USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

"Dizel konusunda dünyanın oldukça zorlu günler geçirdiğini söyleyebilirim"

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, ABD/İsrail-İran Savaşı öncesine göre yaklaşık iki katına çıkan dizel fiyatlarına dikkati çekerek, "Dizel fiyatları, öyle ki çok kısa zamanda enflasyon rakamlarını bütün dünyada yukarıya doğru baskılayacak." dedi.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı
"Dizel konusunda dünyanın oldukça zorlu günler geçirdiğini söyleyebilirim"

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Oksijen Gazetesi tarafından COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding'in ana sponsorluğunda düzenlenen "İklimin Ötesinde: Antalya'ya Doğru" buluşmasının açılış konuşmasında, 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında küresel enerji piyasalarında yeni bir döneme girildiğini söyledi.

Savaşın başladığı dönemde "en büyük enerji krizi"nin yaşandığı değerlendirmesinde bulunduğunu anımsatan Birol, "Petrol fiyatları şu anda 100 dolar civarında. Oldukça yüksek. Önemli olan ham petrol fiyatından ziyade, rafine edilen petrol ürünlerinin fiyatları. Özellikle dizel. Bunu çok duyacaksınız yakında." değerlendirmesinde bulundu.

Ulaştırma ve tarım sektöründe dizel fiyatlarının savaş öncesine kıyasla yaklaşık iki kat arttığına dikkati çeken Birol, "Muazzam bir artış var. Dizel fiyatları öyle ki çok kısa zamanda enflasyon rakamlarını bütün dünyada yukarıya doğru baskılayacak." dedi.

Birol, söz konusu artışta yüksek ham petrol fiyatlarının yanı sıra savaş sırasında Orta Doğu'daki bazı rafinerilerin hasar görmesi, bölgeden dizel ihracatının azalması ve Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Rusya'daki bazı rafinerilerin tahrip edilmesinin etkili olduğunu belirterek, "Dizel konusunda dünyanın oldukça zorlu günler geçirdiğini söyleyebilirim." diye konuştu.

Mevcut enerji krizinin büyüklüğünü gösteren daha önemli gelişmenin ise ülkelerin, şirketlerin ve tüketicilerin enerji politikalarında yaptıkları değişiklikler olduğunu anlatan Birol, ülkelerin krizden çıkardıkları derslerle yeni enerji ortakları ve daha güvenilir tedarikçiler aradıklarını, aynı zamanda yeni teknolojilere yöneldiklerini dile getirdi.

Birol, 1973 ve 1979'daki petrol krizlerinin ardından nükleer enerjinin hızla geliştiğini, otomotiv sektöründe de enerji verimliliğinin arttığını belirterek, "Bütün ülkelerin kaygısı mümkün olduğu kadar enerjiyi yerli ve evde üretmek. Burada da hemen hemen herkesin birleştiği bir konu, pazar dinamikleriyle birleştirerek mümkün olduğu kadar enerjiyi, ekonomiyi elektrifikasyona doğru götürmek." ifadelerini kullandı.

"İlk defa enerji güvenliği, maliyetler ve iklim değişikliği hedefleri bir araya geliyor"

Birol, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için piyasalara ve yatırımcılara güçlü sinyaller verilmesi gerektiğinin altını çizerek, "En çok hayal ettiğim şey şu: Eğer COP31'den 150-200 ülke, elektrifikasyon konusundaki hedefe imza atarsa bu, yatırımcılara, şirketlere bir sinyal verir. O sinyal de yeni yatırımlarda kendini gösterir, uygulama böyle olur." dedi.

İlk defa enerji güvenliği, maliyetler ve iklim değişikliği hedeflerinin bir araya geldiğine dikkati çeken Birol, bunun Antalya için güzel bir gelişme olduğunu söyledi.

"İran'ın elinde bir Hürmüz varsa Çin'in elinde 5 Hürmüz var"

Birol, açılış oturumunda yaptığı konuşmada da Çin'in kritik mineraller konusunda elinde güçlü bir kozun bulunduğunu belirterek, "Bir kelimeyle özetlersem eğer şu anda İran'ın elinde bir Hürmüz varsa Çin'in elinde 5 Hürmüz var." dedi.

Çin'in nadir toprak elementlerinin ihracatını azaltması halinde bunun küresel otomotiv sektörünü doğrudan etkileyeceğine işaret eden Birol, "Eğer Çin, 'Ben karar verdim. Gelecek aydan sonra nadir toprak elementlerinin ihracatını yarı yarıya indiriyorum.' derse Avrupa'daki ve dünyadaki tüm otomotiv sektörü birdenbire dalgalanmaya başlar." diye konuştu.

Birol, kritik minerallerin öneminin temiz enerji teknolojileriyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, bu minerallerin savunma sanayisinden otomotive, tıptan diğer birçok alana kadar geniş kullanım alanının bulunduğunu sözlerine ekledi.

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL