Nermin Gelbal Gökduman, kariyeri boyunca hem iş hem aile hayatından ödün vermeden nasıl mutlu olacağını sorgulayan ve bu sorunun yanıtını Edremit Körfezi’nde zeytin ağaçlarıyla çıktığı yolculukta bulan bir kadın girişimci.
Yeni hayat arayışına ve en iyi zeytinyağını üretme tutkusuna, 2012 yılında Havran’da 800 zeytin ağacından oluşan 52 dönümlük bir zeytinlik satın alarak başlayan Nermin Gelbal Gökduman, her ne kadar başlangıçta ailesi ve yakın çevresi için sağlıklı, katkısız ve kaliteli zeytinyağı üretme amacıyla yola çıksa da zeytinciliğin tüm aşamalarında edindiği deneyimi zaman içerisinde Kaz Dağları'nın eteklerinde 8 milyon dolarlık bir yatırımla profesyonel bir üretim modeline ve Nermin Hanım Zeytinliği markasına dönüştürdü.
Nermin Gelbal Gökduman, bu marka yolculuğunu “Bu, yalnızca bir zeytinyağı markasının hikâyesi değil; bir yeni hayat arayışının, hayalin, toprağa duyulan saygının, mühendislik disiplininin, kadın girişimciliğinin ve Türkiye’nin zeytinyağını dünyaya anlatma arzusunun hikâyesi” diyerek tanımlıyor.
Edremit’te zeytin hasadı şenliği
Kaz Dağları’nın eteklerinde, Edremit Körfezi’nin kendine özgü mikroklimasında yeni hasat dönemine giren Nermin Hanım Zeytinliği, 2026-2027 zeytin sezonunun başlangıcını üç günlük Hasat Şenliği ile kutladı. Biz de “Hasattan Dünyaya: Uluslararası Ödüllü Zeytinyağının Yolculuğu” temasıyla düzenlenen etkinlik kapsamında Nermin Gelbal Gökduman ile bir araya geldik.
Zeytin hasadına, üretim süreçlerine ve bölgenin zeytin kültürüne yakından şahitlik ettiğimiz bu özel etkinlikte, Nermin Hanım Zeytinliği’nin kuruluşundan markalaşma yolculuğuna, üretimden ihracata uzanan büyüme stratejisini ve yeni dönem planlarını Nermin Gelbal Gökduman ile detaylarıyla konuştuk. Ayrıca zeytin sektörünün 2026-2027 sezonuna ilişkin beklenti ve öngörüleri de masaya yatırdık.

"Dünyada en kaliteli zeytinyağlarının üretildiği üç bölge var"
Nermin Hanım Zeytinliği’nin bahçeleri; Kazdağı eteklerinde Edremit Avcılar, Güre, Çamlıbel, Kızılkeçili, Zeytinli, Dereli, Havran İnönü, Köylüce, Kalabak, Ayvalık Murateli, Keremköy gibi köylerin yamaçlarında bulunuyor.
Zeytinlik seçiminde en kaliteli yağları elde edebilmek için özellikle hafif eğimli, yazın sürekli rüzgâr alan, denize yamaç, bol oksijen üreten Kazdağı eteklerini tercih ettiklerini söyleyen Nermin Gelbal Gökduman; “Kazdağı, dünyanın en lezzetli zeytinyağlarının üretildiği yerlerden biri. Bu bölgenin düşük asitli ve kendine has güzel kokulu zeytinyağları, farklı bir aromaya sahip” diyor. Gelbal Gökduman’ın verdiği bilgilere göre; dünyada en kaliteli zeytinyağlarının üretildiği üç bölge var. Bunlar; Edremit Körfezi/Kazdağı etekleri, İtalya/Toscana ve Yunanistan/Girit olarak sıralanıyor.
Hedef; üretim kalitesinin yanı sıra sürdürülebilir büyüme
Butik üretim anlayışını ve kalite standartlarını koruyarak bugün 4 bin 200 dönüm arazi ve 60 bin ağaçlık üretim kapasitesine ulaşan ve üretim kalitesinin yanı sıra sürdürülebilir büyümeye odaklanan Nermin Hanım Zeytinliği’nin bu yılki hasat hedefi, 300 ton sızma zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin üretim hacmine ulaşmak.
Zeytinyağında bir sezonun başarısını yalnızca üretilen tonaj üzerinden değerlendirmediklerini ve kendileri için verim kadar zeytinin kalitesinin, doğru zamanda hasat edilmesinin, hızlı ve kontrollü şekilde işlenmesinin ve elde edilen ürünün değerini koruyarak pazara sunulmasının da önemli olduğunu söyleyen Nermin Gelbal Gökduman, 2026-2027 sezonunun bölge açısından verimli bir sezon olmasını bekliyor.
Hem kadın istihdamına hem bölgeye ve zeytinciliğe destek sağlıyor
Nermin Hanım Zeytinliği; Havran’da sadece üretim tesisiyle değil, restoranı, mağazası ve tadım atölyeleriyle bölge ekonomisinin bir parçası haline gelmiş durumda. Marka, 60 sürekli çalışanının yanı sıra hasat döneminde yaklaşık 350 mevsimlik işçiye istihdam sağlıyor. Çalışanların yüzde 55’inin kadın olması ise bölgenin kadın istihdamına katkısı açısında oldukça değerli.
Ayrıca bölgedeki çiftçilerle bilgi ve deneyim paylaşımına da öncelik veren Nermin Hanım Zeytinliği, zeytincilik standartlarının gelişimi, marka oluşturmanın önemi ve yerel köylü üreticilerin desteklenmesi konularında da önemli çalışmalar yürütüyor.
Üretim modelinde kalite ve izlenebilirliği önceliklendiren Nermin Hanım Zeytinliği, dışarıdan fason sıkım kabul etmiyor ve yalnızca kendi bahçelerinden elde ettiği zeytinleri 2019 yılında kurduğu kendi tesisinde işliyor. “Bu şekilde fabrikamızda kaliteli temiz zeytin girişini sağlıyor ve en yüksek kalitede zeytinyağı üretebiliyoruz. Kendi fabrikamızda üretmediğimiz hiçbir zeytinyağını şişelemiyoruz” diyen Nermin Gelbal Gökduman; erken hasat edilen zeytinlerin mümkün olan en kısa sürede işlenmesine odaklandıklarının ve hasattan itibaren 4-6 saat içerisinde sıkım gerçekleştirmeyi hedeflediklerinin de altını çiziyor.

Üç büyüme alanı: Üretim, marka ve globalleşme
Kaz Dağları’nın eteklerinden başlayan üretim yolculuğunu uluslararası pazarlara da taşımaya odaklanan Nermin Hanım Zeytinliği, bugün ABD, Hollanda ve Kore başta olmak üzere farklı ülkelere ihracat yapıyor. Marka; önümüzdeki dönemde mevcut ihracat noktalarında büyürken Japonya ve ABD pazarlarındaki çalışmalarını artırmayı ve global premium zeytinyağı pazarındaki marka bilinirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda ihracat faaliyetlerinin yanı sıra dijital satış kanallarına da yatırım yapan marka, bu yıl ABD pazarına yönelik e-ticaret altyapısını da kurdu ve nerminoliveoil.com üzerinden global B2C ve B2B satışlara da başladı.
Dökme yağdan markalı ihracata, geleneksel üretimden sürdürülebilir tarıma, yerel üretimden küresel e-ticarete uzanan bir dönüşümün içinde olduklarını söyleyen Nermin Gelbal Gökduman, önümüzdeki dönem iş planlarına ilişkin şu detayları veriyor:
“Üç büyüme alanımızı ‘üretim, marka ve globalleşme’ olarak belirledik. 2026 yılının sonunda üretimimizin yaklaşık yüzde 25-30’unu ihracata yönlendirmeyi hedefliyoruz. Yeni dönem rotamızda ise ABD ve Japonya var. 2027'de ABD ve Japonya’da önemli fuarlara katılım sağlayacağız, özellikle önümüzdeki iki yılda bu pazarlarda büyümek istiyoruz. Küresel marka bilinirliğimiz için stratejik bir merkez olan ABD; Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu'ya açılımımızı da destekleyecek. Bu süreçte; geleneksel tarımın ruhunu kaybetmeden akıllı tarım ve veri odaklı üretim, dijital görünürlük ve yapay zekâ (AI) destekli e-ticaret odaklanacağımız ana başlıklar olacak.”
“Üretici, zeytinini bahçede bırakabilir”
Peki, zeytin sektöründe bu yıl nasıl geçecek? Türkiye'nin 2026-2027 sezonunda zeytinyağı rekoltesinin yaklaşık 450 -500 bin ton, sofralık zeytin üretiminin 750-800 bin ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Zeytinde güçlü bir ‘var yılı’ yaşanan bu sezonda, TÜİK tahminlerine göre toplam zeytin üretiminin yüzde 55,7’lik rekor bir artışla 3 milyon 814 bin tona ulaşması bekleniyor. Balıkesir genelinde ise yaklaşık 40 bin tonluk zeytinyağı üretimi beklentisi bulunuyor.
Ancak Nermin Gelbal Gökduman’ın verdiği bilgilere göre; Türkiye'de 2026 zeytin hasat sezonunda üreticiler, ‘var yılı’nın getirdiği ürün bolluğunu yönetirken küresel pazar dinamikleri ve artan operasyonel maliyetler arasına sıkışmış durumda.
2025-2026 sezonunda zeytinyağı ihracatının miktar bazında yüzde 62 oranında sert bir düşüş yaşadığına işaret eden Nermin Gelbal Gökduman; “Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye uyguladığı ihracat kotaları, büyümenin önündeki en sert regülasyon bariyeri olmaya devam ediyor. Tunus ve Fas gibi rakip ülkelerin daha düşük maliyetli rekabetine karşı, üreticilerin ambalajlı ve katma değerli ürün tutundurma stratejilerine ağırlık vermesi zorunlu hale geliyor” diyor.
Fiyatların çiftçinin tarımı sürdürülebilir bir şekilde yapmasını desteklemediğine de değinen Nermin Gelbal Gökduman’a göre; fırlayan işçilik ve hasat maliyetleri nedeniyle üreticinin zeytinini bahçede bırakacağı bir yıl bizi bekliyor.