölgeye yapılan ihracat performansımıza baktığımızda, sektörlerimizin gerçekleştirmiş olduğu ihracatta artış bulunuyor. ASEAN ile 2015’te başlatılan ve 2024’e kadar sürecek Diyalog Koordinatörlüğü kapsamında diyalog ortaklığımız da bulunuyor.

Ülkemiz, Asya kıtasının parlayan yıldızı konumundaki örgütle kurduğu iyi ilişkiler sayesinde bölgedeki etkinliğini gittikçe artırıyor. Üye ülkelerden Malezya ve Singapur ile serbest ticaret anlaşması bulunuyor. Tayland ve Endonezya ile de serbest ticaret anlaşması için müzakereler sürüyor.

Bu ülkeler ile anlaşmalar imzalandığı takdirde, ihracatçılarımızın yeni başarılara imza atması mümkün olacak. Önümüzdeki dönemde fırsatları avantaja çevirerek tüm sektörlerimizin ASEAN ülkelerine ihracat başarısı sağlayacağını umuyoruz.”

ZEYNEP HAREZİ / KARPOWERSHIP TİCARET GRUP BAŞKANI
“ASEAN GELECEK İÇİN KİLİT ÖNEMDE”

“Karadeniz Holding iştiraki olarak Endonezya’da 2016 yılından bu yana, 5 Powership (yüzen enerji santrali) ile 1000 MW’ı aşan kurulu gücümüzle Amurang, Kupang, Medan ve Ambon adalarında hizmet vererek yaklaşık 6.7 milyon kişinin elektriğini veriyoruz.

ASEAN bölgesi, bizim için gelecek planlarımızda kilit bölgelerden biri olup, burada yer alan ülkeler ile sıkı iletişim halindeyiz. Malezya, Kamboçya,
Vietnam, Filipinler, Myanmar, Tayland radarımızda olan ülkelerden bazıları. Asya bölgesinde neredeyse her sektörde fırsat var. Ancak şunu fark etmek gerekir,

Türkiye ile benzer olarak iş gücünün ucuz olduğu bir bölge. Aynı zamanda Japonya, Kore, Çin gibi dünya teknoloji devlerini de barındıran bir bölge. Bu sebeple iş yaparken, yerli firmaların da rekabete elverişli olduğunu bilmek ve fikri mülkiyet haklarının korunduğundan da emin olmak faydalı olur.”

RÜSTEM ÇETİNKAYA / TÜRKİYE TİCARET MERKEZLERİ YKÜ
“10 YILDA 3,1 TRİLYON $ YATIRIM YAPILACAK”

“Türkiye 10 üye ülkeden sadece Malezya ve Singapur ile serbest ticaret anlaşmasına sahip. Önümüzdeki dönemde diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması yapılmasına dönük girişimler ise sürüyor.

ASEAN ülkelerinde 2030’a kadar altyapı çalışmalarına 3,1 trilyon dolarlık bir harcama yapılacak. Hem ulaştırma hem enerji hem de iletişime yönelik altyapı çalışmaları planlanıyor.

Bu yüzden inşaatçılar, demir- çelik üreticileri, teknolojik altyapı şirketleri ve liman işletmecileri en büyük fırsata sahip. İhracat yapmak isteyen firmalar bu projeleri yakından takip etmeli ve projeyi üstlenenlere malzeme tedariki konusunda destek sağlama konusunda adımlar atmalı.

İşçilik maliyetleri ucuz olmasına rağmen, Endonezya’da kurumlar vergisi yüzde 25. Ancak birlik ülkelerinden Singapur’da bu oran yüzde 17, Tayland’da ise yüzde 20. Şirketler mutlaka vergi politikalarını iyi değerlendirmeli ve hesaplarını buna göre yapmalı.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap