USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 13. gününde neler yaşandı?

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan İran Savaşı'nda 13. güne girildi. Gece boyu sirenler çalmaya devam etti.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 13. gününde neler yaşandı? CANLI

ABD ile İsrail'in ortak saldırıları sonrası İran'dan gelen misillemeyle birlikte, bölgede gerilim hat safhaya ulaştı. Müzakerelere kapıyı kapatan İran, ABD ve İsrail’in en kritik üslerini iki ton ağırlığında balistik başlıklı Hürremşehr füzeleri ile bombaladı.

16:15 İsrail ordusu, İran'ın merkezi nükleer silah geliştirme tesisine saldırı düzenlediğini iddia etti

16:15-İsrail ordusu, İran'ın merkezi nükleer silah geliştirme tesisine saldırı düzenlediğini iddia etti

İsrail ordusu, İran'ın Taligan şehrinde merkezi nükleer silah geliştirme tesisi olduğunu iddia ettiği bir noktaya saldırı düzenledi.

Ordudan yapılan açıklamada, geçen günlerde Tahran'da gerçekleştirilen saldırıların bir parçası olarak bu tesise saldırı düzenlendiği aktarıldı.

Açıklamada, "Taligan tesisi"nin İran yönetimi tarafından nükleer silah geliştirme konusunda kritik yetenekleri ilerletmek için kullanıldığı ve son yıllarda tesiste gizli nükleer silah geliştirme programı kapsamında çalışmalar yürütüldüğü iddia edildi.

İran'ın Haziran 2025'teki çatışmaya ve tesisin hedef alınmasına rağmen nükleer silah geliştirme çabalarını devam ettirdiği ileri sürülen açıklamada, söz konusu saldırının İran'ın nükleer silah sahibi olmasına ilişkin tehdidin ortadan kaldırılmasını amaçladığı savunuldu.

16:00 Malezya, İsrail'in Mescid-i Aksa'yı Müslümanlara kapalı tutmaya devam etmesini kınadı

16:00-Malezya, İsrail'in Mescid-i Aksa'yı Müslümanlara kapalı tutmaya devam etmesini kınadı

Malezya Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yı özellikle ramazan ayında Müslümanların ibadetine kapalı tutmayı sürdürmesini şiddetle kınadı.

Malezya Dışişleri Bakanlığından, İsrail'in özellikle ramazan ayında Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girişini engellemesine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Uluslararası hukuku ihlal eden bu uygulamanın şiddetle kınandığı belirtilen açıklamada, İsrail'in, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu 144 dönümlük alanın idaresinde ve buraya girişlerin düzenlenmesinde yetkili merci olmadığı vurgulandı.

Açıklamada, "Bu tür eylemler, Müslümanlara karşı yeni bir provokasyon teşkil etmekte ve işgal altındaki Filistin topraklarında gerilimleri daha da artırmaktadır." ifadesi kullanıldı.

Malezya'nın, bu yasa dışı ve haksız önlemleri kesin şekilde reddettiği kaydedilen açıklamada, uluslararası topluma, İsrail'i Kudüs'teki dini mekanlara yönelik ihlallerine son vermeye zorlaması çağrısı yapıldı.

ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarının başlamasından bu yana İsrail, Mescid-i Aksa'ya girişleri engelleyerek Müslümanların Harem-i Şerif'te ibadet etmesini engelliyor.

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

15:31 "UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan birçok tarihi eser saldırılarda hedef alındı"

15:31-"UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan birçok tarihi eser saldırılarda hedef alındı"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in İran'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan birçok tarihi noktayı bombaladığını belirterek, UNESCO'ya bu duruma karşı sessizliğini sonlandırma çağrısında bulundu.

Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD-İsrail'in İran'daki saldırıları sırasında tarihi eserlerin zarar görmesine dikkati çekti.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi şunları kaydetti:

"İsrail, İran'da 14. yüzyıla kadar uzanan tarihi eserleri bombalıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan birçok eser hedef alındı. Yüzyılı bile dolduramayacak bir rejimin, kadim geçmişe sahip uluslardan nefret etmesi doğaldır. UNESCO nerede? Sessizliği kabul edilemez."

ABD-İsrail'in saldırıları sırasında Tahran'daki Gülistan Sarayı, İsfahan'daki Çehel Sütun ve Senendec'de bulunan Asef, Salar-ı Said ve Hüsrevabad gibi birçok tarihi eser saldırıların hedefi olmuştu.

15:01 İsrail Savunma Bakanı Katz'dan Hizbullah'ı önleme bahanesiyle Lübnan'ı işgal edecekleri tehdidi

15:01-İsrail Savunma Bakanı Katz'dan Hizbullah'ı önleme bahanesiyle Lübnan'ı işgal edecekleri tehdidi

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah'ı önleme bahanesiyle kara, hava ve denizden yoğun saldırılar düzenledikleri Lübnan'ı işgal edecekleri tehdidinde bulundu.

İsrail Savunma Bakanlığı, Katz'ın ordudan üst düzey yetkililerle durum değerlendirme toplantısı gerçekleştirdiğini bildirdi.

Katz, toplantının ardından yaptığı açıklamada, dün Hizbullah'ın İsrail'i yoğun roket atışıyla hedef aldığını belirterek İsrail ordusunun da Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde ve Lübnan genelinde yoğun saldırılar düzenlediğini söyledi.

Lübnan yönetimine mesaj ilettiklerini söyleyen Katz, "Hizbullah'ın İsrail'e ateş açması engellenmezse, bölgeyi ele geçirip bunu kendimiz yapacağız." diyerek Lübnan'daki işgali genişletme tehdidinde bulundu.

Katz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya Lübnan'daki faaliyetleri genişletme talimatı verdiklerini aktardı.

Öte yandan Times of Israel gazetesinin haberinde, dün Hizbullah'ın İsrail'e 200'den fazla roket ateşlediği belirtilerek fırlatma rampalarının yarısının roketlerin ateşlenmesinden sonra İsrail ordusu tarafından imha edildiği öne sürüldü.

14:47 ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırılar Seul'de protesto edildi

14:47-ABD-İsrail'in İran'da ilkokula düzenlediği saldırılar Seul'de protesto edildi

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sırasında bir kız ilkokuluna düzenlenen saldırıyı kınamak ve hayatını kaybeden çocukları anmak için Güne Kore'nin başkenti Seul'de protesto gösterisi düzenlendi. 

Ellerinde güller ve pankartlar taşıyan göstericiler, ABD ve İsrail konsoloslukları önünde İran'a yapılan saldırıları protesto etti.

14:36 İspanya, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden 7 bin vatandaşını tahliye etti

14:36-İspanya, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden 7 bin vatandaşını tahliye etti

İspanya hükümeti, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki istikrarsızlıktan kaynaklanan sebeplerden bu bölgelerden tahliye edilen İspanyolların sayısının 7 bine ulaştığını duyurdu.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran rejimine yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle başlayan gerginliklerde herhangi bir İspanyol vatandaşının zarar görmediği, tahliyelerin devam ettiği, sadece İran'dan yapılan tahliyelerin 7 Mart'ta sonlandırıldığı bildirildi.

Açıklamada, bugüne kadar İran'dan Bakü'ye, Kudüs'ten Ürdün'e, Tel Aviv'den Kahire'ye ve Bahreyn ile Kuveyt'ten Riyad'a olan güzergahlarda toplam dokuz kara tahliye operasyonu yapıldığı, ayrıca Umman'ın başkenti Maskat'tan Savunma Bakanlığı uçaklarıyla üç hava tahliyesi gerçekleştirildiği ve bu bölgelerden tahliye edilen İspanyolların sayısının 7 bine ulaştığı belirtildi.

Mevcut durumda bölgedeki birçok ülkenin hava sahasının, sınırlı geri dönüş operasyonları için kapalı veya kısmen açık durumda olduğunu kaydeden İspanya Dışişleri Bakanlığı, İsrail, Filistin, Ürdün, Katar, Lübnan, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Suriye ve Irak için seyahat tavsiyelerini güncellediğini, bu bölgeleri yüksek riskli olarak değerlendirip, bu nedenle seyahatten kaçınılmasını tavsiye ettiğini vurguladı.

İspanya, vatandaşlarına, İsrail gibi bazı ülkelere seyahatten kesinlikle kaçınılmasını öneriyor.

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, 1 Mart'ta yaptığı açıklamada, Orta Doğu ülkelerinde 30 bin kadar İspanyol vatandaşının bulunduğunu ve önceliklerinin bu kişilerin tahliyesi olduğunu açıklamıştı.

14:05 İnternet izleme kuruluşu Netblocks'a göre, İran'da internet kesintisi 13'üncü gününde devam ediyor

14:05-İnternet izleme kuruluşu Netblocks'a göre, İran'da internet kesintisi 13'üncü gününde devam ediyor

ABD-İsrail ile çatışmaların devam ettiği İran’da yaşanan internet kesintisinde 13'üncü güne girildiği bildirildi.

İnternet izleme kuruluşu Netblocks, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

İran'daki internet kesintisinin 13'üncü gününe girdiği ve kesintinin 288 saati aştığı ifade edilen paylaşımda, internet bağlantısının normal seviyenin yüzde 1’inde seyrettiğini gösteren bir kareye de yer verildi.

13:50 İran Meclis Başkanı Kalibaf: İran adalarına herhangi bir saldırı, tüm kısıtlamaları altüst edecektir

13:50-İran Meclis Başkanı Kalibaf: İran adalarına herhangi bir saldırı, tüm kısıtlamaları altüst edecektir

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran adalarından herhangi birine saldırı yapılması halinde "Basra Körfezi'ni işgalcilerin kanıyla sulayacaklarını" söyledi.

Kalibaf, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin İran'ın ana petrol ihraç terminali sayılan Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'na saldırı düzenleyeceğine dair haberlere değindi.

İran Meclis Başkanı Kalibaf, şunları kaydetti:

"Vatan ya da ölüm! İran adalarına herhangi bir saldırı, tüm kısıtlamaları alt üst edecektir. Tüm kısıtlamaları bir kenara bırakacağız ve Fars (Basra) Körfezi'ni işgalcilerin kanıyla sulayacağız. Amerikan askerlerinin kanı Trump'ın kişisel sorumluluğundadır."

ABD basınında son günlerde yer alan haberlerde, Hark Adası'nın Washington'un olası askeri hedefleri arasında tartışıldığı belirtiliyor. ABD'li yetkililerin, İran'ın petrol ihracatının büyük bölümünü gerçekleştirdiği bu stratejik adaya yönelik "abluka, saldırı veya ele geçirme" seçeneklerini değerlendirdiği öne sürülüyor.

İsrailli gazeteci Barak Ravid, Axios'ta 7 Mart'ta yayımlanan ve ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin Hark Adası'nı ele geçirmeyi görüştüğünü yazmıştı.

13:35 Irak'ın Suriye sınırındaki Haşdi Şabi karargahına saldırı: Onlarca ölü ve yaralı

13:35-Irak'ın Suriye sınırındaki Haşdi Şabi karargahına saldırı: Onlarca ölü ve yaralı

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım Araci, Suriye sınırındaki Enbar vilayetinde Haşdi Şabi karargahına yönelik ABD-İsrail hava saldırısında onlarca kişinin öldüğü ve yaralandığını belirterek, saldırıyı kınadı.

Araci'nin ofisinden, İtalya’nın Bağdat Büyükelçisi Niccolo Fontana ile görüşmesi sonrası yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada Araci, Enbar'a bağlı ve Suriye sınırında yer alan el-Kaim bölgesinde Haşdi Şabi karargahına ABD-İsrail hava saldırısında onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığını ifade ederek, "Bu alçakça saldırıyı kınıyoruz. Bu saldırının Irak'ın egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu vurguluyoruz." dedi.

Öte yandan Irak Başbakanlığı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan'da konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

"Bu planlı ve tekrarlanan saldırı ile mevziler ve karargahların ayrım gözetmeksizin hedef alınması yalnızca askeri bir ihlal değildir. Aynı zamanda toplumsal barışı zedelemeye, Iraklıların kanı ve şehitlerin fedakarlıklarıyla elde edilen güvenlik kazanımlarını baltalamaya yönelik umutsuz bir girişimdir." diyen Numan, Irak'ın hesaplaşmaların yürütüldüğü bir alan ya da ulusal onurun ihlal edildiği bir sahne olmasına asla izin vermeyeceklerini kaydetti.

13:02 İran Devrim Muhafızları Ordusu: Hürmüz Boğazı'nda uyarıları dikkate almayan ABD tankeri vuruldu

13:02-İran Devrim Muhafızları Ordusu: Hürmüz Boğazı'nda uyarıları dikkate almayan ABD tankeri vuruldu

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nda uyarıları dikkate almayan Marshall Adaları bayrağı taşıyan "Safesea Vishnu" adlı ABD'ye ait bir petrol tankerini vurduğunu duyurdu.

Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, bu sabah saatlerinde ABD'ye ait ve Marshall Adaları bayrağı taşıyan "Safesea Vishnu" adlı petrol tankerinin, Hürmüz Boğazı'nda tekrarlanan uyarıları dikkate almaması nedeniyle Boğaz'ın kuzeyinde vurduğu belirtildi.

Öte yandan, Basra Körfezi ile Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin artan risk altında olduğuna dikkati çekilen açıklamada, bu durumun sorumlusunun ABD olduğu ve ticari gemilerin, füzelerden etkilenmemek için İran'ın denizcilik düzenlemelerine uymaları gerektiği ifade edildi.

​​​​​​​ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı özellikle ABD ve İsrail ile bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.

12:33 İran'ın İsrail'e misilleme olarak fırlattığı füzeler Ramallah semalarında görüntülendi

12:33-İran'ın İsrail'e misilleme olarak fırlattığı füzeler Ramallah semalarında görüntülendi

İran'ın ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak düzenlediği füze saldırıları devam ediyor. İran'dan yapılan füze atışları, işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kenti semalarında görüntülendi. Bazı füzeler, İsrail hava savunma sistemleri tarafından havada imha edildi.
 

12:02 Rus uzmanlar, Moskova'nın İran konusunda izlediği dış siyaseti değerlendirdi

12:02-Rus uzmanlar, Moskova'nın İran konusunda izlediği dış siyaseti değerlendirdi

Rus uzmanlar, Rusya'nın Orta Doğu ülkeleriyle dostane ilişkilerinden dolayı İran konusunda dengeli ve çok yönlü dış politika izlemeyi tercih ettiği görüşünü paylaştı.

ABD ve İsrail'in, İran'a 28 Şubat'ta yoğun saldırılar başlatmasının, İran'ın da buna karşılık vermesinin ardından Orta Doğu'da gerginlik artarken Rusya, durumun çözümüne yönelik girişimlerde bulunuyor.

İran ve Basra Körfezi ülkeleriyle yoğun temaslarını sürdüren Rusya, çatışma taraflarına arabuluculuk desteği teklif ediyor, ateşkesin sağlanması ve bölgedeki devletlerin güvenliğini koruyacak çözümlerin bulunması gerektiğini savunuyor.

Rus uzmanlar, AA muhabirine, Moskova'nın İran ile ilgili duruma ilişkin sergilediği yaklaşımını değerlendirdi.

"İran, Rusya'nın önemli bir jeopolitik müttefiki"

Rusya'daki Çağdaş Devlet Kalkınma Enstitüsü Müdürü Dmitriy Solonnikov, Moskova’nın, ABD ile İsrail’in, İran’a yönelik sebepsiz saldırganlığını kınadığına dikkati çekerek "ABD ve İsrail’in eylemleri, uluslararası hukuk sistemini baltaladı ve hukuk normlarını çiğnedi." dedi.

Moskova'nın Tahran ile ilişkilerinin stratejik düzeyde olduğunu, Basra Körfezi ülkeleriyle de dostane ilişkileri sürdürdüğünü dile getiren Solonnikov, "İran, Rusya'nın önemli bir jeopolitik müttefiki. Rusya ve İran, büyük bir bölgeden sorumlu. Rusya’nın İran ile Hazar Denizi’nde ortak sınırı var. Dolayısıyla bu durumda, Rusya'nın İran'ı desteklemekten başka çaresi yok. Ancak Rusya'nın Basra Körfezi ülkeleriyle de dostane ilişkileri var. Rusya, bu ülkelere zarar verilmesine göz yumamaz. Bu nedenle Rusya, hem İran hem de Basra Körfezi ülkeleri ile müzakereci ve dengeli yaklaşım izliyor." diye konuştu.

Solonnikov, Moskova'nın Washington ile Ukrayna konusunda müzakereleri sürdürdüğüne dikkati çekerek "ABD ile müzakereler durdurulursa bu, Rusya için büyük bir sorun olur. Rusya’nın (Ukrayna’da) özel askeri operasyonda zaferin elde edilmesine ihtiyacı var. Dolayısıyla müzakere cephesinin de korunması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Orta Doğu’daki durumun, Ukrayna'yla ilgili müzakere sürecini etkilediğini, yeni tur müzakerelerin ertelenmesine yol açtığını ancak Moskova'nın müzakerelerde elini güçlendirdiğini belirten Solonnikov, "Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artış, Batı borsalarını çökertebilir. Bunun gerçekleşmesi durumunda müzakerelere gerek kalmayacak. Dolayısıyla oluşan durum, Rusya'nın müzakerelerdeki pozisyonunu güçlendiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Solonnikov, ABD’nin uluslararası konulara dair yaklaşımını değiştirdiğine işaret ederek "ABD, bugün güç kullanmayı tercih ediyor. Washington’un müzakere anlayışı artık budur. Bu durum, Rusya, ABD ve Ukrayna arasında sağlanabilecek anlaşmaların biçimini değiştirecek." dedi.

Rusya’nın Orta Doğu'yla ilgili tekliflerde bulunduğunu aktaran Solonnikov, Moskova’nın bölge ülkelerinin güvenliğinin sağlanması doğrultusunda saldırıların durdurulmasından yana olduğunu söyledi.

Solonnikov, Moskova'nın Tahran'la kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasını daha önce imzaladığını anımsatarak bu anlaşmanın karşılıklı askeri yardımlaşmayı öngörmediğinin altını çizdi.

"Rusya, durumun çözülmesi için diplomatik kanalları aktif şekilde kullanıyor"

Siyasal Araştırmalar Enstitüsü Müdür Yardımcısı Darya Grevtsova da Rusya’nın hem İran hem de Basra Körfezi ülkeleriyle ilişkilerini ve temaslarını sürdürdüğünü, bundan dolayı Moskova’nın ateşkesin sağlanmasından ve durumun siyasi diplomatik çözümüne döndürülmesinden yana yaklaşım sergilediğini belirtti.

Moskova'nın İran konusunda taraflara arabuluculuk desteği teklif ettiğine dikkati çeken Grevtsova, bunun Rusya’yı jeopolitik arenada önemli hale getirdiğinin altını çizdi.

Grevtsova, "Rusya’nın İran konusundaki yaklaşımı dengeli ve çok yönlü. Rusya, gerginliğin azaltılması ve durumun çözülmesi için diplomatik kanalları aktif şekilde kullanıyor. Rusya, Orta Doğu’da daha büyük savaşı engellemeye çalışıyor." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Orta Doğu’ya odaklandığını söyleyen Grevtsova, bunun, Ukrayna krizinin çözüm sürecini yavaşlattığını ancak Moskova'nın Washington karşısında elini güçlendirdiğini belirtti. Grevtsova, şunları kaydetti:

"Orta Doğu’daki çatışmalar, petrol fiyatının artmasına yol açtı. Bu durum, Rusya için mükemmel koşullar oluşturuyor. Rusya, petrolünü yüksek fiyattan satarak yüksek gelir elde etmeye başladı, ABD’nin siyasi ve askeri kaynaklarını, Orta Doğu için seferber etti. Bu da her alanda ABD'nin Rusya üzerindeki baskısını azaltıyor. Moskova için ikinci bir fırsat penceresinin açıldığı söylenebilir. Bu durum, Rusya’ya ABD ile eşit şekilde diyalog kurmasına fırsat sunuyor."

Ukrayna’yla ilgili müzakere sürecindeki duraklamanın Moskova için faydalı olduğunun altını çizen Grevtsova, "Petrol fiyatlarındaki artış sayesinde Rusya’nın güç ve kaynak biriktirmesi için zaman kazandırdı. ABD, Orta Doğu ile meşgulken Moskova kendi şartlarını koşmak için zaman kazanıyor ve ek kaynaklara sahip oluyor." değerlendirmesini yaptı.

11:30 İran, Hürmüz gerilimine rağmen Çin'e petrol ihracatını sürdürüyor

11:30-İran, Hürmüz gerilimine rağmen Çin'e petrol ihracatını sürdürüyor

Orta Doğu'daki askeri gerilime ve Hürmüz Boğazı'nda artan güvenlik risklerine rağmen İran'ın ham petrol ihracatı akmaya devam ediyor. Küresel petrol ticaretinin kritik geçiş noktası olan boğazdan sevkiyat sürerken, İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını alan Çin, ülkenin en büyük alıcısı olmayı sürdürüyor.

Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, bölgede artan askeri gerilimler nedeniyle enerji piyasalarının odağı haline geldi.

AA muhabirinin gerçek zamanlı veri analitik şirketleri Kpler ve TankerTrackers'tan derlediği verilere göre, Çin, İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlasını alıyor. Bölgede gerilim tırmanmadan önce Çin'deki rafineriler günde yaklaşık 1,3-1,4 milyon varil İran petrolü ithal ediyordu. Devam eden çatışmalara rağmen, İran, Hürmüz Boğazı üzerinden büyük hacimli ham petrol sevkiyatını sürdürüyor. Güncel verilere göre, 28 Şubat'tan bu yana en az 11-12 milyon varil petrol Hürmüz Boğazı'ndan geçti.

Petrolün büyük kısmı, uluslararası fiyatlara kıyasla indirimli olan bağımsız rafineriler tarafından satın alınırken, ABD yaptırımları nedeniyle Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunuyor.

Uzmanlara göre, çatışma ortamında İran'ın petrol satışlarını sürdürmesi, ülkenin ham petrol ihracatına olan bağımlılığını ve Çin'in İran için başlıca enerji ortağı rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Deniz taşımacılığındaki aksama en acil risk

Wood Mackenzie Emtia Araştırmaları'nda Rafineri, Kimyasallar ve Petrol Piyasalarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Alan Gelder, İran ekonomisinin büyük ölçüde bölgesel deniz ticaret yolları üzerinden sürdürülen petrol ihracatına bağlı olduğunu söyledi.

Gelder, İran'ın petrol ihracatını sürdürmesine rağmen deniz taşımacılığındaki aksaklıkların ülkenin ihracata dayalı ekonomisi için önemli bir risk oluşturabileceğini belirtti.

"Hürmüz Boğazı'nın kapanması İran'ın ihracata dayalı ekonomisi için ciddi bir meydan okumadır." ifadesini kullanan Gelder, çatışmanın ilk aşamalarında deniz taşımacılığındaki aksamanın en önemli sorun olduğunu kaydetti.

Gelder, "Ancak ABD ve İsrail'in ülke içindeki altyapıyı tahrip etmeyi sürdürmesi de şüphesiz İran ekonomisi üzerinde ağır bir baskı oluşturacaktır." dedi.

Yaptırımlı petrol akışı küresel piyasaları karmaşıklaştırıyor

Yaptırımlara rağmen İran ham petrolünün alternatif ticaret kanalları üzerinden küresel piyasalara ulaşmaya devam ettiğini belirten Gelder, bunun paralel piyasa olarak tanımlanan bir yapı oluşturduğunu anlattı.

Gelder, İran petrolünün başlıca alıcısının Çin olduğuna dikkati çekerek, bu ticaretin büyük ölçüde ABD finans sisteminin dışında faaliyet gösteren bağımsız rafineriler üzerinden gerçekleştiğini söyledi.

Çin'in ABD finans sisteminden kaçınan ve iç pazara tedarik sağlayan bağımsız rafineriler aracılığıyla İran ham petrolünün tek alıcısı konumunda olduğunun altını çizen Gelder, bu hacmin bir kısmının depolandığını ifade etti.

Gelder, yaptırımlı petrol miktarının küresel piyasanın toplam büyüklüğüne kıyasla sınırlı olduğunu vurgulayarak, "Günde 100 milyon varilin üzerindeki bu variller nispeten küçük bir hacmi temsil ediyor." dedi.

Petrol ihracatı İran ekonomisi için hayati önem taşıyor

Enerji piyasaları uzmanı Vandana Hari de İran'ın petrol ihracatını sürdürebilmesinin çatışma döneminde ekonomisini ayakta tutmak için kritik önem taşıdığını söyledi.

Ülkedeki altyapı tahribatının ekonomik toparlanma için temel gelir kaynağını tehdit edebileceğini belirten Hari, "İran yalnızca askeri ve deniz kapasitesinin değil, aynı zamanda sivil altyapısının da yıkımıyla karşı karşıya. Eğer petrol ve doğal gaz üretimiyle buna bağlı altyapı da zarar görürse, ekonomisini yeniden inşa etmek için en önemli kanalını kaybetme riskiyle karşılaşır." diye konuştu.

11:05 İran'ın füzeli misillemesinin ardından İsrail'de sirenler çaldı

11:05-İran'ın füzeli misillemesinin ardından İsrail'de sirenler çaldı

İran'ın füzeli misillemesinin ardından başta başkent Tel Aviv olmak üzere işgal altındaki Filistin toprakları ve İsrail genelinde sirenler çaldı.

İsrail ordusu, İran’dan füzeler ateşlendiğini ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığını bildirdi.

İran’dan ateşlenen füzeler nedeniyle başta Tel Aviv olmak üzere İsrail’in merkezi, kuzeyi ve işgal altındaki Filistin topraklarında sirenler çaldı.

AA muhabiri, işgal altındaki Doğu Kudüs’te gökyüzünde hava savunma önleyici füzelerinin bıraktığı izlerin görüldüğünü ve gökyüzünden şiddetli patlama sesleri geldiğini bildirdi.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran’ın son füze salvosunda "sınırlı" sayıda füze ateşlediğini kaydetti.

10:36 Güney Kore, ABD-İsrail ile İran çatışmasının ekonomik etkilerine karşı ek bütçe hazırlamayı planlıyor

10:36-Güney Kore, ABD-İsrail ile İran çatışmasının ekonomik etkilerine karşı ek bütçe hazırlamayı planlıyor

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmanın ekonomik etkilerine karşı ek bütçe hazırlanmasını istedi.

Yonhap ajansının haberine göre, Lee, yardımcılarıyla yaptığı toplantıda, Orta Doğu'da artan istikrarsızlığın tüketiciler ve yatırımlar üzerindeki etkilerine dair endişesini dile getirdi.

Kriz zamanlarında insanların geçim kaynaklarının ve ekonomik toparlanmanın ivme kaybetmemesini sağlamak için hızla fon aktarmaları gerektiğini belirten Lee, ek bütçenin "kaçınılmaz" olduğunu vurguladı.

Lee, ek bütçe taslağının mümkün olan en kısa sürede hazırlanması talimatı verdi.

Öte yandan, iktidardaki Demokratik Parti (DP) ve hükümet, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle artan fiyatlarla başa çıkmakta zorlanan kişilere destek sağlanması konusunda anlaştı.​​​​​​​

09:43 FBI'ın, "İran'ın ABD'ye İHA gönderebileceği konusunda California polisini uyardığı" iddiası

09:43-FBI'ın, "İran'ın ABD'ye İHA gönderebileceği konusunda California polisini uyardığı" iddiası

ABD Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) şubat sonunda California'daki polis departmanlarını, İran'ın ABD saldırılarına misilleme olarak ülkenin Batı kıyısına insansız hava araçları (İHA) gönderebileceği konusunda uyardığı öne sürüldü.

ABC News kanalının haberinde, FBI'ın şubat sonunda California'daki polis departmanlarına gönderdiği uyarı metni incelendi.

Metinde, FBI'ın şubat başlarında elde ettiği bilgilere göre, ABD'nin İran'a saldırması durumunda, İran'ın da California kıyılarında bilinmeyen bir gemiden İHA'larla saldırı düzenlemeyi planladığı iddia edildi.

Haberde, iddia edilen saldırının ne zaman, nasıl ve kimler tarafından yapılacağına ilişkin ek bilgi bulunmadığı ileri sürüldü.

California Valisi Gavin Newsom'un Ofisi, Valilik Acil Durum Hizmetleri Ofisinin halkı korumak için eyalet, yerel ve federal güvenlik yetkilileriyle aktif çalıştığını kaydetti.

Los Angeles Şerif Departmanından yapılan açıklamada da mevcut küresel gelişmeler ışığında yüksek düzeyde hazırlık içinde olunduğu belirtilerek, "Fazlasıyla tedbirli davranarak ve mevcut dini törenleri göz önünde bulundurarak, Departman ilçe genelindeki ibadethaneler, kültürel kurumlar ve diğer önemli yerlerin çevresinde devriye sayısını artırmaya devam ediyor." ifadesine yer verildi.

09:07 İran, ABD ve saldırının ortaklarına Hürmüz Boğazı'ndan geçme hakkı tanımayacağını yineledi

09:07-İran, ABD ve saldırının ortaklarına Hürmüz Boğazı'ndan geçme hakkı tanımayacağını yineledi

İran Silahlı Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ellerinde tuttuklarını ve ABD ve saldırının ortaklarına Boğaz'dan geçme hakkı tanımayacaklarını bildirdi.

İran Silahlı Kuvvetlerine bağlı savaşı yürüten birim Hatemu'l Enbiya Karargahından konuya dair açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Hiç şüphe veya ihmal olmaksızın, Hürmüz Boğazı, Devrim Muhafızları'nın cesur deniz kuvvetlerinin akıllıca yönetimi altındadır. Amerikan saldırganlarının ve ortaklarının buradan geçme hakkı yoktur." ifadelerine yer verildi.

İran, ABD-İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı.

05:00 İran'ın başkenti Tahran'da art arda patlamalar meydana geldi

05:00-İran'ın başkenti Tahran'da art arda patlamalar meydana geldi

İsrail ordusunun İran'a yönelik yeni saldırı dalgası başlattığını açıklamasının ardından başkent Tahran'da şiddetli patlamalar meydana geldi.

İsrail ordusu, İran'ın başkenti Tahran'a yönelik kapsamlı bir saldırı başlattığını duyurdu.​​​​​​​

Açıklamanın ardından AA Tahran muhabiri, başkent Tahran ve Kerec kentinde şiddetli patlamalar meydana geldiğini bildirdi.

03:39 BMGK, Rusya'nın Orta Doğu'daki çatışmalarda yaşanan "can kayıpları"na ilişkin tasarısını reddetti

03:39-BMGK, Rusya'nın Orta Doğu'daki çatışmalarda yaşanan "can kayıpları"na ilişkin tasarısını reddetti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yapılan oylamada, Rusya'nın Orta Doğu'da tüm askeri faaliyetlerin durdurulması ve can kayıplarının sona erdirilmesi yönündeki karar tasarısı reddedildi.

BMGK'de, Rusya'nın Orta Doğu'da devam eden çatışmalardaki "trajik can kayıplarına" ilişkin karar tasarısı oylandı.

Konsey üyelerinden 4'ü Rusya'nın teklifini desteklerken, 2 üye aleyhte oy kullandı, 9 üye ise çekimser kalmayı tercih etti.

Rusya'nın bölgedeki tüm tarafları "askeri faaliyetlerini derhal durdurmaya, Orta Doğu'da ve ötesinde daha fazla gerginliğe yol açabilecek her türlü adımdan kaçınmaya" çağırdığı tasarı yeterli oy sayısına ulaşamadı.

Rusya, tasarının kabul edilmemesine tepki gösterdi

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, oylama sonrası yaptığı konuşmada, sonucu BMGK üyelerinin "hukuka, BM Şartı'na ve barışa ne kadar bağlı oldukları" bağlamında eleştirdi.

Nebenzia, "Bu (sonuç), söz konusu ülkelerin uluslararası hukuka, BM Şartı'na ve barışa ne kadar bağlı olduklarına dair yüksek sesli açıklamalarının boş bir retorikten başka bir şey olmadığını bir kez daha çok açık bir şekilde göstermektedir." dedi.

Rus büyükelçi, söz konusu devletlerin, pozisyonlarını "tamamen kısa vadeli siyasi çıkarları, dayanışmayı engelleme ve yaşlı dostlarıyla aralarının bozulmasından duydukları korku üzerine" belirlediğini ileri sürdü.

"Rusya, Orta Doğu'daki çatışmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve her türlü anlaşmazlığın barışçıl yollarla çözülmesi için mümkün olan tüm çabayı göstermeye devam edecektir." diyen Nebenzia, makul ve yapıcı düşünen üye devletlerden de benzer bir yaklaşım beklediklerini dile getirdi.

ABD, Rusya'nın İran'ı korumaya çalıştığını ileri sürdü

Nebenzia'dan sonra söz alan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Rusya'nın, karar tasarısı için yeterli oya sahip olamayacağını bildiği halde "bu konuda ısrar ettiğini" söyledi.

"Rusya, burada, Güvenlik Konseyi'nde bir kez daha ortağı İran'ı korumak için hareket ediyor." diyen Waltz, ABD'nin İran rejimini "hesap verebilir kılmak ve eylemlerini gün yüzüne çıkarmak için" çalışmaya devam edeceğini belirtti.

Waltz, Rusya'nın BMGK'nin temel ilkelerine uygun hareket etmesini engelleme girişimlerinin ABD'yi caydırmayacağını ifade etti.

BMGK, 28 Şubat'taki acil bilgilendirme toplantısında krizi görüşmek üzere bir araya gelmiş, toplantıda ABD, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olarak nitelendirmişti. ABD, İsrail ile ortak askeri harekatının amacının bu yetenekleri yok etmek ve İran'ın militan vekil gruplara verdiği desteği sekteye uğratmak olduğunu belirtmişti.

İran ise saldırıyı uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın ihlali olarak kınamış, Şart'ın 51. maddesi uyarınca kendini savunma hakkının altını çizmişti.

01:40 Trump'tan "İran ile işimizi bitirmeden ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak" mesajı

01:40-Trump'tan "İran ile işimizi bitirmeden ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak" mesajı

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik kısa süreli bir askeri müdahale sürecinden geçtiklerini belirterek, "Bu işi bitirene kadar buradan ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak." dedi.

Trump, Kentucky eyaletine yaptığı ziyaret kapsamındaki mitingde, İran ile ilgili son duruma ilişkin açıklamada bulundu.

İran'ın hem İsrail hem de Orta Doğu'daki diğer ülkeler için "tehdit" olduğu söylemini yineleyen Trump, İran'ın 47 yıldır Amerikalıları öldürdüğünü ve bu "askeri adımı" çok önce atmaları gerektiğini savundu.

"Bu işi bitirene kadar buradan ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak." diyen Trump, Amerikan ordusunun daha ilk günlerde İran'a düzenlediği saldırılarla Tahran'ın askeri kapasitesini çok büyük ölçüde yok ettiklerini söyledi.

Haziran 2025'te İran'a düzenledikleri saldırılara atıf yapan ABD Başkanı Trump, "Bir süreliğine 'bu onların sonu olur' diye düşündük ama yeniden başladılar. Erken ayrılmak istemeyiz değil mi? Bu yüzden işi doğru düzgün bitirmeliyiz. 2 yılda bir geri dönmek istemiyoruz." ifadesini kullandı.

Trump, "58 gemilerini yok ettik. Donanmalarını yok ettik. Mayın döşeyicileri vardı onları da yok ettik." dedi. ABD Başkanı, İran'ın füzelerinin yüzde 90'ını, insansız hava araçlarının ise yüzde 85'ini ortadan kaldırdıklarını iddia etti.

İran'ın güçlü bir orduya sahip olduğunu belirten Trump, Amerikan ordusunun ise Tahran'ın beklemediği kadar sert saldırılar düzenlediğini dile getirdi.

Trump, İran'a saldırılar konusunda "Destansı Öfke (Epic Fury)" ismini kendisinin seçtiğini, bu ismi çok beğendiğini söyleyince salonda bulunanlardan alkış aldı.

ABD Başkanı, İran ile "savaş" nedeniyle yükselen benzin fiyatlarının kısa sürede düşeceğini, bu konuda halkın kendisine güvenmesi gerektiğini kaydetti.

01:00 NYT: İran'a saldırıların ilk 6 gününde ABD'nin maliyeti 11,3 milyar doları aştı

01:00-NYT: İran'a saldırıların ilk 6 gününde ABD'nin maliyeti 11,3 milyar doları aştı

ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarının ilk 6 gününde maliyetin 11,3 milyar doları aştığı iddia edildi.

New York Times (NYT) gazetesinin konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri Kongre üyelerine yaptıkları bilgilendirme toplantısında İran'a yönelik saldırıların maliyetine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Pentagon yetkililerinin toplantıda, İran'ı hedef alan saldırıların başladığı 28 Şubat'tan sonraki ilk altı günün maliyetinin 11,3 milyar doların üzerinde olduğunu Kongre üyelerine aktardığı iddia edildi.

Haberde, söz konusu rakamın, Kongre üyelerine sunulan en kapsamlı maliyet değerlendirmesi olduğu belirtildi.

Ancak bu değerlendirmeye, saldırılar öncesinde bölgeye yapılan askeri yığınak ile personel ve ekipman konuşlandırma maliyetleri dahil edilmediği, bu nedenle toplam maliyetin gelecek dönemde önemli ölçüde artabileceği öne sürüldü.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL