USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi

Türkiye imalat sanayiinde rekabetçilikte zorlu bir yıl geride kalırken, sektörler ithalatın yükselen cazibesine direnmeye çalışıyor. Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinden ülkenin ithalat cennetine dönmeme uyarısı gelirken, Çin tehlikesine de dikkat çekiliyor.


İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi

ABD’nin yüksek gümrük vergilerine rağmen, Çin ihracatta yoluna dolu dizgin devam ediyor. Bu yılın 11 ayında 5,8 trilyon dolar dış ticaret hacmine ulaşan Çin, ilk defa 1,1 trilyon dolar ticaret fazlası verdi. Tarife sorunları ve ekonomik anlaşmazlıklar Çin’i durdurmaya yetmedi.

Ekonomist’in 04 - 17 Ocak 2026 tarihli sayısından

Çinli üreticiler yüksek gümrük vergileri nedeniyle ABD pazarına yönelik malları Avrupa’ya yönlendirirken uzmanlar, Çin’in yüksek ihracat ve zayıf ithalatının AB’de de endişeye neden olduğuna dikkat çekiyor.

DIŞ TİCARET AÇIĞI 75 MİLYAR DOLAR

Ekonomistler, Türkiye’nin de 350 milyar dolara dayanan ithalatında Çin etkisinin yadsınamayacak düzeye geldiğine işaret ederek bu konuya odaklanılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ediyor. Türkiye’nin 10 aylık süreçte ithalatı yüzde 6,1 büyürken, ihracatı ise yüzde 3,9 büyümeyle sınırlı kaldı. Dış ticaret açığı ise 10 ayda 75 milyar doları buldu. Türkiye’nin ithalat yaptığı ülke sıralamasında ise geçen yıl kıl payı Rusya’yı geçerek 44,9 milyar dolar ile birinci olan Çin, bu yıl ilk defa arayı açtı. Çin’den ocak-kasım sürecinde 44,8 milyar dolar ithalat yapılırken, enerji ithalatçısı olduğumuz Rusya 38,6 milyar dolar ile ikinci sıraya geriledi. Bu noktada Türkiye’de de yükselen Çin tehdidine karşı ilave gümrük vergileri başta olmak üzere önlem alınması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bunun önemli bir adımı demir çelik sektöründe damping vergisiyle geldi. Demir-çelik sektörü temsilcileri, artan ithalat baskısına karşı anti-damping uygulaması kapsamında gerçekleştirdiği başvuru karara bağlandı. Ticaret Bakanlığı, Çin’den ve farklı Uzak Doğu ülkelerinden ithal edilen düşük fiyatlı ve kalitesiz ürünlerin iç piyasada haksız rekabet yarattığına yönelik başvuruyu haklı bularak, ithalatta yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi uygulanmasına karar verdi.

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-1

HALUK KAYABAŞI / KİBAR HOLDİNG CEO’SU

"PROAKTİF ÖNLEM YATIRIMLARIN ÖNÜNÜ AÇAR"

Türkiye’de dampingli ithalata karşı alınabilecek proaktif ve kalıcı önlemlerin yeni yatırımların önünü açacağını ifade eden Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik, modern sanayinin hem stratejik hem de vazgeçilmez girdileri arasında önemli bir yere sahip. Otomotivden sağlığa, gıdadan enerjiye, mutfaktan savunma sanayisine kadar yüksek katma değerli sektörlerin çoğunda kilit bir rol oynuyor. Ancak Asya ve Uzak Doğu menşeli ürünlerde görülen dampingli fiyatlar, iç piyasadaki rekabet ortamını bozmakla kalmıyor, yerli üreticinin yatırım kapasitesini de zayıflatıyor’’ diyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yerli üreticiye stratejik kalkan oluşturacak bu yaptırımların, ülkemizin paslanmaz çelikte sürdürülebilir bir büyüme yakalamasına etki edeceğine inandığını ifade eden Kayabaşı şöyle konuşuyor: ‘’Böylesine güçlü bir ürünü, dışa bağımlı hale getirmek ülkemiz için büyük bir kayıp olur. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve emsal teşkil eden koruyucu ticaret politikaları, yerli üretici için büyük bir dayanak. Anti-damping, yeni yatırımların anahtarı olacak.”

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-2

“ÇİN İLE DERDİMİZ ABD’DEN DAHA BÜYÜK”

Yapı Kredi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Çimenoğlu da Türkiye için Çin tehlikesine işaret ediyor. Küresel anlamda 2026 yılı beklentilerini paylaşan Çimenoğlu, ABD’nin imalat sanayiindeki kabiliyetlerini geri kazanmak istediğini, bunun için ciddi yatırımlara ihtiyaç duyduğunu ve gümrük vergilerini koz olarak kullandığını söylüyor. Gümrük vergilerini bütçeye ilave gelir olarak konumladığını kaydeden Çimenoğlu, Türkiye’nin ise Çin derdinin ABD’den daha büyük olduğunu aktarıyor. Çimenoğlu, yıl sonunda 90 milyar doları bulması beklenen dış ticaret açığının 45 milyar dolarının Çin kaynaklı olduğuna dikkat çekerek “Dolayısıyla bizim Çin ile derdimiz ABD’den daha fazla aslında. O nedenle 2026 yılında kur, enflasyon, rezerv konularından çıkıp daha reel konular üzerine düşünmek gerekiyor” diye konuşuyor.

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-3

İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI DÜŞÜYOR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ocak-ekim döneminde dış ticaret açığı önceki yıla göre yüzde 13,3 artarak 65 milyar 913 milyon dolardan, 74 milyar 683 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ekim döneminde yüzde 76,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 75,0’a geriledi. Bu rakamlardan yola çıkan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, üretim ve ihracatın ithalattan daha fazla olması yönünde çalıştıklarını fakat son dönemde ekonomik dengelerin Türkiye aleyhine değiştiğini anlatıyor. Kur baskısı ve maliyetlerdeki artışın rekabetçiliği ciddi oranda etkilediğini ve üretim yerine ithalatın daha cazip hale geldiğini belirten Gültepe, yıl sonunda ithalatın kapanışının önceki yıla göre yüzde 8 artı seviyede olacağını kaydediyor.

Gültepe, “Makine, hazır giyim, demir çelik, gıda birçok alanda ithalat etkisi var. Mesela hazır giyimde Türkiye’de üretim pahalı olduğu ve rekabette zorlanıldığı için ithalat 5 milyar dolarları buldu. Umuyorum ki 2026’da özellikle enflasyon, faiz ve kurun paralel ilerlemesi mümkün olur ve daha fazla üretim ve ihracat yapma imkanı olur” diyor.

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-4

ŞEREF FAYAT / TOBB HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖR MECLİS BAŞKANI

HAZIR GİYİMDE İTHALAT 5 MİLYAR DOLAR

İthalatın en çok zorladığı sektörlerden biri de hazır giyim. Türkiye’nin ihracatta lider sektörlerinden biri olan hazır giyim rekabetçilik sorunları nedeniyle, Türkiye’den Mısır’a giden yatırımlarla dikkatleri çekmişti. Şimdilerde ise giden tesislerin Türkiye’ye yolladıkları ürünler ve Asya’dan gelen ürünlerle ithalatın yükselmesi öne çıkıyor. 2025’i önceki yıla göre kayıpla 17 milyar dolar ihracat seviyesinde kapatması beklenen hazır giyimde ithalat ise 5 milyar dolara dayandı. TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, sektörün son üç yılda 7,5 milyar dolarlık bir kayıp yaşadığını kaydediyor. 2026 yılına da buna benzer sıkıntılarla girildiğini belirten Fayat, “Bu yıl ilk altı ayda ihracat düşüşü ve ithalat artışı olacaktır. Yüksek maliyetler ve baskılanan kurlar nedeniyle rakiplerimize karşı kan kaybını devam edecektir. Toplam verilerde 2025’ten daha iyi olmayacaktır. Toparlanma 2027 yılını bulacaktır” diyor.

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-5

AHMET GÜLEÇ / MOSFED BAŞKANI

“İTHALAT NEGATİF ETKİLEDİ”

İthalat etkisinin yoğun hissedildiği alanlardan bir diğeri ise mobilya. Türkiye ekonomi yönetiminin enflasyon sürecinde talebi azaltmaya çalışırken, ithalatın bundan etkilenmediğini belirten Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç ise hazır giyim, mobilya, deri mamulleri, cam ürünleri gibi emek bütün yoğun sektörlerin ithalat furyasından negatif etkilendiğini aktarıyor. Rekabetçilik sorununun yarın gıdanın da sorunu olacağını anlatan Güleç, eğer enflasyonu kontrol altına almak üzere talebin kısalmasına devam edilirse, ithalat cenneti olunacağını söylüyor. Enflasyonun üretimi, arzı artırarak kontrol etmenin yolunu bulmak gerektiğine inandıklarını söyleyen Güleç, ‘’Arzı ve ihracatı artırarak daha rekabetçi hale getirmenin yolunu aramalıyız. Enflasyonu böyle yönettiğimizde sonrasında telafisi zor sonuçları da olur. Çıktığımız pazarlarda müşteri kaybını tekrar geri getiremezsin, tezgahı kaybedersen tekrar kuramazsın. Uzun dönemli üretim ve ihracat stratejisinde sıkıntı yaşarsın” diye konuşuyor.

İthalatta önlenemez çıkışta Çin etkisi-6

MUSTAFA GÜLTEPE TİM BAŞKANI

“Politika değişmezse ithalat artmaya devam eder”
“Türkiye çok çok pahalı ve rekabetçilik için üretim ve ihracatın desteklenmesi gerekiyor. Uyarıyoruz, politikada değişiklik olmazsa ithalat lehine çıkış devam eder. Sanayiyi destekleyecek politikalar ortaya çıkmazsa ithalat lehine süreç devam eder. Bir kere üretim çarkından çıkılırsa tekrar dönmesi zor olacaktır.”

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL