Bist 100
9179,48
-1,66%
Bist 100
Dolar/TL
31,1432
0,121%
Dolar/TL
Euro/TL
33,816
0,0573%
Euro/TL
Euro/Dolar
1,0846
-0,059%
Euro/Dolar
Altın/Gram
2032,59
0%
Altın/Gram
Piyasaları
İncele
USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Enflasyon bu ürünlere talebi tetikledi

Geçen yıl yüzde 72’leri aşan gıda enflasyonu ile artan maliyetler ve raflarda tüketiciye yansıyan fahiş fiyatlar, kayıt dışı ve private label ürünlere talebi körükledi. Bu yıl da gıda ürünlerinde fiyat artışlarının sürmesi ve tüketicilerin fiyat odaklı alışverişe devam etmesi bekleniyor.

31 Ocak 2024
Enflasyon bu ürünlere talebi tetikledi

Geçen yıl yüzde 72'leri aşan gıda enflasyonu ile artan maliyetler ve raflarda tüketiciye yansıyan fahiş fiyatlar, kayıt dışı ve private label ürünlere talebi körükledi. Bu yıl da gıda ürünlerinde fiyat artışlarının sürmesi ve tüketicilerin fiyat odaklı alışverişe devam etmesi bekleniyor.

21 Ocak - 03 Şubat 2024 tarihli sayıdan

Yüksek enflasyonun en çok hissedildiği gıdada yaşanan fiyat artışları, tüketicileri mutfak alışverişinde alternatif arayışına itti. Enflasyonun etkisiyle market raflarına yansıyan fiyat artışları, tüketicilerin tercihini private label (PL) yani özel markalı ürünlere kaydırdı. 2016 yılına yüzde 15 ile private label ürünlerde global ortalamanın gerisinde kalan Türkiye, 2023 yılında global ortalamanın 4 puan üstüne çıktı. 

2023'te private label ürünlerin pazar payı yüzde 26'ya dayandı. Bu yıl ise artışın katlanarak devam edeceği ve enflasyon artışına karşı tüketicilerin daha düşük fiyatlı private label ürünlere yönelmesinin enflasyona bir miktar fren etkisi yapacağı tahmin ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl gıda ürünlerinde yüzde 72 artış yaşandığını belirten TOBB Gıda Meclis Başkanı Necdet Buzbaş, gıda fiyatlarındaki artışın bu yıl da devam edeceğini söylüyor. 

Tüketicilerin süt ve süt ürünleri gibi hava koşullarına duyarlı ürünlerde bile talebini semt pazarlarına kaydırdığına dikkat çeken Buzbaş, mevcut ekonomik koşullarda kayıt dışı olarak tanımladığı bu satışların yanı sıra fiyat avantajlı private label ürünlerin de pazar payını daha artıracağını kaydediyor. 

2024 yılında gıda fiyatlarında en az yüzde 50 artış beklediğini vurgulayan Necdet Buzbaş, gıda sektöründe fiyat artışlarını her yönüyle ele alan bir enflasyon çalıştayı düzenlemek üzere çalıştıklarını da sözlerine ekliyor.

ÇEŞİTLİLİK İLE PAY ARTIYOR

Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği (PLAT) Yönetim Kurulu Başkanı M. İmer Özer, private label ürünlere olan talep artışının enflasyon artışına can simidi olduğunu söylüyor. Tüketicilerin bu ürünlere yönelmemesi durumunda fiyat artışlarının açıklanandan yüzde 30 daha fazla olacağını öngören Özer, bu ürünlerde çeşitliliğin de taleple birlikte arttığını söylüyor. 

Pek çok kategoride private label ürünlerin pazar liderliğini aldığını kaydeden Özer; süt ürünleri, bakliyat, yağ gibi ürünlerin yanı sıra deterjan, çocuk ürünleri ve kişisel bakım ürünlerinde bile kayda değer bir artış gözlemlediklerini anlatıyor. Private label ürünlerdeki çeşitlilik artışının, sektörün pazar payında yükselişi de getireceğini ifade eden Özer, "Private label ürünler, kabul edilebilir kalitedeki ürünleri markalı ürünlere kıyasla çok daha makul fiyatlara tüketiciyle buluşturuyor. 

Bu da hem enflasyonun frenlenmesini hem de tüketicinin alım gücünün artırılmış olmasını beraberinde getiriyor. Bu sebeple yüzde 26 oranında görünen private label pazar payını daha yükseklere taşımamız gerekiyor" diye konuşuyor.

ENFLASYON ARTIŞ HIZINA FREN ETKİSİ

Private label ürünler, artık sadece alım gücü düşük tüketiciler değil, tüm tüketici grupları için tercih edilebilir hale geldi. Nielsen rakamlarına göre hızlı tüketim ürünleri kategorileri 2023 yılında toplamda yüzde 84 büyüme gösterirken, bunun sadece 6 puanlık kısmı adet artışından geldi. 

Böyle bir ortamda tüketicinin aynı kaliteyi daha ucuza nasıl alabileceğinin araştırmasını yaptığını söyleyen Gıda Perakendecileri Derneği (GDP) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, private label ürünlerin kaliteye ekonomik şekilde ulaşma açısından tüketiciye, üretim kapasitesinin artırılması ve enflasyonun frenlenmesi açısından da genel ekonomiye faydası olduğunu belirtiyor. 

Özpamukçu, "Maliyet enflasyonunun beraberinde gelen fiyat artışlarıyla tüketici private label ürünlerde farklı kategorilerdeki çeşitlere de geçiş yapıyor. Marka sahipleri de bu talebi gözeterek yeni kategorilerde ve farklı fiyat segmentlerinde ürün çeşitliliğine gidiyorlar" diye konuşuyor.

GLOBALDE FİYATLAR DÜŞÜYOR

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi global fiyatlarda geçen yıl yüzde 13,7 oranında gerilemeye işaret ederken, TÜİK'in gıda fiyat endeksi ise Türkiye'de gıda fiyatlarında yüzde 72 artış yaşandığını gösterdi. Globalde fiyatlar düşerken, Türkiye'deki fiyat artışları mutfakta yangının açık göstergesi oldu.

Gıda ve tarım ürünlerindeki fiyat artışının bir nedeninin girdi maliyetleri olduğunu söyleyen FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, fiyat artışlarında deprem etkisine de işaret ediyor. Üretimin yüzde 20'sinin deprem bölgesinden geldiğini belirten Selışık, şu bilgileri veriyor: "Toplam 15,7 milyon kişinin yaşadığı deprem bölgesinde nüfusun üçte biri kırsal bölgelerde yaşıyor. 

Yaptığımız değerlendirmelere göre gıda ve tarım sektöründe 1,3 milyar dolarlık hasar ve kayıp var. Bu hasar ve kaybın yanı sıra deprem nedeniyle yaşanan olumsuzlukların sektöre dolaylı dolaysız maliyeti ise 5,1 milyar doları buluyor. Gıda ve tarımda fiyatların artmasına neden olan bir diğer etken de küresel iklim krizinin etkileri. Kuraklık ve aşırı doğa olayları tarım ve gıda üretiminde devasa kayıplara neden oluyor."

KİŞİSEL BAKIMDA DA KAYIŞ VAR

NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, FMCG fiyat artışlarının küresel boyutta devam ettiğini, Arjantin'de yüzde 106 ile başı çektiğini fakat yüzde 76 ile Türkiye'nin de fiyat artışlarında ilk sıralarda yer aldığını söylüyor. 

Dünya çapında birçok tüketicinin alışveriş bütçesinde private label ürünlere ayırdığı kaynağın arttığını anlatan Erdoğan, Türkiye'de ise 2016 yılında private label ürünlerin cirodaki payının yüzde 15 iken bugün yüzde 26'ya geldiğini kaydediyor.

Türkiye'de süt ürünlerinde private label markaların yüzde 53,5 paya sahip olduğunu, yağda yüzde 48,1, bakkaliyede ise yüzde 33,6 orana sahip olduğunu belirten Erdoğan, daha önce pek tercih edilmese de artık kişisel bakım ürünlerinde de private label markalara kayış olduğunu söylüyor. Kişisel bakım ürünlerinin yüzde 20,7 seviyelerine geldiğini aktarıyor.

EVDIŞI TÜKETİM AZALDI

Öte yandan tüketicinin alışveriş alışkanlıklarında son dönemde en bariz değişikliklerden biri de ev dışı tüketimden evde tüketime geçişin hızlanması oldu. Yapılan araştırmalar; tüketicinin dışarıda yeme - içmeye ve eğlenmeye yakın gelecekte daha az harcama yapacağı beklentisini de ortaya koyuyor. 

NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, ev dışı yemeği Türkiye'de yüzde 54 seviyesinde paya sahip olduğunu fakat harcamaların ev içi tüketime doğru kaydığına işaret ediyor.

GDP Başkanı Alp Önder Özpamukçu ise mevcut koşullarda tüketicilerin temel ve gerekli ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını söylüyor. Gıda ve ev dışı kategoride yer alan dernek üyelerinden bu durumu gözlemlediklerini dile getiren Özpamukçu, fiyat odaklı alışveriş davranışının sürmesini beklediklerini de sözlerine ekleyerek promosyonlu satışların da yüksek ilgi gördüğünü anlatıyor. 

2023'te toplam satışların 3'te 1'inin promosyonlu satışlardan geldiğine işaret eden Özpamukçu, şöyle konuşuyor: "Promosyonlu satışlar, son dönemde tüm ana kategorilerde ağırlıklarını artırıyor. Tüketicilerin büyük çoğunluğu alışveriş yaparken aktif olarak promosyonları araştırıyor. Marka ve mağaza sadakatinin azaldığı bu durumda perakendeciler sadakat programlarında ödüllendirme yollarını geliştirerek müşteri bağlılığını sağlamaya çalışıyorlar."

ALP ÖNDER ÖZPAMUKÇU GPD BAŞKANI
“Fiyat dalgalanmalarına karşı iş birliğine hazırız”
"Sektördeki yoğun rekabet gereği fiyat dengesini korumak her perakendecinin en büyük amacı. Özellikle modern perakendeciler tedarikten kaynaklanan fiyat artışlarını frenlemek için ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar. Gerek ürün gerekse operasyon maliyetlerinin arttığı bir ortamda buna direnmek perakendeciler için çok kolay değil. Ama rekabeti korumak ve sürekliliği sağlamak amacıyla bir dengeleme yapılmaya çalışılıyor.

Üretimin desteklendiği, temel ürünlerde ve tarım ürünlerinde doğru planlamanın yapıldığı ve uygulandığı, tedarik zincirindeki tüm paydaşların belli bir plan çerçevesinde işlerini yürüttüğü bir ortamda fiyat dalgalanmalarının en aza ineceğini umuyoruz. Bu yolda atılan adımlarda da biz perakendeciler olarak her zaman göreve ve iş birliğine hazırız.”
 

0


  • ALTIN GRAM - TL 2032,59 0%
  • ALTIN ONS 2030 -0,12%
  • BIST 100 9179,48 -1,66%
  • DOLAR/JAPON YENI 150,479 -0,136%
  • DOLAR/KANADA DOLARI 1,35262 0,14771%
  • DOLAR/RUS RUBLESI 92,05 -0,8012%
  • DOLAR/TURK LIRASI 31,1432 0,121%
  • EURO/DOLAR 1,0846 -0,059%
  • EURO/TURK LIRASI 33,816 0,0573%
  • STERLIN/DOLAR 1,26833 -0,01261%
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL