ABD-İsrail-İran savaşının 45. gününde, geçici ateşkes süreci devam ediyor. ABD ve İran arasında Pakistan'daki müzakerelerden 'ortak çerçeve' ve 'anlaşma' çıkmamasının ardından Trump, İran'ın en büyük kozu 'Hürmüz' için abluka tehdidinde bulundu. İran Devrim Muhafızları ise Trump'ın tehdidine karşılık boğazın üzerinde uçuş yapan İHA'ların görüntüsünü servis ederek 'Herhangi bir yanlış hamle düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek' dedi.
11:31 İran: Tebriz-Tahran demir yolu hattı bugün tekrar hizmete giriyor
İran Azerbaycan Bölgesi Demir Yolları Genel Müdürü Ali Rıza Süleymani, ABD ve İsrail'in saldırılarında hasar gören Tebriz-Tahran demir yolu hattının bugün tekrar hizmete gireceğini söyledi.
İran basınına göre Süleymani, saldırılarda zarar gören ve daha sonra onarılan demir yolu hatlarına ilişkin açıklama yaptı.
Zencan ile Miyane arasında bulunan Eminabad Demir Yolu Köprüsü'ne 8 Nisan'da düzenlenen saldırıya işaret eden Süleymani, şunları kaydetti:
"Yapılan çalışmalarla birlikte söz konusu bu hat tekrar hizmete girdi. Ayrıca Miyane-Tebriz hattı da şu an için aktif ve bu hatta ilk tren dün hareket etti. Bugün ise Tebriz-Tahran hattı tekrar hizmete açılacak ve öğlen saatinde ilk tren hareketine başlayacak. Tebriz-Meşhed tren yolu hattı da hazır durumda."
Süleymani ayrıca Tahran-Tebriz-Van treninin de dün gece Tahran'dan Van'a hareket ettiğini ve trenin yeniden inşa edilen hatlardan geçtiğini belirtti.
İsrail ordu radyosu, İran'da 10 köprü ve demir yolunun hedef alındığı saldırılarla "İran'ın silah transfer kapasitesinin yok edilmesi ve ekonomisinin zayıflatılmasının amaçladığını" öne sürmüştü.
ABD-İsrail, Elburz ile Zencan arasındaki demir yolu hattı ile Tahran eyaletine bağlı Rey ilçesi ve Kum kenti yakınlarında bulunan köprülerden birine saldırı düzenlemişti.
Ayrıca İsfahan eyaletine bağlı Kaşan kentindeki bir demir yolu köprüsü de saldırıların hedefi olmuştu.
11:17 Avustralya, Trump'ın Hürmüz Boğazı abluka planına katılmaları için talep gelmediğini bildirdi
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka kararına katılmaları yönünde kendilerine herhangi bir talep iletilmediğini söyledi.
Albanase, verdiği röportajda, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı "bloke etme" kararını "tek taraflı" aldığını belirtti.
Başbakanı Albanese, "Herhangi bir talep almadık. Bu karar gece yarısı, tek taraflı şekilde açıklandı. Katılmamız istenmedi. Kabul ettiğimiz herhangi bir talep de yok." ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Albanese, bölgede can kayıplarının ve altyapılara saldırıların sona ermesini istediklerini dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, dün, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'nı "bloke etmesine" NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söylemişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.
10:59 ABD'de halkın çoğunluğu, Trump'ın İran'a ilişkin politikalarına katılmıyor
ABD'de yapılan bir ankete göre, Başkan Donald Trump'ın İran politikasına kamuoyu desteği sınırlı kalırken, katılımcıların çoğunluğu yönetimin yaklaşımını onaylamadığını ifade etti.
CBS News ve YouGov tarafından 8-10 Nisan tarihlerinde 2 bin 387 ABD'li yetişkinle yapılan ankete göre, katılımcıların yüzde 36'sı Trump'ın İran politikasını onaylarken, yüzde 64'ü ise bu yaklaşımı desteklemediğini belirtti. Ankete katılanların büyük bölümü ABD/İsrail-İran Savaşı'na ilişkin olumsuz duygular hissettiğini aktardı.
Katılımcıların yüzde 68'i kendisini "endişeli", yüzde 57'si "stresli" ve yüzde 54'ü "öfkeli" olarak tanımladı. Buna karşılık "güvende" ve "süreçten emin" olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 32'de kaldı.
Ankete katılan vatandaşların yüzde 87'si ABD'nin önceliğinin, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve petrol tedarikinin sağlanması olması gerektiğini belirtirken, yüzde 76'sı İran'ın nükleer programının kalıcı olarak durdurulmasını önemli gördüğünü vurguladı.
Buna karşın ankette, ABD'nin bu hedeflere henüz ulaşamadığı yönündeki görüşlerin öne çıktığı görüldü. Katılımcıların yüzde 57'si Hürmüz Boğazı ve petrol erişiminin sağlanmadığını, yüzde 49'u ise İran'ın nükleer programlarının durdurulamadığını düşündüğünü belirtti.
Çatışmanın genel seyri hakkında ise katılımcıların yüzde 59'u ABD/İsrail-İran Savaşı'na yönelik sürecin Washington açısından "kötü veya biraz kötü" ilerlediği görüşünü paylaştı.
Ankete göre, katılımcıların yüzde 62'si Trump'ın İran'a ilişkin net bir planı olmadığını düşünürken, yüzde 66'sı yönetimin hedeflerini kamuoyuyla açık ve şeffaf şekilde paylaşmadığını ifade etti.
Trump'ın sosyal medyada paylaştığı "İran'la bir anlaşmaya varılmaması halinde bir medeniyetin yok olacağı" ifadesine yönelik değerlendirmelerde ise katılımcıların yüzde 59'u bu açıklamaya katılmadığını belirtirken yüzde 19'u katıldığını aktardı.
10:27 İran Eğitim Bakanlığı: ABD-İsrail'in saldırılarında 278 öğrenci ve 67 öğretmen hayatını kaybetti
ABD ve İsrail'in, 28 Şubat'tan 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkese kadar İran'a düzenlediği saldırılarda, ülke genelinde 278 öğrenci ve 67 öğretmenin hayatını kaybettiği bildirildi.
İran devlet televizyonunun Eğitim ve Öğretim Bakanlığına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail'in saldırılarında 278 ilköğretim ve lise öğrencisi yaşamını yitirdi.
Saldırılarda 67 öğretmen hayatını kaybederken, 196 öğrenci ve 26 öğretmenin ise yaralandığı aktarıldı.
ABD-İsrail'in saldırılarında ülke genelinde 933 okul, 54 eğitim ofisi, 17 kültür merkezi, 36 spor salonu ve 8 öğrenci kampının da hasar gördüğü bilgisi verildi.
Öğrenciler arasındaki can kaybının büyük bölümü, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki bir ilkokulun ABD tarafından vurulduğu saldırıda yaşanmıştı. İran Kızılayı, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in Hürmüzgan'ın Minab kentindeki bir kız ilkokuluna saldırısında 168 çocuk dahil 180'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiği ve okulun 40 dakika arayla iki kez vurulduğu ortaya çıkmıştı.
10.01 WSJ: Trump müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a sınırlı saldırıları değerlendiriyor
ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının Tahran yönetimi ile müzakerelerdeki "çıkmazı aşmanın bir yolu" olarak İran'a sınırlı düzeyde saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiği öne sürüldü.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen ve konuya aşina yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ile İran arasında Pakistan'da yapılan doğrudan müzakerelerin "anlaşmaya varılmadan" sonuçlanmasının etkileri ele alındı.
Trump'ın İran'a "tam kapsamlı" saldırı yürütmesinin ihtimal dahilinde olduğu belirtilen haberde, ancak "bölgedeki istikrarsızlığın daha da artması olasılığı" ve "ABD Başkanı'nın uzun süreli askeri çatışmalardan kaçınma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda" bunun pek olası olmadığı savunuldu.
Haberde, Başkan Trump ve danışmanlarının, Pakistan'daki müzakerelerdeki "çıkmazı aşmak" amacıyla İran'a sınırlı düzeyde saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiği iddia edildi.
Washington ve Tahran yönetimleri 11 Nisan'da Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran ile yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.
09:43 Papa 14. Leo'yu eleştiren Trump, kendisinin Hazreti İsa gibi tasvir edildiği görseli paylaştı
ABD Başkanı Donald Trump, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'yu eleştirmesinin ardından kendisinin Hristiyan geleneğindeki Hazreti İsa gibi tasvir edildiği görseli paylaştı.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Papa 14. Leo'ya yönelik eleştirilerde bulundu.
Papa'nın "suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" olduğunu savunan Trump, 14. Leo'nun bu göreve sırf ABD'li olduğu ve kendisi Beyaz Saray'da bulunduğu için Kilise tarafından "onunla başa çıkmak" amacıyla getirildiğini iddia etti.
Papa'nın kendisine minnettar olması gerektiğini savunan Trump, şunları kaydetti:
"İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum. Amerika'nın, ABD'ye büyük miktarda uyuşturucu gönderen ve daha da kötüsü katiller ve uyuşturucu satıcıları dahil hapishanelerini ülkemize boşaltan Venezuela'ya saldırmasının kötü bir şey olduğunu düşünen bir Papa istemiyorum ve ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı'nı eleştiren bir Papa istemiyorum."
Trump, "Leo, Papa olarak kendine çekidüzen vermeli, sağduyulu davranmalı, radikal solun isteklerine boyun eğmeyi bırakmalı ve siyasetçi değil de büyük bir Papa olmaya odaklanmalı." ifadesini kullandı.
Hazreti İsa gibi tasvir edildiği görseli paylaştı
Trump, bu eleştirilerinden yaklaşık bir saat sonra Hristiyan geleneğindeki Hazreti İsa gibi tasvir edildiği görseli paylaştı.
Görselde kendisine dua eden ve hayranlıkla bakan kişilerin arasında resmedilen Trump, hasta yatağındaki kişiyi iyileştiriyormuş gibi tasvir ediliyor.
Papa 14. Leo, 11 Nisan'da ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan'daki görüşmeler sürerken ünlü Aziz Petrus Bazilikası'nda dünya barışı için düzenlenen dua etkinliğinde, dünyada güç gösterilerinin ve savaşların son bulması gerektiğini belirtmişti.
Her yerde tehditlerin öne çıkmaya başladığını dile getiren Papa, "Savaş böler, umut birleştirir. Burada, çevremizde giderek daha öngörülemez ve saldırgan hale gelen o her şeye kadirlik hezeyanına karşı bir set buluyoruz." ifadelerini kullanmıştı.
09:33 WSJ: İran ile ABD arasında diplomasi kapısı hala açık
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da Tahran ile Washington arasında yürütülen görüşmelerde ortak bir anlaşmaya varılamamasına rağmen ABD ile İran arasında, diplomasi kapısının halen açık olduğu ve birkaç gün içinde ikinci tur görüşmelerin yapılabileceği öne sürüldü.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bölge ülkeleri ABD ile İran'ı yeniden müzakere masasına oturtmak için girişimlerini sürdürüyor. Kaynaklar, tarafların kamuoyuna yaptıkları açıklamalara rağmen diplomasi kapısının kapanmadığını ve birkaç gün içinde ikinci tur görüşmelerin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Müzakerelerdeki temel anlaşmazlıkların Hürmüz Boğazı'nın ücret alınmaksızın yeniden açılması, İran'daki uranyumunun geleceği ve Tahran'ın dondurulmuş mal varlıklarının serbest bırakılması olduğu belirtildi.
İranlı yetkililerin, az miktarda uranyum zenginleştirmeyi devam ettirme veya mevcut uranyum stoklarını azaltma yönünde öneriler sunduğu ancak tarafların ortak bir noktada buluşamadığı aktarıldı.
Pakistan'daki müzakerelerde anlaşmaya varılamamıştı
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
JD Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadesini kullanmıştı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin, ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.
09:12 Yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'nun bu hafta görülecek duruşmaları ertelendi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "güvenlik ve siyasi nedenleri" gerekçe göstererek talepte bulunması üzerine yolsuzluk davalarındaki duruşmaları bir hafta ertelendi.
İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, mahkeme, Netanyahu'nun "son dönemde İsrail'de ve Orta Doğu genelinde meydana gelen olaylarla ilgili güvenlik ve siyasi nedenleri" gerekçe göstererek yolsuzluk davalarındaki duruşmaların 2 hafta süreyle ertelenmesi talebini şartlı kabul etti.
Bu hafta görülecek duruşmaları erteleme kararı alan mahkeme, gelecek hafta yapılacak duruşmalar için daha sonra tekrar başvuruda bulunulmasını istedi.
Mahkeme yanıtında, "ayrıntılı olarak açıklanan koşulları göz önünde bulundurarak ve başka seçeneği olmadığı için" Netanyahu'nun talebini kabul ettiğini duyurdu.
Netanyahu, Kudüs Bölge Mahkemesinden, duruşmalarında en azından 2 hafta boyunca ifade vermemek üzere talepte bulunurken, mahkeme bu talebi yalnızca bu hafta yapılacak 3 duruşma için kabul ettiğini, gelecek hafta yapılacak duruşma için tekrar talepte bulunulması gerektiğini belirtti.
İsrail Başbakanı, "1000", "2000" ve "4000" dosya adıyla bilinen 3 ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında "rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla yargılanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesi için Kasım 2025'te de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a mektup göndermişti.
Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını söylemesine rağmen yaklaşık 6 yıldır yargılandığı yolsuzluk davalarından affı için Herzog'a Kasım 2025 sonunda başvuruda bulunmuştu.
06:08 İran: İslamabad mutabakatına birkaç adım kala abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan’da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine ilişkin, "İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık." dedi.
Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran’ın savaşın sona ermesi için iyi niyetle ABD ile müzakerelere girdiğini savunan Erakçi, "İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık." ifadesini kullandı.
Erakçi ayrıca, "Görünüşe göre hiç ders alınmamış. İyi niyet iyi niyeti doğurur, düşmanlık düşmanlık getirir." değerlendirmesinde bulundu.
03:30 KYB Başkanı Talabani, ABD-İran müzakerelerindeki rolü nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti
Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafel Talabani, Irak'ta kurulacak hükümete ve bölgedeki gelişmelere ilişkin mesajında, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için gösterdiği çabadan dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye’ye teşekkür etti.
Talabani, Irak’ta kurulacak hükümete ve bölgesel gelişmelere ilişkin video mesaj yayımladı.
Konuşmasına, bölgedeki son gelişmelerden etkilenen komşu ülkelerden özür dileyerek başlayan Talabani, "Irak topraklarından saldırıya uğrayan tüm komşu Arap ülkelerinden içtenlikle özür dilemek istiyorum. Size en derin taziyelerimizi sunuyoruz ve bu eylemlerden dolayı utanç duyuyoruz." dedi.
Talabani, Irak’ta kurulması beklenen hükümete ilişkin, "Irak yeni bir hükümet kurma sürecindedir. Hasar görmüş, ancak yıkılmamış köprüleri onaracak yeni bir hükümet. Silahların yalnızca Irak hükümetinin elinde olmasını sağlayacak yeni bir hükümet." ifadelerini kullandı.
Yeni kurulacak hükümetin vizyonuna ilişkin konuşan Talabani, "halkın hakları için mücadele edecek, Irak'ı savaştan ve kan dökülmesinden uzak tutacak, Irak'ı barış, birlik ve refaha taşıyacak bağımsız, vatansever bir hükümet" kuracakları değerlendirmesinde bulundu.
Talabani, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle bölgede oluşan gerilimi azaltmaya yönelik uluslararası çabaları takdir ettiğini ifade ederek, "İki büyük gücü müzakere ve ateşkese teşvik eden Pakistan hükümetine teşekkür ediyorum. Bu ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesini diliyorum." dedi.
Süreci müzakere noktasına getiren ülkelere de dikkati çeken Talabani, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ayrıca, gerilimi azaltmak ve süreci müzakere noktasına getirmek için perde arkasında çalışan tüm Avrupa ülkelerine, tüm Arap ülkelerine, Büyük Britanya'ya ve özellikle Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyorum."
01:28 ABD ordusu, bugün İran limanlarına yönelik deniz ablukasına başlıyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı.
CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının bugün başlayacağı belirtildi.
"CENTCOM güçleri, Başkan’ın (Donald Trump) talimatına uygun olarak, 13 Nisan saat 10.00’da (ABD Doğu Saati) İran limanlarına giren ve çıkan tüm deniz trafiğine yönelik abluka uygulamaya başlayacaktır." ifadesine yer verilen açıklamada, söz konusu deniz ablukasının, Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndekiler dahil tüm İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya buradan ayrılan bütün ülkelerin gemilerine karşı "tarafsız şekilde" uygulanacağı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, CENTCOM güçlerinin, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin seferlerinin ise engellenmeyeceği kaydedildi.