Sanayi ile başlayan 82 yıllık serüvede çelikten otomotive, enerjiden lojistik ve makineye uzanan geniş bir portföye sahip Borusan Grubu, yeni dönem büyüme stratejisini sürdürülebilir kârlı büyüme üzerine kurdu. 2026’nın ilk yarısında TL bazında yüzde 15 büyüyen grup, yılın tamamında bu oranı yüzde 25’e taşıyarak 400 milyar TL ciroyu aşmayı hedefliyor.
Ekonomist’in 11 - 24 Ekim 2026 tarihli sayısından
Geçtiğimiz nisan ayında liderlik koltuğunu Özgür Günaydın’a emanet eden grup, bu yıl 20 milyar TL’lik yatırım programı açıkladı. Bu yatırım programıyla mevcut işlerini güçlendirirken ABD ve Avrupa başta olmak üzere küresel ayak izini genişletmeye hazırlanan Borusan yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, yapay zekâ, robotik ve yeni nesil teknolojileri geleceğin büyüme alanları olarak belirledi. Grubun cirosunun yüzde 30’unu ihracattan elde etmeyi hedeflediğini anlatan Borusan Grup Lideri Özgür Günaydın, geleceğin iş modellerine yatırım yaparak küresel büyüme vizyonuyla hareket ettiklerini söylüyor. Sanayi, mobilite, makine ve enerji alanlarındaki farklı iş kollarının hem riskleri dengelemeyi hem de değişen ekonomik koşullara daha çevik uyum sağlamayı mümkün kıldığını aktaran Günaydın, küresel tarafta talep dalgalanmalarının yaşandığı bir dönemde verimlilik, operasyonel mükemmeliyet ve katma değerli ürünlere odaklanarak marjı korumaya çalıştıklarını belirtiyor. Borusan Grup Lideri Özgür Günaydın, grubun 2026 performansı, yeni yatırımları ve küresel büyüme planlarını Ekonomist’e anlattı:
“Erken aşama yatırım fırsatlarına bakıyoruz”
Enerji konusunu bugünle sınırlamadan, geleceğin teknolojileri açısından da takip edebilmek çok önemli. Buradaki öngörümüz doğrultusunda, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda gündemine daha güçlü şekilde gireceğine inandığımız küçük modüler reaktörler (SMR), nükleer enerji, offshore rüzgâr ve enerji depolama gibi yeni nesil teknolojileri yakından izliyoruz. Enerji sisteminin geleceğinde farklı üretim teknolojilerinin, depolamanın ve esnekliğin birlikte önemli rol oynayacağını düşünüyoruz. Elbette bu ölçekte ve uzun vadeli etkileri olan teknolojilerde yatırım kararını yalnızca büyüme potansiyeli üzerinden değerlendirmek mümkün değil. Teknolojik olgunluk, ekonomik fizibilite, güvenlik, düzenleyici çerçeve ve uzun vadeli risk-getiri dengesi bizim için bu değerlendirmenin doğal parçaları. Bu alanlarda oluşabilecek yatırım fırsatlarını erken aşamada değerlendirmeye çalışıyoruz.
2026 sonunda ciro, büyüme ve ihracat açısından nasıl bir tablo öngörüyorsunuz?
Borusan Grubu 2025 yılını yüzde 27 büyümeyle 326 milyar TL konsolide ciroyla tamamladı. 2026 yılının ilk yarısını geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 15 büyüme ile kapattık. 2026 sonunda bu büyümenin yüzde 25 seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz. Sürdürülebilir kârlı büyüme odağımızı koruduğumuz 2026 yılının sonunda toplam ciromuzun yüzde 30’undan fazlasını ise ihracat satışlarımızdan sağlamayı planlıyoruz.
Yeni dönemde temel stratejinizi “sürdürülebilir kârlı büyüme” olarak tanımlıyorsunuz. Türkiye’de yüksek finansman maliyetleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel talepteki belirsizlikler düşünüldüğünde bu dengeyi nasıl kuracaksınız?
Bugünün iş ortamında büyüme ve kârlılığı birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Bizim yaklaşımımız, sürdürülebilir kârlı büyüme yaratabilecek alanlara odaklanmak. Yüksek finansman maliyetleri, kur ve enflasyon dinamikleri gibi unsurların öne çıktığı bir dönemde sermaye disiplinini her zamankinden daha önemli görüyoruz. Bu nedenle yatırımlarımızı kanalize ederken büyüme potansiyelinin yanı sıra yaratacağı nakit akışına, sermaye verimliliğine ve uzun vadeli rekabet avantajına da bakıyoruz. Bir yatırımın bugünkü performansı kadar, değişen pazar koşullarında ne kadar güçlü kalacağını, önümüzdeki dönemin risk ve fırsatlarına nasıl cevap vereceğini de değerlendiriyoruz. Güçlü olduğumuz sektörlerde kapasite, teknoloji ve verimlilik yatırımlarına devam ediyoruz. Diğer yandan bilanço sağlığımızı korumayı ve kaynaklarımızı en yüksek getiri potansiyeli olan alanlara yönlendirmeyi önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda biz stratejimizi mevcut gücümüzü yeniden tanımlayıp, etki alanımızı genişletmek ve geleceğin iş modellerine bugünden yatırım yapmak olarak tanımladık. Bu noktada grubumuzun çeşitlendirilmiş portföy yapısını önemli bir avantaj olarak görüyoruz. Sanayi, mobilite, makine ve enerji alanlarındaki farklı iş kollarımız hem riskleri dengelememizi hem de değişen ekonomik koşullara daha çevik uyum sağlamamızı mümkün kılıyor. Küresel tarafta talep dalgalanmalarının yaşandığı bir dönemde verimlilik, operasyonel mükemmeliyet ve katma değerli ürünlere odaklanarak marjlarımızı korumaya çalışıyoruz. Büyüme bizim için daha fazla hacim yaratmaktan ibaret değil; daha yüksek katma değer üreten işler, yeni teknolojiler ve doğru yatırım kararlarıyla güçlenen kaliteli büyüme demek.
Peki bu hedef için hangi alanlara odaklanacaksınız?
Bu büyümeyi kalıcı hale getirmek için hangi alanlara odaklanacağımız net aslında. Teknolojiyi ve yapay zekayı başarımızın temel kaldıraçlarından biri olarak görüyor, girişimci bakış açımızla yeni fırsatları ve iş alanlarını yakından takip ediyoruz. Enerji dönüşümü, elektrifikasyon, döngüsellik gibi alanlarda yaşanan dönüşümü de hem mevcut işlerimizin rekabetçiliği hem de yeni büyüme fırsatları açısından değerlendiriyoruz. Bunun yanında geleceğin yeteneklerini geliştiren, güven ve kapsayıcılığa dayalı güçlü bir kültür oluşturmayı ve paydaşlarımızla güvene dayalı, şeffaf ilişkiler kurarak uzun vadeli itibar ve değer yaratmayı önceliklendiriyoruz.
20 milyar TL’lik yatırım planı açıkladınız. Bu yatırım planına dair detaylardan söz eder misiniz? Hangi alana ne kadarlık bir yatırım olacak?
Temelde büyüme yatırımlarına odaklandığımız 2026 yılında toplam yatırım planımızın yaklaşık yüzde 45’ini üretim, yüzde 35’ini ise otomotiv sektöründe gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kalan yatırımlarımızı ise makina, enerji ve lojistik sektörlerinde hayata geçireceğiz.
Burada satın alma, ortaklık veya şirket satışı yoluyla mı ilerleyeceksiniz? Borusan Tedarik, Ceva Lojistik’e satıldı. Bunun devamı gelir mi, portföyünüzde nasıl değişiklikler göreceğiz?
Borusan olarak portföy yönetimine her zaman uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle yaklaşıyoruz. Bu nedenle bir yandan mevcut işlerimizin organik büyümesini desteklerken, diğer yandan portföyümüzü stratejik önceliklerimiz doğrultusunda düzenli olarak gözden geçiriyoruz. Önceliğimiz; büyüme potansiyeli yüksek, dünyadaki dönüşümü yakalayabilen ve gelecekte de rekabet gücünü koruyabilecek ve faydalanabilecek alanlara yatırım yapmak. Enerji dönüşümü, mobilite, sanayi ve altyapı gibi faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde hem satın alma hem de stratejik ortaklık fırsatlarını yakından takip ediyoruz. Burada bugünkü finansal performans kadar, işin gelecekte nasıl bir değer yaratabileceğine ve değişen pazar, teknoloji ve paydaş beklentilerine ne ölçüde cevap verebildiğine de bakıyoruz. Bununla birlikte sermayemizi en verimli şekilde değerlendirmek de en az büyümek kadar önemli. Bu nedenle her iş kolumuzu kendi stratejik uyumu, büyüme potansiyeli, risk profili, dönüşüm kapasitesi ve yaratabileceği değer açısından değerlendiriyoruz. Gerektiğinde yeni yatırımlar, ortaklıklar veya portföy optimizasyonuna yönelik farklı seçenekler de gündeme gelebiliyor. Bizim için önemli olan, Borusan’ın uzun vadede daha fazla değer üretebileceği alanlara doğru zamanda, doğru adımlarla ilerlemek. Dolayısıyla portföy kararlarımızı bugünün koşullarıyla sınırlı bir değerlendirmeyle değil, işlerin gelecekteki rekabet gücünü ve dayanıklılığını da gözeten bir perspektifle ele alıyoruz. Fırsatlara da bu çerçevede bakıyoruz.
Önümüzdeki dönemde Borusan’ın yurt dışı gelirlerinin toplam içindeki payını hangi seviyeye taşımayı hedefliyorsunuz? ABD, Avrupa, Orta Asya gibi pazarlarda yeni üretim veya satın alma yatırımları gündeminizde mi?
Borusan yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren bir grup değil, farklı coğrafyalarda güçlü operasyonlarımız ve müşteri ilişkilerimiz var, küresel bir oyuncu konumundayız. Nitekim 2025 yılında ihracatımız 2 milyar doları, toplam ciromuz ise 8 milyar doları aştı. Bu tablo, uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzün ve ürünlerimize duyulan güvenin önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de uluslararası gelirlerimizin toplam içerisindeki ağırlığını artırmayı hedefliyoruz. 2026 yılının sonunda toplam ciromuzun yüzde 30’undan fazlasını ihracat satışlarımızdan sağlamayı planlıyoruz. Bu hedefe giderken odaklandığımız tek konu coğrafi büyüme değil; yüksek katma değerli ürünler, sürdürülebilir kârlılık ve güçlü pazar konumları yaratabilmeyi de önemsiyoruz. Bu nedenle faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda derinleşmeye ve yeni fırsatları değerlendirmeye odaklanıyoruz.
ABD’deki yatırımlarınız hacmi büyüyecek mi, yeni girişimlerinizden söz eder misiniz?
Bu açıdan baktığımızda ABD, stratejik önceliklerimizden biri olmaya devam ediyor. Borusan Boru’nun ABD’deki yatırımlarını büyütmeye devam ediyoruz. Panama City tesisimizde ileri form verme teknolojilerine yönelik 68 milyon ABD dolarlık JCO üretim hattı yatırımımız bunun örnekleri arasında. Öte yandan Romanya’daki yeni ileri işlem tesisi yatırımımızla Avrupa’daki varlığımızı güçlendiriyoruz. Orta Asya ve Kafkasya gibi bölgelerde yıllar içinde geliştirdiğimiz önemli bir operasyonel yetkinlik var. Dolayısıyla tüm bu resmi desteklemek ve güçlendirmek adına organik büyüme odağımızı korurken, stratejik ortaklıklar ve değer yaratabilecek yatırım fırsatları da hep radarımızda olacak. Her zaman olduğu gibi, sermayemizi disiplinli bir şekilde yöneterek uzun vadeli değer yaratma potansiyeli en yüksek fırsatlara odaklanacağız.
Önümüzdeki süreçte grubun küresel büyüme hikâyesinde hangi şirketler ve coğrafyalar daha fazla öne çıkacak?
Büyümeyi Türkiye perspektifinden okumakla kendimizi sınırlayamayız, küresel ölçekte düşünmek durumundayız. Bugün Borusan Boru ile ABD’de, Borusan Cat ile Orta Asya ve Kafkasya’da önemli bir operasyonel deneyim ve güçlü bir konum oluşturduk. Bu birikim bize mevcut işlerimizi büyütürken, yeni yatırım fırsatlarını değerlendirme konusunda da önemli bir avantaj sağlıyor. Önümüzdeki dönem başta ABD ve Avrupa olmak üzere, ölçeklenebilir büyüme ve sürdürülebilir değer yaratma potansiyeli gördüğümüz pazarları incelemeyi sürdüreceğiz. Bunun yanında son yıllarda ciddi bir yetkinlik geliştirdiğimiz Orta Asya ve Kafkasya bölgesinde de yeni fırsatları değerlendiriyoruz. Burada bizim için belirleyici olan belirli bir coğrafyaya odaklanmaktan ziyade, rekabet avantajı yaratabileceğimiz, bilgi birikimimizi taşıyabileceğimiz ve uzun vadeli değer üretebileceğimiz alanları tespit etmek. Bu nedenle bir yandan mevcut şirketlerimizin uluslararası büyümesini desteklemeye bir yandan da stratejik açıdan bize doğru gelen yeni yatırım fırsatlarını incelemeye devam edeceğiz.
Enerji Borusan’ın önemli büyüme alanlarından biri. Yenilenebilir enerji tarafında önümüzdeki dönemde kapasitenizi hangi seviyeye taşımayı planlıyorsunuz?
Bugün itibarıyla yaklaşık 400 MW depolamalı rüzgâr enerjisi santrali ön lisans portföyüne sahibiz. Yüzde 100 yenilenebilir enerjide 935 MW kurulu güçle Türkiye’nin zaten lider üreticilerindeniz. Dünyada elektrifikasyonun hızlanması, artan enerji talebi ve enerji güvenliğinin giderek daha kritik hale gelmesi, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da farklı bir noktaya taşıyor. Bu alandaki iddiamızı korumak için her bir projeyi kendi ekonomik dinamikleri ve piyasa koşulları çerçevesinde değerlendiriyoruz. En doğru zamanda doğru yatırım kararlarını hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Elbette burada süreç iki koldan ilerliyoruz, ürettiğimiz temiz enerjiyi yeni nesil mobiliteyle birleştiriyoruz. Elektrikli araç ekosisteminin gelişimine paralel şarj altyapısı yatırımlarımızı büyütüyor ve bu alandaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Diğer taraftan enerji dönüşümünü kendi operasyonlarımız açısından da önemli bir rekabetçilik alanı olarak görüyoruz. Grubumuzun üretim şirketleri de enerji maliyetlerini azaltırken sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacak lisanssız güneş ve rüzgâr enerjisi projelerini aktif olarak değerlendiriyor. Bu yatırımlar aynı zamanda grubumuzun uzun vadeli 2053 net sıfır yol haritasını ve yenilenebilir enerji kullanımını artırma hedefini destekliyor. Büyüme vizyonumuz mevcut yenilenebilir enerji kapasitemizi artırmakla sınırlı değil. Enerji dönüşümünü hem yeni büyüme alanları yaratan hem de grubumuzun uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz. Bu dönüşümün ortaya çıkaracağı yeni iş modellerinde ve teknolojilerde de doğru zamanda yer almayı hedefliyoruz.
Borusan Ventures aracılığıyla yeni teknolojilere ve girişimlere yatırım yapıyorsunuz. Buradaki yatırımlarda nasıl ilerliyorsunuz?
Elbette girişim ekosistemine yakın olmak, teknolojik değişimi çok daha erken aşamada görebilmek ve bu çözümleri kendi operasyonlarımızda deneyebilmek bizim için önemli bir avantaj. Ancak bunun ötsinde, Borusan’ın güçlü sanayi ve operasyon bilgisini yeni teknolojilerle bir araya getirerek geleceğin yeni ürünlerini, hizmetlerini ve iş modellerini yaratabilecek alanları da keşfetmek istiyoruz. Burada teknolojinin sağladığı verimlilik kadar, iş yapış biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğüne ve uzun vadede nasıl bir değer yaratabileceğine de bakıyoruz. Burada yaklaşımımız, her yeni teknolojiyi mutlaka Borusan içerisinde yeni bir iş koluna dönüştürmek değil. Öncelikle güçlü girişimlere yatırım yapmak, onların gelişimini yakından takip etmek ve Borusan’ın faaliyet gösterdiği sektörlerde ortaya çıkan yeni değer zincirlerini anlamak istiyoruz. Zaman içerisinde bazı teknolojilerin mevcut işlerimizi dönüştürmesi, bazılarının yeni gelir modelleri yaratması, bazılarının ise bugün faaliyet göstermediğimiz alanlarda tamamen yeni büyüme fırsatlarının önünü açması mümkün. Dolayısıyla Ventures bugünün ihtiyaçlarına çözüm bulma imkânının ötesinde, Borusan’ın gelecekte hangi alanlarda oynayabileceğine dair stratejik bir görüş alanı da sağlıyor. Bu görüş alanı, geleceğin rekabet koşullarını ve değişen ihtiyaçları bugünden okuyabilmek açısından da bizim için önemli.

“Hedef her koşulda büyümek değil, kârlı büyümek”
Nisan ayında Borusan’ın liderlik koltuğuna oturan Özgür Günaydın, öncelik verdiği kârlı büyüme stratejisini şu sözlerle anlatıyor: “Önceliğim her koşulda büyümek değil; hissedarlarımız, çalışma arkadaşlarımız ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratabilecek sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi sağlamak. Bunu da finansal performansı, dönüşüm kapasitesini ve uzun vadeli dayanıklılığı birlikte gözeten bir büyüme anlayışıyla gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”
“Yapay zekanın ekonomiyle kesiştiği alanlar kritik”
“Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ile fiziksel ekonominin kesiştiği alanları kritik görüyoruz. Endüstriyel ve fiziksel yapay zekâ, robotik, otonom sistemler, akıllı fabrikalar ve madencilik yatırım odağımızın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu teknolojilerin üretkenliği artırırken kaynakları daha etkin kullanma ve operasyonları daha verimli hale getirme potansiyelini de önemli görüyoruz. Bunun yanında, yapay zekânın hızla artan enerji ihtiyacı, enerji tarafındaki dönüşümü de daha stratejik hale getiriyor. Bu nedenle bir yandan yeni nesil enerji kaynaklarını, diğer yandan mevcut enerji üretim varlıklarının ve şebekelerin daha verimli, esnek ve akıllı biçimde optimize edilmesini sağlayan teknolojileri yakından takip ediyoruz.”