İşte raporda öne çıkan çarpıcı detaylar ve küresel ekonomiyi bekleyen riskler:
Hürmüz Boğazı Kilit Nokta: Brent Petrol 175 Doları Görebilir
Rapidan’ın temel senaryosuna göre Hürmüz Boğazı’nın temmuz ayında yeniden açılması bekleniyor. Ancak askeri ya da siyasi krizler nedeniyle boğazdaki tıkanıklık ağustos ayı sonuna kadar devam ederse, fiziki teslimatlı Brent petrolün varil fiyatının 175 dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Cuma günü 107 dolar seviyesinde olan Brent petrol, çatışmaların ilk başladığı dönemde kısa süreliğine 144 dolara kadar tırmanmıştı. Tıkanıklığın sürmesi halinde ise fiyatların 150-200 dolar bandına yerleşebileceği öngörülüyor.
"Petrol Şokları Kırılganlıkları Patlatır"
Raporda, 1970'lerden bu yana ABD'de yaşanan neredeyse her büyük resesyonun (ekonomik durgunluk) öncesinde petrol fiyatlarında sert yükselişler görüldüğü hatırlatıldı. Analistler durumu şu sözlerle özetliyor:
"Petrol şokları tek başına resesyona neden olmaz; sistemde halihazırda var olan makroekonomik ve finansal kırılganlıkları patlatır."
Petrol Krizi Dünyayı Nasıl Etkileyecek?
Yapay Zeka Yatırımları Tehdit Altında
Küresel borsalardaki yükselişin lokomotifi olan teknoloji ve yapay zeka yatırımları, olası bir enerji krizinde büyük risk altına girecek. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre 2026 yılında yapay zeka alanındaki sermaye harcamalarının 765 milyar dolara ulaşması bekleniyor ancak enerji maliyetlerindeki artış bu riskli varlıkları ciddi bir sınavdan geçirecek.
ABD'de Benzin Fiyatları 6 Doları Aşabilir
Petrol fiyatlarının 200 dolar sınırına dayanması durumunda, ABD’de perakende benzin fiyatlarının galon başına 6 doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Ülkede Memorial Day (Anma Günü) tatili öncesinde benzin fiyatları 4,50 dolar seviyelerinde seyrediyordu.
Borçlanma Maliyetleri ve Faizler Artıyor
İran kaynaklı savaş endişeleri ve enflasyon beklentisi, ABD tahvil faizlerini de yukarı fırlattı. ABD’nin 10 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 4,56 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,07 ile 2007 yılından bu yana en yüksek seviyelerine yaklaştı. Bu durum hane halkı, şirketler ve hükümetler için borçlanmayı çok daha pahalı hale getiriyor.
Kredi Piyasalarında Sınav Dönemi
Raporda, son dönemde hızla büyüyen ve yaklaşık 2 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan "özel kredi" sektörüne de dikkat çekildi. Finansal İstikrar Kurulu’nun mayıs ayı raporuna da atıfta bulunulan analizde, bu sektörün henüz büyük bir ekonomik daralma yaşamadığı, yüksek borçluluk oranları nedeniyle ciddi bir kırılganlık testinden geçeceği vurgulandı.