USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

“1 milyar dolarlık hedefe daha erken ulaşabiliriz”

Şölen, global büyüme stratejisinde vites yükseltiyor. Şirket ihracatta rotasını çevirdiği ABD’de BetterWay markasıyla iddialı büyüme hedefliyor. Şölen Çikolata CEO’su Erdoğan Çoban, 2030 yılı için planladıkları 1 milyar dolarlık ciro hedefine daha erken ulaşabileceklerini söylüyor.

“1 milyar dolarlık hedefe daha erken ulaşabiliriz”

Türkiye’nin en büyük gıda ihracatçısı olan Şölen, global büyüme stratejisinde rotasını çevirdiği Amerika pazarı ile büyümesini hızlandırmayı planlıyor. 2026 yılını 720 milyon dolar ciroyla kapatmayı öngören şirket, gelirlerinin yüzde 55’ini elde ettiği yurt dışında yeni ürün ve kategoriyle büyüme yolcuğunu sürdürmeyi planlıyor. Gaziantep’te devreye giren 100 milyon Euro’luk yeni tesis yatırımıyla bir yandan kapasiteyi artırırken diğer yandan yeni ürün ve kategorilere giriş yapacaklarını söyleyen Şölen Çikolata CEO’su Erdoğan Çoban, global büyümede özellikle ABD’ye odaklandıklarını söylüyor.

Ekonomist’in 13 - 26 Eylül 2026 tarihli sayısından

Sağlıklı atıştırmalık kategorisinde kasım ayında pazara sunacakları BetterWay markasıyla Amerika’da hızlı büyüme planladıklarını anlatan Çoban, 2030 yılında belirlediği 1 milyar dolarlık ciro hedefine mevcut büyüme temposuyla daha erken ulaşabileceklerini ifade ediyor.

Enflasyon etkisinin yine yüksek hissedildiği 2026 yılı için Şölen’in kapanış hedefi nedir? Finansal performansından söz eder misiniz?
Türkiye’de atıştırmalık pazarında en büyük üç oyuncudan biri olan Şölen, cirosunu son beş yılda 300 milyon dolardan 650 milyon doların üzerine çıkarak iki kat büyüme elde etti. Beş yıl içinde tonajda ise yüzde 40 büyüme sağladık. Biz bu yıl da Türkiye’de yaklaşık yüzde 17-18 civarında bir büyüme öngörüyoruz. Dünyada kendi sektöründe ilk 10’a girme hedefimize kararlılıkla yürüyoruz. Ve bu yılı yaklaşık 720-730 milyon dolar net bir ciroyla kapatmayı öngörüyoruz. Gıda sektöründe ihracatta birinci olduk ve yine birinci olacağımızı düşünüyorum. En büyük önceliğimiz bulunduğumuz pazarlarda, oynadığımız pazarlarda lider olmak. Azerbaycan’da Ozmo çocuk kategorisine adını verirken, Biscolata dolgulu atıştırmalık kategorisinde ilk üçte yer alıyor. Bizim amacımız, sahip olduğumuz ürünlerle var olduğumuz alanlarda birinci olmak. İhracatta da her zaman çift haneli büyümelerle liderliği korumak istiyoruz. Biz 2030 yılında 1 milyar dolar ciro hedefi koymuştuk ama bu hedefe daha erken ve hızlı ulaşabileceğimizi öngörüyoruz.

Şirketin yurt dışındaki büyüme yolculuğundan söz eder misiniz? Yurt dışında üretim tesisi yatırımı planı var mı?
Şu anda gündemimizde yok. Çünkü Türkiye hâlâ üretim ve lojistik anlamda avantajlar söz konusu. Şirkette robotik ve otomasyon yatırımlarına yıllar önce başladığımız için yatırımlar maliyetlerimizi yaklaşık yüzde 30 aşağı çekti. Türkiye’de sektörün ortalama ihracat kilogram fiyatı yaklaşık 3,5 dolar olurken Şölen’in kilogram başına ihracat geliri 5,5-6 dolar seviyesinde. Son iki yıldaki kur-enflasyon baskısı biraz dezavantajlı duruma getirse de uzun vadede biz bunun tekrar eski seviyelerine geleceğini düşünüyoruz. O yüzden Türkiye’de üretime devam etmeye kararlıyız. Gelirlerimizin yüzde 55’i ihracattan geliyor. Bu payı daha da büyütmek üzere Amerika’da önemli adımlar atıyoruz. Suudi Arabistan, Kolombiya’da güçlüyüz. Mesela Azerbaycan, Ozmo’nun global satışlarında ilk sıralarda yer alıyor. Hatta kategorinin jenerik adı Ozmo olarak geçiyor. Bu güçlü performans, Azerbaycan pazarının Ozmo için yalnızca ticari açıdan değil, markanın uzun vadeli büyüme stratejisinde de ne kadar önemli ve öncelikli bir konuma sahip olduğunun göstergesi.

Yüksek enflasyonun rekabetçiliğinize etkileri ne oldu?
Biz finansal açıdan kuvvetli bir şirketiz. Bütün yatırımlarımızı da yeni yatırımlarımız dâhil olmak üzere, öz kaynağımızla yapıyoruz. O yüzden faizin bizdeki etkisi minimal diyebilirim. Bizim ürün fiyatlaması da aslında enflasyondan biraz bağımsızlaşabiliyor. Şöyle; bizim ana girdilerimiz kakao, süt gibi ürünler. Son iki yılda kakao fiyatlarında yaşanan sert yükseliş sektörü zorladı. Fakat biz maliyet artışlarını tüketiciye tamamen yansıtmamayı tercih ettik. Türkiye’de fiyat artışlarının enflasyonun yaklaşık yarısı seviyesinde kaldı. Pazar payını ve raftaki konumunu korumak amacıyla kârlılıktan feragat ettik. Raftan çıktığınızda yeniden o rafı kazanmanın maliyeti çok daha yüksek. Bu nedenle kriz dönemlerinde önceliğimiz rafta kalmak oldu. İhracat tarafında kurun çok büyük olumsuz etkisi var her şirkete. Ama biz yine burada avantajlı durumdayız. Çünkü çok yüksek otomasyona sahibiz. O yüzden istihdamın toplam maliyetlere etkisine baktığımız zaman sektördeki en iyi şirketlerden birisiyiz.

Yeni fabrikanın sizin büyümenize çarpan etkisi ne olur?
Gaziantep’te 100 milyon Euro’luk bir yatırımla hayata geçen yeni tesisimizden beklentimiz çok büyük. Yeni üretim hatlarını devreye almaya başladık. Kapasite artışlarının yanı sıra yeni ürünler de devreye girecek. Bu yeni fabrikayla en büyük amacımız büyüme planımıza paralel olarak hem kapasite artışları hem de yeni kategorilere girmek. Yeni bir marka yaratacağız. Yeni markanın yatırımlarını da orada devreye alacağız.

Gireceğiniz yeni marka ve kategoriden söz eder misiniz?
Tüketicinin taleplerini yakından takip ediyoruz. Neyi talep ediyor, neyi istiyor; ona çözüm bulmaya çalışıyoruz. Baktığınızda trendler genelde Batı’dan geliyor. Biz de önce Türkiye sonra Amerika pazarında devreye girecek sağlık atıştırmalık ürünümüz üzerinde çalışıyoruz. Bu kategoride pazar hızlı büyüyor ama Amerika’da çok daha hızlı büyüyor. Kasımın ilk haftasında Türkiye’de piyasaya çıkacak yeni kategori ve markamızı daha sonra ABD’ye taşıyacağız. Walmart ve Costco gibi zincirlerle de stratejik iş birlikleri yürütüyoruz. Çok yakın gelecekte Amerika operasyonumuzu hızlı şekilde büyütmek planımızda. Günün birinde Super Bowl’da Şölen markalarını görmek istiyoruz. Bu çok uzak gelecek için söylediğim bir şey değil. Değişen tüketici eğilimleri doğrultusunda geliştirdiğimiz yeni markamızın adı BetterWay. Bu ürün özellikle protein ve lif talebi artan tüketicilere yönelik geliştirildi. Yeni marka ve aynı zamanda yeni kategori ilk aşamada yaklaşık sekiz ürünle yola çıkacak. Tüketici bize ‘Sevdiğim bisküviyi ya da çikolatayı değiştirme ama günlük protein ve lif ihtiyacımı karşılayacak başka bir ürün de sun’ diyor. Aynı ihtiyacı mevcut markaların altında çözmenin doğru olmadığını düşündük ve BetterWay’i yaratma kararı aldık. ABD’de tüketici trendleri Avrupa’dan da hızlı ilerliyor. Dünyadaki trendleri belirleyen pazarlardan biri. BetterWay ile birlikte Biscolata ve Ozmo tarafında da pazara sunmak istediğimiz ürünlerimiz var.

Şölen’i getirmek istediğiniz nokta neresi?
Tek hayalim var, Türkiye’den, kendi kategorimizde globalde bir marka yaratmak. Bunun için pazar lideri olarak kendimizi konumlamak istediğimiz ve seçtiğimiz en az 10 tane ülke var. Buralarda Türkiye’deki gibi bilinirliği yüzde 90 seviyelerine taşırsak, globalde marka olma yolunda önemli bir adım atmış oluruz diye düşünüyorum.

Beyaz yaka çalışanlara yapay zeka ikizi

Üçüncü kuşak temsilci olarak şirketin icrası dört yıldır size emanet. Şirkete nasıl bir vizyon kattınız ve yönetimde nasıl bir prensiple ilerliyorsunuz?
Her şirketin CEO’sunun üç tane temel görevi var. Ciroyu artırmak, kârlılığı büyütmek, harcamaları azaltıp verimliliği katlamak çok önemli. Ama benim en çok üzerinde durduğum şey şirketteki yetkinlikleri artırmak. Çünkü bizim iyi ürünlerimiz var. İyi yetkinliklerle beraber Şölen markalarını globalde iyi bir pozisyona getirebiliriz diye düşünüyorum. En büyük alanım da insan ve gençler. Bizim üretim süreçlerimizin çoğunda otomasyon var, robotik sistemler var. Son altı aydır yapay zeka da sonuç üretmeye başladı. Yapay zekayı birçok sürecimize entegre etmeye başladık. Ama buradaki asıl amacımız insanı çıkartmak değil. Çünkü ne kadar iyi otomasyonunuz da olsa, ne kadar iyi yapay zekânız da olsa, sonuçta bunu çalıştıracak, yorum katacak insana ihtiyacınız var. Biz biraz tekrar eden işleri yapay zekâya yaptırıp şirketin büyüme motoru olan satış ve pazarlamada kaynağımızı genişletmek üzere çalışıyoruz. Yapay zekada üç tane kişisel asistanım var. Maillerimi, bütün şirketteki finansal bilgileri kontrol eden, soru sorduğum zaman cevap veren uygulamalarla çalışıyorum. Şimdi onu şirkete yaygınlaştırmak üzerine projemiz var. Kendi yapay zekâ modellerimizle, kendi oluşturduğumuz ajanlarla şirket genelinde bunu devreye almaya çalışıyoruz. Şirkette 3 bin çalışanımızın yaklaşık 550’si beyaz yakalı çalışan. Biz iki yıl sonunda şirketteki tüm beyaz yakalıların kendi yapay zeka ikizleri olacağı, kendi işlerini kolaylaştıracağı bir dünya yaratmaya çalışıyoruz.

“Fabrikanın içinde büyüdüm”
Bildiğiniz gibi son dört yıldır icra kurulu başkanlığını yapıyorum ve çalışmayı da çok seviyorum. Yani yaptığınız işin sonunda sonuç görmek de güzel bir şey. Aile anayasamıza göre her dört yılda bir CEO seçimi oluyor. Ben de dördüncü yılımdayım. Herhâlde devam ederim diye düşünüyorum. Ben bu fabrikanın içinde büyüdüm. Şirketin birçok departmanında çalıştım. Onlar tabii benim iş anlamında kaslarımı çok kuvvetlendirdi. O yüzden mutluyum.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL