ABD-İsrail-İran savaşının 31'inci gününde, tarafların karşılıklı misilleme saldırıları tüm şiddetiyle sürüyor. Öte yandan, gece saatlerinde İran'ın başta Tahran olmak üzere birçok kentinde art arda patlama sesleri duyuldu. İran'dan gelen bilgiye göre, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda başkent Tahran'daki Mihrabad Havalimanı ile Tebriz’deki stratejik bir petrokimya tesisi hedef alındı.
11:14 İran: Deniz Kuvvetleri Komutanı Tengsiri, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetti
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri'nin, ABD-İsrail saldırısında yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Düşmanın önemli tesislerinin ve altyapısının imha edilmesine ve bir Amerikan savaş uçağının düşürülmesine yol açan ağır darbelerden sonra, adaların ve kıyıların savunma kalkanını güçlendirmek ve kuvvetleri organize etmekle meşgul olan şehit Devrim Muhafızı Amiral Ali Rıza Tengsiri, aldığı ağır yaralar sonucunda Hakk'a kavuştu."
ABD-İsrail, 26 Mart'ta Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tengsiri'nin öldürüldüğünü iddia etmişti.
10:44 NYT: ABD, İran’da sivil yerleşim yerine saldırıda savaşta test edilmemiş füzeler kullandı
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), İran’a yönelik saldırıların başladığı 28 Şubat’ta, sivil yerleşim yerlerini hedef alan bir saldırıda “savaşta test edilmemiş füzeler kullandığı” belirtildi.
New York Times (NYT) gazetesinin silah uzmanlarına ve gazetenin görsel analizine dayandırdığı haberinde, ABD’nin İran’a saldırıların ilk gününde, Fars eyaletine bağlı Lamerd ilçesinde, askeri tesis yakınındaki bir spor salonu ve okula saldırıda yeni geliştirilen ve savaşta test edilmemiş ABD yapımı balistik füzeleri kullanıldığı aktarıldı.
Haberde, NYT'nin, Lamerd'deki iki saldırının videolarını ve saldırılar sonrası çekilen görüntüleri doğruladığı, gazete muhabirleri ve mühimmat uzmanlarına göre, silahın özellikleri, patlamalar ve hasarın, PrSM adlı kısa menzilli balistik füzeyle uyumlu olduğunun tespit edildiği kaydedildi.
PrSM'nin prototip testini geçen yıl tamamladığı belirtilen haberde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM), 1 Mart’ta saldırıların ilk 24 saatinden bir PrSM fırlatma videosunu paylaştığı, bir ABD'li yetkilinin de Lamerd saldırısındaki füzenin PrSM olduğunu doğruladığı bilgisine yer verildi.
Haberde, söz konusu füzenin yeni olması nedeniyle, “Lamerd'deki PrSM saldırılarının kasıtlı olup olmadığını, tasarım hatası veya üretim kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ya da yanlış hedef seçiminin sonucu olup olmadığını değerlendirmenin daha zor olduğu” değerlendirmesi yapıldı.
Haberde ayrıca, İran medyasında görüşlerine yer verilen yetkililere göre, bu ve yakınlardaki diğer saldırılarda en az 21 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
09:49 Financial Times: Trump, İran'ın petrolünü almak istediğini söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın petrolünü "alma" isteğini dile getirerek, ülkenin ana ihracat merkezi Hark Adası'nın ele geçirilmesinin seçenekler arasında olduğunu belirtti.
Trump, Financial Times (FT) gazetesine verdiği röportajda, tercihinin "İran'ın petrolünü almak olacağını" söyleyerek, olası bir adımı Venezuela örneğiyle kıyasladı. Başkan Trump, "Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran'daki petrolü almak ama ABD'de bazı aptal insanlar 'bunu neden yapıyorsun?' diyor. Ama onlar aptal insanlar." ifadesini kullandı.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını arttırdığı bir dönemde Trump, "Belki Hark Adası'nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var. Ayrıca bu, bir süre orada bulunmamız gerektiği anlamına gelir." dedi. Trump, adadaki İran savunmasının durumu sorulduğunda ise "Herhangi bir savunmaları olduğunu sanmıyorum. Çok kolay alabiliriz." yorumunda bulundu.
İran'la dolaylı görüşmeler
Öte yandan Trump, Pakistanlı "aracılar" üzerinden yürütülen dolaylı görüşmelerin iyi ilerlediğine dikkati çekti. "Yaklaşık 3 bin hedefimiz kaldı, 13 bin hedefi bombaladık ve birkaç bin hedef daha var. Bir anlaşma oldukça hızlı yapılabilir" diyen Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik olası bir ateşkese ilişkin detay vermekten kaçındı.
Donald Trump ayrıca, ("ABD'ye hediye olarak" Pakistan bayraklı 10 tankerin geçirilmesi) Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 tane veriyorlar ve 20'si de yola çıktı, Boğaz'ın tam ortasından gidiyorlar." diye konuştu.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın da bu tankerleri onayladığını savunan Trump, "Gemileri bana o onayladı. 'Bize hediye veriyorlar' dediğimde herkes 'Ne hediyesi? Saçmalık' diyordu. Bunu duyunca sustular ve müzakereler çok iyi gidiyor." ifadesini kullandı. Trump, İran'da "rejim değişikliği" yaşandığını savunarak, şu anda muhatap oldukları kişilerin "çok profesyonel" olduğunu söyledi.
09:24 İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in güneyinde sirenler çaldı
ABD-İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran'dan yapılan misillemenin ardından İsrail'in güneyinde sirenler çaldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze atıldığının tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin söz konusu füzeleri önlemek için devreye girdiği belirtildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, İsrail'in güneyindeki Dimona kenti ve Necef Çölü bölgesinde sirenlerin çaldığı aktarıldı.
İsrail hava savunma sistemlerinin ülkenin güneyini hedef alan İran füzelerini engellediği ileri sürüldü.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı ise isabet ve yaralanma ihbarı almadıklarını bildirdi.
09:10 Trump, İran'da saldırıların ardından "rejim değişikliği" yapıldığını savundu
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ülkede "rejim değişikliği" yapıldığını ve yeni yönetimin daha "makul" olduğunu öne sürdü.
ABD basınında yer alan haberlere göre, Trump, Air Force One uçağında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.
Trump, "Biz zaten rejimi değiştirdik. Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz. Tamamen farklı bir grup. Bu nedenle bunu rejim değişikliği olarak değerlendiririm." dedi.
ABD'nin önerdiği 15 maddelik ateşkes planına İran'ın yanıt verip vermediğine ilişkin soruyu cevaplayan Trump, "Verdiler. Bize maddelerin çoğunu verdiler. Neden vermesinler ki?" ifadesini kullandı.
Beyaz Saray'da inşası süren balo salonuna ilişkin açıklamalar
Donald Trump, Beyaz Saray'ın doğu kanadına yapılacak balo salonunun altında güvenlik odaklı bir kompleks inşa edildiğini ve projenin tamamen kendisi ve bağışçılar tarafından finanse edildiğini öne sürdü.
Balo salonunun altında "devasa bir kompleks" inşa edildiğini belirten Trump, çalışmaların planlanandan hızlı ilerlediğini aktardı.
Trump, "Ordu, balo salonunun altında devasa bir kompleks inşa ediyor ve söz konusu inşaat devam ediyor. Çok iyi gidiyoruz." açıklamasında bulundu.
Yer altındaki yapının, güvenlik önlemleriyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Trump, balo salonunun altında inşa edilen kompleksle bağlantılı olarak çift amaçlı bir işlev göreceğini kaydetti.
ABD Başkanı Trump, "Kurşun geçirmez camlarımız var. Dron geçirmez çatılarımız ve tavanlarımız var. Her şey dron ve kurşun geçirmez ve ne yazık ki, bunun iyi bir şey olduğu çağda yaşıyoruz." diye konuştu.
Söz konusu projenin kamu kaynakları kullanılmadan hayata geçirildiğini savunan Trump, finansmanın tamamen kendisi ve bağışçılar tarafından sağlandığını öne sürdü.
Trump, "Ödenen tüm para benim tarafımdan ve bağışçılar tarafından ödeniyor. Hepsi bağışçılardan geliyor. Balo salonuna devletten tek kuruş bile para gitmiyor." sözlerini sarf etti.
Donald Trump, çalışmaların hem planlanandan önce ilerlediğini hem de bütçenin altında olduğunu dile getirdi.
Trump, balo salonunun, mimari olarak Beyaz Saray ile uyumlu olacak şekilde tasarlandığını aktararak, "Bence dünyanın en büyük balo salonu olacak. Tam da Beyaz Saray'a yakışır nitelikte, ki bence bu çok önemli." dedi.
08:54 WSJ: ABD, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasına yönelik askeri seçenekleri değerlendiriyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki 400 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesine yönelik askeri operasyon seçeneklerini değerlendirdiği iddia edildi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, bu operasyonun son derece karmaşık ve riskli olduğu, ABD askerlerinin günlerce hatta daha uzun süre İran topraklarında bulunmasını gerektirebileceği öne sürüldü.
Yetkililer, Trump'ın, henüz nihai kararı vermediğini ancak ABD askerlerinin karşı karşıya kalabileceği riskleri göz önünde bulundurarak seçeneğe açık olduğu iddiasında bulundu.
Trump'ın danışmanlarından, savaşın sona erdirilmesi karşılığında İran'a uranyumu teslim etmesi yönünde baskı yapılmasını istediğini öne süren yetkililer, aksi halde bu materyalin zorla alınması seçeneğinin de masada olduğunu iddia etti.
ABD'li yetkililer, ordunun İran'daki hedefleri vurmaya devam ettiği süreçte Trump'a, uranyumun çıkarılmasına yönelik operasyonun zorluklarına ilişkin brifingler verildiğini savundu.
Ayrıca, Trump'ın talimat vermesi durumunda hızlı müdahale deniz piyade birlikleri ile paraşütçülerin bölgeye konuşlandırılması gibi alternatif seçeneklerin de hazırlandığı iddia ediliyor.
Olası operasyonun zorlukları
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), böyle bir operasyon için gerekli birçok unsuru bölgede hazır bulundurduğu ve Trump'a daha fazla seçenek sunmak amacıyla ek 10 bin kara askerinin konuşlandırılmasını değerlendirdiği belirtiliyor.
Eski ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel, operasyonun kısa sürede tamamlanabilecek bir görev olmadığını, sahada güvenliğin sağlanması, enkazın kaldırılması ve nükleer materyalin özel ekipler tarafından taşınmasının günler sürebileceğini ifade etti.
İsrail ve ABD'nin geçen yıl İran'a yönelik hava saldırılarından önce, ülkenin yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyuma ve yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahip olduğu, bu materyalin kolaylıkla yüzde 90 silah seviyesine çıkarılabildiği değerlendiriliyordu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta, Washington'ın hedeflerine kara harekatına gerek kalmadan ulaşabileceğini belirtmiş, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 13 Mart'ta, İran'ın uranyumu gönüllü olarak devretmesinin tercih edildiğini ancak aksi durumda askeri seçeneklerin de bulunduğuna işaret etmişti.
04:49 İsrail ve ABD'nin İran ile müzakerelerin başarısız olma ihtimaline hazırlandığı belirtildi
İsrail ve ABD'nin, İran ile yapılan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimaline, son günlerde askeri işbirliğini yoğunlaştırarak hazırlandığı bildirildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, ABD'nin caydırıcılık sağlamak veya gelecekteki askeri saldırılara zemin hazırlamak için Orta Doğu'ya askeri yığınak yaptığını öne sürdü.
Yürütülen müzakerelere karşın son günlerde İsrail ve ABD'nin üst düzey yetkilileri arasında yoğun görüşmeler yapıldığına işaret edilen haberde, bu görüşmelerin amacının müzakerelerin anlaşmaya dönüşmemesi ihtimaline hazırlanmak için askeri koordinasyonu sıklaştırmak olduğu iddia edildi.
Haberde, ABD'nin bölgeye askeri yığınak yapmasının İsrail'de "Ya ABD yönetimi İran'a karşı 'bir zafer imajı' yaratmak istiyor ya da bölgesel güç dengesindeki derin bir stratejik değişimi amaçlayan bir dizi planlı askeri operasyon için hazırlık yapıyor." şeklinde değerlendirildiği kaydedildi.
ABD ile İsrail arasında İran'ın altyapısına saldırı konusunda anlaşmazlık yaşandığı ve İsrail desteklerken ABD'nin bunu istemediği öne sürülen haberde, üst düzey İsrailli yetkililerin, saldırıların niteliği konusunda Tel Aviv ile Washington arasında anlaşmazlık olduğunu vurguladığı aktarıldı.
Haberde, İran'ın ABD'nin müzakereler konusunda samimiyetini sorguladığı ve güvenmediği belirtilerek, ABD'nin taleplerine bu nedenle Tahran tarafından henüz cevap verilmediği, İran'ın denkleme Körfez ülkelerinin yanı sıra Rusya ve Çin'i de dahil etmeye çalıştığı ileri sürüldü.
03:44 İsrail Meclisi, Savunma Bakanlığı'na 45 milyar dolardan fazla pay ayrılan 2026 bütçesini onayladı
İsrail Meclisi (Knesset), Savunma Bakanlığı harcamaları için 142 milyar İsrail şekeli (45,3 milyar Amerikan doları) pay ayrılan 2026 bütçesini onayladı.
The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail Meclisi genel kurulunda onaylanan 2026 bütçesi İsrail tarihinin en büyük bütçesi oldu.
İsrail Savunma Bakanlığı için 45,3 milyar dolar ayrılan 2026 bütçesinde, buna ek olarak bakanlığa gelire bağlı harcamalar için 22 milyar İsrail şekeli (yaklaşık 7 milyar Amerikan doları) ve uzun vadeli harcama taahhütleri için 82,2 milyar İsrail şekeli (26,3 milyar Amerikan doları) ayrıldı.
İsrail'de ana muhalefet lideri Yair Lapid'in "devlet tarihinin en büyük hırsızlığı" olarak nitelendirdiği, tartışmalı 850,6 milyar İsrail şekeli (yaklaşık 271 milyar Amerikan doları) tutarındaki bütçe 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde 62'ye karşı 55 oyla kabul edildi.
Bütçe oylamasına İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun koalisyon ortağı Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) partilerinin, Tevrat okulu (Yeşiva) öğrencilerinin askerlikte muaf tutulmasına ilişkin yasanın çıkmaması nedeniyle, bütçeye onay vermeme tehditleri altında gidildi.
İsrail yasalarına göre, mart sonuna kadar bütçenin onaylanmaması, hükümetin düşmesi ve üç ay içerisinde erken seçime gidilmesine yol açıyor. Bütçenin onaylanmasıyla Netanyahu hükümeti, İran'a yönelik saldırıların gölgesinde erken seçim ihtimalini de ertelemiş oldu.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi ise bütçede Yeşiva ve Haredi kurumlarına 790 milyon şekel (yaklaşık 252 milyon Amerikan doları) ayrıldığını ve bunun "bir gece yarısı yangından mal kaçırılır gibi" yapıldığını kaydetti.
Haberde, hükümetin gizli planına muhalefetin hazırlıksız yakalandığı şeklinde değerlendirilerek Haredilere aktarılan bu fonun daha önce İsrail Başsavcılığı tarafından dondurulduğu hatırlatıldı.
02:49 Netanyahu, Katolik patriğin Kıyamet Kilisesi'ne girişini engelleme kararından geri adım attı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, gelen tepkiler üzerine Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ve Kutsal Topraklar Muhafızı Başrahip Francesco Ielpo'nun Kıyamet (Kutsal Kabir) Kilisesi'ne girişini engelleme kararından geri adım attı.
Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Latin Patriği Pizzaballa'nın Kıyamet Kilisesi'ne girişine izin vereceklerini açıkladı.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Pizzaballa'nın Kıyamet Kilisesi'ne girişine izin vermeme kararından gelen tepkiler üzerine geri adım atarak "İlgili makamlara, Latin Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballa'ya Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi'ne tam ve derhal giriş izni verilmesi talimatını verdim." ifadesini kullandı.
İran'ın Kudüs'teki kutsal mekanları balistik füzelerle hedef aldığını iddia eden Netanyahu, İsrail'i tüm dinlerin mensuplarını korumak için işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde ibadetleri yasakladıklarını savundu.
Netanyahu, Pizzaballa'nın güvenliğini düşünerek ayin düzenlenmesini istemediklerini ileri sürse de patriğin kiliseye girişine ve ayin düzenlenmesine müsaade edilmesi için ilgili yetkililere talimat verdiğini duyurdu.
Netanyahu'nun açıklamasının ardından İsrail Polisi, "Kudüs Latin Patriği temsilcisiyle koordinasyon içinde Kutsal Kabir Kilisesi'nde yapılacak ayin planının onaylandığını" duyurdu.
Öte yandan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da olayın yaşanmasının ardından Pizzaballa'yı arayarak telefonda görüştüğünü ve üzüntüsünü ilettiğini açıkladı.
İsrail'in kararı tepkiye neden olmuştu
İsrail polisi, Kudüs Latin Patriği Pizzaballa ve Kutsal Topraklar Muhafızı Başrahip Ielpo'nun, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Hristiyanların kutsal Palmiye Pazarı ayini için Kıyamet Kilisesi'ne girişini engellemişti. Bu engelleme "yüzyıllardır süren geleneğin bozulması" olarak tanımlanmıştı.
Hristiyan inancına göre Paskalya Yortusu öncesindeki pazar günü, Hazreti İsa'nın "çarmıha gerilmeden" önce Kudüs'e gelişi ve palmiye yapraklarıyla karşılanışının kutlandığı "Palmiye Pazarı"nda, Katolik Kilisesi'nin Kudüs'teki en üst düzeydeki temsilcisinin, "Kutsal Kabir Kilisesi" olarak da bilinen Kıyamet Kilisesi'ndeki ayine girişinin, İsrail tarafından engellenmesi başta İtalya olmak üzere çok sayıda ülke tarafından tepkiyle karşılanmıştı.
İsrail ise kararın "güvenlik gerekçesiyle" alındığını savunmuştu.
01:05 İran'ın Körfez ülkelerine saldırıları sürüyor
ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı.
Anadolu Ajansı muhabirinin saldırıya uğrayan ülkelerin savunma bakanlıkları ve enformasyon merkezlerini esas alarak derlediği bilgilere göre saldırılardan en fazla etkilenen ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu.
BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların başından bu yana, BAE savunma sistemlerinin 414 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1914 İHA'ya müdahale ettiği kaydedildi.
Kuveyt
Kuveyt Hükümeti Enformasyon Merkezi ve Kuveyt ordusunun yaptığı açıklamalara göre, İran'ın misilleme saldırılarının başlangıcından bu yana 309 balistik füze ve 616 İHA engellendi.
Öte yandan, Kuveyt Ulusal Muhafızlar Başkanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, görev gücünün sorumluluğunda bulunan alanlarda 1 İHA ve 4 dronun düşürüldüğü belirtildi.
Açıklamada, bu adımın güvenliği güçlendirme, hayati öneme sahip noktaları koruma ve olası tehditlere karşı koyma çabalarının bir parçası olduğu vurgulandı.
Saldırıların kaynağına veya niteliğine ilişkin ayrıntılı bir bilgi paylaşılmayan açıklamada, halka yetkili makamlarca yayımlanan emniyet ve güvenlik talimatlarına uyma çağrısı yapıldı.
İran’ın Kuveyt’te elektrik santrali ve su arıtma tesisine saldırısında Hindistanlı bir işçi öldü
Bakanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, söz konusu hizmet binasının dün akşam Kuveyt’e yönelik İran saldırısında hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, saldırıda Hindistan vatandaşı bir çalışanın yaşamını yitirdiği, binada da ciddi hasar meydana geldiği kaydedildi.
Teknik ekipler ve acil durum birimlerinin olayın ardından derhal çalışmalara başladığı aktarılan açıklamada, acil durum planları çerçevesinde hadisenin etkilerinin giderilmesi ve işletme verimliliğinin sürdürülmesi için ilgili güvenlik birimleriyle eş güdüm halinde hareket edildiği ifade edildi.
Açıklamada, söylentilere itibar edilmemesi ve bilgilerin resmi kaynaklardan alınması çağrısında bulunularak, elektrik ve su sisteminin güvenliği ve istikrarının en yüksek öncelik olduğu vurgulandı.
Bahreyn
Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tarihten bu yana ülkeye yönelen 174 füze ve 391 İHA'nın savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Öte yandan, Bahreyn'de sabah saatlerinden bu yana 3 kez sirenler çalarken, halktan sakin olmaları ve en yakın güvenli yere yönelmeleri istendi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, sirenlerin devreye girdiği belirtilerek, ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli yere yönelmeleri ve gelişmeleri resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi.
İran medyası, Bahreyn'de vurulan ABD üssüne ait uydu görüntülerini paylaştı
Fars Haber Ajansı, Bahreyn'deki ABD'nin Şeyh İsa Hava Üssü'nün görüntülerinin yer aldığı öne sürülen fotoğrafları yayımladı.
Saldırıdan öncesi ve sonrasına ait uydu görüntülerinde bazı hangar ve yapılarda meydana gelen hasar yer alıyor.
Katar
Katar Savunma Bakanlığı, ülkeye 206 balistik füze ve 93 insansız hava aracı saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Ürdün
Ürdün ordusuna göre, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta ülkeye 262 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirildi.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke topraklarına yönelik en az 52 füze ve 1006 insansız hava aracı saldırısı kaydedildiğini bildirdi.
Suudi Arabistan, Şarkiye bölgesini hedef alan füze saldırılarının engellendiğini açıkladı
Bakanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, Şarkiye bölgesini hedef alan 5 balistik füze ile 1 seyir füzesi saldırısının engellendiği belirtildi.
Öte yandan bakanlık açıklamasında, Şarkiyye bölgesi başta olmak üzere ülkenin çeşitli noktalarını hedef alan 5 balistik füze ile 5 İHA'nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Umman
Umman Sultanlığı ise 19 İHA ile hedef alındığını açıkladı.