IBM, federal hükümetle yürüttüğü müzakereler sonucunda, "yasa dışı" ilan edilen Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) uygulamalarıyla ilgili iddiaları çözüme kavuşturmak adına 17 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
CNN'de yer alan habere göre; Cuma günü duyurulan bu anlaşma, ABD Adalet Bakanlığı'nın federal yükleniciler üzerindeki denetimini artırdığı bir döneme denk geliyor.
Suçlamaların Odak Noktası: "Yanlış İddialar"
Adalet Bakanlığı, New York merkezli teknoloji devinin federal sözleşme süreçlerinde işe alım ve istihdam politikaları hakkında bilerek yanlış beyanda bulunduğunu öne sürdü. İddialara göre IBM: Irk ve cinsiyet temelli demografik hedeflere ulaşmak için "çeşitli" adaylara öncelik verdi. İşe alım ve terfi süreçlerinde liyakat yerine kimlik odaklı bir strateji izleyerek ayrımcılık yaptı.
Tarafların Açıklamaları
Adalet Bakanlığı: Başsavcı Vekili Todd Blanche, "Irk ayrımcılığı yasa dışıdır ve devlet yüklenicileri bunu DEI adı altında yeniden paketleyerek yasadan kaçamazlar," ifadelerini kullandı. Ayrıca suistimalleri önlemek için Sivil Haklar Sahtekarlığı Girişimi'nin başlatıldığını duyurdu.
IBM: Şirket sözcüsü, konunun çözüme kavuşmasından memnun olduklarını belirterek, "Stratejimiz her zaman doğru becerilere sahip doğru insanlarla çalışmaktır," dedi. Şirket, herhangi bir yasal sorumluluğu veya ayrımcılık suçlamasını ise kabul etmedi.
Trump Yönetimi ve DEI Operasyonu
Bu hamle, Donald Trump'ın ikinci döneminin henüz başında federal düzeyde DEI ofislerini ve pozisyonlarını kapatma talimatıyla paralellik gösteriyor. Hükümet, İç Savaş döneminden kalma Sahte İddialar Yasası'nı (False Claims Act) kullanarak, ayrımcı politikaları "hükümetin dolandırılması" kapsamında değerlendiriyor ve kurumları ağır tazminatlarla karşı karşıya bırakıyor.
Anlaşma metnine göre bu ödeme, IBM'in suçlu olduğu veya hükümetin iddialarının asılsız olduğu anlamına gelmiyor; sadece taraflar arasındaki hukuki ihtilafı sonlandırıyor.