Enflasyonda dibi gördük

Enflasyonda dibi gördük

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) enflasyonu ekim ayında yüzde 2 olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayındaki enflasyon bundan daha yüksek ve yüzde 2,67 olmuştu.

DR. ORHAN KARACA
[email protected]

Ekim ayında tüketici enflasyonu geçen yılki düzeyinden daha düşük çıkınca yıllık enflasyonda da düşüş yaşandı. Eylül ayında yüzde 9,26 düzeyinde bulunan yıllık tüketici enflasyonu ekim ayında yüzde 8,55’e indi.

BAZ ETKİSİNİN ROLÜ
Enflasyonda son altı aylık dönemi büyük bir düşüşle geçirdik. Daha nisan ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 19’un üzerindeydi. Yani altı ayda yaklaşık 11 puanlık düşüş yaşandı. Ancak bu düşüş artık sona erdi.

Yıllık tüketici enflasyonunda ekim ayında dibi gördüğümüzü ve yılın son iki ayında yükseliş olacağını tahmin ediyoruz. Enflasyonda son altı ayda yaşanan büyük düşüşü “baz etkisi” sağladı.

Geçen yıl iç ve dış politik sorunlar yüzünden biri bahar aylarında diğeri de temmuz sonu ve ağustos başında olmak üzere iki büyük döviz kuru sıçraması yaşamıştık.

Döviz kurlarındaki bu sıçramalar da fiyatlara yansımış ve mayıs-ekim döneminde aylık enflasyon oranları “mevsim normalleri”ni (son 10 yılın ortalaması) çok aşmıştı.

Bu nedenle de yılın ilk aylarında yüzde 10 dolayında olan yıllık tüketici enflasyonu ekim ayında yüzde 25’in üzerine kadar çıkmıştı. Eğer döviz kurlarında yeni bir sıçrama yaşanmazsa bu yılın mayıs-ekim döneminde ise aylık enflasyon oranlarının mevsim normallerine daha yakın çıkacağı ve bu baz etkisi sayesinde yıllık enflasyonda büyük bir düşüş yaşanacağı belliydi.

Nitekim gerçekleşme de aynen öyle oldu. Esasında bizim yılbaşında yaptığımız hesaplar ekim ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 6,5 dolayına kadar düşebileceğini gösteriyordu.

İşin doğrusu biz devam eden iç ve dış politik sorunlar yüzünden döviz kurlarında yükselişin sürebileceğini düşündüğümüz için enflasyonda bu ölçüde bir düşüş yaşanabileceğine pek ihtimal vermiyorduk.

Fakat öyle ya da böyle döviz kurlarında nispi bir istikrarın yakalanması yıllık tüketici enflasyonunu tam yılbaşındaki hesaplarımızın gösterdiği yere kadar olmasa da düşündüğümüzden çok daha aşağıya düşürdü.

Yılbaşında çizdiğimiz rotadan tek sapma ise 31 Mart’taki yerel seçimler öncesinde tutulan bazı kamu ürünü zamlarının 23 Haziran’da tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonrasında yapılmasıyla ortaya çıktı.

Bu sapma ekim ayında yıllık enflasyonun yılbaşında çizdiğimiz rotadan 2 puan kadar daha yukarıda olmasına yol açtı.

YÜKSELİŞ ZAMANI
Fakat son altı ayda enflasyonu hızla aşağı çeken olumlu baz etkisi artık sona erdi. Yılın son iki ayında ise olumsuz baz etkisi olacak.

Geçen yıl döviz kurlarındaki artışın durması ve hükümetin başını çektiği fiyat indirimi kampanyaları sayesinde kasım ve aralık aylarında mevsim normallerinin aksine negatif enflasyon oranları görmüştük.

Bu yılın aynı aylarında geçen yılkinden daha düşük enflasyon oranları göremeyeceğimiz ise neredeyse kesin. Bu nedenle kasım ve aralık aylarında yıllık tüketici enflasyonunda yükseliş yaşanacak.

Şu anda bu yükselişle birlikte 2019 yılı yüzde 11,5-12,5 arasında enflasyonla kapanacağa benziyor. Nitekim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2019 yıl sonu için son tahmini de buna uygun olarak yüzde 12 düzeyinde bulunuyor.

TCMB, 2020 yılı sonunda ise yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 8,2 dolayına ineceğini öngörüyor. Ancak biz iç ve dış politik belirsizlikler hala devam ettiği için bu öngörüye ne kadar güvenebileceğimizi pek bilemiyoruz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap