USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

TCMB bloğunda mercek altına alındı: Jeopolitik gelişmeler dış ticareti nasıl şekillendirdi?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) blog sayfasında yayımlanan analizde, jeopolitik gelişmeler ve enerji ithalatındaki artışa rağmen ihracatın güçlü seyretmesi ile dış ticaret dengesindeki iyileşmeyi destekleyen unsurlar ele alındı.

Ekonomist
Ekonomist
Son Güncellenme:
TCMB bloğunda mercek altına alındı: Jeopolitik gelişmeler dış ticareti nasıl şekillendirdi?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), blog sayfasında "Jeopolitik Gelişmeler Dış Ticareti Nasıl Şekillendirdi?" başlıklı bir analiz  yayımladı. TCMB Kıdemli Ekonomisti Yasemin Barla ile Başuzman Şebnem Oğuz tarafından hazırlanan yazıda, jeopolitik gelişmelere ve enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracattaki güçlü performans ile dış ticaret dengesindeki iyileşmeyi destekleyen dinamikler incelendi.

"İhracat güçlü seyrini korudu, dış ticaret dengesi iyileşti"

Yazıda, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerinden dış ticaret dengesi üzerinde baskı oluşturabildiği belirtildi. Bu nedenle, 2026 yılı şubat ayı sonunda başlayan ABD/İsrail-İran savaşının Türkiye'nin dış ticaret görünümünü olumsuz etkilemesinin beklendiği ifade edildi. 

Ancak ikinci çeyrek verilerinin farklı bir tablo ortaya koyduğu da aktarıldı. Enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracatın güçlü seyrini koruduğu ve dış ticaret dengesinin iyileştiği vurgulanırken, söz konusu iyileşmenin arkasındaki dinamiklerin yazıda ele alındığı kaydedildi.

"Savaşın en hızlı yansıması enerji piyasalarında görüldü"

Söz konusu yazıda şu ifadeler kullanıldı:

"Savaşın en hızlı yansıması enerji piyasalarında görüldü. Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının ikinci çeyrek ortalamalarına baktığımızda, Brent petrolde yıllık bazda yüzde 55,2, doğal gazda ise yüzde 28,2 oranında yükseliş yaşandı. Buna paralel olarak, takvim etkilerinden arındırılmış enerji ithalatı yıllık bazda yüzde 32,4 arttı. Söz konusu artışta enerji ithalatının kompozisyonuna ek olarak mevcut tedarik anlaşmaları, spot fiyattan alımların oranı ve tedarik süreleri de rol oynuyor. Dolayısıyla son dönemde fiyatlarda başlayan normalleşme enerji ithalatındaki artışların yavaşlayacağına işaret etse de fiyat gelişmelerinin gecikmeli etkileri nedeniyle kısa vadede enerji ithalatı üzerindeki yukarı yönlü riskler tamamen ortadan kalkmış değil.

İlk bakışta bu görünüm, enerji ithalatındaki artışın dış ticaret dengesini de bozacağı izlenimi veriyor. Ancak enerji fiyatları dış dengeyi tek başına belirlemiyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerindeki etkisini daha sağlıklı değerlendirebilmek için tarihsel ilişkilere bakmak faydalı oluyor. Enerji fiyatları ile net enerji ithalatı arasında güçlü bir ilişki bulunmasına karşın, aynı ilişki cari işlemler dengesi için geçerli değil. 

Bunun temel nedeni, cari dengenin yalnızca enerji faturasıyla değil, ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi birçok unsur tarafından şekillenmesi. Nitekim Rusya-Ukrayna savaşının yaşandığı 2022 yılında enerji maliyetlerindeki artış dış denge üzerinde tarihsel ilişkinin ima ettiğinden çok daha belirgin bir baskı oluştururken, mevcut dönemde farklı bir görünüm ortaya çıktı. 

"Enerjideki olumsuz görünüme rağmen ihracat güçlü bir artış gösterdi"

Bu farklılaşmanın temel nedeni ihracat tarafında yaşandı. Enerji tarafındaki olumsuz görünüme rağmen ikinci çeyrekte ihracat hem yıllık hem de çeyreklik bazda güçlü bir artış gösterdi.

Savaşın başlamasının hemen ardından mart ayında Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta keskin bir düşüş yaşansa da ikinci çeyrekte bölgeye yapılan ihracatta toparlanma görüldü.

İhracatın bu dönemde hızlanmasında küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yaşanan yeniden yönlenme rol oynadı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte Uzak Doğu’dan yapılan sevkiyatlarda ortaya çıkan belirsizlikler, uzayan teslim süreleri ile artan navlun ve sigorta maliyetleri talebin Türkiye’ye kaymasında etkili unsurlar oldu. 

Firma görüşmeleri, bu dönemdeki talep artışının özellikle Avrupa kaynaklı ve ihtiyati alım niteliğinde olduğuna, bununla birlikte ilk etapta firmalarca geçici nitelikte algılandığına işaret etmekte. İhtiyati alımlar ve öne çekilen talep etkisi kimyasal ürünler ve ana metal sektörlerinde; tedarikçi çeşitlendirme eğilimi ise giyim ve tekstil sektörlerinde ihracatı destekliyor.

İhracatın güçlü seyretmesindeki etkiler sıralandı

İhracatın güçlü seyretmesinde etkili olan bir unsur da savunma sanayinin ihracata artan desteği oldu. Son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirilen kapasite ve teknoloji yatırımları yüksek katma değerli üretimin ihracata katkısını artırdı. Son dört yılda savunma sanayinin toplam ihracattaki payı yaklaşık 2,3 puan artarak yüzde 4’e ulaştı. Bununla birlikte, mevcut jeopolitik gelişmelerin bu sektöre yönelik talebi güçlendirmesi de söz konusu yapısal dönüşümün etkisini daha görünür hale getirdi.

Dış ticaret dengesindeki iyileşmenin diğer ayağını ise ithalatın kompozisyonu oluşturdu. İkinci çeyrekte ithalattaki artışın tamamı enerji kaynaklı gerçekleşirken, enerji hariç ithalat geriledi. Öte yandan mal grubu bazında baktığımızda, ara malları ithalatı altın ve enerji hariç olarak seviyesini korurken, yatırım ve tüketim malları ithalatında gerileme görüyoruz. Bu görünüm iç talebin süregelen zayıf seyri ve ikinci çeyrekteki olumlu ihracat siparişi beklentileriyle uyumlu.

"Tüketim malı ithalatı talebindeki yavaşlama ile teyit ediliyor"

Nitekim kredi kartı harcamaları gibi iç talebe ilişkin yüksek frekanslı verilerde gördüğümüz zayıf seyir, tüketim malı ithalatı talebindeki yavaşlama ile de teyit ediliyor. 

Öte yandan, Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de ikinci çeyrekte üretim gerilerken, ihracat talebine ilişkin beklentilerin arttığına işaret ediyor.

Bu bağlamda, son dönemdeki ara malları ithalat talebini gerek dış talepte yeniden yönlenme eğiliminin, gerekse jeopolitik gelişmelerin yansıması olarak fiyatlarda gözlenen artışın şekillendirdiğini söylemek mümkün.

"Savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü riskleR önceki aylara kıyasla azaldı"

Özetle, ikinci çeyrekte enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret dengesi üzerindeki olumsuz etkisi, ihracattaki güçlü seyir sayesinde önemli ölçüde dengelendi. 

Öte yandan, sıkı para politikası etkisiyle devam eden iç talepteki zayıf görünüm de ithalat kompozisyonunu değiştirerek dış ticaret dengesindeki iyileşmeye destek verdi. 

Bu gelişmeler, jeopolitik risklerin azalmasıyla enerji fiyatlarında başlayan normalleşme ile beraber düşünüldüğünde, savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin önceki aylara kıyasla azaldığını değerlendiriyoruz."

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL