USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri

2025’te yatırımcılar enflasyona karşı korunmaya odaklanırken, menkul kıymet ve BES fonları yüksek getirileriyle öne çıktı. Getiri şampiyonu fon yöneticileri, başarılarının nedenlerini ve 2026 beklentilerini paylaştı.


Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri

GÖZDE YENİOVA SAYLAK [email protected]
CEREN ORAL BALABAN [email protected]

Bireysel ve kurumsal yatırımcılar, 2025 yılında da finansal varlıklarını enflasyona karşı koruma hedefiyle hareket etmeyi sürdürdü. Bu noktada hem menkul kıymet yatırım fonları hem de BES fonları; yatırımcıların farklılaşan ihtiyaçlarına, beklentilerine ve risk profillerine uygun, yenilikçi, dinamik ve çeşitlendirilmiş yapılarıyla yine yüksek getiriler elde etti ve yatırım evrenini derinleştirerek en çok tercih edilen yatırım araçları arasında yer aldı. Biz de 2025’te kendi alanında getiri şampiyonu olan fonların yöneticileriyle bir araya geldik. Şampiyon fon yöneticilerine, yönetimini üstlendikleri fonun 2025’te elde ettiği başarının altındaki ana etkenleri ve fonların yatırım stratejilerini sorduk. 2025’te fon yönetimleriyle öne çıkan başarılı isimlerinden, 2026’da piyasaya ve yönettikleri fonlara dair öngörülerini ve yatırımcılara önerilerini de aldık.

Ekonomist’in 18 - 29 Ocak 2026 tarihli sayısından

2025, hem global hem de yerel varlıklar açısından öngörülemeyen birçok gelişmenin yaşandığı, oldukça hareketli bir yıl olarak geride kaldı. 2026 da piyasalara yön verecek birçok farklı konu başlığının ve dinamiğin bir arada bulunduğu bir yıl olmaya aday görünüyor.

Küresel risk iştahının seyri

2026 yılı başı itibarıyla küresel risk iştahı, gelişmiş ülkelerde para politikasında gevşeme beklentileri ve görece zayıf bir ABD doları ortamının desteğiyle güçlü seyrini koruyor. Bu noktada; yılın ilk günlerinde ABD’nin Venezuela’ya gerçekleştirdiği harekât ile Devlet Başkanı Maduro’nun yakalanarak yargılanmak üzere ABD’ye getirilmesi nedeniyle başta ABD-Venezuela ilişkileri olmak üzere Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri, Ortadoğu’da İsrail-İran-Suriye üçgenindeki gelişmeler ve Asya’da Çin-Tayvan gibi jeopolitik risklerdeki gelişmeler, küresel risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam edecek.

Jeopolitik gelişmelere ek olarak piyasalar açısından ‘risk’ oluşturabilecek ‘global’ temalı diğer faktörler ise ‘ticaret savaşlarında yeni tedbir ya da ek gümrük vergilerinin devreye alınması, tarifelerin yaratacağı fiyat/büyüme baskılarının öngörülerden belirgin şekilde sapması, Çin’de yavaşlamanın belirginleşmesi ve Japonya’da para politikası duruşunun beklentilerin üzerinde daralması’ şeklinde özetleniyor.

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-1

Türkiye’nin makro finansal görünümü

Küresel risk iştahının güçlü seyrini koruduğu mevcut tabloda; Türkiye’nin ise yatırımcı algısındaki iyileşmeden görece daha fazla faydalanmış durumda olduğu, bu durumun güçlü carry trade girişleri ve belirgin şekilde gerileyen ülke risk primleriyle (CDS) kendini gösterdiği kaydediliyor. Nitekim Türkiye’nin beş yıllık CDS primi 210 baz puanın altına gerileyerek 2018 yılı öncesinde görülen seviyelere yaklaşmış durumda. Bu çerçevede; 2026 yılı başı itibarıyla Türkiye’nin makro finansal görünümünün, belirgin şekilde gerileyen CDS’ler, güçlü portföy girişleri ve dezenflasyon stratejisinde TL’de kontrollü reel değerlenmeyi merkeze alan bir para politikası çerçevesi tarafından şekillendiği söylenebilir. Ancak dezenflasyon süreci devam etmekle birlikte iç talep ve beklenti kanalından gelen desteğin sınırlı kalması nedeniyle bu sürecin hızı ise başlangıçta öngörülene kıyasla daha yavaş ilerliyor. Yurt içi piyasalar için ‘risk’ teşkil edebilecek olası yerel gelişmeler ise ‘enflasyon ataleti ve beklenti kanalındaki aktarım mekanizmasının zayıflaması, politik belirsizliklerin devamı ve finansal oynaklıkların yükselmesi, ülkeler arası jeopolitik gerginliklerin bölge ve ittifaklara yayılması ile para politikasına maliye politikası üzerinden gelecek yukarı yönlü enflasyonist baskılar’ olarak sıralanıyor.

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-2

Portföy yönetimi kritik önemde

Finansal piyasalar açısından 2026 yılına yönelik baz senaryo, 2025’te ertelenen talep ve fırsatların 2026 beklentileriyle birlikte birikimli bir etki yaratması üzerine kurulu. 2026’nın özellikle riskli varlıklar açısından reel kayıpların yaşandığı 2025’in telafi edileceği, daha pozitif bir yıl olabileceği öngörülse de risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin de altı çiziliyor. İşte böyle bir ortamda portföy yönetimi, hiç olmadığı kadar kritik bir rol üstlenmiş durumda. Bu noktada da hem menkul kıymet yatırım fonlarına hem de Bireysel Emeklilik Sistemi yani BES fonlarına ayrı bir parantez açmak önem arz ediyor.

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-3

Yüksek getiriler dikkat çekiyor

2025’te yatırım fonları da BES fonları da yüksek getirilere imza atarak yine başarılı bir performans sergiledi. Haberimizin tablolarında 2025’te türlerine gören en iyi performans gösteren yatırım ve BES fonlarını görebilir, ayrıca 2025 yılı getirisi en yüksek ilk 10 yatırım fonunun ve ilk 10 BES fonun hangileri olduğunu da inceleyebilirsiniz. 2025’te türlerine göre en iyi performansı gösteren fonlara baktığımızda yatırım fonları tarafında serbest hisse fonları, altın katılım fonları ile altın şemsiye fonları ilk sıralarda yer alıyor. BES fonları tarafında ise altın katılım ve altın fonları açık ara öne çıkarken onları para piyasası ile TL borçlanma araçları fonları takip ediyor. Her iki fon grubunda gümüş fonlarının performansı da oldukça dikkat çekiyor.

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-4

11 trilyon TL’yi aşan varlık büyüklüğü

Türkiye’nin istikrarlı büyüme için ihtiyaç duyduğu uzun vadeli finansman kaynağının sağlanmasında bu fonların yönetimini gerçekleştiren portföy yönetimi sektörünün katkısı artarak devam ediyor. Bu durum, sektör verilerine de yansıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) verilerine göre; 2020’de 348 milyar TL, 2021’de 653 milyar TL olan Türkiye portföy yönetimi sektörünün yönettiği toplam varlıklar, 2022’de 1 trilyon 570 milyar TL’ye, 2023’te 3 trilyon 163 milyar TL’ye yükselirken 2024’te ve 2025’te ise adeta atağa geçti. Buna göre; portföy yönetimi sektörünün yönettiği toplam varlıklar 2024’te 6 trilyon 891 milyar TL’ye ulaşırken 2025 yılının 11 aylık döneminde ise 11 trilyon 622 milyar TL’yi aştı.

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-5

Uzmanlaşma, kurumsallaşma, güven

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Başkanı G. Yaman Akgün, sermaye piyasalarının derinleşmesinin, yatırımcı güveninin artmasının ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin gerçeğe dönüşmesinin ancak güçlü bir portföy yönetimi sektörünün varlığıyla mümkün olabileceğini kaydediyor. Akgün’e göre; klasik fon yapılarının yanında serbest fonlar, alternatif yatırım fonları, borsa yatırım fonları ve arbitraj stratejilerine dayalı yapılar da yatırım evrenini derinleştiriyor ve dinamik hale getiriyor. G. Yaman Akgün, sektöre ilişkin şu güncel bilgileri aktarıyor:

“2000’li yılların başında sınırlı sayıda aktörle yürüyen portföy yönetimi faaliyetleri kısa sürede önemli bir dönüşüm yaşadı. 2010’da 23 olan portföy yönetim şirketi sayısı bugün 80’i aştı. Bu artış yalnızca nicel bir büyümeyi ifade etmiyor; sektördeki uzmanlaşmanın, kurumsallaşmanın ve yatırımcı nezdindeki güvenin güçlenmesinin de önemli bir göstergesi. SPK’nın 2015’te fon kuruculuğunu portföy yönetimi şirketlerine devretmesi ve Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nun (TEFAS) Takasbank tarafından devreye alınması sektör için bir dönüm noktası oldu. TEFAS’ın etkin kullanılması, fon çeşitliliğinin artması, yatırımcıların artan ilgisi ve finansal okuryazarlığın gelişmesiyle 2025’te yönetilen portföy büyüklüğü 11 trilyon TL’yi aşarak GSYH’mızın yüzde 21,4’üne ulaştı.”

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-6

Yatırım fonlarında büyüme atağı

Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen portföy büyüklüğünün özellikle yatırım fonlarındaki artışın etkisiyle büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) verilerine göre; 2023’te 1,8 trilyon TL olan yatırım fonları pazarının portföy değeri 2024’te 4,6 trilyon TL’ye, 2025’te 8,5 trilyon TL’ye yükselirken 13 Ocak 2026 itibarıyla ise 8,8 trilyon TL’yi geçti.

MKK verilerine göre; son yıllarda yatırım fonu taşıyan yatırımcı sayısında da düzenli bir artış olduğu ve yeni müşterilerin fon yatırımı yaptığı da dikkat çeken bir diğer önemli nokta. Ağustos 2020’de 3 milyon olan yatırım fonlarındaki tekil yatırımcı sayısı; 2023’te 4,35 milyona, 2024’te 5,49 milyona, 2025’te 5,72 milyona, Ocak 2026 itibarıyla ise 5,74 milyona ulaşmış durumda. Yatırımcı sayılarındaki artışın yanı sıra 2020’de 50, 2023’te 65, 2024’te 69 şirketin bulunduğu portföy yönetim sektöründe 2025 yıl sonu itibarıyla şirket sayısının 76’ya, 13 Ocak 2026 itibarıyla ise 81’e yükseldiği görülüyor.

BES’te 2 trilyon TL barajı aşıldı

Emeklilik yatırım fonları (EYF) tarafındaki büyüme de 2025’te devam etti ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 2025’te de güçlü bir büyüme performansı ortaya koydu. Sistemde katılımcı sayısı 10 milyonu aşarken, otomatik katılım sistemi (OKS) ve 18 yaş altı BES dâhil toplam katılımcı sayısı ise 18 milyon seviyesine ulaştı. BES ve OKS kapsamındaki toplam fon büyüklüğü 2025 yıl sonu itibarıyla 2 trilyon TL’yi aşarak yaklaşık 50 milyar dolarlık bir ekosisteme dönüştü. Türkiye Sigorta Birliği (TSB), 2030’da BES fon büyüklüğünün 5 trilyon TL’ye ulaşmasını hedefliyor.

BES’in artık sadece bir tasarruf aracı değil; uzun vadeli yatırım fonu olarak görülmesi gerektiğinin altı çiziliyor. 2026’da devreye girecek Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’yle (TES) ise 20 milyondan fazla kişinin sisteme dahil olması ve fon büyüklüğünün GSYH’nin yüzde 10’una ulaşması bekleniyor. TSB; TES ile tasarrufların yeniden şekilleneceğini, uzun vadeli finansman mimarisi için bu sistemin büyük bir kırılma yaratacağını öngörüyor. TES’in çalışan, işveren ve devlet arasında dengeli bir model sunacağını kaydeden TSB’ye göre; bu yapı hem tasarrufları artıracak hem de Türkiye’nin uzun vadeli yatırımlarının finansmanında çok güçlü bir kaynak oluşturacak.

Fon yöneticileriyle bir araya geldik

Ekonomist Dergisi olarak fonların önemli portföy büyüklüklerine ulaştığı, dikkat çeken getiriler elde ettiği ve fon yatırımcı sayılarının da ciddi bir ivme kazandığı 2025 yılında fon türü bazında en yüksek getirileri sağlayan fonların yöneticileriyle özel bir toplantıda bir araya geldik. Şampiyon fon yöneticilerine, yönetimini üstlendikleri fonun 2025’te elde ettiği başarının altında yatan etkenleri ve yatırımlarını gerçekleştirirken nasıl bir stratejiyle hareket ettiklerini detaylarıyla sorduk. 2025’te fon yönetimleriyle parlayan başarılı isimlerden hem 2026’da piyasaya ve yönettikleri fonlara dair beklentilerini hem de yatırımcılara önerilerini de aldık.

Burada önemli bir konuyu da belirtmekte fayda var. Tablolarımızı hazırlarken, 100 milyon TL’nin altında büyüklüğe sahip yatırım ve BES fonlarını değerlendirme dışında tuttuk. Yine hem BES hem de yatırım fonlarında katılımcı sayısı binin altında olan fonları da çalışmamıza dahil etmedik. Haber çalışmamızda ise yatırım fonları tarafında beş, BES fonları tarafında dört yöneticiye yer verdik. Bu isimlerden, farklı yatırım enstrümanları hakkında değerlendirmeler aldık.

‘Dengeli portföy’ önerisi sürüyor

Fon yöneticilerinin ortak görüşü, 2026 yılında yatırımcıların tek bir senaryoya odaklanmak yerine dengeli portföyler oluşturmalarının daha sağlıklı olacağı yönünde. Diğer bir deyişle, 2026 yılı için portföylerde çeşitlendirmenin, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir yatırım stratejisi benimsemenin önemi üzerinde de duruluyor.

Yatırımcıların kendi risk algılarını ve yatırım vadelerini doğru şekilde tanımlayarak portföylerini bu çerçevede çeşitlendirmelerinin öneminin altı çiziliyor. Bu süreçte, aktif yönetilen ve piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayabilen fonların tercih edilmesinin, yatırım sürecinin etkin yönetimi açısından yatırımcılara katkı sağlayacağına da dikkat çekiliyor. Uzmanların görüşlerinin detayları ise şöyle:

Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-7

Barış Keskin
İş Portföy Sabit Getirili Portföy Yönetimi Bölüm Müdürü

“Borçlanma araçları, değişken ve hisse fonları değerlendirilebilir”

  • NASIL BAŞARDI? TBV-İş Portföy Özel Sektör Borçlanma Araçları (TL) Fonu’nun 2025’teki iyi performansının temel nedeni, fona ağırlıklı olarak değişken faizli özel sektör borçlanma araçlarının alınması oldu. Para politikası faiz oranının 2025’te yüksek seviyelerde kalmasıyla özellikle TLREF’e dayalı borçlanma araçları iyi performans gösterdi. Bu kıymetler, TLREF oranının üzerine belirli bir ek getiriyle çıktıkları için TLREF oranının yüksekliğinden yararlandı. Kredi kalitesi olarak İş Portföy’ün değerlendirmesinden geçmiş özel sektör ihraççıları da fona dahil edildi.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? TL faizlerin düşmeye başlamasıyla fonda sabit faizli özel sektör borçlanma araçlarının ağırlığını artırdık. Bu sayede faizlerin düştüğü dönemde fonun iç veriminin para politikası faizinden daha yavaş düşmesini bekleyebiliriz. Para politikası faizinin 2026’da düşmeye devam etmesini ancak yine de reponun yıllık kümülatif getirisinin yaklaşık yüzde 38-39 olmasını bekliyoruz. Bu nedenle TLREF üzerine ek getiri veren özel sektör borçlanma araçlarını da fon portföyüne dahil ediyoruz.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Likidite ihtiyacını karşılaması nedeniyle son iki yıldır portföylerde öne çıkan para piyasası fonlarının bu rolünü sürdürmesi beklenirken; piyasa koşullarına paralel olarak borçlanma araçları, değişken ve hisse senedi fonlarının kademeli biçimde değerlendirilmesi daha dengeli bir portföy yapısına katkı sağlayabilir. Küresel belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda, altın ve gümüş gibi emtia temalı fonların portföylerde dengeleyici bir unsur olarak yer alması mümkün görünüyor. Yüksek likidite sunan serbest döviz fonları ise nakit ihtiyacına hızlı çözüm arayan nitelikli yatırımcılar tarafından tercih edilmeyi sürdürebilir.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-8

Emre Tayfur
AK Portföy Yabancı Hisse ve Emtia Fon Yönetimi Müdürü

“Orta-uzun vadeli bakış açısını koruyan fonlar portföye katkı sunacak”

  • NASIL BAŞARDI? 2025 yılı boyunca küresel faiz-enflasyon dengesi, regülasyonlar ve enerji dönüşümüne ilişkin makro trendleri doğru analiz ederek portföyü bu çerçevede konumlandırdık. Bilanço kalitesi ve nakit akışı güçlü olan şirketlere odaklandık. Geniş temalı yatırımlar yerine güneş, rüzgâr ve enerji depolama gibi alt segmentlerde seçici bir yaklaşım benimsedik. Risk-getiri dengesini ön planda tutan aktif yönetim anlayışı, AOY-Ak Portföy Alternatif Enerji Yabancı Hisse Senedi Fonu’muzun yabancı fonlar arasında şampiyon olmasında belirleyici oldu.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? 2026 yılında küresel enflasyon baskılarının kademeli olarak azalacağını ve merkez bankalarının temkinli ve dengeli para politikası çerçevesi izlemeyi sürdüreceğini öngörüyoruz. Alternatif enerji tarafında büyüme devam ederken, sermaye verimliliği ve proje kârlılığı daha belirleyici hâle gelebilir. Bu nedenle teknoloji avantajı olan, ölçek ekonomisine ulaşmış şirketlerin öne çıkmasını bekliyoruz.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Yatırımcıların, alternatif enerji teması gibi dezenflasyon sürecinden ve olası faiz indirimlerinden yararlanabileceklerini, bunun yanı sıra ‘yatırımın geleceği’ temalarını da benzer şekilde portföylerinde değerlendirmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını düşünüyoruz. 2026 yılında, AOY-Ak Portföy Alternatif Enerji Yabancı Hisse Senedi Fonu’muz gibi orta-uzun vadeli bakış açısını koruyan, aktif yönetilen ve sürdürülebilir temalara yatırım yapan fonların, portföy çeşitlendirmesine katkı sağlamaya devam edeceğini öngörüyoruz.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-9

Emre Karakurum 
TEB Portföy Çoklu Varlık Yönetimi Portföy Müdürü

“Risk algısına göre gümüş yatırımına yer verilebilir”

  • NASIL BAŞARDI? Kıymetli madenlerde güvenli liman talebinin artması sonucu gümüş de bu durumdan olumlu etkilendi. Gümüşte son yıllarda yaşanan arz sıkıntısının özellikle solar paneller ve elektrikli araçlar ile artan güçlü sanayi talebiyle birleşmesi fiyat artışlarını destekledi. ABD’nin gümüşü ‘kritik mineral’ listesine alması ve Çin’in 2026 yılında gümüş ihracatına kısıtlama getireceği haberleriyle 2025’in son çeyreğinde gümüşte yükseliş hızlandı. GMC-TEB Portföy Gümüş Fon Sepeti Fonu ise bu ortamda bünyesinde taşıdığı gümüşe dayalı fonlar, yabancı ETF’ler ve vadeli kontratlar arasında doğru tercihler yaparak diğer fon sepeti fonlarının üzerinde getiri sağlamayı başardı.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? Gümüş rallisini tetikleyen unsurların 2026’da devam ettiği görülüyor. Üretimin istenilen seviyede artırılamamasına karşın artmaya devam eden sanayi talebi, dünyada artan politik tansiyon ve özellikle Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz indirimlerine devam etmesine yönelik beklentinin 2026 yılında da gümüşü ve genel olarak reel varlıkları destekleyeceğini düşünüyoruz. GMC-TEB Portföy Gümüş Fon Sepeti Fonu’nun piyasada yaşanabilecek olası volatilitelerden faydalanıp karşılaştırma ölçütünün üzerinde getiri elde etmesini hedefliyoruz.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? 2026’da gelişmiş ülkelerin mali genişlemeye devam etmesini ve bunun yanında merkez bankalarının ise piyasayı destekleyici bir duruş içinde kalmasını bekliyoruz. Yatırımcılar piyasalarda yaşanabilecek volatilite ve global riskler göz önünde bulundurulduğunda portföylerinde çeşitlendirmeye gitmeyi ve kendi risk algılarına göre belli bir miktarda kıymetli maden ve özellikle gümüş yatırımına yer vermeyi değerlendirebilirler.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-10

Hüseyin Sert
Repie Portföy Fon Müdürü

“Kıymetli ve temel metalleri bulundurmak stratejik bir zorunluluk”

  • NASIL BAŞARDI? RIK-RePie Portföy İkinci Değişken Fon’da, fonun esnek varlık tahsisi kabiliyeti sayesinde; yurt içi ve yurt dışı hisse senetleri, Eurobond’lar, kıymetli madenler ve türev enstrümanları içeren geniş bir spektrumda dinamik bir yönetim sergileyerek bu performansı realize ettik. Buradaki en kritik başarı göstergesi, fonun üç gibi muhafazakâr bir risk değerine sahip olmasına rağmen, bu getiriyi optimize edilmiş bir risk-getiri dengesiyle sunabilmiş olması.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? Bankacılık, holding, havacılık ve lojistik sektörlerini ana taşıyıcılar olarak görüyor, RIK’ta Türkiye ağırlığını yüzde 25-30 seviyesinde koruyoruz. Küreselde ise yatırım odağımızda; gelir büyümesini sürdüren, net operasyonel faaliyet kârı büyümesi ile yüksek ROIC üreten ve güçlü nakit akışı sağlayan şirketler yer alıyor. Jeoekonomik düzlemde düşük karbonlu enerji talebi uranyumun önemini artırırken; ABD’deki seçim ekonomisinin sanayi ve konutu, Avrupa’daki ‘kendine yeterlilik’ çabalarının ise savunma ve biyoteknolojiyi destekleyeceğini öngörüyoruz. RIK, yüzde 70’e varan yabancı varlık limiti ve vadeli işlem yetkinliğiyle; emtia, enerji ve stratejik ülke fonlarındaki (ETF) fırsatları dinamik şekilde değerlendirmeyi sürdürüyor.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Portföy çeşitlendirmesi koruyucu bir kalkan sağlıyor. 2026 projeksiyonumuzda; küresel temalı yabancı varlıklara yüzde 30, makro iyileşmeye paralel bankacılık, holding, havacılık, sağlık ve maden odaklı yerli hisselere yüzde 30 ağırlık veriyoruz. TCMB’nin faiz indirim döngüsüyle 2028 ve 2033 vadeli tahvillerin getiriye katkı sunmasını bekliyoruz. Jeopolitik risklere karşı ise portföyde kıymetli ve temel metalleri bulundurmayı stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-11

Furkan Açar
Pardus Portföy Yöneticisi

“Hisse fonlarında süreç yönetimi ve risk yaklaşımı dikkate alınmalı”

  • NASIL BAŞARDI? BDS-Pardus Portföy BİST-30 Dışı Şirketler Hisse Senedi (TL) Fonu (HSYF) için 2025 yılı performansında belirleyici olan unsur, yüksek hisse senedi yoğunluğunu (yüzde 85–90 bandı) seçici ve disiplinli bir portföy yapısıyla birleştirmemiz oldu. BİST-30 Endeksi dışındaki şirketlerde değerleme çarpanları, nakit yaratma kabiliyeti ve sektör içi konumlanmayı birlikte ele alan şirket bazlı bir yatırım süreci izledik. Bu yaklaşım, fon performansına da doğrudan yansıdı.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? 2026 yılına girerken piyasalarda seçiciliğin çok daha belirleyici olacağını düşünüyoruz. Bu dönemde BDS fonunda; bilanço gücü artan, iç talep ve ihracat dengesi sağlıklı, borçluluğu yönetilebilir şirketlere odaklanmayı sürdüreceğiz. Makro belirsizliklerin arttığı dönemlerde portföydeki risk yoğunluğunu kontrollü tutmayı önemsiyoruz. Değerleme açısından cazip hale gelen hisselerde ise kademeli pozisyonlar almayı planlıyoruz. Hedefimiz, kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade sürdürülebilir ve tekrarlanabilir getiri üretmek.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? 2026 yılında yatırımcıların tek bir hikâyeye ya da tek bir varlık sınıfına odaklanmak yerine, disiplinli ve sabırlı bir yaklaşım benimsemelerini kritik buluyoruz. Volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde, duygusal kararlar yerine net bir yatırım süreci ve risk yönetimi olan fonları tercih etmek uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar üretiyor. Bu nedenle hisse senedi fonlarında kısa vadeli performanstan ziyade, fonun süreç yönetiminin ve risk yaklaşımının dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Doğru stratejiyle yönetilen portföylerin, uzun vadede yatırımcıya değer yaratmaya devam edeceğine inanıyoruz.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-12

Muhammed Tiryaki 
Ziraat Portföy Emeklilik Fonları Portföy Yönetimi Bölüm Müdürü

“Çeşitlendirilmiş portföylerde altın da olmalı”

  • NASIL BAŞARDI? 2025’te jeopolitik gelişmeler, küresel finans piyasalarındaki belirsizlikler, ABD tarafından sert şekilde uygulanan gümrük tarifeleri, FED faiz indirimleri ve beklentileri, FED’in bağımsızlığının sorgulanmasına neden olan hamleler, Çin’in rekor seviyede altın alımları gibi birçok önemli gelişme sonucunda başta gümüş ve ‘güvenli liman’ olarak nitelendirilen altın olmak üzere kıymetli madenler, 2024’e göre daha hareketli ve kazançlı bir yılı geride bıraktı. Yönetimini üstlendiğimiz AGA-Bereket Hayat ve Emeklilik Altın Katılım EYF, bu hareketliliklerden olabildiğince faydalanarak yılı yüzde 113,08 net getiriyle kapattı, karşılaştırma ölçütünün yaklaşık yüzde 16 üzerinde getiri sağladı. Altın ve türevi ürünlerde yerel piyasalar ile konjonktürel ve finansal gelişmeleri takip edip doğru analizler yaptık. AGA fonu doğru zamanda pozisyon alma, değiştirme ve pozisyon kapama ile 2025’te oldukça başarılı bir performans sergiledi.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? 2026’da da altının yine hareketli bir seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz. FED başkanlık seçimleri, gümrük tarifeleri, yine başta FED olmak üzere merkez bankalarının faiz indirim kararları güvenli limanda yön belirleyici olmaya devam edecek. Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmeler, Venezuela ile başlayan Latin Amerika ülkelerindeki hareketlilik, Ukrayna-Rusya savaşı, Avrupa Birliği’ndeki ekonomik ve siyasi gelişmeler de takip edeceğimiz unsurlar.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Yatırım kararı kısa vadeli beklentilerle verilmemeli. Tüm zaman dilimlerini ve portföy yöneticilerinin geçmiş yıllardaki performansını da göz önünde bulundurarak en istikrarlı fonlar seçilmeli. Çeşitlendirilmiş portföyler kurulmasını ve bu portföylerde belli bir yüzdede altın bulundurulmasını öneriyoruz.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-13

Mehmet Kapudan
Garanti BBVA Portföy Senedi Bölüm Md. - Portföy Yönt.

“TL varlıklara belirli bir ağırlık verilmesi değerlendirilebilir”

  • NASIL BAŞARDI? 2025’te BİST-100 yüzde 14,6 getiriyle zayıf performans sergiledi. GCN-Garanti BBVA Emeklilik ve Hayat Yeni Teknolojiler Hisse Senedi EYF ise yerli ve yabancı teknoloji sektörü hisselerine yatırım yapması nedeniyle 2025’te yaklaşık yüzde 44 getiriyle öne çıktı. Bu veriler ışığında, fonun performansını yabancı teknoloji hisselerinin desteklediğini söyleyebiliriz. Fon portföyünde büyüyen ve yatırımcıya değer yaratan teknoloji alanında seçilmiş hisselere yer verildi. Portföydeki yerli ve yabancı hisse senedi pozisyonu ile TL ağırlığını yıl boyunca aktif yöneterek fonun ek getiri yapmasını sağladık.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? 2026’ya yerli hisseler açısından daha olumlu beklentiyle başlıyoruz. Düşen enflasyon ve geri çekilen faizlerin, 2025’te global borsalardan olumsuz ayrışan yerli hisse senetleri için destekleyici olacağını düşünüyoruz. Global risk iştahının olumlu seyretmesi nedeniyle global hisse senetlerine ilginin devamını bekliyoruz. Teknoloji sektörü yine talep görmekle beraber teknoloji dışı sektörlere de rotasyonun gerçekleşeceğini öngörüyoruz. 2026’da yurt içi ve yurt dışındaki gelişmeler ışığında GCN’de hem yerli ve yabancı hisse senetleri alokasyonunu aktif yöneterek hem de hisse seçimlerimizle fark yaratmayı hedefliyoruz.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Bu yıl enflasyon dinamikleri ve beklentilerindeki olası iyileşmeye paralel olarak faizlerdeki gerilemenin TL cinsi varlıkların performansını destekleyebileceği değerlendiriliyor. Yıl genelinde TL’nin seyrine ilişkin beklentiler doğrultusunda, yatırımcılar portföy dağılımlarında TL varlıklara belirli bir ağırlık vermeyi değerlendirebilir. Geçmiş dönem getirilerinin gelecekteki performans için getiri taahhüttü içermediğini de belirtelim.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-14

Eyyüp Par 
QNB Portföy SGMK Masası Bölüm Müdürü

“Para piyasası fonları cazibesini bir süre daha koruyabilir”

  • NASIL BAŞARDI? Emeklilik para piyasası fonlarında asgari yüzde 25 oranında Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) taşımak gerekiyor. Son dönemde fonlar arasındaki getiri ayrışmasının büyük kısmı, taşınan DİBS’lerdeki farklılıklardan kaynaklanıyor. 2025’te CHL-QNB Sağlık Hayat Sigorta ve Emeklilik Para Piyasası EYF’deki başarımızın altında yatan en önemli etken, fon içerisindeki DİBS ağırlığını iyi ayarlamamız ve DİBS seçimlerini iyi yapmamız. Makro görünümü ve piyasa dinamiklerini göz önüne alarak doğru pozisyonlandık.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? Fon içerisinde bu yıl gerek alokasyon gerekse içerik olarak majör bir farklılık beklemiyor, 2026’da fon getirisinin mevduata kıyasla rekabetçi kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Faiz indirim döngüsünün süreceği beklentisiyle fonu 2025’e benzer bir şekilde yönetmeyi hedefliyoruz. İndirim döngüsünden faydalanmak adına fondaki sabit faizli kıymet ağırlığını artırırken mevduata yatırılan tutarların vadesini uzatmayı, DİBS alokasyonunu ve kıymet seçimlerini 2025’e benzer şekilde piyasa dinamiklerine göre belirlemeyi planlıyoruz.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? 2026’da TL getirisinin 2025’e benzer şekilde döviz kuruna göre cazip kalacağı görüşündeyiz. Bir dış şok yaşanmadığı sürece faiz indiriminin kademeli olarak devam etmesini, para piyasası fon getirilerinin cazibesini bir süre daha korumasını bekliyoruz. Piyasada yaşanacak diğer gelişmelerin yaratabileceği fırsatları yakalayabilmek adına likit kalıp reel TL faizinden faydalanmak isteyen yatırımcılar için para piyasası fonlarının cazip olduğunu düşünüyoruz. Gerek global merkez bankalarında beklenen faiz indirimleri, gerekse jeopolitik riskler nedeniyle portföylerde ürün çeşitliliği de olmalı.
Şampiyon fon yöneticilerinden 2026 stratejileri-15

Dr. Bayram Veli Salur 
Kuveyt Türk Portföy Fon Yönetiminden Sorumlu GMY.

“Sabit getirili varlıklara ve yerli hisselere ağırlık verilebilir”

  • NASIL BAŞARDI? KJM-Katılım Emeklilik ve Hayat Kıymetli Madenler Katılım EYF’de, altını ve gümüşü yalnızca ‘güvenli liman’ olarak değil; küresel likidite döngüsü, reel faiz görünümü ve merkez bankalarının rezerv davranışlarıyla birlikte ele aldık. Pozisyon büyüklüklerini piyasa koşullarına göre aktif yönettik, fiyatları etkileyebilecek tüm değişkenleri takip ettik.
  • 2026’DA NE BEKLİYOR? 2026’da küresel ölçekte belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve para politikası dalgalanmalarının kıymetli madenler üzerindeki etkisi sürecek. Reel faizlerde aşağı yönlü riskler ve merkez bankalarının rezerv tercihlerindeki değişim, kıymetli madenleri yapısal olarak destekliyor. Dünyada ABD doları dışında bir değer saklama aracı arayışları altına yönelimi devam ettirebilir. Fonda, altın ve gümüş arasındaki değişimleri aktif yönetmeyi planlıyoruz. Stratejimiz; aşırı fiyatlanan dönemlerde temkinli olmak ve geri çekilmeleri fırsat olarak değerlendirmek üzerine kurulu.
  • NE TAVSİYE EDİYOR? Jeopolitik riskler tüm senaryolarda yer alan temel bir parametreye dönüşürken altının portföylerdeki rolü ‘kasko’ işleviyle sınırlı kalmayıp, ‘getiri zenginleştirici’ bir unsura evrildi. Portföylerde kıymetli madenlere mutlaka yer verilmeli, en çok ağırlığı ise TL cinsi sabit getirili varlıklar ve yerli hisse senetleri oluşturmalı. Reel getirilerin 2026’da da süreceği beklentimizle sabit getirili varlıkları öneriyoruz. Küresel faizlerin gerilemesi, zayıflayan dolar endeksi ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme sonrasındaki cazip değerlemeler ise yerli hisselere katkı sunacak. Portföylerde yeni gelişen teknolojilere de yer verebilmek adına yabancı hisselere de alan açılmalı. 2026’da dengeli portföyler oluşturmak daha sağlıklı olacak.
0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL