Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, eylül ayında yüzde 1,84 olan aylık enflasyon, ekimde yüzde 2,58 arttı ve böylece eylül ayında 56 ayın ardından yüzde 30’un altını görerek yüzde 29,73 olan yıllık enflasyon tekrar yükselişe geçti ve yüzde 29,77’ye çıktı.
Enflasyon açısından öncü verilerden biri olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) İstanbul enflasyon verileri ekimde aylık bazda hızlanmaya işaret etmişti. Ekim ayında İstanbul’da aylık enflasyon yüzde 2,47’ye yükselmişti. Eylül ayında aylık enflasyon yüzde 2,11 olarak gerçekleşmişti. Yıllık bazda ise gerileme görülmüştü. İTO verilerine göre, İstanbul’da tüketici enflasyonu eylüldeki yüzde 33,55’ten Ekim ayında yüzde 32,47’ye gerilemişti.

En yüksek katkı gıdadan
Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesinde gıda ve giyim fiyatlarındaki hızlı yükselişler etkili oldu. Özellikle taze sebze ve meyvedeki yüzde 14,66 ve giyim-ayakkabıdaki yüzde 12,58’lik yükselişler ile aylık enflasyon yönünü tekrar yukarıya çevirmiş oldu. Bu arada, ekim ayında yıllık çekirdek enflasyon yüzde 28,28 olurken, aynı dönemde üretici fiyat endeksi aylık bazda yüzde 1,65; yıllık olarak yüzde 27,41 arttı.
TÜİK verilerine göre, en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73 artış, ulaştırmada yüzde 36,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,81, ulaştırmada 6,10 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,71 yüzde puan oldu. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,50 artış, ulaştırmada yüzde 2,02 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,84 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,84, ulaştırmada 0,36 ve konutta 0,34 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan ekim ayı itibarıyla, 29 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 11 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 134 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Yeniden değerleme oranı yüzde 27,8
Öte yandan ekim ayı enflasyonun açıklanması ile birlikte, 2027 yılındau ygulanacak yeniden değerleme oranı (YDO)d a yüzde 28’lik beklentilere uygun şekilde, yüzde 27,83 olarak kesinleşti. Bilindiği üzere, Yİ-ÜFE’de ekim sonu itibarıyla oluşan on iki aylık ortalama artış, otomatik olarak bir sonraki yılın yeniden değerleme oranı olarak belirlenmiş oluyor. YDO’yu motorlu taşıtlar vergisi (MTV) gibi belli vergi türlerine göre artırıp düşürme yetkisi Cumhurbaşkanı’nda bulunuyor. Ancak trafik cezaları gibi para cezalarında YDO’nun dışına çıkılamıyor.
İşsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi arttı
Gösterge köşemizde belki de en fazla yer verdiğimiz makro parametrelerin başında iş gücü piyasasına ilişkin veriler geliyor. Özellikle atıl iş gücü oranı, bir başka deyişle geniş tanımlı işsizlik verilerini yakından takip etmeye ve okuyucularımıza en güncel bilgilerle aktarmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki toplumun hem bugününü hem de geleceğini en fazla etkileyen- etkileyecek olan işsizlik sorunu, siyaset ve kamuoyunda kendine yeterince yer bulamıyor.

İşsizliği konuşan kalmadı
Yüksek enflasyon, siyasi davalar, İran savaşı, fon krizi derken, milyonlarca gencimizin hem işsiz hem de eğitimsiz halde geleceğe yürüyor olması, gündemde neredeyse hiç yok. Oysa konjonktürel tüm iç ve dış gelişmelerin yanında, ülkenin ve çocuklarımızın geleceğini en fazla etkileyecek konu bu. Yeni iş yaratamayan bir ekonomi ve yapay zekaya uyumlu nesiller yetiştiremeyen bir eğitim sistemi ile refah ve huzur dolu bir gelecek kurmak ne yazık ki hayal...
Gelelim açıklanan güncel iş gücü istatistiklerine. Burada da bizi yukarıda belirttiğim olumsuz tablonun bir tezahürü karşılıyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre, işsizlik oranı eylül ayında 0,5 puan artarak yüzde 8,4’e yükseldi. Böylelikle işsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi artışla 2 milyon 967 bine ulaştı.
Genç kadın işsizliğine dikkat
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 1,6 puan artarak yüzde 14,8 olurken, genç kadınlarda işsizlik oranı ise yüzde 23,3’e çıktı. Genç kadınlarda işsizlik oranı ağustos ayında yüzde 19,9 seviyesindeydi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı ise eylülde 0,2 puan artarak yüzde 31,2’ye yükseldi.
Bu arada eylül ayında işsiz sayısı hızlı atarken, istihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 49 bin kişi azalarak 32 milyon 445 bine geriledi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı 0,1 puan düşüşle yüzde 48,3 oldu. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,8 seviyesinde değişmezken, kadınlarda 0,2 puan azalarak yüzde 31,2’ye indi. Erkek istihdamı 3 bin kişi artarken, kadın istihdamı 52 bin kişi azaldı.

İmalatta zayıflama 31’inci aya ulaştı
Ekonomi yönetimi her ay başında yeni bir ‘aylık ihracat rekoru’ açıklayadursun, ihracat dünyasının maliyetler ve pazar kayıpları konusundaki şikayetleri her geçen gün artıyor. Bu konuda iş dünyasının yaşadığı sıkıntıyı en iyi tarif eden göstergelerden biri olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI, yaşanan sorunları ortaya koymaya devam ediyor. Ekimde 47,3’e gerileyerek faaliyet koşullarında yine belirgin bir aylık bozulmaya işaret eden endeks, hazirandan bu yana en düşük düzeyde kaydedildi ve böylece sektördeki zayıflama eğilimi 31’inci aya ulaştı. Ekimde zorlu piyasa koşulları ve enflasyonist baskılar, imalatçıların yeni siparişlerinde Temmuz 2023’te başlayan yavaşlamanın devam etmesine neden oldu. Söz konusu yavaşlama son üç ayın en belirgin düzeyinde gerçekleşirken, yeni ihracat siparişlerinde de ivme kaybı sürdü.
10 sektörden 1’inde üretim arttı
İSO Türkiye Sektörel PMI ekim raporuna göre, eylülde olduğu gibi ekimde de 10 sektörden sadece biri üretimini artırabildi. Yüksek maliyet baskıları, imalat sektöründe büyümeyi baskılayan ana etkenlerden biri olmayı sürdürdü. Giyim ve deri ürünleri sektöründe üretim son üç ayın ilk artışını kaydederken, gıda üretimi yeniden yavaşlamaya geçti. Üretimde en belirgin yavaşlama, toplam yeni siparişlerde ise en sert yavaşlama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe görüldü. Yeni ihracat siparişleri gıda ürünleri ile giyim ve deri ürünleri sektörlerinde arttı. Yeni siparişlerdeki durgunluk nedeniyle üretim gereksinimlerinin zayıf seyretmesi, imalatçıların ilave istihdam yaratmasına engel oldu.