USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran ateşkesinde son durum: Bir tarafta restleşme diğer tarafta müzakere sinyali

ABD-İsrail-İran savaşının 48. gününde ateşkes tüm kırılganlığını korurken taraflardan peş peşe açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran ateşkesinde son durum: Bir tarafta restleşme diğer tarafta müzakere sinyali CANLI

Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ile enerji ve tedarik zincirini kilitleyen savaşta, ateşkes çıkmaza girdi. ABD'nin müzakerelerden sonuç alınamaması ihtimaline karşın Orta Doğu'ya "ilerleyen günlerde binlerce ek asker göndereceği iddiası sonrası İran'dan rest geldi. "Ateşkes bizim lehimize değil" diyen Tahran'ın tehditleri hayli sertti: Fırlatıcılarımız şu anda düşman gemilerine kilitlenmiş durumda ve hepsini batırırız.

17:27 İran ve Pakistan içişleri bakanları bölgesel meseleler ve iki ülke arasındaki ilişkileri görüştü

17:27-İran ve Pakistan içişleri bakanları bölgesel meseleler ve iki ülke arasındaki ilişkileri görüştü

İran İçişleri Bakanı İskender Mumini ile Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi ile bir araya geldi.

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İçişleri Bakanı Mumini, Tahran'da Pakistan mevkidaşı Nakvi ile görüştü.

Görüşmede, bölgesel meseleler ve iki ülke arasındaki ilişkiler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

İki bakan, ülkeleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

16:51 "Dünya, bir avuç zorba tarafından harap ediliyor"

16:51-"Dünya, bir avuç zorba tarafından harap ediliyor"

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, "Dünya, bir avuç zorba tarafından harap edilirken, birbirine destek olan sayısız kardeş sayesinde ayakta kalmaya devam ediyor." dedi.

Papa, Afrika turunun ikinci ayağı olan Kamerun’un Bamenda şehrindeki Saint Joseph Katedrali’nde düzenlenen barış buluşmasında konuştu.

Papa, "İsa, 'Bize ne mutlu barışı sağlayanlara' dedi ancak Tanrı’nın adını kullanarak dini kendi askeri, ekonomik ya da siyasi çıkarları için manipüle edenlere yazıklar olsun." diye konuştu.

Kutsal olanın, karanlığa ve kirin içine sürüklendiğini belirten Papa, "Evet sevgili kardeşlerim, adalet için açlık ve susuzluk duyan sizler; yoksul, merhametli, yumuşak huylu ve temiz kalpli olan sizler; gözyaşı döken sizler; sizler dünyanın ışığısınız. Dünya, bir avuç zorba tarafından harap edilirken, birbirine destek olan sayısız kardeş sayesinde ayakta kalmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

"Savaşın efendilerinin yıkmanın sadece bir an sürdüğünü ancak yeniden inşa etmenin çoğu zaman bir ömre yetmediğini görmezden geldiğini" vurgulayan Papa, "İktidar sahipleri, öldürme ve yıkım için harcanan milyarlarca doları görmezden geliyor. İyileşme, eğitim ve yeniden inşa için gerekli kaynaklar ise bulunamıyor." şeklinde konuştu.

Kamerun ziyareti kapsamında Papa'nın yarın ülkenin ekonomik başkenti Douala'yı ziyaret etmesi bekleniyor.

Papa, Afrika turu kapsamında Kamerun'un ardından Angola ve Ekvator Ginesi'ni ziyaret edecek.

16:10 "İran kötü bir seçim yaparsa altyapıya, elektriğe ve enerjiye bombalar yağacak"

16:10-"İran kötü bir seçim yaparsa altyapıya, elektriğe ve enerjiye bombalar yağacak"

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran yönetiminin kötü bir seçim yapması durumunda ülkenin altyapısı, elektriği ve enerjisine "bombalar yağdırılacağı" tehdidinde bulundu.

Hegseth, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi. İran’ın askeri yetkililerine mesaj veren Hegseth, "Sizi izliyoruz. Askeri kabiliyetlerimiz sizinle aynı değil. Bu, adil bir mücadele değil." dedi.

Hegseth, İran'ın mevcut askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıfladığına işaret ederek İran'ın bombalanan tesislerden geriye kalan füze ve fırlatıcıları çıkarmaya çalıştığını ancak bunları yeniden üretme kapasitesine sahip olmadığını ileri sürdü.

ABD’nin her zamankinden daha "güçlü" olduğunu iddia eden Hegseth, Washington yönetiminin istihbarat alanına daha fazla yüklendiğini belirtti. Hegseth, "İran kötü bir seçim yaparsa altyapıya, elektriğe ve enerjiye bombalar yağacak." diye konuştu.

İran'ın kritik altyapısı, elektrik üretim kapasitesi ve enerji sektörünün hedef alınabileceğine işaret eden Hegseth, "Bunu yapmak zorunda kalmamayı tercih ederdik ancak başkanımızın emriyle ve bir düğmeye basarak harekete geçmeye hazırız. Başkanın bu sabah ayrıntılarını açıklayacağı bu abluka, bu işin halledilebileceği en nazik yoldur." değerlendirmesini yaptı.

Hegseth, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiği yönündeki açıklamalarını eleştirerek ABD Donanmasının bölgedeki deniz trafiğini kontrol ettiğini savundu.

İran'ın "akıllıca bir seçim" yapması gerektiğini savunan Hegseth, İran'ın "halkının ve dünyanın iyiliği için ulaşabileceği bir anlaşmayı seçmesini dilediğini", bu sürede de ABD Savunma Bakanlığının hazır ve tetikte olduğunu dile getirdi.

Hegseth, İran lideri Mücteba Hamaney hakkında "Şu anda ondan pek bir haber yok. Anlaşılır bir şekilde çok fazla korku var, hayatta olduğuna, yaralı ve yüzü tanınmaz halde olduğuna inanılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

15:55 AB, Körfez ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor

15:55-AB, Körfez ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Körfez ülkeleriyle daha yakın ortaklık kurmak istediklerini duyurdu.

Von der Leyen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Brüksel'de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ile görüştüğünü bildirdi.

"İran'dan gelen haksız saldırılarla karşı karşıya oldukları için tam dayanışmamızı ilettim" ifadesini kullanan von der Leyen, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineledi.

Von der Leyen, Avrupa ile Körfez ülkeleri arasında daha yakın bir ortaklığın kurulması gerektiğine işaret ederek, bu yıl Suudi Arabistan'da yapılması planlanan AB-KİK Zirvesi'nin ilişkileri daha da güçlendirmek için mükemmel bir fırsat sunduğunu kaydetti.

14:51 Tahran’da 15 günlük ateşkesin gölgesinde günlük yaşam devam ediyor

14:51-Tahran’da 15 günlük ateşkesin gölgesinde günlük yaşam devam ediyor

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar, 40 günün ardından ilan edilen 15 günlük ateşkesle yeni bir aşamaya girdi. 

Ateşkes, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla sarsılan küresel ekonomiyi yatıştırmaya yönelik geçici bir adım olarak değerlendiriliyor. Başkent Tahran’da günlük yaşam ateşkesin gölgesinde sürüyor. 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan iki haftalık ateşkesin 22 Nisan’da sona ermesi bekleniyor.

14:16 Belçika, İngiltere'den İsrail'e gönderilen askeri bileşen sevkiyatlarına el koydu

14:16-Belçika, İngiltere'den İsrail'e gönderilen askeri bileşen sevkiyatlarına el koydu

Belçika, İsrail'e silah ve askeri malzeme taşınmasına getirdiği yasak kapsamında İngiltere'den bu ülkeye gönderilen askeri bileşen içeren iki sevkiyata el koydu.

Ulusal basındaki haberlere göre sevkiyatlar, 23 Mart'ta İngiltere'den yola çıktı ve 24 Mart'ta Belçika'daki Liege Havalimanı'nda durduruldu.

İncelemelerde sevkiyatlarda "ateş kontrol sistemleri ile askeri uçaklara ait yedek parçalar" bulundu ancak bu ürünlerin uygun şekilde beyan edilmediği belirlendi.

Belçika Dışişleri Bakanlığından alınan bilgiye göre, İngiltere'den İsrail'e gönderilen ve askeri bileşen içeren iki sevkiyata el konuldu.

Belçika makamlarının adli soruşturma başlattığı ancak sürece dahil olan şirketlerin isimlerinin açıklanmadığı öğrenildi.

- İsrail'e gönderilen askeri bileşenler

Belçika'nın güneyindeki Valon Bölgesi hükümetinden yapılan açıklamaya göre, sevkiyatla bağlantılı şirketlerden biri ABD merkezli havacılık firması Moog.

Bu şirketin, İsrailli pilotların eğitiminde kullanılan "M-346 tipi uçaklar için aktüatör üretimi" yaptığı ve daha önce de İngiltere'den Belçika üzerinden İsrail'e benzer sevkiyatlar gerçekleştirdiği tespit edildi.

Aynı şirketten İngiltere'den İsrail'e gönderilmek üzere Liege Havalimanı'na en az 17 sevkiyatın yapıldığı belirlendi.

Belçika, İsrail'e silah ve askeri malzeme taşınmasını engellemeyi amaçlayan ambargoyu 23 Ocak'ta yürürlüğe koymuştu.

13:48 İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını isteyen 60’ın üzerinde kuruluş, AB'ye mektup gönderdi

13:48-İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını isteyen 60’ın üzerinde kuruluş, AB'ye mektup gönderdi

Aralarında uluslararası insan hakları ve insani yardım kuruluşları ile sendikaların da bulunduğu toplam 64 kuruluş, Avrupa Birliği (AB) kurumlarına hitaben kaleme aldıkları ortak mektupta, İsrail ile ilişkilerde bir dizi adım atılması çağrısında bulundu.

Mektup, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarına gönderildi.

Mektupta, İsrail makamlarının Filistin’de baskı ve ilhak politikalarını artırdığı ve Filistin ile Lübnan’da uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği hatırlatılarak AB’nin Eylül 2025’te önerilen ancak henüz uygulanmayan yaptırımları hayata geçirmesi istendi.

Bu kapsamda, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin yasaklanması ve İsrail’e yönelik silah transferleri ile transit geçişlerin durdurulması çağrısı yapıldı.

Mektupta, AB’nin Haziran 2025’te İsrail’in anlaşmanın 2. maddesini ihlal ettiğini tespit ettiği hatırlatılarak söz konusu maddenin insan hakları ve demokratik ilkelerin anlaşmanın temel unsurları olduğunu belirttiği ifade edildi.

İsrail’in hem kendi topraklarında hem de işgal altındaki Filistin toprakları ve Lübnan’daki uygulamalarının bu ihlali derinleştirdiği ve bölgede geniş çaplı insani sonuçlara yol açtığı kaydedildi.

İsrail parlamentosunun geçen ay kabul ettiği idam cezasına değinilen mektupta, düzenlemenin Filistinlileri hedef aldığı ve yaşam hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Ayrıca bu düzenlemenin, Filistinlilere yönelik ayrımcı yasa ve politikaların parçası olduğu ve Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne atıf yapıldığı aktarıldı.

Batı Şeria’da İsrail’in ilhak politikalarını hızlandırdığı ve Filistinlilere yönelik baskı ile ihlallerin arttığı aktarılan mektupta, hareket kısıtlamalarının genişletildiği, yeni kontrol noktaları kurulduğu ve yerleşimci şiddetinin arttığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine atıfla, bu yıl İsrail güçleri ve yerleşimcilerin Filistinliler arasında can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtığı bildirildi.

Mektupta, İsrail’deki gözaltı uygulamalarına da değinilerek binlerce Filistinlinin idari tutukluluk dahil olmak üzere, yargılama olmaksızın tutulduğu ve çocukların da bu kapsamda bulunduğu ifade edildi.

Gözaltı koşullarına ilişkin kötü muamele ve işkenceler karşısında, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin bu merkezlere erişiminin sağlanmadığı belirtildi.

Gazze Şeridi’nde insani krizin sürdüğü ifade edilen mektupta, İsrail’in UAD tarafından alınan bağlayıcı tedbirlere uymadığı vurgulandı. Mektupta, BM Soruşturma Komisyonu ve çeşitli kuruluşların değerlendirmelerine atıfla bölgede ağır ihlallerin devam ettiği kaydedildi.

Mektupta ayrıca, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen can kayıplarının sürdüğü, saldırıların devam ettiği ve insani yardım kuruluşlarının faaliyet alanlarının kısıtlandığı ifade edildi.

Lübnan’da ise İsrail’in askeri operasyonları nedeniyle geniş çaplı yerinden edilmelerin yaşandığı, sivil altyapı ve sağlık tesislerinin hedef alındığının belirtildiği mektupta, durumun daha da kötüleşebileceği uyarısı yapıldı.

AB’nin uzun süredir İsrail politikalarına ilişkin açıklamalarının somut sonuç doğurmadığı ifade edilen mektupta, bazı üye ülkelerin yasa dışı yerleşim ürünlerine yönelik kısıtlamalara ilişkin girişimlerine değinildi.

Mektupta, AB Konseyi’nde AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın ticari hükümlerinin askıya alınmasına yönelik nitelikli çoğunluğun sağlanamadığına dikkat çekilerek bu durumun anlaşmadaki insan hakları maddesinin uygulanabilirliğini zayıflattığı ifade edildi.

Kuruluşlar, AB ve üye ülkelerin İsrail’e yönelik silah, mühimmat, ekipman ve çift kullanımlı ürün transferlerini derhal askıya alması gerektiğini belirterek, bunun uluslararası hukuk ve AB düzenlemeleri kapsamında bir yükümlülük olduğunu bildirdi.

Mektupta, söz konusu taleplerin siyasi tercihten ziyade hukuki yükümlülük olduğu vurgulanarak Filistin ve Lübnan halkları için somut adım atılması çağrısı yapıldı.

Mektuba 15 uluslararası ve 49 ülke bazlı kuruluş imza attı.

13:09 Fransız milletvekiline göre, siyonizm karşıtlığına ilişkin tasarı İsrail’i eleştirenleri cezalandırmayı amaçlıyor

13:09-Fransız milletvekiline göre, siyonizm karşıtlığına ilişkin tasarı İsrail’i eleştirenleri cezalandırmayı amaçlıyor

Fransız milletvekili Aymeric Caron, ülkede siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı öngören ve "Yadan Yasası" olarak bilinen tasarının antisemitizm ile mücadeleyi araçsallaştırarak İsrail’e yönelik eleştirileri engellemeyi hedeflediğini belirtti.

Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi milletvekili Caron, AA muhabirine, Yadan Yasası'na şiddetle karşı olduğunu, bu yasanın "gerçekte tek amacının İsrail'i eleştirenlerin cezalandırılması olduğunu" söyledi.

Caron, yasanın Filistin’e desteğin bastırılması için kullanılabileceğine işaret ederek, "2,5 yılı aşkın süredir Gazze’de devam eden soykırımı kınayan insanlara saldırı söz konusu." dedi.

Bu kişilerin İsrail’i eleştirdiği için Yahudi karşıtı olmakla suçlandığını hatırlatan Caron, yasa tasarısının bu bağlamda "hukuki bir kayma" yaratabileceği uyarısında bulundu.

Caron, yasanın "uluslararası hukuku savunan sesleri kınamaya" hizmet edeceğini savunarak, Yahudi karşıtlığı ile diğer tüm ırkçılık türleriyle olduğu gibi mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.

Tasarıdaki "iki yüzlülüğe" dikkati çeken Caron, Yadan Yasası ile İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin Yahudi karşıtlığı ile eş değer tutulmaya çalışıldığını, bu yasa girişiminin Yahudi karşıtlığını körükleyebileceğini vurguladı.

Caron, yasanın "Yahudi karşıtlığıyla mücadelenin temel amacını istismar ederek" bunu araçsallaştırdığına dikkati çekti.

Fransa'da tasarıya karşı imza kampanyası başlatılmış, Ulusal Meclis Kanunlar Komisyonu 700 bini aşkın kişinin desteğini alan kampanyanın kapatılmasına karar vererek tasarının Meclis Genel Kurulu’nda tartışmaya açılmasını reddetmişti.

Caroline Yadan tarafından Kasım 2024'te sunulan ve bugünlerde mecliste ele alınması beklenen "Yahudi Karşıtlığının Yeni Türleriyle Mücadele" başlıklı tasarı, bir devletin varlığının inkar edilmesinin yanı sıra İsrail'in Nazi rejimine benzetilmesinin cezalandırılmasını öngörüyor.

Tasarı, Filistin destekçilerini ve İsrail hükümetini eleştirenleri hedef aldığı gerekçesiyle muhalefet ve öğrencilerin tepkisini çekiyor.

12:41 İranlı komutan: "İHA üretimi (İsrail'le) 12 günlük savaştan sonra 10 katına çıktı"

12:41-İranlı komutan: "İHA üretimi (İsrail'le) 12 günlük savaştan sonra 10 katına çıktı"

İran Ordusu İcra Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Alirıza Şeyh, ülkesinde insansız hava aracı (İHA) üretiminin İsrail'le Haziran 2025'te yaşanan 12 günlük savaştan sonra 10 katına çıktığını belirtti.

İran devlet televizyonuna göre Şeyh, ülkesinin savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“İnsansız hava aracı (İHA) üretimi (İsrail'le) on iki günlük savaştan sonra on katına çıktı.” diyen Şeyh, ülkesinin ABD ve İsrail ile yaşanan son savaşta yürüttüğü operasyonlara ilişkin planlamaların, saldırılarda hayatını kaybeden eski Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi tarafından önceden belirlendiğini ve ilgili askeri kuvvetlere iletildiğini kaydetti.

Şeyh, “düşmanlarının” (ABD-İsrail) bir kez daha İran’a saldırması durumunda önceden belirlenen stratejiler doğrultusunda karşılık verileceğini ifade etti.

12:01 ABD Temsilciler Meclisinde Demokratlar, ABD Savunma Bakanı Hegseth'in azli için önerge sunacak

12:01-ABD Temsilciler Meclisinde Demokratlar, ABD Savunma Bakanı Hegseth'in azli için önerge sunacak

ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat üyelerinin, savaş suçları ve görevi kötüye kullanma gibi gerekçelerle ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in azli için önerge sunacağı bildirildi.

ABD merkezli Axios haber platformunun, ulaştığı önerge taslağına dayandırdığı habere göre, söz konusu azil önergesini Kongredeki ilk İran kökenli Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Yassamin Ansari sunacak.

Önergeye, Demokrat Temsilciler Meclisi üyeleri Steve Cohen, Jasmine Crockett, Nikema Williams, Sarah McBride, Brittany Pettersen, Dina Titus, Dave Min ve Shri Thanedar destek veriyor. Ancak, söz konusu önergenin kabul edilme ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor.

Önergenin ilk maddesinde, Hegseth'in görev yeminini ihlal ederek İran'a karşı "yetkisiz bir savaş yürüttüğü" ve ABD askerlerini tehlikeye attığı aktarıldı.

Hegseth'in sivillerin hedef alınması ve silahlı çatışma kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle savaş suçu işlediği belirtilen önergede, ayrıca hassas bilgilerin yanlış kullanıldığı öne sürüldü.

Önergede ayrıca, Hegseth'in siyasi intikam amacıyla bazı yetkililere karşı sahte soruşturmalar başlattığı ve bu kişileri hedef alarak yetkisini kötüye kullandığı savunuldu.

Hegseth'in Venezuela ve İran'daki askeri operasyonlar dahil askeri harekatlarla ilgili bilgileri sakladığı ifade edilen önergede, böylece Kongre denetiminin engellendiği vurgulandı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise önergede yer alan iddiaları reddetti.

Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, söz konusu önergeyi, Savunma Bakanlığının ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'daki hedeflerini "kararlı" şekilde yerine getirdiği bir dönemde "manşetlere çıkmaya çalışan bir başka Demokratın hamlesi" olarak nitelendirdi.

Önergenin "ABD halkının dikkatini başka yöne çekmeye yönelik bir maskaralık" olduğunu savunan Wilson, "Bakan Hegseth, vatanı korumaya ve güç yoluyla barışı sağlamaya devam edecek." dedi.

11:37 İran heyeti, PAB 152'nci Genel Kurulu'na İran'daki okul katliamında ölen bir öğrencinin kanlı sırt çantasıyla katıldı

11:37-İran heyeti, PAB 152'nci Genel Kurulu'na İran'daki okul katliamında ölen bir öğrencinin kanlı sırt çantasıyla katıldı

İran heyeti, Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB) 152'nci Genel Kurulu'nun açılış törenine İran'daki okul katliamında yaşamını yitiren bir öğrencinin kanlı sırt çantasıyla geldi.

PAB 152'nci Genel Kurulu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde İstanbul'da yapılıyor.

1934, 1951 ve 1996 yıllarının ardından bugün dördüncü kez Türkiye'de gerçekleştirilen PAB Genel Kurulu Toplantısı, 80 meclis başkanı, 800'e yakın milletvekili ve 2 bin 420 kayıtla birlikte PAB'ın yakın tarihinin en yüksek katılımlı etkinliği olma özelliğini taşıyor.

"Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temalı toplantının katılımcılarından İranlı bir parlamenter, dün gerçekleştirilen açılış törenine, üzerinde kan izlerinin bulunduğu bir okul çantasıyla geldi.

Söz konusu çantanın, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 100'den fazla çocuktan birine ait olduğu belirtildi.

İranlı yetkili, söz konusu çantayı tören öncesi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a gösterdi.

Yaşananlardan duyduğu üzüntüyü ifade eden Kurtulmuş, insanlık suçlarının en ağır faturasını kadın ve çocukların ödediğini ifade etti.

11:07 Fransa, Hürmüz'den her türlü geçiş ücretine karşı olduğunu bildirdi

11:07-Fransa, Hürmüz'den her türlü geçiş ücretine karşı olduğunu bildirdi

Paris yönetimi, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle enerji arzının sekteye uğradığı ve İran tarafının geçiş ücreti almak istediği Hürmüz Boğazı’na giriş çıkış için yapılacak her türlü ödemeye karşı olduğunu bildirdi.

Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, BFMTV'de katıldığı programda, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere ilişkin Maliye Bakanı Roland Lescure'un tartışma yaratan ifadelerinin ardından Paris hükümetinin bu konuda tutumunun aynı olduğunu belirtti.

Bregeon, "Biz, her zaman olduğumuz gibi her türlü geçiş ücretine, gümrük vergisine kesinlikle karşıyız. Hürmüz Boğazı'nda her türlü sınırlamanın dışında seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasından yanayız ve (bunu) savunuyoruz." dedi.

Maliye Bakanı Lescure'un dün Washington'da IMF ve Dünya Bankasının Bahar Toplantılarında yaptığı konuşmada, "herkesin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti ödediği ve Fransa’nın da halihazırda ödeme yaptığı” yönünde tartışma yaratan sözlerine değinen Sözcü Bregeon, şu ifadeleri kaydetti:

"Roland Lescure'un dediği şu, Fransızlar aslında zaten ödüyor, ekonomimiz aslında zaten Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerin sonuçlarını ödüyor.”

Bregeon, Maliye Bakanı Lescure'un ifadelerinin yorgunluktan kaynaklanmış olabileceği yorumunu yaptı.

Konunun Fransız kamuoyunda tartışma yaratmasının ardından Lescure'un Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerine ilişkin yaptığı konuşmaya ait görüntülerin ulusal yayın organlarından kaldırıldığı görüldü.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, savaş nedeniyle kesilmişti

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ardından Basra Körfezi'nde yaşanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Savaşta Hürmüz Boğazı’nın "anahtarını" elinde bulundurduğunu yineleyen İran’da meclis Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alınmasını öngören bir tasarı hazırlamıştı.

Pakistan'da 11 Nisan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren İran-ABD görüşmelerinden bir sonuca varamadan ayrılan taraflar, anlaşmaya varılamamasındaki sebeplerden birinin Hürmüz Boğazı olduğunu bildirmişti.

Görüşmelerde uzlaşıya varılamamasının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatmıştı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

10:47 ABD'nin "USS Gerald R. Ford" uçak gemisi, 50 yılın görev süresi rekorunu kırdı

10:47-ABD'nin "USS Gerald R. Ford" uçak gemisi, 50 yılın görev süresi rekorunu kırdı

Venezuela'daki askeri operasyon ile ABD/İsrail-İran Savaşı dahil yaklaşık 10 aydır görevde bulunan ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford", dün itibarıyla Vietnam Savaşı'ndan bu yana en uzun süre görevde kalan uçak gemisi oldu.

ABD Deniz Enstitüsünce (USNI) yönetilen U.S. Naval Institute News'ün derlediği verilere göre, 295 gündür denizde olan "USS Gerald R. Ford" uçak gemisi, ana limanı Virginia eyaletinin Norfolk kentinden Haziran 2025'te Akdeniz'e doğru yola çıktı.

Rotasını ekimde Karayip Denizi'ne çeviren ve 3 Ocak'ta ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoyduğu askeri müdahalede yer alan gemi, İran ile tırmanan gerilimin ardından Orta Doğu'ya yöneldi.

Mart başında Akdeniz'e gelen, Süveyş Kanalı'ndan geçerek Kızıldeniz'e ilerleyen gemi, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ilk günlerinde görev aldı. Gemi, daha sonra çamaşırhanelerinden birinde çıktığı açıklanan yangın sonrası onarım için Akdeniz'e döndü.

"USS Gerald R. Ford"un denizde geçirdiği gün sayısı, 2020'deki Kovid-19 salgını sırasında 294 günle son 50 yıldaki en uzun uçak gemisi görevi rekorunu kıran USS Abraham Lincoln'ün görev süresini aştı.

Virginia'nın Demokrat Senatörü Tim Kaine, bu görevlendirme süresinin mürettebatın ruh sağlığı ve refahı üzerinde yük oluşturduğunu ve yangının 600 denizciyi uyuyacakları yerden mahrum bıraktığını söyledi.

Kaine, "Onlar sevdiklerinin yanında, evlerinde olmalı. ABD ordusunu saray muhafızları gibi gören bir başkan tarafından dünyanın dört bir yanına gönderilmemeli." dedi.

Donanma yetkilileri, Ford'un görev süresi rekoruna ilişkin resmi açıklama yapmadı.

Pentagon yetkilileri, geminin ne kadar süre görevde kalacağını açıklamadı ancak donanmanın en üst rütbeli iki subayı kamuoyuna yaklaşık 11 ay görevde kalmasını beklediklerini bildirdi. Dolayısıyla geminin mayıs sonlarında ABD'ye dönmesi öngörülüyor.

ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığına bağlı 5. Filo'dan 12 Mart'ta yapılan açıklamada, "USS Gerald R. Ford" uçak gemisinin Kızıldeniz'de görev yaparken çamaşırhane bölümünde teknik arızadan kaynaklanan yangın çıktığı duyurulmuştu.

The New York Times, yangının 30 saatten fazla sürdüğünü, yatakhaneleri zarar gören 600 kişiden fazla mürettebatın o tarihten sonra yerde ve masaların üzerinde uyumak zorunda kaldıklarını iddia etmişti.

10:24 İran'ın güneydoğusunda güvenlik güçlerine saldırıda 3 polis hayatını kaybetti

10:24-İran'ın güneydoğusunda güvenlik güçlerine saldırıda 3 polis hayatını kaybetti

İran'ın güneydoğusundaki Sistan-Beluçistan'da devriye görevi yürüten polislere açılan ateş sonucu 3 polisin hayatını kaybettiği bildirildi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Seravan ilçesinde kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişiler devriye görevindeki polis memurlarına ateş açtı.

Silahlı saldırıda 3 polis memuru hayatını kaybetti.

Saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışmaların başlatıldığı belirtildi.

10:01 "Ateşkesin bizim için savaş koşullarından farkı yok"

10:01-"Ateşkesin bizim için savaş koşullarından farkı yok"

İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, ABD ile varılan ateşkesin kendileri için savaş koşullarından farkı olmadığını ve her zaman savaşa hazır olduklarını söyledi.

Sözcü Ekremi Niya, İran'da katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulundu.

İran Ordu Sözcüsü, "Bu sene özel koşullarla karşı karşıya kaldık. Ateşkesin fiili olarak bizim için savaş koşullarından çok da farkı yok, her zaman hazırız." dedi.

Söz konusu koşullardan dolayı İran Silahlı Kuvvetleri’nin resmi geçit töreni yapmayacağını, bunun yerine üst düzey komutanların meydanlarda toplanan halkın arasına karışarak konuşmalar yapacağını aktardı.

Ekremi Niya, ayrıca İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi’nin kendilerine, eğer ülkeye kara saldırısı olursa kararlı şekilde karşılık verilmesi ve “saldırganlardan tek bir kişinin bile hayatta kalmaması” gerektiği konusunda talimat verdiğini kaydetti.

İranlı Sözcü, konuşmasında ayrıca "İsfahan’da ABD sızmasını engelleyen askerleri özellikle anmak istediğini" söyleyerek şunları ifade etti:

"ABD’liler bölgeye indiğinde, Kara Kuvvetleri Topçu ve Füze Eğitim Merkezi bünyesindeki Hava Savunma Komutanı Tuğgeneral Mesud Zare ve ekibi, omuzdan atılan bir füze ile C-130 nakliye uçağını vurdu. Bunun ardından ABD’liler kaçmak zorunda kaldı."​​​​​​​

09:41 İran’da okullar uzaktan eğitime geçiyor

09:41-İran’da okullar uzaktan eğitime geçiyor

İran Eğitim ve Öğretim Bakanlığı Sözcüsü Ali Ferhadi, ülkesindeki tüm okulların 21 Nisan'dan itibaren uzaktan eğitime geçeceğini duyurdu.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı ISNA'ya göre Ferhadi, okulların uzaktan eğitime geçmesi konusunda bilgilendirme yaptı.

Sözcü Ferhadi, ülke genelindeki tüm okulların 21 Nisan'dan itibaren ikinci bir bilgilendirmeye kadar uzaktan eğitime geçeceğini ve uzaktan eğitim için gerekli tüm şartların sağlandığını duyurdu.

Bu kararın, ülke genelindeki tüm eğitim seviyelerini ve kademelerini kapsayacağını belirten Ferhadi, kararın gerekçesine dair detaylı açıklama yapmadı.

08:29 Çin'den İran'a "Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçiş sağlanmalı" mesajı

08:29-Çin'den İran'a "Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçiş sağlanmalı" mesajı

Çin, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışma nedeniyle gemi trafiğinin büyük ölçüde kesildiği Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişin sağlanması için çağrıda bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Vang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile gece telefonda görüştü.

Görüşmede Hürmüz Boğazı'na kıyıdaş ülke olarak İran'ın egemenliği, güvenliği, meşru hakları ve çıkarlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Vang, aynı zamanda uluslararası boğazda seyrüsefer serbestisi ve güvenliğin sağlanması gerektiğini, bunun uluslararası toplumun ortak çağrısı olduğunu vurguladı.

Vang, Çin'in bölgedeki durum ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi için çalışmayı ve Orta Doğu'da nihai olarak kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla yapıcı rol oynamayı sürdüreceğinin altını çizdi.

İranlı Bakan Erakçi de Çin'in çatışmanın sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için yapıcı rol oynamasını memnuniyetle karşıladıklarını, çatışmaya barışçı müzakerelerle akılcı ve gerçekçi çözüm aramayı sürdüreceklerini belirtti.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukası

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.

Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 13 Nisan'da Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukasının başlatacağını açıklamıştı.

Trump, İran'ın elinde kalan gemilerin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alan ABD Deniz Kuvvetlerine yaklaşması halinde "etkisiz hale getirileceği" tehdidinde bulunmuştu.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, savaş nedeniyle kesilmişti

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.

Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

07:14 Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'dan İtalya Başbakanı Meloni'nin İsrail kararına destek

07:14-Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'dan İtalya Başbakanı Meloni'nin İsrail kararına destek

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya aldıklarını açıklayan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin kararını memnuniyetle karşıladı.

Petro, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenme işlemini askıya alan Meloni'yi tebrik etti.

Meloni’nin kararının Avrupa Birliği’ne (AB) örnek olması gerektiğini ifade eden Petro, şunları kaydetti:

"İtalya Başbakanı, İsrail ile yapılan anlaşmaları askıya alma kararı aldı. Bu kararını alkışlıyorum ve Orta Doğu'daki saldırganlığın gücünü kırmak için tüm Avrupa ile Latin Amerika tarafından takip edilmesi gerektiğini öneriyorum. Barışa yol açan şey medeniyetler arası diyalogdur, medeniyetlere karşı fırlatılan füzeler ise sadece insanlığın sonunu getirir."

İtalya Başbakanı Meloni, mevcut durumu göz önünde bulundurarak, 14 Nisan'da İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya aldıklarını bildirmişti.

05:35 İranlı yetkili: "(ABD ile ) Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil"

05:35-İranlı yetkili: "(ABD ile ) Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil"

İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Konseyi üyesi Muhsin Rızayi, ABD ile yapılan ateşkesin uzamasının İran'ın lehine olmadığını söyledi.

İran devlet televizyonuna konuşan Rızayi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bunun kesin bir ateşkes değil, "askeri sessizlik" olduğunu dile getiren Rızayi, "Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil. Bu benim kişisel görüşümdür. Baskılar ciddi şekilde artırılmalı. Fırlatıcılarımız şu anda düşman gemilerine kilitlenmiş durumda ve hepsini batırırız." dedi.

Eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Rızayi, ateşkesin anlam kazanmasının, tüm anlaşmalar ve İran'ın haklarının yerine getirilmesi ve bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne bir bildiri sunulmasıyla mümkün olacağını kaydetti.

Pakistan'daki müzakerelerde anlaşmaya varılamamıştı

ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı.

Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.

İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.

03:45 İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Çinli ve Japon mevkidaşları ile bölgesel gelişmeleri görüştü

03:45-İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Çinli ve Japon mevkidaşları ile bölgesel gelişmeleri görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ve Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ile bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.

İran devlet televizyonuna göre, Erakçi, Vang ve Toshimitsu ile telefonda ayrı ayrı görüştü.

Çin Dışişleri Bakanı Vang'la görüşmesinde Erakçi, ABD'yle ateşkesin sağlanmasının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirerek, Washington yönetiminin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki kışkırtıcı tutum ve eylemlerinin bölgedeki durumu daha karmaşık hale getirebilecek tehlikeli sonuçları olabileceğini ifade etti.

İranlı bakan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sunulan tasarıya karşı Çin ve Rusya'nın aldığı sorumlu tutumu takdir ederek, bu yaklaşımın gerilimin tırmanmasını önlemede etkili olduğunu belirtti.

Çin Dışişleri Bakanı Vang ise konuşmasında, savaş döneminde İran halkının direnişinden övgüyle söz ederek, Pekin'in diplomasiyi ilerletme ve savaşın sona erdirilmesine yardımcı olma konusunda hazır olduğunu vurguladı.

Rusya ve Çin, 7 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde BM Güvenlik Konseyine sunulan tasarıyı İran aleyhine tek taraflı olduğu gerekçesiyle veto etmişti.

Japonya: Gerilimin düşürülmesine yardımcı olmaya hazırız

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Japon mevkidaşı Toshimitsu ile görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nda oluşan güvensizliğin, ABD ve İsrail'in İran'a dayattığı savaşın doğrudan sonucu olduğunu belirterek, mevcut durumun daha da karmaşık hale gelmesini önlemek için tüm ülkelerin sorumlu bir tutum sergilemeleri gerektiğini vurguladı.

Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu ise konuşmasında, mevcut durumdan duyduğu endişeyi dile getirerek, gerilimin düşürülmesine yardımcı olmaya hazır olduklarını ifade etti.

01:48 "İran ile direniş (Hizbullah), ister savaşta ister ateşkeste olsun bir bütündür"

01:48-"İran ile direniş (Hizbullah), ister savaşta ister ateşkeste olsun bir bütündür"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan'la İsrail arasında ateşkes görüşmelerinde silahsızlandırılmasıyla gündeme gelen Hizbullah'ın, İran'la bir bütün olduğunu belirterek, Tahran ile Washington arasındaki ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını ve ABD'nin anlaşmaya uyması gerektiğini ifade etti.

Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu.

İran Meclis Başkanı, "Lübnan’da kapsamlı bir ateşkesin tamamlanması ve kalıcı hale gelmesi, Hizbullah’ın direnişi ve kararlı mücadelesi ile direniş ekseninin birlik içinde olmasının bir sonucu olacaktır." ifadelerini kullandı.

ABD'nin Lübnan'ı da kapsayan ateşkes anlaşmasına uyması gerektiğini vurgulayan Kalibaf, "Direniş (Hizbullah) ve İran, ister savaşta ister ateşkeste olsun, tek bir bütündür. ABD, 'Önce İsrail' hatasından geri adım atmalıdır." dedi.

Lübnan merkezli Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Al-Mayadeen kanalı, dün, Lübnan'da 1 haftalık geçici ateşkes uygulanacağını iddia etmişti.

İsrail'in Haaretz gazetesi ise İsrail ordusuna ateşkes ile alakalı bir bildiri yapılmadığını aktarırken üst düzey bir İsrailli yetkili ateşkes ile alakalı alınmış bir karar olmadığını kaydetmişti.

İsrail Güvenlik Kabinesi'nin, sunulduğu aktarılan ateşkes önerisini görüşmek üzere bu akşam toplanacağı basına yansımıştı.

ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmiş, İran anlaşmanın, Lübnan'ı da kapsadığını belirtirken, ABD bunu yalanlamıştı.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL